Hava Durumu

#Hukuk Devleti

- Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özdağ’dan yargı eleştirisi ve Yemen’e asker gönderilmesine itiraz Haber

Özdağ’dan yargı eleştirisi ve Yemen’e asker gönderilmesine itiraz

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ı ziyaretinin ardından açıklamalarda bulundu. Yargı uygulamalarını eleştiren Özdağ, fon soruşturmasında şeffaflık çağrısı yaptı ve Türk askerinin Yemen’de görevlendirilmesine karşı çıktı. Tanju Özcan’ı ikinci kez ziyaret ettiğini belirten Özdağ, önceki görüşmelerine kıyasla Özcan’ın sağlık durumunu ve moralini daha iyi bulduğunu söyledi. Özcan’ın yaklaşan karar duruşmasından beraat beklentisi taşıdığını aktardı. Muhalefet üzerindeki yargı baskısının arttığını savunan Özdağ, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile yanıltıcı bilgiyi yayma suçlarına ilişkin düzenlemelerin siyasi amaçlarla kullanıldığını ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasını da eleştiren Özdağ, “Türkiye artık bir hukuk devleti değildir” dedi. Hukuka ve adalete duyulan güvenin zedelendiğini ifade eden Özdağ, demokratik değişimin seçim yoluyla gerçekleşmesi gerektiğini belirterek mücadelenin hukuk çerçevesinde sürdürüleceğini söyledi. Halk TV’ye ilişkin gelişmeleri değerlendirdi Basın mensuplarının Halk TV’ye yönelik operasyon, gözaltı kararları ve kayyum atanmasına ilişkin sorusunu yanıtlayan Özdağ, söz konusu gelişmeleri basın özgürlüğü açısından eleştirdi. Zamanlamaya dikkat çeken Özdağ, operasyonun Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının başladığı güne denk gelmesinin siyasi bir mesaj taşıdığını savundu. Kendi tutukluluk sürecine de değinen Özdağ, hakkında yürütülen işlemlerin siyasi nitelik taşıdığını ileri sürdü. Muhalif siyasetçiler ve yayın kuruluşlarına yönelik uygulamaların yurttaşların hukuki güvencelerini zayıflattığını söyledi. Bahçeli’ye şeffaflık çağrısı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon soruşturmasına ilişkin açıklamaları sorulan Özdağ, Bahçeli’nin iktidar üzerindeki etkisini kullanarak soruşturmanın şeffaf yürütülmesine katkı sağlayabileceğini belirtti. “Eğer Bahçeli isterse fon yolsuzluğu soruşturmasının şeffaf yapılmasını sağlayabilir” diyen Özdağ, açıklamaların somut adımlar ve görüşmelerle desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Soruşturma kapsamında siyasi konuma göre farklı muamele yapıldığını da iddia etti. Yemen konusunda askerî müdahaleye karşı çıktı Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suudi Arabistan’a destek vermesine yönelik tartışmaları değerlendiren Özdağ, Türk askerinin Yemen’de Husilere karşı kullanılmasına karşı olduğunu söyledi. Böyle bir politikanın Türkiye’nin çıkarlarına hizmet etmeyeceğini savunan Özdağ, bunun ABD ve İsrail’in bölgesel hedefleriyle örtüştüğünü ileri sürdü. Olası bir askerî müdahalenin deniz ticareti açısından da risk yaratabileceğini belirten Özdağ, Kızıldeniz güzergâhını kullanan Türk gemilerinin hedef hâline gelebileceği uyarısında bulundu. Donald Trump’ın Türkiye’den Yemen konusunda destek istenebileceğine ilişkin sözleri de sorulan Özdağ, “Türk askerinin kanı Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez” ifadelerini kullandı.

Karamahmutoğlu’ndan İktidara Ekonomi, Özelleştirme ve Eğitim Eleştirisi Haber

Karamahmutoğlu’ndan İktidara Ekonomi, Özelleştirme ve Eğitim Eleştirisi

Karamahmutoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanmaya başlamasının ardından Türkiye’de ekonomik ve hukuki sorunların derinleştiğini savundu. Yargı süreçleri üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, tutuklu yargılamaların istisnai olması gerektiğini belirterek hukuk devleti vurgusu yaptı. ÖZELLEŞTİRME KARARINA TEPKİ Karamahmutoğlu’nun gündemindeki önemli başlıklardan biri de köprü ve otoyollara ilişkin özelleştirme kararı oldu. Kararın alınma biçimini eleştiren Karamahmutoğlu, parlamenter sistemde bu tür kararların farklı kurumlarda değerlendirilerek kapsamlı biçimde tartışılacağını savundu. Türkiye’nin yüksek enflasyon, faiz ve borç yüküyle mücadele ettiğini belirten Karamahmutoğlu, kamu kaynaklarıyla yapılan ve gelir sağlayan ulaşım yatırımlarının özel sektöre devredilmesinin vatandaş açısından yeni maliyetler doğurabileceğini ileri sürdü. Karamahmutoğlu, söz konusu özelleştirme politikasına oldukça sert ifadelerle tepki göstererek kamuya gelir sağlayan işletmelerin elden çıkarılmasının devletin gelir kaybına uğramasına yol açacağını savundu. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI’NA ELEŞTİRİ Karamahmutoğlu, açıklamasının devamında Millî Eğitim Bakanlığı üzerinden de iktidarı hedef aldı. Okullara gönderildiğini belirttiği bir tebliğe ilişkin iddialarını gündeme getiren Karamahmutoğlu, siyasi tartışmaların eğitim kurumlarına taşınmaması gerektiğini savundu. Zafer Partisi’nin terörle mücadele ve yürütülen siyasi süreçlere ilişkin tutumunun değişmediğini ifade eden Karamahmutoğlu, partisinin bu konudaki itirazlarını sürdüreceğini söyledi. OVP İÇİN AYRINTILI AÇIKLAMA GELECEK Karamahmutoğlu’na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmesi de soruldu. Karamahmutoğlu, konuyu partisinin Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Başkan ile değerlendirdiklerini belirterek OVP hakkında ayrıntılı açıklamanın ekonomi yönetimi tarafından yapılacağını ifade etti. DAVUTOĞLU’NA SAVCILIK İFADESİ ÜZERİNDEN ÇAĞRI Karamahmutoğlu, Ahmet Davutoğlu’nun savcılığa ifade vermesine ilişkin soruya da yanıt verdi. Davutoğlu’nun geçmişte AK Parti ve hükümet yöneticileri hakkında çeşitli iddialarda bulunduğunu hatırlatan Karamahmutoğlu, savcılık ifadesinde bu açıklamalarının arkasında durup durmayacağını merak ettiğini söyledi. Karamahmutoğlu, Davutoğlu’nun geçmişte kamuoyu önünde dile getirdiği iddiaları savcılıkta da sürdürüp sürdürmeyeceğinin önemli olduğunu ifade etti.

İYİ Parti Bursa ile ADD’den Cumhuriyet Değerleri Vurgusu Haber

İYİ Parti Bursa ile ADD’den Cumhuriyet Değerleri Vurgusu

Bursa'da siyaset ile sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren önemli bir buluşmaya daha imza atıldı. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şubesi yönetimi il başkanlığında ağırlayarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş formülü, Cumhuriyetin temel değerleri, üniter durum yapısı, laiklik ilkesi ve tam besinleri anlayışı üzerine özet değerlendirmelerde bulundu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şubesi yönetimini ağırladı. Cumhuriyet Görüşmesinde temel değerler, üniter devlet yapısı, laiklik, milli egemenlik ve tam ayrılıklar konuları ele alındı. Toplantıya İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu , İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya , il bağışları ile ADD Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan ve dernek katılımlarına katıldı. ADD'nin Manifestosu Masaya Yatırıldı Buluşmanın önemli gündeminden biri ADD tarafından oluşturulan “Üniter Ulus Devlet, Laik Cumhuriyet ve Tam Bağımsız Türkiye” başlıklı manifesto oldu. Türkiye Görüşmesinde Cumhuriyeti'nin biriminin korunması, laik hukuk devleti anlayışı, milli birlik, demokrasi ve ulusal egemenlik ilkelerinde karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün üretimi olan Cumhuriyet'in temel değerlerine ayrılık mesajı vererek, “Üniter devlet yapısı, laiklik, milli birlik ve tam bölünme taviz vermeyeceğimiz temel değerlerdir” değerlendirmesinde bulundu. Toplantıda ayrıca siyasi partiler ile sivil toplumlar arasında diyaloğun gelişmesinin önemine dikkat çekildi. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılda Atatürk ilke ve devrimlerinin gelecek nesillere aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğu vurgulandı. İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı ile Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi arasında büyümek bu buluşmalar, Cumhuriyet'in kuruluş formülü, Atatürk ilke ve devrimleri, üniter devlet yapısı, laiklik, milli birlik ve tam vitaminlerin beslenmesinde yapılan genel değerlendirmelerle dikkat çekerken, siyaset ve sivil toplum arasındaki istişare kültürlerininne yönelik temel temaslardan biri olarak değerlendirildi.

Öztürk’ten “Çerçeve Yasa” Çıkışı: “HAYIR Diyeceğim” Haber

Öztürk’ten “Çerçeve Yasa” Çıkışı: “HAYIR Diyeceğim”

BURSA – Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, TBMM tartışmalarındaki “Çerçeve Yasa” tartışmasına ilişkin açıklama yaptı. Düzenlemeye karşı çıkan Öztürk, oylamada “Hayır” oyu kullanacağını ilan etti. Öztürk, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak halkın rejiminin demokratikleşme ve toplumsal barıştan ziyade iktidarın siyasi iktidarın güvencesine yönelik olduğunu savundu. “İtirazımız barışa değil” Türkiye'nin ekonomik ve hukuki sorunlarına dikkat çeken Öztürk, işçi, emekli, çiftçi ve esnafın geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde böylesine önemli bir sürecin şeffaf hale geldiğini belirtti. Öztürk, “Bizim itirazımız barışa, demokrasiye ya da Terörsüz Türkiye'ye değil; hukukun askıya alınması, muhalefeti susturanların ve seçilmişlere kayyum atayanların kapalı kapılar ardında devam ettiği sürece hayatta kalması” ifadesini kullandı. “Kapalı kapıların takibinde metne evet demem” Düzenlemenin hazırlık sürecini eleştiren Öztürk, kamuoyunun yayın içeriği ve olası sonuçlar konusunda yeterince bilgilendirilmediğini ileri sürdü. Öztürk, “Kapalı dolapların gizli bir şekilde hazırlandığını, karşılığında hiçbir şey yapılmadığını eksik ve yetersiz bir Çerçeve Yasa'ya 'yetmez ama evet' demek benim için mümkün değil” dedi. Bursa ve Rumeli vurgusu Bursa milletvekili olarak kentin kamuoyunun duygularına da değinen Öztürk, özellikle Balkan ve Rumeli camiasının devam ettiği süreçte kaygılarının bulunduğunu savundu. Türkiye'nin özgürleştirici düzenlemelerinin milletin bilgisi ve Meclis'in etkin denetimiyle hazırlanmasını sağlayarak Öztürk, demokratikleşmenin ancak hukuk devleti ve şeffaflık temelinde mümkün olabileceğini ifade etti. “Çerçeve Yasa'ya HAYIR” Açıklamanın sonundaki geliri netleştiren Hasan Öztürk, “Bu nedenle bugün yapılan Çerçeve Yasa çalışanlarında 'HAYIR' diyeceğimi kamuoyuna saygıyla duyurum” açıklamasında bulundu. Öztürk'ün çıkışı, Bursa'dan TBMM'deki düzenlemeye yönelik net siyasi itirazlardan biri olarak öne çıktı.

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor Haber

Hür Düşünce Hareketi Bursa’da Yeni Kadroyla Sahaya İniyor

Hür Düşünce Hareketi, Bursa'daki teşkilatlanma çalışmalarında yeni bir döneme giriyor. Genel Başkan Süleyman Aksoy'un tarihindeki hareketin Bursa'da yapılmasının başına Salih Can Öz getirildi. Yönetim, arıza ve divan kurullarında görev isimlerinin belirlenmesiyle birlikte hareketin kentteki büyüme süreci de hız kazandı. Bursa'da son dönemde farklı siyasi oluşumların ve sivil hareketlerin kent bölümünde daha fazla yer başlamasıyla birlikte Hür Düşünce Hareketi'nin teşkilatlanması genişletiliyor. Hareketin Bursa'daki yapılanmasında Salih Can Öz ön planda çıkarılırken, yönetim kadrosunda Tarık Vatansever, Sinan Uz, Zeki Saygılı ve Fehmi Etiğ yer aldı. Yeni yapılanmayla birlikte hareketin Bursa'nın ekonomik, sosyal ve siyasi bölünmeye yönelik çalışmalarının yürütülmesi, farklı toplumsal kesimlerle temas kurulması ve yerel ilişkilerle ilgili çözüm önerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bursa yapımının yönetimi belli oldu Paylaşılan teşkilat listesine göre Hür Düşünce Hareketi Bursa Yönetim Kurulu şu şekilde oluşturuldu: Asil üyeler: Salih Can Öz Tarık Vatansever Sinan Uz Zeki Saygılı Fehmi Etiğ Yedek üyeler: Fikret Yorgun Kadir Çolak İlyas Korkmaz Cem Uzuntepe Sinem Kabakçı Hareketin Bursa'daki kurumsal yapısı diğer ayağını ise Denetleme Kurulu oluşturdu. Asil Denetleme Kurulu: Ahmet Yıldırımı Yusuf Öz Metin Ölçümü Yedek Denetleme Kurulu: Berdi Yıldırımı S. Nesrin Ölçümü Mustafa Yıldırım Divan Kurulu'nda ise Ahmet Yıldırımı başkan, Metin Ölçümü ve Zeki Saygılı katip üyesi olarak görev yapacak. Salih Can Öz Bursa yapılanmasının başında Bursa teşkilatının başında bulunan Salih Can Öz, hareketin kentteki yeni dönem dönemlerinde önemli bir sorumluluk üstlenmiş oldu. Ekonomist kimliğiyle öne çıkan Öz'ün turizm ve otelcilik alanında da faaliyet gösterdiği belirtiliyor. Öz'ün Demokrat Parti eski milletvekili ve Yıldırım Belediye Başkan adayı olarak tanınan Yusuf Öz'ünoğlu'nun bilgileri de özet biyografileri arasında yer alıyor. Öz'ün ekonomi ve iş dünyasındaki deneyiminin, hareketin Bursa'daki yansımasının yansıtılması bekleniyor. “Türkiye'nin Hür Merkezi” yaklaşımı Hür Düşünce Hareketi'nin siyasi söyleminin genel Başkanı Süleyman Aksoy tarafından dile getirilen “Türkiye'nin Hür Merkezi” anlayışı bulunuyor. Hareket, Türkiye'deki siyasi tartışmanın uzun süredir iki kutup üzerinden yürütüldüğünü savunurken, farklı siyasi görüşlerden insanların ortak değerleri etrafında buluşabileceği bağımsız bir merkez oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor. Bu anlayışta Cumhuriyet, milli egemenlik, hukuk devleti, demokrasi, özgürlük, insan onuru ve demokratik yönetim gibi temeller öne çıkıyor. Hareket, kendisini yalnızca iktidar ya da muhalefet hayatındaki yerine, kendi hesaplarının tarihinde bilen, iki taraflı da muhalif bağımsız bir siyasi düşünce alanı olarak tanımlıyor. Bursa'da hedef saha çalışması Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasının temel başlıklardan biri de teşkilatlanmayı kent merkezinin gerçekleşmesi olacak. Bursa'nın 17 ilçesinin ekonomik ve sosyal açıdan birbirinden farklı ihtiyaçlara sahip olması, yeni yapılanmanın saha araştırmasını önemli hale getiriyor. Sanayi ve ticaretin güçlü olduğu ilçelerin yanı sıra tarım, turizm ve gezi kalkınmanın ön plana çıkan sistemlerde farklı politika önerilerinin geliştirilmesi bekleniyor. Hareketin önümüzdeki dönemdeki ilçelerde toplantılar gerçekleştirmesi, sivil toplum örgütleriyle bir araya gelmesi ve yerel bölgelerle ilgili saha çalışmalarının sürdürülmesi planlanıyor. Gençler ve girişimcilik çerçevelerinin önemli başlıkları arasında Bursa'nın güçlü sanayi ortamında, üniversiteleri ve girişimcilik potansiyeli, ekonomi politikaları açısından hareketin önemli bir çalışma alanı oluşturuluyor. Yüksek katma değerli üretimin sağladığı, teknoloji yatırımlarının desteklediği, genç girişimcilerin önünün açılması ve Bursa ekonomisinin yeni nesil sektörlerle çeşitlendirilmesi hareketin üzerinde durabileceği başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle teknoloji, yazılım, yapay zekâ, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji ve ileri üretim teknolojileri gibi alanlarda Bursa'nın daha güçlü bir konuma taşınması gerektiği yönündeki görüşler dikkat çekiyor. Turizm potansiyeline vurgu Bursa’nın yalnızca sanayi kimliğiyle değil, tarihi ve doğal zenginlikleriyle de öne çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Uludağ, İznik, Cumalıkızık, Mudanya, Trilye, Gölyazı, tarihi çarşı ve hanlar bölgesi ile termal kaynakların daha etkin değerlendirilmesi, kent ekonomisinin çeşitlendirilmesine katkı sağlayabilecek alanlar arasında gösteriliyor. Turizm sektöründeki deneyimi nedeniyle Salih Can Öz'ün de bu alanda Bursa'ya yönelik çalışmalarda aktif rol üstlenmesi bekleniyor. “Partilerin arka bahçesi değiliz” mesajı Hür Düşünce Hareketi, kendisini herhangi bir siyasi partinin uzantısı veya geçici siyasi ittifakının parçası olarak tanımlamıyor. Hareketin temel iddiası, farklı siyasi geçmişlerden gelen insanların ortak demokratik ve Cumhuriyetçi değerler etrafında bir araya gelebileceği bağımsız bir yapı oluşturmak. Bu yaklaşımın Bursa’da ne ölçüde karşılık bulacağı ise hareketin önümüzdeki dönemde kuracağı ilişkiler ve sahada ortaya koyacağı çalışmalarla şekillenecek. Kadınlar ve dezavantajlı gruplar da gündemde Yerel siyasette katılımcılığın artırılması, kadınların karar alma mekanizmalarındaki temsilinin güçlendirilmesi ve gençlerin siyasi süreçlere daha fazla dahil edilmesi de hareketin öncelikleri arasında gösteriliyor. Bunun yanı sıra engelliler, emekliler, genç işsizler ve sosyal desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların sorunlarının sürekli gündemde tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu kesimlerle doğrudan temas kurulması, hareketin “hür düşünce” anlayışını yerel düzeyde nasıl hayata geçireceğinin de göstergelerinden biri olacak. Gözler Bursa’daki ilk adımlarda Hür Düşünce Hareketi'nin Bursa yapılanmasında kadroların belirlenmesiyle birlikte gözler yeni dönemde yapılacak çalışmalara çevrildi. Salih Can Öz ve ekibinin hangi ilçelerde teşkilatlanacağı, hangi sivil toplum kuruluşlarıyla temas kuracağı, gençler ve iş dünyasıyla nasıl bir çalışma modeli geliştireceği merak ediliyor. Bursa gibi sanayi, ticaret, tarım ve turizm kapasitesi yüksek; aynı zamanda siyasi rekabetin yoğun olduğu bir kentte yeni bir hareketin kalıcı hale gelebilmesi, yalnızca teşkilat listesine değil, ortaya koyacağı somut çalışmalara bağlı olacak. “Düşünceden sahaya” yeni dönem Hür Düşünce Hareketi Bursa yapılanması, yeni kadrosuyla birlikte kent siyasetinde kendisine bir alan açma hedefinde. Genel Başkan Süleyman Aksoy’un ortaya koyduğu “Türkiye’nin Hür Merkezi” anlayışının Bursa’daki yerel karşılığını oluşturmak ise Salih Can Öz başkanlığındaki ekibin önündeki temel görevlerden biri olacak. Önümüzdeki süreçte hareketin Bursa’nın ekonomik sorunlarından gençlerin beklentilerine, yerel yönetimlerden turizme, sanayiden sosyal politikalara kadar farklı alanlarda hazırlayacağı çalışmalar, yapılanmanın kentteki etkisini belirleyecek. Hür Düşünce Hareketi, Bursa'da yeni kadroyla siyasi söylemini sahaya taşımaya hazırlanırken, gözler Salih Can Öz ve ekibinin atacağı ilk adımlara çevrildi.

Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti Heyeti, Sinan Ateş Davasının Duruşmasını Ankara'da Takip Etti Haber

Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti Heyeti, Sinan Ateş Davasının Duruşmasını Ankara'da Takip Etti

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Ankara'da görülen duruşmaya katıldı. Türkoğlu, duruşmayı İYİ Parti Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcıları İskender Kandemir, Ö. Esma Arslan ve Alper Yılmaz ile birlikte izledi. Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş'in Ankara'da yapısal saldırı sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan yargılama süreci, Türkiye'nin örgütsel yerinde devam ediyor. Ana davadan oluşan dosyanın duruşmasının düzenlenmesi Ankara Adliyesi'nde hazır bulunan İYİ Parti heyeti, davanın tüm ayrıntılarıyla aydınlatılması vurgulandı. Duruşma sonrasında değerlendirmelerde bulunan Selçuk Türkoğlu, Sinan Ateş cinayetinin yalnızca bir adli vaka değil, aynı zamanda toplumsal adalet bilgisini ilgilendiren önemli bir süreç olduğunu belirten, yargılamanın şeffaf, eksiksiz ve kamu vicdanını tatmin edecek şekilde ısıtılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkoğlu, "Bu dava yalnızca Sinan Ateş'in adıyla değil, adaletin içinde olan evrensel vatandaşın da yakından takip ettiği bir davadır. Hukukun kazancının tesis edilmesi, olayın tüm olayları ile ortaya çıkan ve sorumluların adaletin önünde herkesin ortak olduğudur" dedi. İYİ Parti heyeti, duruşma salonunda ve adliye çevresinde davayı takip edeninle da görüşerek sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Parti sembollerinin, adaletin gecikmesinden ve eksiksiz şekilde tecellinin desteklenmesinin toplumsal barış ve hukuk devleti ilkesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekildi. Kamuoyunun izlediği davanın ilerleyen duruşmalarının da takipçisi olacaklarını Türkoğlu ve beraberindeki heyet, Sinan Ateş cinayetinin tüm boyutlarıyla aydınlatılması yönündeki beklentiler bir kez daha dile getirildi.

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü" Haber

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü"

Memur Emeklileri Platformu, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen ilave ödemenin yol açtığı zararlara ilişkin dikkat çekici bir bildiri yayımladı. "Sessiz Çığlığın İlanıdır" liderliğiyle kamuoyuna duyurulan bildiride, yaklaşık üç yıldır devam ettiği belirtilen hak kaybının asker emeklisini ekonomik ve sosyal açıdan ağır bir çıkmaza sürüklendiği savunuldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'ni (AYM) dosyaya parlaklık sorunları ve kusuriyetinin giderilmesi için acilen karar çalışmaya çağrıldı. Platform tarafından yapılan açıklamada, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerinin anayasal hak olarak değerlendirdikleri seyyanen ilave ödeme artışından yararlanamadıkları, bunun da maaşlarda ciddi gelir kaybı neden olduğu ifade edildi. Bildiride, yaklaşık 36 ülkede devam ettiği belirtilen kullanım yalnızca ekonomik bir sorun olmadığı, aynı zamanda sosyal devlet ilkesi, hukuk devleti anlayışı ve insan onuru açısından önem da dikkate alınması gereken ciddi bir hak ciddiyeti öne çıktığı öne sürüldü. "Hak Kaybı Milyonlarca Emekliyi Yoksulluğa Sürükleniyor" Açıklamada, memur emeklilerinin maaşlarında oluşan gelir kaybının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı karmaşıklaştırdığı, özellikle yüksek enflasyon ve artan yaşam süreleri boyunca emeklilerin beslenmesi, barınma, sağlık ve ilaç giderlerini karşılamakta zorluk çektiği ifade edildi. Platform, uzun süre kamu hizmetinde görev yapan memur emekliliklerinin emeklilik süresini insanca yaşayabilecek bir gelire sahip olmalarını vurgulayarak, mevcut kullanımın sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu. AYM'nin Tedbir Kararı Vermesi Talep Edildi Bildiride, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesine çalıştırılarak, tedbir kararı verilebilmesi için dosyada "yaşam hakkı ile maddi ve manevi bütünlüğe yönelik ağır tehlike" cezasının memurun emeklileri açısından ileri sürüldü. Platform ayrıntılarında, ekonomik yoksunluğun yalnızca maddi kayıp olarak değerlendirilmesi gerekli görülen ek şu görüşlere yer verildi: Kaybın emeklilerin beslenmesi ve barınmanın olumsuz bozulması, İlaç ve tedavi giderlerinin karşılanmasının güçlendiği, İleri yaş grubundaki emeklilerin sağlık harcamalarının artırıldığı, Sürekli ekonomik baskının psikolojik ve sosyal etkilerin doğurduğu ifade edildi. Açıklamada, yaşam hakkının yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı yorumlanamayacağı, ekonomik yoksunluğun da bireysel yaşam özgürlüğü ve sağlık haklarının doğrudan sunulan unsurlar arasında yer aldığı savunuldu. "Memur Emeklileri Çalışma Hayatının Son Sınırına Kadar Hizmet Verdi" Platformda, memur emeklilerinin diğer emekli gruplarından farklı olarak büyük bölmelerin saklandığı yaş haddine kadar sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Açıklamada, kamu görevlilerinin önemli bir bölümünün 65 yaş sınırına kadar uğraştığı, uzun yıllar devlet hizmetinde bulunan bu kişilerin emeklilik döneminde, ekonomik koşullarla mücadele etmek zorunda kaldıkları ifade edildi. Özellikle 60 yaş üstü emeklilerin kronik sağlık sorunları nedeniyle yeniden çalışma hayatına dönmelerinin çoğu zaman mümkün olmadığı belirtilirken, tek geçişli emekli aylıklarının olduğu vurgulandı. "Geciken Adalet, Telafisi İmkânsız Sonuçlar Doğuruyor" Bildirinin en dikkat süresinin uzatılmasından biri ise yargılamanın değerlendirilmesi oldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'nde devam eden sürecin devam ettiğini ileri yaştaki memurların emeklilerine yönelik olarak geri döndürülmesinin mümkün olmayan sonuçların doğurduğunu savundu. Açıklamada, yaşları kaydedilen yüksek olan memur emeklilerinin uzun süreler boyunca fiziksel olarak depolanacak zamanlarının kullanıma sunulduğu, geciken her günün yeni mağduriyetleri oluşturularak bir araya getirildi. Platform, adaletin makul bir süreçteki gelişiminin hukuk devletinin temel politikalarından biri olduğunu belirtirken, uzun bacakların hak arama özgürlüğünün genişlediğini ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi'ne Acil Çağrı Memur Emeklileri Platformu, açıklamanın sonunda Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan çağrıda bulunarak, seyyanen ilave ödemeye ilişkin mağduriyetin silahlı olarak değerlendirilmesini istedi. Platform ayrıntılarında, kısıtlamaların yeni bir ayrıcalık ya da sosyal yardım olmadığı, uzun süreli kamu hizmeti sırasında kazanıldığı açıkça mali hakların teslim edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Bizler sadaka değil, uzun süre boyunca hak ettiğimiz ücretinin tamamını tamamlamak istiyoruz." Anayasa Mahkemesi'nin ileri yaştaki subay emeklilerinin sağlık durumları, ekonomik durumlarını ve geri gönderilemeyecek süreleri dikkate alarak hızlandırması talep edildi. Platform, kamuoyuna yaptığı çağrıda ise memur emeklilerinin yaşadıkları mağduriyetin yalnızca ekonomik bir sorun olarak değil, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, çözümün gecikmeden hayata dönüşünü istedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.