Hava Durumu

#Hesap Verebilirlik

- Hesap Verebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hesap Verebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AĞIRALİOĞLU’NDAN İKTİDARA SERT TEPKİ: “TİTANİK GEMİNİZ FON BUZDAĞINA ÇARPTI!” Haber

AĞIRALİOĞLU’NDAN İKTİDARA SERT TEPKİ: “TİTANİK GEMİNİZ FON BUZDAĞINA ÇARPTI!”

“BU BİR FON MESELESİ DEĞİL, FON REZALETİDİR” Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, gündeme ilişkin değerlendirmelerinde finans piyasalarında yaşanan fon tartışmalarını ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğunu ele aldı. Yaşananların yalnızca yatırımcı mağduriyeti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin de sorgulanması gerektiğini savundu. Ağıralioğlu, “Bunun adı fon meselesi değildir, bunun adı fon rezaletidir” diyerek denetim mekanizmalarının görevlerini yerine getirmediğini ileri sürdü. “TİTANİK GEMİNİZ FON BUZDAĞINA ÇARPTI” Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde AK Parti’nin 25 yıllık iktidarını Titanik gemisine benzeten Ağıralioğlu, şu ifadeleri kullandı: “Titanik geminiz fon buzdağına çarptı, batıyorsunuz! Gemiyi ilk terk edenler üst kattaki kamaralarda imkân bulanlar, filikaları alıp gidenler. Gemi batarken çalgı çalıp oynayanlar var. Altta batanlar da milletiniz.” Ağıralioğlu, iktidarın kendisini güçlü ve sarsılmaz gördüğünü belirterek yaşanan gelişmelerin yönetim sistemindeki sorunları ortaya çıkardığını savundu. “Bu geminin su aldığı yerlerde kabahat sizin, kontrol sizin, denetim sizin, hepsi sizin yetkinizdeydi” sözleriyle siyasi sorumluluğun iktidara ait olduğunu ifade etti. “467 BİN KİŞİNİN MAĞDURİYETİNİN HESABI VERİLMELİ” Fon tartışmaları kapsamında 467 bin kişinin mağdur olduğunu öne süren Ağıralioğlu, ilgili kamu kurumlarının ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. Atama ve denetim yetkilerinin iktidarın elinde bulunduğunu hatırlatan Anahtar Parti lideri, yaşanan sorunların yalnızca belirli kişilere yüklenerek çözülemeyeceğini dile getirdi. Denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin açıklanmasını isteyen Ağıralioğlu, sorumluluğu bulunan herkes hakkında gerekli işlemlerin yapılması çağrısında bulundu. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A SESLENDİ: “BU REZALET YETER!” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a doğrudan seslenen Ağıralioğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapıldığını belirttiği uyarıların dikkate alınmadığını savundu. Ağıralioğlu, iktidar partisindeki bazı isimlerin fon tartışmalarında gündeme gelmesine de tepki göstererek şöyle konuştu: “Sayın Cumhurbaşkanım, sadece bu ikisi yetmiyor mu size? İstifa mekanizmalarını, hesap verme mekanizmalarını, milletten özür mekanizmasını sağlıklı çalıştırmak için bu sistemi sorgulamak adına bu rezalet yeter bize!” “MİLLET FAKİRLEŞİYOR, İKTİDAR HEDEFLERİNİ TUTTURAMIYOR” Ekonomi yönetimini de eleştiren Ağıralioğlu, Orta Vadeli Program’da açıklanan hedeflerle bütçe rakamları arasında tutarsızlıklar bulunduğunu öne sürdü. Sosyal yardım harcamalarında öngörülen artışa dikkat çeken Ağıralioğlu, iktidarın seçim ekonomisine yöneldiğini iddia etti. “Milletiniz dertli, milletiniz garip, milletiniz fakir” diyen Ağıralioğlu, vatandaşların artık siyasi tartışmalardan çok ekonomik refah ve güvenilir bir gelecek istediğini belirtti. “SEÇİM ARTIK MİLLETİN GÜNDEMİNDEDİR” Türkiye’nin siyasi ve ekonomik açıdan değişim sürecine girdiğini savunan Ağıralioğlu, yaklaşan dönemde seçmenin mevcut yönetim anlayışını sorgulayacağını ifade etti. Anahtar Parti lideri, “Seçim artık partilerin gündemi değil, milletin gündemidir. Millet parti kavgası istemiyor, millet zenginlik istiyor, bolluk ve bereket istiyor” dedi. “KİM HAK YEMİŞSE HESAP SORULMALI” Konuşmasının sonunda son dönemde düzenlenen operasyonlara da değinen Ağıralioğlu, uyuşturucu, kaçakçılık, kayıt dışı ekonomi ve kara para aklama gibi suçlarla mücadelede geçmiş yıllardaki denetim eksikliklerinin araştırılması gerektiğini savundu. Ağıralioğlu, “Kim hak yemişse, kim memleketin bir delikli kuruşuna tamah etmişse ondan hesap sorulmalıdır” diyerek şeffaflık ve hesap verebilirlik çağrısını yineledi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklamaları, fon tartışmalarının ekonomik boyutunun yanı sıra siyasi sorumluluk ve kamu denetimi konularını da yeniden gündeme taşıdı.

Çataltepe’de Çözüm Bekleyişi Sürüyor: Esnaf Artık Somut Adım İstiyor Haber

Çataltepe’de Çözüm Bekleyişi Sürüyor: Esnaf Artık Somut Adım İstiyor

Bursa'daki binlerce esnafın yakından ilgilendiği Çataltepe Sanayi Sitesi süreci , aradan geçen yıllara rağmen kesin bir çözüme kavuşmayı bekliyor. Hukuki ve idari grupların yanı sıra siyasi oluşumların de yayılan dosyalarda, hak sahiplerinin aralıklarının belirsizliğin sona erdirilmesi. Sürecin takipçilerinden Çataltepe Sanayi İş İnsanları ve Mağdurları Derneği (ÇATSANDER) , mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla denemeyi sürdürüyor. Dernek yönetimi, konunun yalnızca bir sanayi sitesi veya mülkiyet meselesi olarak görülmemesi, aynı zamanda kamu tarafından yönetilen şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından da önem taşıdığını belirtiyor. ÇATSANDER mücadeleyi sürdürüyor ÇATSANDER Onursal Başkanı Mehmet Kuş , Yönetim Kurulu Başkanı Zekai Akdoğan ve Başkanvekili Aydın Çitil , yıllardır devam eden süreçte hak sahiplerinin gündemde sürdürülmeye çalışıyor. Dernek yönetimi; Kurumlarla yapılan görüşmeler, genişletilmiş dosyalar, kamuoyundaki açıklamalar ve Ankara'daki temaslarla çözüm arayışlarını sürdürdüklerini ifade ediyor. ÇATSANDER'in gündeme getirdiği temel soru ise değişmiyor: “Binlerce esnafının ilgisini çeken ve yıllardır bilinen bir sorun neden hala kalıcı bir çözüme kavuşturulamadı?” Şeffaflık ve çözüm takvimi takvimi Dernek, bundan sonraki süreçte ilgili adımların atılacağı ve alınacak kararların kamuoyuyla daha açık biçimde paylaşılmasını istiyor. Siyasi aktörlere de çağrıda bulunan ÇATSANDER, verilen sözlerin artık somut uygulamalara dönüşmesinin sağlanmasını savunuyor. Dosyanın Ankara'ya taşındığını ve ilgili kurumlarla görüşmelerde sürerek dernek yönetimini sürdürdüğünü, Bursa Valiliği başta olmak üzere süre dahil olmak üzere katılım girişimlerini önemsediklerini ancak asıl kişilerin hak sahiplerinin mağduriyetini tamamen ortadan kaldıracak kalıcı bir çözüm olduğunu vurguluyor. Çataltepe'de yıllardır devam eden bekleyişte gözler şimdi ilgili kurumlarda. Hak sahiplerinin talepleri oldukça net: Belirsizlik sona ersin, çözüm takvimi açıklansın ve yıllarda beklenen somut adımlar atılsın.

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?” Haber

DUACINARI PROJESİ ÜZERİNDEKİ TARTIŞMALAR BÜYÜYOR: “KÜLTÜR VE YAŞAM MERKEZİ Mİ, TİCARET VE RANT MERKEZİ Mİ?”

Bursa'nın nüfus yoğunluğu yüksek ilçelerinden biri olan Yıldırım'da inşası süren Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi Projesi, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis tarafından yapılan sert eleştiriler ve kamuoyuna yöneltilen sorular, proje üzerindeki soru işaretlerini artırdı. Sürecin şeffaflıktan uzak yürütüldüğünü iddia eden Seyis; Yıldırım halkının yeterince bilgilendirilmediğini, bölge sakinlerinin görüşlerine başvurulmadığını ve kamu kaynaklarıyla gerçekleştirilen bir yatırımın detaylarının gizlendiğini öne sürdü. Yıldırım kamuoyunda giderek büyüyen tartışmaların odağında ise şu temel soru yer alıyor: "Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi mi inşa ediliyor, yoksa yeni bir ticaret ve rant alanı mı oluşturuluyor?" "YILDIRIM HALKI BİLGİLENDİRİLMİYOR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yaptığı değerlendirmelerde konunun sadece bir bina inşası olmadığını, Yıldırım'ın geleceğini etkileyecek kritik bir yatırım olduğunu vurguladı. Seyis'e göre, böylesine kapsamlı bir proje hazırlanırken mahalle sakinleri, muhtarlar, esnaf odaları, sivil toplum kuruluşları, şehir plancıları ve bölge temsilcileriyle kapsamlı bir istişare süreci yürütülmesi gerekiyordu. Ancak iddialara göre bu süreç işletilmedi. Projenin hangi ihtiyaç analizleri doğrultusunda hazırlandığı, hangi kriterlerle şekillendirildiği ve asıl kullanım amacının ne olduğu konusunda kamuoyuna yeterli açıklamanın yapılmadığı ileri sürülüyor. İsmail Seyis, "Yıldırım'da yürütülen bu projede halkın söz hakkı görmezden gelinmiştir" ifadelerini kullandı. "İHALE SÜRECİ NEDEN TAM OLARAK AÇIKLANMIYOR?" Tartışmaların en kritik noktalarından birini ise ihale süreci oluşturuyor. Muhalefet kanadı; maliyetlerin, ihale detaylarının, yüklenici firmanın, sözleşme şartlarının ve projenin kapsamının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirtiyor. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ilkesinin işletilmesi gerektiğini vurgulayan Seyis, şu soruları yöneltti: Projenin toplam maliyeti nedir? İhale hangi şartlar altında gerçekleştirilmiştir? İhaleye katılan firmalar kimlerdir? Teknik detaylar kamuoyuna neden ayrıntılı olarak açıklanmamaktadır? Projenin nihai kullanım planı nedir? Kültürel alanların oranı ne kadardır? Ticari alanların büyüklüğü nedir? Bu soruların yanıtlanması gerektiğini savunan Seyis, "Bu durum şeffaf yönetim anlayışının bir gereğidir" dedi. "KÜLTÜR ADI ALTINDA TİCARİ PROJE Mİ?" Yıldırım kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de merkezin kullanım amacı. Projenin ismi "Kültür ve Yaşam Merkezi" olsa da, ilerleyen süreçte ticari faaliyetlerin ağırlık kazanacağı yönünde çeşitli iddialar konuşuluyor. Vatandaşlar arasında; "Bu proje gerçekten kültürel gelişim için mi yapılıyor?" "Yoksa ticari birimlerin ön planda olduğu yeni bir rant alanına mı dönüşecek?" Sorusunun sıkça sorulmaya başlandığı görülüyor. Muhalefet temsilcileri, kültür merkezlerinin toplumsal ortak kullanım alanları olması gerektiğini, ticari kapasitenin ön plana çıkmasının kamu yararını gölgeleyebileceğini savunuyor. "MİLYONLARCA LİRALIK YATIRIM KİMİN İHTİYACINI KARŞILAYACAK?" Projeye ayrılan bütçenin büyüklüğü de tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor. Yıldırım'ın; Trafik, Kentsel dönüşüm, Otopark, Gençlik merkezleri, Spor alanları, Sosyal destek projeleri, Yeşil alan eksikliği, Deprem hazırlıkları, gibi pek çok temel sorunu varken, milyonlarca liralık bu yatırımın gerçek ihtiyaçlara cevap verip vermediğinin açıklanması talep ediliyor. "Öncelik gösterişli binalar mı, yoksa vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak hizmetler mi?" sorusu da kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. "DUACINARI HALKINDIR" İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Duacınarı'nın sadece belirli çevrelerin değil, tüm Yıldırım halkının ortak değeri olduğunu vurguladı. Seyis'e göre, kamuya ait alanlar üzerinde yapılacak yatırımların temel amacı vatandaşın faydası olmalıdır. Bu nedenle tüm ayrıntıların şeffaf bir şekilde paylaşılması ve bölge halkının karar süreçlerine dahil edilmesi gerektiğini belirtti. "KARARI YILDIRIM HALKI VERECEK" Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi üzerinden yürütülen tartışmaların büyüme eğiliminde olduğu görülürken, tüm detayların şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor. Yıldırım halkı şu an şu soruların cevabını arıyor: Duacınarı Kültür ve Yaşam Merkezi, gerçekten bir kültür ve yaşam merkezi olarak mı hizmet verecek? Bir Kültür ve Ticaret Merkezi'ne mi dönüşecek? Yoksa kamu kaynaklarıyla yeni bir rant alanı mı yaratılıyor? Bu soruların yanıtı sadece siyasi açıklamalarla değil, proje tamamlandığında ortaya çıkacak somut sonuçlar ve Yıldırım halkının yapacağı nihai değerlendirme ile belli olacak. Tartışmalar sürerken değişmeyen tek bir gerçek var: Yıldırım halkı, kamu kaynaklarıyla yürütülen yatırımlarda daha fazla şeffaflık, daha fazla katılım ve daha yüksek hesap verebilirlik talep ediyor.

"Makamda Oturan Değil, Sahada Mücadele Eden Bir Siyaset Anlayışı" Haber

"Makamda Oturan Değil, Sahada Mücadele Eden Bir Siyaset Anlayışı"

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, son dönemde kamuoyunda şahsına yönelik artan yoğun ilgi üzerine, yaşam öyküsünü ve siyasal mücadelesini paylaşırken, Gemlik'in yıllardır çözüme kavuşturulamayan problemleri hakkında da çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Makam odalarında siyaset üretmektense vatandaşla iç içe olmayı seçtiğini vurgulayan Karaduman, "Siyaset koltukta oturmak değil, milletin derdine ortak olmaktır." mesajını verdi. Gemlikli vatandaşlardan sık sık "Orhan Karaduman kimdir?" sorusunun geldiğini ifade eden Karaduman, hem siyasi geçmişini hem de bugüne dek sürdürdüğü hizmet vizyonunu anlatma gerekliliği duyduğunu belirtti. Cumhuriyet Mübadillerinin Torunu Aile köklerinin Selanik'in Vodina bölgesine uzandığını kaydeden Karaduman, dedelerinin 1923 Lozan Mübadelesi ile Gemlik'e yerleştiğini ve yaklaşık bir asırdır ilçenin imarında, gelişiminde ve sosyal dokusunda aktif rol aldıklarını söyledi. 9 Temmuz 1961 tarihinde Gemlik'in Orhaniye Mahallesi'nde dünyaya gelen Karaduman, eğitim hayatına Atatürk İlkokulu'nda adım attı. Ardından Şükrü Şenol İlkokulu'nda eğitim gören Karaduman, ailesinin İstanbul'a taşınmasıyla birlikte okul hayatına burada devam etti. Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra evlilik vesilesiyle İsviçre'ye yerleşen Karaduman, burada uzun yıllar boyunca hem profesyonel iş hayatında hem de Türk toplumunun örgütlenmesi noktasında kritik görevler üstlendi. Avrupa'da Sivil Toplum ve Teşkilatçılık Deneyimi İsviçre'de bulunduğu dönemde Avrupa Türk Federasyonu'na bağlı İsviçre Türk Federasyonu bünyesinde iki dönem Genel Başkan Yardımcılığı ve Teşkilat Başkanlığı yapan Karaduman, aynı zamanda Baden Türk İslam Kültür Ocağı'nın kurucu başkanlığını yürüttü. Yaklaşık 12 yıl işçi olarak çalışmasının ardından ticaret dünyasına adım atan Karaduman, gastronomi sektöründe 15 yılı aşkın bir girişimcilik tecrübesi edindi. Buna ek olarak Türk-İsviçre Down Sendrom Derneği, MİSİAD İsviçre ve İYİSİAD İsviçre gibi pek çok sivil toplum kuruluşunun kuruluş aşamasında aktif rol alarak kurucu başkanlık görevlerinde bulundu. İYİ Parti'nin Kuruluşundan Bu Yana Görev Aldı Karaduman, siyasi yaşamında İYİ Parti'nin kuruluş aşamalarından itibaren aktif sorumluluklar aldı. 2018 yılında İYİ Parti İsviçre Dış Temsilciliği Kurucu Başkanlığı görevine getirilen Karaduman, bu görevi altı yıl boyunca sürdürdü. Bu süreç zarfında dönemin Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcıları ile milletvekilleri Buğra Kavuncu, Ahmet Erozan, Rıdvan Uz, Yavuz Ağıralioğlu ve Ayyüce Türkeş Taş ile ortak çalışmalar yürüttüğünü belirtti. "Emekli Olur Olmaz Memleketime Hizmet İçin Döndüm" 2024 yılında İsviçre'den emekli olarak kesin dönüş gerçekleştiren Karaduman, doğup büyüdüğü Gemlik'e hizmet etmek amacıyla İYİ Parti Gemlik İlçe Teşkilatı'nda göreve başladığını ifade etti. İlk olarak Halis Çelik yönetiminde Teşkilat Başkanı olarak hizmet veren Karaduman, daha sonra düzenlenen kongrede delegelerin oylarıyla İlçe Başkanlığına seçildi. "Gemlik'i Yönetemeyenler Hesap Vermeli" Göreve geldiği andan itibaren geleneksel siyaset anlayışını reddettiğini belirten Karaduman, Gemlik'in kronik hale gelmiş sorunlarının yıllardır çözülmediğini savundu. İlçede altyapıdan ulaşıma, çevresel faktörlerden sosyal yaşama kadar birçok konuda vatandaşların hep aynı şikayetleri dile getirdiğini söyleyen Karaduman, "Seçim dönemlerinde verilen vaatlerin büyük kısmı unutuluyor. Vatandaş ise her geçen gün artan hayat pahalılığı, ekonomik darboğaz ve yerel problemlerle yalnız bırakılıyor." şeklinde değerlendirmelerde bulundu. Karaduman, siyasetin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanan bir faaliyet olması durumunu eleştirerek, sorunların ancak sahada sürekli var olarak çözülebileceğini vurguladı. "Biz Makamda Değil, Sokaktayız" İlçe başkanlığı sorumluluğunu üstlendiği günden beri makam odasına kapanarak siyaset yapmayı tercih etmediğini söyleyen Karaduman, vaktinin büyük kısmını esnaf ziyaretleri, mahalle buluşmaları, dernek toplantıları ve vatandaşlarla kurduğu birebir temaslarla geçirdiğini belirtti. Gemlik'in asıl gündeminin resmi salonlarda değil; çarşıda, pazarda, kahvehanelerde ve sokaklarda olduğunu ifade eden Karaduman, "Vatandaşın yaşadığı sıkıntıyı yerinde dinlemeden çözüm üretmek mümkün değildir." dedi. "Temiz ve Dürüst Siyasetten Taviz Vermeyeceğiz" Siyasetin şahsi çıkarlara, makam ve koltuk kavgalarına alet edilmesini yanlış bulduğunu belirten Karaduman, görev süresi boyunca şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik prensiplerinden ödün vermeyeceğini söyledi. Gemlik'te kutuplaştıran değil, birleştiren bir siyaset dili oluşturmayı amaçladıklarını kaydeden Karaduman, ortak aklı ön plana alan, çözüm odaklı ve insan merkezli bir yönetim modelini savunduklarını dile getirdi. Karaduman, "Bizim mücadelemiz makam sahibi olmak için değil, Gemlik'in sorunlarını ortadan kaldırmak içindir. Siyaseti bir kariyer basamağı olarak değil, millete hizmet etmenin en yüce yollarından biri olarak görüyoruz. En büyük makam, milletimizin gönlünde yer edinebilmektir." ifadelerini kullandı. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, önümüzdeki dönemde de vatandaşlarla iç içe olmaya, ilçenin dertlerini gündeme taşımaya ve çözüm yolları üretmeye devam edeceklerini vurgulayarak, "Gemlik'in sesi olmaya, halkımızın haklarını her platformda savunmaya kararlıyız." sözleriyle açıklamasını noktaladı.

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular! Haber

Anahtar Parti Ferizli’den yerel yönetime sert sorular!

Açıklamada, TÜİK sistemlerine göre Ferizli'nin Türkiye'nin en hızlı büyüyen ilçeleri arasında yer alan yerleşmiş bölgede yer aldığı, Organize Sanayi'ne yapılan yatırımlar sayesinde mevcut 36-40 bin civarında nüfusa yaklaşan yıllarda yaklaşık 40 bin kişinin daha eklenmesinin beklendiği ifade edildi. Bu büyüme karşısında ilçenin geleceğine yönelik somut tanıtımın ortaya konulmasının savunulması Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmaik Kuduı, belediye yönetimine şu anda yöneltti: "Bugüne kadar ne kadar alan imara açıldı? Kaç yeni cadde ve sokak açıldı? Kaç kilometre yeni yol yapıldı? Nüfusun iki kez yaklaşılacağı öngörülen altyapı ve üstyapı planlamaları mı yapıldı? İlçeyi sıkışmış yapılaşmadan kurtaracak projeler nelerdir?" Açıklamada ayrıca belediyenin sosyal medya faaliyetlerini takip etmek yerine ilçenin dağılımı vurgulanırken, çevre belediyelerinin borçlarını azaltmasına rağmen Ferizli Belediyesi'nde sürekli borçların patlamasının gelmesinin dikkat çekici olduğu belirtildi. Vatandaşların hizmet aksaklıklarından başladıkları açıkça görülüyordu, “2026 yılında yaşanan yol sorunları için toplantılar yapılıyorsa, mevcut bakımlarla ilgili toplantılar sürüyorsa ve sosyal yaşam alanları konusunda çözüm arayışları devam ediyorsa bunun sorumlusu kimdir?” sorusuna yöneltildi. Seçimlerin 25 ay boyunca geçişine dikkat edilerek bakıldığında, belediye yönetiminin bu süreçte ilçeye kazandırılan yeni imar alanları, açılan cadde ve yollar ile hayata döndürme büyüme projeleri konusunda genela açıklama yapılması istendi. Anahtar Parti Ferizli İlçe Başkanı İsmail Kudu, Ferizli'nin geleceğinin günü kurtaran çalışmalarla değil, uzun vadeli ve vizyoner projelerle şekillendirilebileceğini belirtti, belediye yönetimini şeffaflık ve hesap vermelik takvimlerini bilgilendirmeye davet etti. Kamuoyuna yapılan çağrıda, hızla büyüyen Ferizli'nin geleceğinin bugünden planlanmasının bir tercihi değil, yıldızların olduğu vurgulandı.

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha ayrıntılı takip edilmesi, çözüm yollarının sağlamlaştırılması ve toplumda güçlü bir şekilde toplanması amacıyla ayrıntılı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa'nın farklı bölgelerinde doğrudan temas halinde olacak şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Kullanımın değerlendirilmesinde mevcut giderin artık ertelenemez bir bölünmeye başladığına dikkat edilmesi Göral, "Bursa'nın meseleleri günübirliklerle çözülemez. Eğer sorunlar doğru tespit edilmez ve kalıcı çözümler üretilmezse, çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalmazsınız" dedi. Bu yeteneği oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılara sahip olacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapıyı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa'nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her komisyonun alanında uzman isimlerden oluştuğunu söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların aktifleşmelerinin önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumsalla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu yaygınlıkta daha fazla görünmesini sağlamak olduğunu ifade eden Göral, "Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikiyor. Biz Bursa'nın gerçek işleyişini ortaya çıkıyorta kararlıyız" şeklinde konuştu. Açıklamasında mesajların yer aldığı gün yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, yoğun riskler ve ekonomik büyüme gibi temellerde gerekli önlemlerin alınmadığı takdirde Bursa'nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. "Bugünün görünümü gelinen onun sorunu, yarının daha büyük krizlerine dönüşüyor. Bu nedenle tüm ülkeler ve kişilerin sorumluluklarına çalışmaya davet ediyoruz" diyen Göral, iş birliği döneminde bulundu. Komisyonların hazırlayacağı kayıtların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verilebilirlik politikalarının ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu kişilerin yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi belirtilirken, "Bu bir Bursa meselesidir. Kimin kayıtlı elini çıkarırsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız" dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, "Şehrimizin paralarıyla birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.