Hava Durumu

#Hayvancılık

- Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BESAŞ’TAN BURSA’DA ÇİFTE DESTEK: ÇİFTÇİYE KAZANÇ, VATANDAŞA UYGUN FİYATLI GIDA Haber

BESAŞ’TAN BURSA’DA ÇİFTE DESTEK: ÇİFTÇİYE KAZANÇ, VATANDAŞA UYGUN FİYATLI GIDA

BESAŞ'TAN AİLE BÜTÇESİNE DESTEK Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren BESAŞ, artan gıda maliyetleri karşısında hem üreticiyi hem de tüketiciyi destekleyen uygulamalarını sürdürüyor. Kurumun açıkladığı fiyatlara göre 400 gramlık halk ekmeği 17,50 TL'den satışa sunuluyor. Kilogram fiyatı 43,75 TL'ye karşılık gelen ekmek, Türkiye'deki ekonomik halk ekmeği seçenekleri arasında gösteriliyor. BURSALI ÇİFTÇİDEN 60 TON MAHSUL ALINDI Yerel tarımsal üretimi desteklemeyi hedefleyen BESAŞ, Bursalı çiftçilerden 60 ton mahsulü piyasa değerinin üzerinde fiyatlarla satın aldı. Temin edilen ürünler, kurumun modern üretim tesislerinde işlenerek organik siyez tam buğday ekmeğine dönüştürülüyor. Piyasada 400 gramı 120 ile 150 TL arasında değişen benzer ürünlere karşılık BESAŞ, kendi ürettiği 400 gramlık organik siyez tam buğday ekmeğini 55 TL'den satışa sunuyor. GÜNLÜK 300 BİN EKMEK ÜRETİM KAPASİTESİ BESAŞ, Bursa genelinde 9 satış mağazası ve 500'e yakın bayi aracılığıyla vatandaşlara hizmet veriyor. Günlük 300 bin adet ekmek üretim kapasitesine sahip kurum, yalnızca ekmek çeşitleriyle değil, süt ürünleri ve farklı gıda seçenekleriyle de tüketicilere ulaşıyor. BESAŞ'ın ürün yelpazesinde yaklaşık 200 farklı gıda ürünü bulunuyor. Ürünlerin önemli bir bölümü öncelikli olarak Bursalı üreticiler ve kooperatiflerden temin edilen hammaddelerle hazırlanıyor. KELES'TEKİ SÜT ÜRETİCİLERİNE EKONOMİK KATKI BESAŞ'ın yerel üreticiye yönelik destekleri süt sektöründe de devam ediyor. Keles ilçesinde faaliyet gösteren 250 süt üreticisi, 2 hastalıktan ari çiftlik ve 4 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'nden günlük 15 ile 20 ton arasında çiğ süt satın alınıyor. Bu uygulamayla kırsal bölgelerdeki hayvancılık faaliyetlerinin desteklenmesi ve yerel üreticilerin ekonomik açıdan güçlendirilmesi amaçlanıyor. SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİNDE UYGUN FİYAT POLİTİKASI BESAŞ tarafından Bursa genelindeki 6 zincir market ve 9 farklı markanın ürünleri üzerinden gerçekleştirilen fiyat araştırmasında, kurumun birçok süt ürününü piyasa ortalamasının altında fiyatlarla satışa sunduğu belirtildi. Süt, ayran, yoğurt, süzme yoğurt, tost peyniri ve beyaz peynir gibi temel gıda ürünleri, BESAŞ'ın satış noktalarında vatandaşlarla buluşuyor. HEM ÜRETİM HEM TÜKETİM DESTEKLENİYOR Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin BESAŞ aracılığıyla yürüttüğü çalışmalar, yerel üretimin desteklenmesi ve vatandaşların ekonomik gıdaya erişiminin kolaylaştırılması açısından önem taşıyor. Çiftçiden yapılan doğrudan alımlarla kırsal ekonomiye katkı sağlanırken, uygun fiyat politikasıyla da Bursalı ailelerin gıda harcamalarının azaltılması hedefleniyor.

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu” Haber

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu”

Karacabey Hürriyet Köyü'nde 1800 dönümlük mera için “kamu orta malı” tescili: Köylülerden sevinçli karşılamayla açıklama Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet Köyü'nde uzun süredir devam eden mera ve arazi mücadelesinde önemli bir hukuki sonuç ortaya çıktı. Yaklaşık 1800 kayıtlı kayıt defteri “kamu orta malı” olarak köy halkı tarafından yeniden tescil edilerek “tarihi kaydedilebilir” olarak değerlendirildi. Süreçte, köylülerin ortak kullanım alanı olarak görülen arazilerdeki olaylara ilişkin hukuki süreçlerin ardından netleşirken, kararın köyde geniş yankı uyandırdığı bildirildi. “Emanet toprakların yeniden köyün kullanımında” Köyde yürütülen hak arama yöntemiyle yöneten Bayram Efe, alınan kararı “köylün emeğinin ve mücadelesinin sonucu” olarak nitelendirdi. Efe, mera teknolojisinin yeniden kamu orta malların alınmasının, köyün ortak kullanım haklarının güvence altına alınmasını ifade etti. Açıklamalarda, söz konusu arazilerin köydeki ortak kullanımının açık olduğu, bireysel mülkiyet ya da satışa konulamayacak olduğu vurgulandı. Köylüler, kararın uzun süredir devam ettiğini devam eden belirsizliği ortadan kaldırdığını belirttiği duygularını dile getirdi. Devlet kurumlarına teşekkür edildi, süreçte destek veren kamu sağlayıcılarına teşekkür edildi. Özellikle Erol Ayyıldız başta olmak üzere, süreç boyunca katkı teklifleri belirtilen kurum temsilcilerine ve ilgili idari birimlere teşekkür ifadeleri aldı. Köylüler, sürecin hukuki yapısının yapısının öneminin dikkat edilmesi, kamu kurallarının ihlalinin “sorunun çözümünde bileşiminde rol oynadığını” ifade etti. “Mera köyünün ortak yaşam alanıdır” vurgusu Köy sakinlerinin, meraların yalnızca bir arazi parçası olmadığını, hayvancılık ve kırsal yaşanabilirlik açısından kritik ortak bir alan olduğunu belirtti. Kararın, köyde üretim programının devamı ve kırsal ekonominin korunmasının önemli olduğu ifade edildi. Tartışmalar ve beklentiler Köydeki açıklamalarda, geçmişte yaşanan iddiaların bazı ayrıcalıkları ve kullanım değişikliklerine da değinilirken, bundan sonraki sürecin benzer şekilde yaşanmaması için hukuki durumunun korunması vurgulandı. Bazı köylüler, kararın yalnızca mera alanında olmadığını, köydeki diğer taşınmazlara ilişkin sorunlarla ilgili yeniden gündeme getirildiğini ifade etti. Ancak resmi, mevcut kararın yalnızca mera yöntemleriyle ilgili olduğunu hatırlattı. “Süreç hukuki zeminde devam edecek” Köydeki açıklamalarda, bundan sonraki adımlarda hukuk çerçevesinin sürdürüleceği, tüm taleplerin mercilere iletilmeye devam edeceği belirtildi. Köylüler, ortak kullanım süresinin korunması konusunda kararlılık mesajı verdi. Hürriyet Köyü'ndeki gelişme, Karacabey gezisinde uzun süredir devam eden gündemde olan arazi ve mera kullanım tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. “Dedelerimizin Helal Mirasını Koruduk” Mücadelenin sadece bir toprak davası olmadığını vurgulayan Bayram Efe, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bizim mücadelemiz, sadece bir avuç toprak mücadelesi değil sevgili dostlar… Bizim mücadelemiz; geçmişin hafızasını, geleceğin umudunu kurtarma mücadelesidir. ‘Biz hazır bir köye gelmedik; bir arazi satın aldık, alın terimizle orayı köy yaptık’ diyen dedelerimizin helal mirasını ve emanetini koruma gayretidir. Çok şükür, adalete olan inancımız ilk büyük meyvesini verdi. İnandık, hukuka güvendik ve meralarımızın bir kısmını —yaklaşık 1800 dönüm yerimizi— yeniden devletimizin eliyle ‘Kamu Orta Malı’ olarak tescillettik.” Toprak Tamamen Köylünün Kullanımındadır” Kafalardaki “Tapu kimde?” sorusuna da açıklık getiren Efe, arazilerin belediye işgalinden kurtarıldığını belirterek köylüyü bilgilendirdi: “Sevgili Hürriyet Köylüleri, meraların tapusu Hürriyet Köyü adına çıktı! Ancak bu tapu şahsi malımız gibi cebimize girmeyecek, çünkü buralar tüm köyün ortak malıdır. Devlet bu yerleri belediyenin elinden aldı ve üzerine ‘Hürriyet Köyü halkının ortak malıdır’ mührünü vurdu. Tarım İl Müdürlüğü buraları bizim adımıza koruma altına aldı. Artık Karacabey Belediyesi buraya dokunamaz, satamaz. Fiziki olarak tapu senetleri devlet arşivinde durur; ancak üzerinde bu mühür olduğu müddetçe o toprağı köylümüzden başka hiç kimse kullanamaz, çivi çakamaz. Kâğıt devlettedir ama toprağın tüm sahipliği hukuken köylüdedir. Huzurla uyusun babalarınız, annelerimiz, dedelerimiz…” Devlet Yetkililerine ve Basına Teşekkür Bu süreçte köylünün sesini duyan ve destek olan isimleri unutmayan Bayram Efe, başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız olmak üzere tüm destekçilere teşekkürlerini sundu: “Bu haklı davada bizi yalnız bırakmayan; başta bize babalık yapan Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’a ve değerli vali yardımcılarımıza, Ankara’da TBMM kürsülerinde sesimizi duyan kıymetli milletvekillerimize, Tarım İl Müdürümüz İbrahim Acar’a, mera komisyon müdürlerimize, sesimiz olan Bursa basınımıza ve her zaman yanımızda duran köylülerimize yürekten teşekkür ederim.” “Menzile Varana Kadar Bir Adım Geri Atmayacağız!” Zaferin bir başlangıç olduğunu ve Hürriyet Köyü’nün tüm hakları iade edilene kadar yürüyüşün süreceğini belirten Efe, birlik ve beraberlik mesajı vererek meydan okudu: “Eksiklerimizi tamamlamak için yürüyüşümüz nezaketle ve kararlılıkla devam edecektir. Kooperatif yerimizi, satılan 850 dönüm arazimizi, kahvehanemizi, köy konağımızı ve konserve fabrikamızı da hukuk çerçevesinde geri alana kadar bu haklı talebimizi sürdüreceğiz. Biz, köylerimizde kooperatifçiliğe dayalı o eski, bereketli üretim modeli yeniden filizlensin istiyoruz. Korkmadan, yılmadan, haksızlığa karşı dimdik durarak bu yolda bizimle yürüyenler, Hürriyet Köyü'nün gücünde inşa eden gerçek kahramanlardır. Bizimle olmayanlar kendi vefasızlıklarına üzülün, hayıflansın! Birlik olmak yerine ayrılık tohumu ekenlere, bu onurlu vakar karşısında vefasızlığın seçenlere zul olsun! Biz inananlarla yola çıktık, inananlarla da o menzile varacağız! Yanımızda duran da, karşımızda duran da bilsin ki; Hürriyet Köyü hakkının alanına kadar bu davanın peşini bırakmayacaktır. O boyun bükük kalmış topraklar yeniden dikilene, sokaklarımız çocuk sesleriyle dolana kadar bu çabamızdan vazgeçmeyeceğiz.”

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı başkanlığında özetlenen bir basın açıklaması ve saha programı, İznik Gölü'nün içinde kritik durum ve bölgesel ekonomik gelişmelerin yaşandığı görüldü. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçenin bulunduğuyla birlikte kaldığı yerden devam eden kuruma dikkat çekildi. İznik Gölü'nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti, İznik Gölü'nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik fark küreselna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, düşüşün bu hızla kurumasının, bölgede tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluştuğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurulmaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü'nün ve patlak veren tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusundaki ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı'nın ilçedeki programlar kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük bireylerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret yapanların can damarı olan esnafın toplayıcılarına aktardı. Program kapsamında ayrıca İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytincilerin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü'nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti ekibini organize ederken, programda artan oranlar, düşen alım gücü ve ekonomik kazançlar gibi konularda da kriz geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve yaygın olarak genişlemeye devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik krizler ve İznik Gölü'nün kurumasının bir araya getirildiğine dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomi ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti'nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgedeki saha çalışmalarıyla ekonomik ve büyümenin yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti'nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem bölünmenin korunmasını hem de ekonomik istikrarın yönetimi için bölge yöneticilerine çözüm operasyonu yaptı. Yıldız, İznik Gölü'nün kurumasına izin verilmemesine ve bölgesel olarak ortaya çıkanların her zaman düzenli olduğunu belirtti. Program, standart ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

Orhangazi’de Mezbaha Krizi Büyüyor: “Yetki Sizde, Sorumluluk Sizde… Peki 5 Yıldır Neden Sessizlik?” Haber

Orhangazi’de Mezbaha Krizi Büyüyor: “Yetki Sizde, Sorumluluk Sizde… Peki 5 Yıldır Neden Sessizlik?”

Orhangazi’de yıllardır çözülemeyen mezbaha sorunu artık siyasi tartışmanın ötesine geçerek doğrudan kamu sağlığını ve ilçe ekonomisini tehdit eden bir krize dönüşmüş durumda. Resmî belgeler ortadayken sürecin hâlâ sürüncemede bırakılması, tepkilerin dozunu her geçen gün artırıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nin 24 Ekim 2019 tarihli ve 1580 sayılı kararı, tartışmaya yer bırakmayacak kadar açık: Mezbaha yapım yetkisi Orhangazi Belediyesi’ne devredilmiş durumda. Yani bugünün tablosunda sorumluluğun muhatabı tartışmasız biçimde belli. Yetki Orhangazi Belediyesi’nde. Sorumluluk Orhangazi Belediyesi’nde. Üstelik belediyenin kendi yönetmeliklerine göre Veteriner İşleri Müdürlüğü’nün görevleri arasında mezbaha kurmak ve işletmek açıkça yer alıyor. Buna rağmen geçen 5 yıllık sürede tek bir somut adım atılmamış olması “ihmal” tartışmasını çoktan geride bırakmış durumda. KURBAN BAYRAMI KAPIDA, RİSK BÜYÜYOR Kurban Bayramı yaklaşırken tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Her yıl tekrar eden sorunların bu yıl da kapıda olduğu açıkça görülüyor: Vatandaş kurban kesimi için çözüm arayacak, Üretici ilçe dışına gitmek zorunda kalacak, Kontrolsüz ve sağlıksız kesim riski yeniden büyüyecek. Tüm bu öngörülebilir risklere rağmen belediyenin hâlâ sessizliğini koruması kamuoyunda “bilinçli bir kayıtsızlık mı?” sorusunu gündeme taşıyor. “BU ARTIK PLANSIZLIK DEĞİL, AÇIK İHMAL” Orhangazi’nin hayvancılık kapasitesi ise sorunun ciddiyetini katlayarak artırıyor. İlçede yaklaşık 600 işletme, 15 bin büyükbaş ve 12 binden fazla küçükbaş hayvan bulunuyor. Böylesine güçlü bir üretim altyapısına rağmen mezbaha eksikliği, yalnızca bir hizmet açığı değil; doğrudan yönetim zafiyeti olarak değerlendiriliyor. Ortaya çıkan tablo net: Üretici mağdur ediliyor. Tüketici riske atılıyor. İlçe ekonomisi zarar görüyor. Bu noktada yapılan eleştiriler de sertleşiyor. Konuyla ilgili açıklama yapan İYİ Parti Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, meseleyi doğrudan sorumluluk ekseninde değerlendirdi: “Bu mesele siyaset değil, sorumluluk meselesidir. Bu mesele ihmal değil, yerine getirilmeyen açık bir görevdir.” BELEDİYEYE SERT ÇAĞRI: “SÖZ DEĞİL, TAKVİM AÇIKLAYIN” Bakış, Orhangazi Belediyesi’ne yönelik çağrısını da net ve tartışmaya kapalı ifadelerle dile getirdi: “Kurban Bayramı öncesi acil geçici çözüm planını derhal açıklayın. Kalıcı mezbaha projesi için somut bir takvim ortaya koyun ve yapım sürecini başlatın.” SABIR TAŞTI: “ARTIK İCRAAT ZAMANI” Orhangazi kamuoyunda yükselen ortak tepki ise oldukça açık: Artık vaat değil, somut adım isteniyor. Yıllardır ötelenen mezbaha meselesi, çözülmediği her gün daha büyük bir soruna dönüşürken, gözler tamamen Orhangazi Belediyesi’ne çevrilmiş durumda. Bülent Bakış açıklamasını sert bir uyarıyla noktaladı: “Orhangazi halkı artık söz değil, icraat görmek istiyor. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.” Gelinen noktada soru basit ama yanıtı hâlâ yok: Yetki sizdeyken, sorumluluk sizdeyken… Orhangazi neden hâlâ mezbahasız?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.