Hava Durumu

#Hak Kaybı

- Hak Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü" Haber

Memur Emeklileri Platformu'ndan Anayasa Mahkemesi'ne Sert Çağrı: "Üç Yıldır Süren Hak Kaybı Sessiz Bir Çığlığa Dönüştü"

Memur Emeklileri Platformu, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerine ödenmeyen seyyanen ilave ödemenin yol açtığı zararlara ilişkin dikkat çekici bir bildiri yayımladı. "Sessiz Çığlığın İlanıdır" liderliğiyle kamuoyuna duyurulan bildiride, yaklaşık üç yıldır devam ettiği belirtilen hak kaybının asker emeklisini ekonomik ve sosyal açıdan ağır bir çıkmaza sürüklendiği savunuldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'ni (AYM) dosyaya parlaklık sorunları ve kusuriyetinin giderilmesi için acilen karar çalışmaya çağrıldı. Platform tarafından yapılan açıklamada, Temmuz 2023'te bu yana memur emeklilerinin anayasal hak olarak değerlendirdikleri seyyanen ilave ödeme artışından yararlanamadıkları, bunun da maaşlarda ciddi gelir kaybı neden olduğu ifade edildi. Bildiride, yaklaşık 36 ülkede devam ettiği belirtilen kullanım yalnızca ekonomik bir sorun olmadığı, aynı zamanda sosyal devlet ilkesi, hukuk devleti anlayışı ve insan onuru açısından önem da dikkate alınması gereken ciddi bir hak ciddiyeti öne çıktığı öne sürüldü. "Hak Kaybı Milyonlarca Emekliyi Yoksulluğa Sürükleniyor" Açıklamada, memur emeklilerinin maaşlarında oluşan gelir kaybının temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamayı karmaşıklaştırdığı, özellikle yüksek enflasyon ve artan yaşam süreleri boyunca emeklilerin beslenmesi, barınma, sağlık ve ilaç giderlerini karşılamakta zorluk çektiği ifade edildi. Platform, uzun süre kamu hizmetinde görev yapan memur emekliliklerinin emeklilik süresini insanca yaşayabilecek bir gelire sahip olmalarını vurgulayarak, mevcut kullanımın sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını savundu. AYM'nin Tedbir Kararı Vermesi Talep Edildi Bildiride, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 73. maddesine çalıştırılarak, tedbir kararı verilebilmesi için dosyada "yaşam hakkı ile maddi ve manevi bütünlüğe yönelik ağır tehlike" cezasının memurun emeklileri açısından ileri sürüldü. Platform ayrıntılarında, ekonomik yoksunluğun yalnızca maddi kayıp olarak değerlendirilmesi gerekli görülen ek şu görüşlere yer verildi: Kaybın emeklilerin beslenmesi ve barınmanın olumsuz bozulması, İlaç ve tedavi giderlerinin karşılanmasının güçlendiği, İleri yaş grubundaki emeklilerin sağlık harcamalarının artırıldığı, Sürekli ekonomik baskının psikolojik ve sosyal etkilerin doğurduğu ifade edildi. Açıklamada, yaşam hakkının yalnızca fiziksel saldırılarla sınırlı yorumlanamayacağı, ekonomik yoksunluğun da bireysel yaşam özgürlüğü ve sağlık haklarının doğrudan sunulan unsurlar arasında yer aldığı savunuldu. "Memur Emeklileri Çalışma Hayatının Son Sınırına Kadar Hizmet Verdi" Platformda, memur emeklilerinin diğer emekli gruplarından farklı olarak büyük bölmelerin saklandığı yaş haddine kadar sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Açıklamada, kamu görevlilerinin önemli bir bölümünün 65 yaş sınırına kadar uğraştığı, uzun yıllar devlet hizmetinde bulunan bu kişilerin emeklilik döneminde, ekonomik koşullarla mücadele etmek zorunda kaldıkları ifade edildi. Özellikle 60 yaş üstü emeklilerin kronik sağlık sorunları nedeniyle yeniden çalışma hayatına dönmelerinin çoğu zaman mümkün olmadığı belirtilirken, tek geçişli emekli aylıklarının olduğu vurgulandı. "Geciken Adalet, Telafisi İmkânsız Sonuçlar Doğuruyor" Bildirinin en dikkat süresinin uzatılmasından biri ise yargılamanın değerlendirilmesi oldu. Platform, Anayasa Mahkemesi'nde devam eden sürecin devam ettiğini ileri yaştaki memurların emeklilerine yönelik olarak geri döndürülmesinin mümkün olmayan sonuçların doğurduğunu savundu. Açıklamada, yaşları kaydedilen yüksek olan memur emeklilerinin uzun süreler boyunca fiziksel olarak depolanacak zamanlarının kullanıma sunulduğu, geciken her günün yeni mağduriyetleri oluşturularak bir araya getirildi. Platform, adaletin makul bir süreçteki gelişiminin hukuk devletinin temel politikalarından biri olduğunu belirtirken, uzun bacakların hak arama özgürlüğünün genişlediğini ileri sürdü. Anayasa Mahkemesi'ne Acil Çağrı Memur Emeklileri Platformu, açıklamanın sonunda Anayasa Mahkemesi'ne doğrudan çağrıda bulunarak, seyyanen ilave ödemeye ilişkin mağduriyetin silahlı olarak değerlendirilmesini istedi. Platform ayrıntılarında, kısıtlamaların yeni bir ayrıcalık ya da sosyal yardım olmadığı, uzun süreli kamu hizmeti sırasında kazanıldığı açıkça mali hakların teslim edildiği vurgulandı. Açıklamada, "Bizler sadaka değil, uzun süre boyunca hak ettiğimiz ücretinin tamamını tamamlamak istiyoruz." Anayasa Mahkemesi'nin ileri yaştaki subay emeklilerinin sağlık durumları, ekonomik durumlarını ve geri gönderilemeyecek süreleri dikkate alarak hızlandırması talep edildi. Platform, kamuoyuna yaptığı çağrıda ise memur emeklilerinin yaşadıkları mağduriyetin yalnızca ekonomik bir sorun olarak değil, sosyal adalet ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, çözümün gecikmeden hayata dönüşünü istedi.

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Ankara’ya Yürüyor Haber

Staj ve Çıraklık Sigortası Mağdurları Ankara’ya Yürüyor

“Sosyal Güvenlikte Eşitlik” Sloganı Başkentte Yankılanacak Türkiye çapında vatandaşlık emeklilik hakkının doğrudan staj ve çıraklık sigortası zaferi, Federasyon Başkanı Murat Aydın'ın liderliğinde 10 Mayıs Pazar günü Ankara Ulus Meydanı'nda düzenlenecek dev mitingle bir kez daha yeniden gündeme geliyor. “Sosyal güvenlikte özgürlük” sloganıyla yola çıkan mağdurlar, çocuk yaşta başlayan emeklerini yasal güvence altına almak için başkentte tek ses olacak. Bursa'dan Tam Kadro Katılım Bursa Çıraklık ve Staj Sigortası Mağdurları Derneği, federasyon hacmi üzerine Ankara'daki büyük buluşmaya tam kadro destek verecek. Dernek yönetimi, Bursalıların sakatlıklarının merkezde kalması için hazırlıklarını tamamladı ve etkinliğin bir dönüm noktasında arttığını vurguladı. Dernek, “Bursa'dan yoğun bir katılım bekliyoruz. Üyelerimiz, ellerindeki tüm demokratik hakları sonuna kadar kullanacak” dedi. Yeni Liderlik, Güçlü Yol Haritası Federasyon Başkanlığı görevine atanan Murat Aydın, staj ve çıraklık sigortası dayanıklılıklarının daha yüksek bir sesle savunma için kararlı bir yol haritalarını belirlediklerini açıkladı. Aydın, geçmişte fiilen çalışılan dönemlerin ayrılma programlarının dahil edilmemesini “büyük bir hak kaybı” olarak nitelendirerek, mücadeleyi örgütlü ve kararlı bir şekilde ortaya çıktığını vurguladı. Sosyal Güvenlikte Kronik Hak Kaybı Sosyal güvenlik sistemleri, genç yaşta fiilen çalışmaya başlayan çırak ve stajyerlerin sigorta girişlerinin sadece kısa vadeli sigorta kollarını kapsamadığını, hem prim günlerini hem de emeklilikını doğrudan sonlandırdığını belirtiyor. Sigorta başlangıç ​​süresinin emeklilik programlarında esas alınmaması, uzun yıllar boyunca akranlarına daha geç emekli olmalarına yol açmak ve ciddi bir eşitsizlik yaratıyor. “Artık İzleme Değil, Ses Verme Zamanı” 10 Mayıs Pazar günü Ankara Ulus Meydanı'nda buluşma, mağdurlar için yalnızca bir protesto değil; Yıllardır devam eden sessiz çığlığın belirmesi, hâle gelmesi anlamına geliyor. Federasyon bileşenleri, bu etkinliğin siyasi karar alıcıları üzerinde somut bir etki yaratmayı ve staj ile çıraklık dönemindeki salgınların borçlanma yoluyla veya doğrudan uzun vadeli sigorta başlangıcı sayılması için gereken adımların atılmasını hedefliyor. Milyonlarca vatandaşın yıllardır yaşadığı bu mücadele, başkent Ankara'da düzenlenecek büyük bir mitingle bir kez daha ulusal siyasin odağına taşınacak. Murat Aydın ve federasyon ekibi, Türkiye çapında örgütlenen derneklerin sunulmasıyla sosyal güvenlikte adalet talebini bir kez daha yüksek sesle haykıracak.

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı” Haber

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü özetle kapsamlı bir açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin'in imzasını bildirdiği, 2026 yılı 1 Mayıs'ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçleneceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmanın önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele yapıldı. “Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor” Açıklamada, küresel çapta artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimin emekçilerin üzerindeki etkilere değinildi. Bu işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybının yaşandığı ifade edildi. Türkiye'de de benzer bir tablonun ortaya çıktığı, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçiş kriziyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi. 2026 1 Mayıs'ının, bu koşullar altında emekçilerin kopyalanması daha güçlü dile getirilen ve ortak mücadele planlarını pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi. “Asgari ücret kıtlığı sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya” Metinde, Türkiye'de emek sömürüsünün esnek bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücreti yaşam boyu çalışan için ortalama ücret konumunda geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında tutulduğu belirtilirken, emeklilerin de insanca koşullarından uzak olduğu ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işleyişi ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kalındığı vurgulandı. Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomileri”nin emek yerleşkesinde parçaladığı ve ortak hak mücadelesini gösterdiği değerlendirme yapıldı. “Yeni örgütlenme modelleri şartı” İşçi sınıfının esnek dönüşümü belirtilmekte olup, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yerlerde bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin kapsandığı ifade edilmiştir. Bu sınıfların dayanıklılığının birleştiği ve sermaye piyasasının bir tablo oluşturduğu belirtildi. Bu nedenle mevcut biçimlerin yetersiz kaldığına dikkat edildi, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşmanın oluşturulması vurgulandı. Açıklamada küresel çapta artan savaş riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynaklarının ve doğal varlıkların üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği oluşumlar, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü belirtilerinin ortaya çıktığı ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınmasının gerektiği kaydedildi. “Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez” Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvencesinin alındığı bir emekçilerin kurtarılamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden sürdürüldüğü belirtildi. “1 Mayıs ortak mücadelenin büyümesi için fırsat” Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs'ının emekçilerinin bir güçlendirilmesi, toplumsal direnişin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesinin gerekli olduğu ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı. “Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.