Hava Durumu

#Hak Arama

- Hak Arama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Arama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı Haber

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı

Bursa’da enerji sektörünün en kritik şirketlerinden biri olan BursaGaz bünyesinde yaşanan işten çıkarmalar ve sendikal yetki tartışmaları, giderek sertleşen bir işçi-işveren krizine dönüşmüş durumda. Direnişin 13. gününde işçiler, hem işten çıkarmaları hem de toplu iş sözleşmesi sürecini protesto ederek hukuki ve fiili mücadelelerini sürdürdüklerini açıkladı. İşçiler ve bazı sendikal yapılar, işveren ile TES-İŞ arasında yürütülen yetki itiraz davasını “süreci uzatma ve işçi iradesini zayıflatma girişimi” olarak nitelendiriyor. Yapılan açıklamalarda, yargı sürecinin hızla sonuçlandırılabileceği halde bilinçli şekilde uzatıldığı iddia edilerek sert eleştiriler yöneltildi. “Adalet süreci bilinçli olarak mı uzatılıyor?” tartışması İşçi temsilcileri, davanın dosya üzerinden sonuçlandırılabilecek nitelikte olmasına rağmen duruşmalı şekilde ilerlemesinin “sermaye lehine zaman kazanma stratejisi” olduğunu öne sürüyor. Bu iddialar, yargı sürecinin tarafsızlığına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Öte yandan işçiler, adliye süreçlerini takip etmek üzere aileleriyle birlikte geldiklerinde güvenlik güçleriyle karşı karşıya bırakıldıklarını, adliye koridorlarında “suçlu muamelesi” gördüklerini ifade ederek duruma tepki gösterdi. Adliye önünde gergin bekleyiş Direnişin 13. gününde işçiler, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi önünde toplanarak davaları takip etti. Açıklamalarda, işten çıkarılan enerji işçilerinin işe iadesi sağlanana ve “insanca çalışma koşulları” içeren bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar mücadeleden geri adım atılmayacağı vurgulandı. İşçi grupları, özellikle enerji sektöründe örgütlenme mücadelesinin baskı altına alınmaya çalışıldığını savunarak süreci “hak arama mücadelesine karşı sistematik bir engelleme” olarak tanımladı. “Baskılar bizi durduramaz” mesajı İşçi temsilcileri, tehdit ve baskı iddialarına rağmen geri adım atmayacaklarını belirterek şu mesajı verdi: mücadele sürecek, işten çıkarılan çalışanlar geri alınacak ve toplu iş sözleşmesi süreci yeniden şekillenecek. Açıklamalarda ayrıca DİSK ve Enerji-Sen destekli bir örgütlenme hattı üzerinden hareket edildiği de vurgulandı. Valilikte kritik görüşme Gelişmelere paralel olarak işçi temsilcilerinin Bursa Valiliği bünyesinde bir toplantı gerçekleştirdiği bildirildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin ilerleyen günlerde daha da kritik bir aşamaya girmesi bekleniyor. Sürecin yönü belirsiz BursaGaz’daki işçi hareketi, yalnızca bir işten çıkarma krizi değil; aynı zamanda sendikal temsil, toplu sözleşme hakkı ve yargı sürecinin işleyişi üzerinden büyüyen çok katmanlı bir çatışmaya dönüşmüş durumda. Tarafların karşılıklı sert açıklamaları, önümüzdeki günlerde gerilimin daha da artabileceğine işaret ediyor.

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu” Haber

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu”

Karacabey Hürriyet Köyü’nde 1800 dönümlük mera için “kamu orta malı” tescili: Köylülerden sevinçli karşılamayla açıklama Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet Köyü’nde uzun süredir devam eden mera ve arazi mücadelesinde önemli bir hukuki sonuç elde edildi. Yaklaşık 1800 dönümlük mera alanının “kamu orta malı” olarak yeniden tescil edilmesi köy halkı tarafından “tarihi kazanım” olarak değerlendirildi. Süreç, köylülerin ortak kullanım alanı olarak gördüğü arazilerin statüsüne ilişkin yürütülen hukuki girişimlerin ardından netleşirken, kararın köyde geniş yankı uyandırdığı bildirildi. “Emanet topraklar yeniden köyün kullanımında” Köyde yürütülen hak arama sürecine öncülük eden Bayram Efe, alınan kararı “köylünün emeğinin ve mücadelesinin sonucu” olarak nitelendirdi. Efe, mera alanlarının yeniden kamu orta malı statüsüne alınmasının, köyün ortak kullanım haklarını güvence altına aldığını ifade etti. Açıklamalarda, söz konusu arazilerin köy halkının ortak kullanımına açık olduğu, bireysel mülkiyet ya da satışa konu edilemeyeceği vurgulandı. Köylüler, kararın uzun süredir devam eden belirsizliği ortadan kaldırdığını belirterek memnuniyetlerini dile getirdi. Devlet kurumlarına teşekkür vurgusu Süreçte destek veren kamu yetkililerine de teşekkür edildi. Özellikle Erol Ayyıldız başta olmak üzere, sürece katkı sunduğu belirtilen kurum temsilcilerine ve ilgili idari birimlere teşekkür ifadeleri yer aldı. Köylüler, sürecin hukuki çerçevede yürütülmesinin önemine dikkat çekerek, kamu kurumlarının müdahalesinin “sorunun çözümünde belirleyici rol oynadığını” ifade etti. “Mera köyün ortak yaşam alanıdır” vurgusu Köy sakinleri, meraların yalnızca bir arazi parçası değil, hayvancılık ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından kritik bir ortak alan olduğunu belirtti. Kararın, köyde üretim faaliyetlerinin devamı ve kırsal ekonominin korunması açısından önemli olduğu ifade edildi. Tartışmalar ve beklentiler Köydeki açıklamalarda, geçmişte yaşandığı iddia edilen bazı mülkiyet ve kullanım anlaşmazlıklarına da değinilirken, bundan sonraki süreçte benzer sorunların yaşanmaması için hukuki statünün korunması gerektiği vurgulandı. Bazı köylüler, kararın yalnızca mera alanlarını değil, köydeki diğer taşınmazlara ilişkin beklentileri de yeniden gündeme getirdiğini ifade etti. Ancak yetkililer, mevcut kararın yalnızca mera alanlarının statüsüyle ilgili olduğunu hatırlattı. “Süreç hukuki zeminde devam edecek” Köydeki açıklamalarda, bundan sonraki adımların da hukuk çerçevesinde sürdürüleceği, tüm taleplerin ilgili mercilere iletilmeye devam edileceği belirtildi. Köylüler, ortak kullanım alanlarının korunması konusunda kararlılık mesajı verdi. Hürriyet Köyü’ndeki gelişme, Karacabey kırsalında uzun süredir gündemde olan arazi ve mera kullanım tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. “Dedelerimizin Helal Mirasını Koruduk” Mücadelenin sadece bir toprak davası olmadığını vurgulayan Bayram Efe, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bizim mücadelemiz, sadece bir avuç toprak mücadelesi değil sevgili dostlar… Bizim mücadelemiz; geçmişin hafızasını, geleceğin umudunu kurtarma mücadelesidir. ‘Biz hazır bir köye gelmedik; bir arazi satın aldık, alın terimizle orayı köy yaptık’ diyen dedelerimizin helal mirasını ve emanetini koruma gayretidir. Çok şükür, adalete olan inancımız ilk büyük meyvesini verdi. İnandık, hukuka güvendik ve meralarımızın bir kısmını —yaklaşık 1800 dönüm yerimizi— yeniden devletimizin eliyle ‘Kamu Orta Malı’ olarak tescillettik.” Toprak Tamamen Köylünün Kullanımındadır” Kafalardaki “Tapu kimde?” sorusuna da açıklık getiren Efe, arazilerin belediye işgalinden kurtarıldığını belirterek köylüyü bilgilendirdi: “Sevgili Hürriyet Köylüleri, meraların tapusu Hürriyet Köyü adına çıktı! Ancak bu tapu şahsi malımız gibi cebimize girmeyecek, çünkü buralar tüm köyün ortak malıdır. Devlet bu yerleri belediyenin elinden aldı ve üzerine ‘Hürriyet Köyü halkının ortak malıdır’ mührünü vurdu. Tarım İl Müdürlüğü buraları bizim adımıza koruma altına aldı. Artık Karacabey Belediyesi buraya dokunamaz, satamaz. Fiziki olarak tapu senetleri devlet arşivinde durur; ancak üzerinde bu mühür olduğu müddetçe o toprağı köylümüzden başka hiç kimse kullanamaz, çivi çakamaz. Kâğıt devlettedir ama toprağın tüm sahipliği hukuken köylüdedir. Huzurla uyusun babalarınız, annelerimiz, dedelerimiz…” Devlet Yetkililerine ve Basına Teşekkür Bu süreçte köylünün sesini duyan ve destek olan isimleri unutmayan Bayram Efe, başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız olmak üzere tüm destekçilere teşekkürlerini sundu: “Bu haklı davada bizi yalnız bırakmayan; başta bize babalık yapan Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’a ve değerli vali yardımcılarımıza, Ankara’da TBMM kürsülerinde sesimizi duyan kıymetli milletvekillerimize, Tarım İl Müdürümüz İbrahim Acar’a, mera komisyon müdürlerimize, sesimiz olan Bursa basınımıza ve her zaman yanımızda duran köylülerimize yürekten teşekkür ederim.” “Menzile Varana Kadar Bir Adım Geri Atmayacağız!” Zaferin bir başlangıç olduğunu ve Hürriyet Köyü’nün tüm hakları iade edilene kadar yürüyüşün süreceğini belirten Efe, birlik ve beraberlik mesajı vererek meydan okudu: “Eksiklerimizi tamamlamak için yürüyüşümüz nezaketle ve kararlılıkla devam edecektir. Kooperatif yerimizi, satılan 850 dönüm arazimizi, kahvehanemizi, köy konağımızı ve konserve fabrikamızı da hukuk çerçevesinde geri alana kadar bu haklı talebimizi sürdüreceğiz. Biz, köylerimizde kooperatifçiliğe dayalı o eski, bereketli üretim modeli yeniden filizlensin istiyoruz. Korkmadan, yılmadan, haksızlığın karşısında dimdik durarak bu yolu bizimle yürüyenler, Hürriyet Köyü’nün geleceğini inşa eden gerçek kahramanlardır. Bizimle olmayanlar kendi vefasızlıklarına üzülsün, hayıflansın! Birlik olmak yerine ayrılık tohumu ekenlere, bu onurlu vakar karşısında vefasızlığı seçenlere zul olsun! Biz inananlarla yola çıktık, inananlarla da o menzile varacağız! Yanımızda duran da, karşımızda duran da bilsin ki; Hürriyet Köyü hakkı olanı alana kadar bu davanın peşini bırakmayacaktır. O boynu bükük kalmış topraklar yeniden dikilene, sokaklarımız çocuk sesleriyle dolana kadar bu gayretimizden vazgeçmeyeceğiz.”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube Başkanı Fatih Gümüş, sendikanın yetki sürecine ilişkin yaptığı kapsamlı açıklamada, sendikal mücadelede ilke, adalet, liyakat ve hukukun üstünlüğü vurgusu yaptı. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bursa Teknik Üniversitesi’nde mutabakat sayım tutanaklarının imzalandığını açıklayan Gümüş, şube sorumluluk bölgesinde üye sayısının artırılarak önemli bir başarıya imza atıldığını belirtti. Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şubesi’nin 3 bin 623 üyeye ulaştığını ifade eden Gümüş, bu tablonun yalnızca sayısal bir büyüme değil, aynı zamanda sendikal duruşa, ilkelere ve hak mücadelesine duyulan güvenin göstergesi olduğunu söyledi. “2027’de Yazılacak Tarihi Başarının Temellerini Attık” Sendikal alandaki mücadelelerinin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Fatih Gümüş, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya devam edeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şube sorumluluk bölgemizde üye sayımızı artırarak 2027 yılında yazacağımız tarihi başarının temellerini attık. Kirlenen sendikal zemin mutlak suretle temizlenmelidir. Bunu bir görev olarak görüyoruz. Vakit tamam, şimdi sıra yetkide.” Gümüş, özellikle eğitim camiasında sendikal anlayışın yeniden güven ve ilke ekseninde şekillenmesi gerektiğini ifade ederek, Türk Eğitim-Sen’in birleştirici ve bütünleştirici sendikacılık anlayışıyla hareket ettiğini söyledi. “Baskılara Rağmen Dimdik Ayakta Durduk” Açıklamasında sendika üyelerine teşekkür eden Fatih Gümüş, süreç boyunca çeşitli baskılar, tehditler ve korku ortamı oluşturulmaya çalışıldığını öne sürerek üyelerin kararlı duruşunun kendilerine güç verdiğini dile getirdi. “Her türlü baskı, zorlama ve oluşturulmaya çalışılan korku iklimine rağmen kararlı bir şekilde dimdik ayakta duran üyelerimizle birlikte hakkı, hukukun üstünlüğünü, adaleti ve liyakati savunduk, savunmaya da devam edeceğiz.” Türk Eğitim-Sen’in yalnızca bir sendikal yapı değil, aynı zamanda hak mücadelesinin güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Gümüş, eğitim ve bilim çalışanlarının sesi olmaya devam edeceklerini kaydetti. “Etkili Sendikacılıktan Taviz Vermeyeceğiz” Türk Eğitim-Sen’in yıllardır hak arama mücadelesinde öncü bir rol üstlendiğini ifade eden Gümüş, açıklamasında etkili sendikacılık vurgusu yaptı. “Kutlu hak mücadelesiyle takip edilen sendikamız Türk Eğitim-Sen, hak ve kazanımlarımız için hakkı haykırmaktan geri durmadan, cesur bir duruşla etkili sendikacılık yapmaya devam edecektir.” Gümüş, eğitim çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları, liyakat sistemi ve mesleki saygınlık gibi konularda mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. “Günlük Menfaatler Değil, Ömürlük İlkeler” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise sendika üyelerine yönelik teşekkür mesajı oldu. Fatih Gümüş, sendikal mücadelede ilkeli duruş sergileyen üyelerin önemli bir örnek ortaya koyduğunu ifade etti. “Her türlü tehdit, ahlaksız teklif, şantaj, makam tefeciliği ve menfaat tacirliğine karşı dik duruş sergileyen ve bu duruşundan asla taviz vermeyen; günlük menfaatleri değil ömürlük ilkeleri kendisine rehber edinen; devrin adamı değil her devirde adam olan kocaman yürekli 3 bin 623 üyemize sonsuz teşekkür ediyoruz.” Bu sözler, salonda ve teşkilat içerisinde büyük yankı uyandırırken, sendikal birlik ve dayanışma mesajı olarak değerlendirildi. Genel Merkez ve Teşkilata Teşekkür Fatih Gümüş açıklamasında Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan başta olmak üzere genel başkan yardımcılarına da teşekkür etti. Gümüş, sendikanın her kademesinde görev alan yöneticilerin ve temsilcilerin özverili çalışmaları sayesinde önemli bir teşkilat başarısı elde edildiğini söyledi. Açıklamada Genel Başkan Yardımcıları Selahattin Dolgun, Orhan Kütük, Mahmut Sunay Kabayel, İrfan Kılınçer, Fatih İşcan ve Hüsami Erten’in yanı sıra ilçe temsilcileri, kadın kolları komisyonu üyeleri, şube başkan yardımcıları, denetim ve disiplin kurulları ile danışma kurulu üyelerine de teşekkür edildi. Bursa Teknik Üniversitesi temsilcileri Bahaddin Karaca ve Serhat Binbir ile yönetim kurulu üyelerinin de süreçte önemli katkılar sunduğu ifade edildi. “Teşkilatımızın Her Kademesi Büyük Emek Verdi” Şube yönetim kurulu üyeleri İbrahim Erhan ve Emiralp Karadeniz’in yıl boyunca teşkilatlanma çalışmalarında aktif görev aldığı belirtilirken, sendika yönetici asistanı Sevil Kanmaz’a da katkılarından dolayı teşekkür edildi. Gümüş ayrıca geçmiş dönemlerden bugüne sendikanın büyümesi için mücadele eden kurucu isimlere, genel kurul delegelerine ve teşkilatın her kademesinde görev alan isimlere özel teşekkür mesajı verdi. “İyi Ki Birlikteyiz” Duygusal ifadelerin de yer aldığı açıklamada Fatih Gümüş, ailesine ve özellikle eşi Tuba Gümüş’e de desteklerinden dolayı teşekkür etti. “Her yetki döneminde olduğu gibi bu dönemde de desteğini her zaman arkamda hissettiğim biricik eşim, hayat arkadaşım Tuba Gümüş’e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” Açıklamasını “Var olsun teşkilat, yaşasın Türk Eğitim-Sen” sözleriyle tamamlayan Gümüş’ün mesajı, sendika üyeleri ve eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Sendikal Mücadelede Yeni Dönem Mesajı Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’nin yaptığı açıklama, sendikal alanda yeni döneme yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumlandı. Özellikle yetki sürecine yönelik verilen birlik ve kararlılık mesajları, önümüzdeki dönemde sendikal rekabetin daha da yoğunlaşacağının işareti olarak değerlendiriliyor. Eğitim çalışanlarının haklarını savunma noktasında kararlı olduklarını belirten sendika yönetimi, önümüzdeki süreçte saha çalışmalarını artırarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflediklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.