Hava Durumu

#Hak Arama

- Hak Arama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hak Arama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı Haber

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı

İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılık vakalarında banka müşterilerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla banka şubesi önünde basın açıklaması yaptı. İlçe teşkilatı adına konuşan Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, bankacılık sistemindeki güvenlik uygulamaları ile mevcut mevzuatın yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Açıklamanın, teşkilata başvurarak dolandırıcılık nedeniyle mağduriyet yaşadığını bildiren bir vatandaşın durumu üzerine gerçekleştirildiği belirtildi. Saraç, benzer vakaların yalnızca bireysel mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek bankalar, denetleyici kurumlar ve mevzuata ilişkin eleştirilerde bulundu. Bankaların güvenlik önlemlerini eleştirdi Saraç, bankaların müşterilerin hesap güvenliğini sağlamak için daha güçlü ve çok aşamalı kontrol mekanizmaları uygulaması gerektiğini söyledi. Dolandırıcılık vakalarında olağan dışı para transferleri ile kredi işlemlerinin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini savunan Saraç, bazı olaylarda dolandırıcıların mobil bankacılık üzerinden kredi kullanıp parayı farklı hesaplara aktarabilmesinin güvenlik sistemlerinin sorgulanmasına neden olduğunu belirtti. Saraç ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun tüketicilerin korunması açısından yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. BDDK ve başvuru süreçleri gündeme getirildi Basın açıklamasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) denetim süreçleri de eleştirildi. İYİ Parti heyeti, dolandırıcılık mağdurlarının savcılığa başvurmasının ardından Türkiye Bankalar Birliği Hakem Heyeti sürecinde karşılaştığı öne sürülen sorunların giderilmesini istedi. Mevcut uygulamalarda vatandaşların hak arama yolları arasında çelişkiler bulunduğunu savunan Saraç, mağdurların hem adli makamlara başvurabilmesinin hem de diğer hak arama mekanizmalarından yararlanabilmesinin önünün açık tutulması gerektiğini söyledi. Meclis için 5 maddelik düzenleme çağrısı İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılıkla mücadele kapsamında beş başlık altında taleplerini açıkladı: Bankacılık sistemindeki dolandırıcılık iddialarının şeffaf biçimde incelenmesi,Veri güvenliği konusunda ihmali veya sorumluluğu bulunanların araştırılması,5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda hesap sahiplerinin korunmasını güçlendirecek düzenlemeler yapılması,Savcılığa yapılan suç duyurularının TBB Hakem Heyeti'ne başvuru hakkının önünde engel oluşturmaması,Dolandırıcılık nedeniyle zarara uğrayan banka müşterilerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması. Saraç, taleplerin yasal düzenlemeye dönüştürülmesi için konunun TBMM gündemine taşınmasını istediklerini belirtti. Basın açıklamasının ardından protesto sloganlarla sona ererken İYİ Parti heyeti, telefon ve siber dolandırıcılık mağdurlarının yaşadığı sorunları gündemde tutacaklarını ve konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı Haber

İşçiler adliye koridorlarında, sendikal kriz mahkemeye taşındı

Bursa'da enerji sektörünün en kritik raporlarından biri olan BursaGaz bünyesinde gerçekleşen çıkış çıkışları ve sendikal yetki tartışmaları, giderek sertleşen bir işçi-işveren kopmuş durumda. Direnişin 13. işçileri, hem işten ayrılmaları hem de toplu iş sözleşmesi sürecini protesto ederek hukuki ve fiili mücadelelerini sürdürdüklerini açıkladı. İşçiler ve bazı sendikal yapılar, işveren ile TES-İŞ arasında düzenlenen yetkili itiraz davasını "süreci uzatma ve işçinin işten ayrılma girişimi" olarak nitelendiriyor. Yapılan açıklamalarda, yargı süreci hızla sonlandırılabilirken, bekletilerek uzatıldığı iddiayla sert eleştiriler yöneltildi. “Adalet süreci tutuklu olarak mı uzatılıyor?” tartışması İşçi temsilcileri, davanın dosya üzerinden sonuçlandırılabilir nitelikte olmasına rağmen ilerlemeli şekilde ilerlemesinin “sermaye faaliyet zamanını kazanma stratejisi” öne çıkıyor. Bu iddialar, yargı sürecinin süreçlerine yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Öte yandan, adliye süreçlerini takip etmek üzere aileleriyle birlikte geldiklerinde güvenlik güçleriyle karşı karşıya kaldıklarını, adliye koridorlarında “suçlu muamelesi” gördüklerini ifade ederek duruma tepki gösterdi. Adliye önünde gergin bekleyiş Direnişin 13. işçisi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi önünde toplanarak davaları takip etti. Açıklamalarda, çıkışın bozulduğu enerjinin işe yaraması sağlanıra ve “insanca çalışma koşulları” içeren bir toplu iş sözleşmesi imzalanana kadar mücadeleden geri adım atılmayacağı vurgulandı. İşçi toplu, özellikle enerji sektöründe örgütlenme mücadelesinin baskı/alınmaya çalışıldığını savunma süreci olarak “hak arama mücadelesine karşı sistematik bir engelleme” olarak tanımladı. “Baskılar bizi durduramaz” mesajı İşçilerin baskı ve baskı iddialarına rağmen geri adım atmayacaklarını belirten şu mesaj verildi: Mücadele ediliyordu, işten ayrılanlar geri alınacak ve toplu iş süreci süreci yeniden şekillenecek. Açıklamalarda ayrıca DİSK ve Enerji-Sen destekli bir örgütlenme hattı üzerinden hareket edildiği de vurgulandı. Valilikte kritik görüş Gelişmelere paralel olarak sendika temsilcilerinin Bursa Valiliği bünyesinde bir toplantı gerçekleştirdiği bildirildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin ilerleyen günlerinde daha da kritik bir aşamaya gelinmesi bekleniyor. Tünelinyan BursaGaz'daki işçi hareketi, yalnızca bir işten ayrılma krizi değil; aynı zamanda sendikal temsil, toplu sözleşme hakkı ve yargı süreci üzerinden genişleyen, çok parçalı bir çatışmaya dönüşmüş durumda. Tarafların karşılıklı sert açıklamaları, günün geriliminde daha da artabileceğine işaret ediyor.

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu” Haber

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu”

Karacabey Hürriyet Köyü'nde 1800 dönümlük mera için “kamu orta malı” tescili: Köylülerden sevinçli karşılamayla açıklama Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet Köyü'nde uzun süredir devam eden mera ve arazi mücadelesinde önemli bir hukuki sonuç ortaya çıktı. Yaklaşık 1800 kayıtlı kayıt defteri “kamu orta malı” olarak köy halkı tarafından yeniden tescil edilerek “tarihi kaydedilebilir” olarak değerlendirildi. Süreçte, köylülerin ortak kullanım alanı olarak görülen arazilerdeki olaylara ilişkin hukuki süreçlerin ardından netleşirken, kararın köyde geniş yankı uyandırdığı bildirildi. “Emanet toprakların yeniden köyün kullanımında” Köyde yürütülen hak arama yöntemiyle yöneten Bayram Efe, alınan kararı “köylün emeğinin ve mücadelesinin sonucu” olarak nitelendirdi. Efe, mera teknolojisinin yeniden kamu orta malların alınmasının, köyün ortak kullanım haklarının güvence altına alınmasını ifade etti. Açıklamalarda, söz konusu arazilerin köydeki ortak kullanımının açık olduğu, bireysel mülkiyet ya da satışa konulamayacak olduğu vurgulandı. Köylüler, kararın uzun süredir devam ettiğini devam eden belirsizliği ortadan kaldırdığını belirttiği duygularını dile getirdi. Devlet kurumlarına teşekkür edildi, süreçte destek veren kamu sağlayıcılarına teşekkür edildi. Özellikle Erol Ayyıldız başta olmak üzere, süreç boyunca katkı teklifleri belirtilen kurum temsilcilerine ve ilgili idari birimlere teşekkür ifadeleri aldı. Köylüler, sürecin hukuki yapısının yapısının öneminin dikkat edilmesi, kamu kurallarının ihlalinin “sorunun çözümünde bileşiminde rol oynadığını” ifade etti. “Mera köyünün ortak yaşam alanıdır” vurgusu Köy sakinlerinin, meraların yalnızca bir arazi parçası olmadığını, hayvancılık ve kırsal yaşanabilirlik açısından kritik ortak bir alan olduğunu belirtti. Kararın, köyde üretim programının devamı ve kırsal ekonominin korunmasının önemli olduğu ifade edildi. Tartışmalar ve beklentiler Köydeki açıklamalarda, geçmişte yaşanan iddiaların bazı ayrıcalıkları ve kullanım değişikliklerine da değinilirken, bundan sonraki sürecin benzer şekilde yaşanmaması için hukuki durumunun korunması vurgulandı. Bazı köylüler, kararın yalnızca mera alanında olmadığını, köydeki diğer taşınmazlara ilişkin sorunlarla ilgili yeniden gündeme getirildiğini ifade etti. Ancak resmi, mevcut kararın yalnızca mera yöntemleriyle ilgili olduğunu hatırlattı. “Süreç hukuki zeminde devam edecek” Köydeki açıklamalarda, bundan sonraki adımlarda hukuk çerçevesinin sürdürüleceği, tüm taleplerin mercilere iletilmeye devam edeceği belirtildi. Köylüler, ortak kullanım süresinin korunması konusunda kararlılık mesajı verdi. Hürriyet Köyü'ndeki gelişme, Karacabey gezisinde uzun süredir devam eden gündemde olan arazi ve mera kullanım tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. “Dedelerimizin Helal Mirasını Koruduk” Mücadelenin sadece bir toprak davası olmadığını vurgulayan Bayram Efe, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bizim mücadelemiz, sadece bir avuç toprak mücadelesi değil sevgili dostlar… Bizim mücadelemiz; geçmişin hafızasını, geleceğin umudunu kurtarma mücadelesidir. ‘Biz hazır bir köye gelmedik; bir arazi satın aldık, alın terimizle orayı köy yaptık’ diyen dedelerimizin helal mirasını ve emanetini koruma gayretidir. Çok şükür, adalete olan inancımız ilk büyük meyvesini verdi. İnandık, hukuka güvendik ve meralarımızın bir kısmını —yaklaşık 1800 dönüm yerimizi— yeniden devletimizin eliyle ‘Kamu Orta Malı’ olarak tescillettik.” Toprak Tamamen Köylünün Kullanımındadır” Kafalardaki “Tapu kimde?” sorusuna da açıklık getiren Efe, arazilerin belediye işgalinden kurtarıldığını belirterek köylüyü bilgilendirdi: “Sevgili Hürriyet Köylüleri, meraların tapusu Hürriyet Köyü adına çıktı! Ancak bu tapu şahsi malımız gibi cebimize girmeyecek, çünkü buralar tüm köyün ortak malıdır. Devlet bu yerleri belediyenin elinden aldı ve üzerine ‘Hürriyet Köyü halkının ortak malıdır’ mührünü vurdu. Tarım İl Müdürlüğü buraları bizim adımıza koruma altına aldı. Artık Karacabey Belediyesi buraya dokunamaz, satamaz. Fiziki olarak tapu senetleri devlet arşivinde durur; ancak üzerinde bu mühür olduğu müddetçe o toprağı köylümüzden başka hiç kimse kullanamaz, çivi çakamaz. Kâğıt devlettedir ama toprağın tüm sahipliği hukuken köylüdedir. Huzurla uyusun babalarınız, annelerimiz, dedelerimiz…” Devlet Yetkililerine ve Basına Teşekkür Bu süreçte köylünün sesini duyan ve destek olan isimleri unutmayan Bayram Efe, başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız olmak üzere tüm destekçilere teşekkürlerini sundu: “Bu haklı davada bizi yalnız bırakmayan; başta bize babalık yapan Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’a ve değerli vali yardımcılarımıza, Ankara’da TBMM kürsülerinde sesimizi duyan kıymetli milletvekillerimize, Tarım İl Müdürümüz İbrahim Acar’a, mera komisyon müdürlerimize, sesimiz olan Bursa basınımıza ve her zaman yanımızda duran köylülerimize yürekten teşekkür ederim.” “Menzile Varana Kadar Bir Adım Geri Atmayacağız!” Zaferin bir başlangıç olduğunu ve Hürriyet Köyü’nün tüm hakları iade edilene kadar yürüyüşün süreceğini belirten Efe, birlik ve beraberlik mesajı vererek meydan okudu: “Eksiklerimizi tamamlamak için yürüyüşümüz nezaketle ve kararlılıkla devam edecektir. Kooperatif yerimizi, satılan 850 dönüm arazimizi, kahvehanemizi, köy konağımızı ve konserve fabrikamızı da hukuk çerçevesinde geri alana kadar bu haklı talebimizi sürdüreceğiz. Biz, köylerimizde kooperatifçiliğe dayalı o eski, bereketli üretim modeli yeniden filizlensin istiyoruz. Korkmadan, yılmadan, haksızlığa karşı dimdik durarak bu yolda bizimle yürüyenler, Hürriyet Köyü'nün gücünde inşa eden gerçek kahramanlardır. Bizimle olmayanlar kendi vefasızlıklarına üzülün, hayıflansın! Birlik olmak yerine ayrılık tohumu ekenlere, bu onurlu vakar karşısında vefasızlığın seçenlere zul olsun! Biz inananlarla yola çıktık, inananlarla da o menzile varacağız! Yanımızda duran da, karşımızda duran da bilsin ki; Hürriyet Köyü hakkının alanına kadar bu davanın peşini bırakmayacaktır. O boyun bükük kalmış topraklar yeniden dikilene, sokaklarımız çocuk sesleriyle dolana kadar bu çabamızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şube Başkanı Fatih Gümüş, sendikanın yetkilerinin ayrıntılı tanıtımlarını, sendikal mücadelede ilkesini, adaleti, liyakat ve hukuk hakkını vurguladı. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bursa Teknik Üniversitesi'nde mutabakat sayım tutanaklarının imzalandığını belirten Gümüş, mağaza sorumluluğu bölgesindeki üye birimlerinin artırılarak önemli bir başarı imza atıldığını belirtti. Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şubesi'nin 3 bin 623 üyeye ulaştığını ifade eden Gümüş, bu tablonun yalnızca dijital bir büyüme olmadığını, aynı zamanda sendikal duruşa, ilkelere ve hak mücadelesine politikaların dayanışmanın göstergesi olduğunu söyledi. “2027'de Yazılacak Tarihi Başarının Temellerini Attık” Sendikal alanda mücadelelerinin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Fatih Gümüş, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya devam edeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şube sorumluluğu bölgemizde üye sayımızı artırarak 2027 yılında yazacağımız tarihin başarının temellerini attık. Kirlenen sendikal zemin mutlak suretle temizlenmelidir. Bunu bir görev olarak görebiliriz. Vakit tamam, şimdi sıra yetkide." Gümüş, özellikle eğitim camiasında sendikal anlayışın yeniden güven ve ilke politikasında şekillenmesi ifade ederek, Türk Eğitim-Sen'in birleştirici ve bütünleştirici sendikacılık anlayışıyla hareket ettiğini söyledi. “Baskılara Rağmen Dimdik Ayakta Durduk” Açıklamasında sendika üyelerine teşekkür eden Fatih Gümüş, süreç boyunca çeşitli baskılar, tehditler ve korku ortamı oluşturulmaya çalışıldı öne sürerek Üyelerin kararlı durumda tutulmalarının kendilerinin güçlerini tavsiye etmeleri dile getirildi. “Her türlü baskı, zorlama ve oluşturulmaya çalışılan korku iklimine rağmen kararlı bir şekilde dimdik ayakta duran üyelerimizle birlikte hakkı, hukukun üstünlüğü, adaleti ve liyakati savunduk, savunmaya da devam ediyor.” Türk Eğitim-Sen'in yalnızca bir sendikal yapı olmadığını, aynı zamanda hak mücadelesinin güçlü bir lideri olduğunu belirten Gümüş, eğitim ve bilim çalışanlarının sesini sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti. “Etkili Sendikacılıktan Taviz Vermeyeceğiz” Türk Eğitim-Sen'in yıllardır hak arama mücadelesinde bir rol üstlendiğini ifade eden Gümüş, açıklamada etkili sendikacılığın altını çizdi. “Kutlu hak mücadelesiyle takip edilen sendikamız Türk Eğitim-Sen, hak ve sermayelerimiz için hakkımızı haykırmaktan geri durmadan, cesur bir duruşla etkili sendikacılık yapmaya devam ödülü.” Gümüş, eğitim çalışanlarının özlü haklarını, çalışma koşullarını, liyakat sistemi ve yetenekli şöhretlik gibi mücadelecilerini sürdüreceklerini belirtti. “Günlük Menfaatler Değil, Ömürlük İlkeler” Açıklamanın en dikkat gerektiren temizliğin biri ise Sendika Üyelerine yönelik teşekkür mesajı oldu. Fatih Gümüş, sendikal mücadelede ilkeli duruşu sergileyen Üyelerin önemli bir örneğini ortaya koymasını ifade etti. “Her türlü tehdit, ahlaksız teklifler, şantaj, makam tefeciliği ve menfaat tacirliğine karşı dik durma sergileyen ve bu tutukluktan asla ödün vermeden; günlük menfaatleri değil yıllık olarak kendisine rehber edinen; devrin adamı değil her devirde adam olan yürekli yürekli 3 bin 623 üyemize sonsuz teşekkür ediyoruz.” Bu sözler, salonda ve teşkilat içerisinde büyük yankı uyandırırken, sendikal birlik ve dayanışma mesajı olarak değerlendirildi. Genel Merkez ve Teşkilata Teşekkür Fatih Gümüş açıklamasında Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan'a özellikle genel başkan yardımcılarına teşekkür etti. Gümüş, sendikanın her aşamada görev alanından temsilcilerin ve temsilcilerin özverili çalışmaları sayesinde önemli bir teşkilat başarısının elde edildiğini söyledi. Açıklamada Genel Başkan Yardımcıları Selahattin Dolgun, Orhan Kütük, Mahmut Sunay Kabayel, İrfan Kılınçer, Fatih İşcan ve Hüsami Erten'in yanı sıra ilçe temsilcileri, kadın topluluk komisyonları üyeleri, başkan yardımcıları, denetim ve disiplin kurulları ile üyelere teşekkür edildi. Bursa Teknik Üniversitesi temsilcileri Bahaddin Karaca ve Serhat Binbir ile yönetim kurulu üyelerinin süreç içerisinde önemli katkıları sunuldu. “Teşkilatımızın Her Kademesi Büyük Emek Verdi” Şube yönetim kurulu Üyeleri İbrahim Erhan ve Emiralp Karadeniz'in yıl boyunca teşkilatlanma çalışmalarında aktif görev verildiği belirtilirken, sendika sendika eylemleri Sevil Kanmaz'a da katkılarından dolayı teşekkür edildi. Gümüş ayrıca geçmiş dönemlerden sendikanın büyümesi için mücadele eden kurucu isimlere, genel kurul delegelerine ve teşkilatının her kademesinde görev alan adlarına özel teşekkür mesajı verdi. “İyi Ki Birlikteyiz” Duygusal sıkıntıların de yer aldığı Fatih Gümüş, ailesi ve özellikle eşi Tuba Gümüş'e desteklerinden dolayı teşekkür etti. “Her yetki döneminde olduğu gibi bu dönemde de kayıtlı olan her zaman arkamda olan biricik arkadaşım, hayat arkadaşım Tuba Gümüş'e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” Açıklamasını “Var olsun teşkilatı, yaşasın Türk Eğitim-Sen” sözleriyle Gümüş'ün mesajı, Sendika Üyeleri ve eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Sendikal Mücadelede Yeni Dönem Mesajı Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şube'nin yaptığı açıklama, Sendikal alanda yeni döneme yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumlandı. Özellikle basın yayınlarına yönelik verilen birlik ve kararlılık mesajları, tüm dönemde sendikal rekabetin daha da yoğunlaştığının işareti olarak değerlendiriliyor. Eğitim çalışanlarının haklarını savunma faaliyetlerini artırmayı, sendikalaşmayı, sürekli olarak saha çalışmalarını artırarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemelerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.