Hava Durumu

#Güven

- Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cebimizdeki küçük paralardan büyük ekonomik değişime: Türk Lirası’nın dönüşümü Haber

Cebimizdeki küçük paralardan büyük ekonomik değişime: Türk Lirası’nın dönüşümü

Bir dönem günlük hayatın vazgeçilmezleri arasında yer alan küçük değerli madeni paralar, bugün ekonomik geçmişin sembolleri olarak hatırlanıyor. geçmişteki küçük tutarın dahi hesaplandığı dönemlerden, yüksek süreçlerin sıradanlaştığı çürümeye uzanan süreç, Türkiye ekonomisindeki değişim de göz önünde seriyor. Ekonomideki dönüşümün yalnızca fiyatların ve paranın üstündekilerin genişletilmesiyle sınırı kalmadı. Enflasyon, tasarruf verimliliğinden gelecek planlarına kadar pek çok alanda davranış biçimlerini değiştirdi. Üretim ve tasarruf anlayışı değişti Cumhuriyetin ilk kapasitesi sınırlı kaynaklarla üretimin büyümesini artırmak, mali disiplini sağlamak ve ekonomik bağımsızlığı sağlamak için fonksiyonel hedefler arasında bulunuyordu. Zaman içerisinde ise tüketim, borçlanma ve dış kaynaklara dayalı büyüme modellerinin ağırlığı arttı. Bu süreçte ithalata bağlılık ve yüksek katma değerli üretimin yeterince geliştirilememesi, ekonominin dış gelişmelere karşı daha hassas hale getirilmesine neden olan unsurlar arasında çalışıldı. Enflasyonun paranın boyutunu değiştirdi Ekonomik hayatın önemli birikimlerinden biri olan enflasyon, paranın satın alma gücü de önemli ölçüde tükeniyor. Fiyatların sürekli artmasıyla birlikte tasarruf ve harcama tercihleri ​​değişirken, uzun vadeli ekonomik planlama da zorlaştı. 2005 yılında Türk Lirası'ndan altı sıfır atılması ise bu oyunların en dikkat çekici adımlarından biri oldu. Para biriminin programlama ve programlamalarının kolaylaştırılması düzenlemesi, ancak ekonomik istikrarın tek başına bir göstergesi olmadı. Güven Ekonomik açıdan bir para biriminin gücü, yalnızca üzerindeki rakamlarla ölçülmüyor. Üretim kapasitesi, fiyat istikrarı, kurumlara güven ve planlanabilirler paranın gerçek değerinin odaklandığı politikanın temel unsurları arasında yer alıyor. Bu nedenle geçmişteki küçük miktarlardaki bile önem taşıyan dönemlerden bugün çok daha yüksek düzeyde konuşulan ekonomik ortamlar arası geçiş, yalnızca genişleyen bir değişim olarak değerlendirilmiyor. ekonomi Güçlü, güçlü para Ekonomide kalıcı istikrar için hukuk güvenliği, planlanabilir politikalar, etkin kurumlar, liyakat ve yüksek katma değerli üretimin öne çıkarılması gerektiği belirtiliyor. Geçmişin küçük madeni paraları bugün kullanımdan ölçüde büyük kalkmış olsa da ekonomik açıdan önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Paranın değerlerinin büyüklüğü değil, onu destekleyen ekonomik yapıyı belirliyor.

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz” Haber

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No’lu Şube’den Güçlü Mesaj: “Günlük Menfaatleri Değil, Ömürlük İlkeleri Rehber Edinen 3 Bin 623 Üyemizle Daha Güçlüyüz”

Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şube Başkanı Fatih Gümüş, sendikanın yetkilerinin ayrıntılı tanıtımlarını, sendikal mücadelede ilkesini, adaleti, liyakat ve hukuk hakkını vurguladı. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Bursa Teknik Üniversitesi'nde mutabakat sayım tutanaklarının imzalandığını belirten Gümüş, mağaza sorumluluğu bölgesindeki üye birimlerinin artırılarak önemli bir başarı imza atıldığını belirtti. Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şubesi'nin 3 bin 623 üyeye ulaştığını ifade eden Gümüş, bu tablonun yalnızca dijital bir büyüme olmadığını, aynı zamanda sendikal duruşa, ilkelere ve hak mücadelesine politikaların dayanışmanın göstergesi olduğunu söyledi. “2027'de Yazılacak Tarihi Başarının Temellerini Attık” Sendikal alanda mücadelelerinin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayan Fatih Gümüş, eğitim çalışanlarının haklarını savunmaya devam edeceklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şube sorumluluğu bölgemizde üye sayımızı artırarak 2027 yılında yazacağımız tarihin başarının temellerini attık. Kirlenen sendikal zemin mutlak suretle temizlenmelidir. Bunu bir görev olarak görebiliriz. Vakit tamam, şimdi sıra yetkide." Gümüş, özellikle eğitim camiasında sendikal anlayışın yeniden güven ve ilke politikasında şekillenmesi ifade ederek, Türk Eğitim-Sen'in birleştirici ve bütünleştirici sendikacılık anlayışıyla hareket ettiğini söyledi. “Baskılara Rağmen Dimdik Ayakta Durduk” Açıklamasında sendika üyelerine teşekkür eden Fatih Gümüş, süreç boyunca çeşitli baskılar, tehditler ve korku ortamı oluşturulmaya çalışıldı öne sürerek Üyelerin kararlı durumda tutulmalarının kendilerinin güçlerini tavsiye etmeleri dile getirildi. “Her türlü baskı, zorlama ve oluşturulmaya çalışılan korku iklimine rağmen kararlı bir şekilde dimdik ayakta duran üyelerimizle birlikte hakkı, hukukun üstünlüğü, adaleti ve liyakati savunduk, savunmaya da devam ediyor.” Türk Eğitim-Sen'in yalnızca bir sendikal yapı olmadığını, aynı zamanda hak mücadelesinin güçlü bir lideri olduğunu belirten Gümüş, eğitim ve bilim çalışanlarının sesini sürdürmeye devam edeceklerini kaydetti. “Etkili Sendikacılıktan Taviz Vermeyeceğiz” Türk Eğitim-Sen'in yıllardır hak arama mücadelesinde bir rol üstlendiğini ifade eden Gümüş, açıklamada etkili sendikacılığın altını çizdi. “Kutlu hak mücadelesiyle takip edilen sendikamız Türk Eğitim-Sen, hak ve sermayelerimiz için hakkımızı haykırmaktan geri durmadan, cesur bir duruşla etkili sendikacılık yapmaya devam ödülü.” Gümüş, eğitim çalışanlarının özlü haklarını, çalışma koşullarını, liyakat sistemi ve yetenekli şöhretlik gibi mücadelecilerini sürdüreceklerini belirtti. “Günlük Menfaatler Değil, Ömürlük İlkeler” Açıklamanın en dikkat gerektiren temizliğin biri ise Sendika Üyelerine yönelik teşekkür mesajı oldu. Fatih Gümüş, sendikal mücadelede ilkeli duruşu sergileyen Üyelerin önemli bir örneğini ortaya koymasını ifade etti. “Her türlü tehdit, ahlaksız teklifler, şantaj, makam tefeciliği ve menfaat tacirliğine karşı dik durma sergileyen ve bu tutukluktan asla ödün vermeden; günlük menfaatleri değil yıllık olarak kendisine rehber edinen; devrin adamı değil her devirde adam olan yürekli yürekli 3 bin 623 üyemize sonsuz teşekkür ediyoruz.” Bu sözler, salonda ve teşkilat içerisinde büyük yankı uyandırırken, sendikal birlik ve dayanışma mesajı olarak değerlendirildi. Genel Merkez ve Teşkilata Teşekkür Fatih Gümüş açıklamasında Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan'a özellikle genel başkan yardımcılarına teşekkür etti. Gümüş, sendikanın her aşamada görev alanından temsilcilerin ve temsilcilerin özverili çalışmaları sayesinde önemli bir teşkilat başarısının elde edildiğini söyledi. Açıklamada Genel Başkan Yardımcıları Selahattin Dolgun, Orhan Kütük, Mahmut Sunay Kabayel, İrfan Kılınçer, Fatih İşcan ve Hüsami Erten'in yanı sıra ilçe temsilcileri, kadın topluluk komisyonları üyeleri, başkan yardımcıları, denetim ve disiplin kurulları ile üyelere teşekkür edildi. Bursa Teknik Üniversitesi temsilcileri Bahaddin Karaca ve Serhat Binbir ile yönetim kurulu üyelerinin süreç içerisinde önemli katkıları sunuldu. “Teşkilatımızın Her Kademesi Büyük Emek Verdi” Şube yönetim kurulu Üyeleri İbrahim Erhan ve Emiralp Karadeniz'in yıl boyunca teşkilatlanma çalışmalarında aktif görev verildiği belirtilirken, sendika sendika eylemleri Sevil Kanmaz'a da katkılarından dolayı teşekkür edildi. Gümüş ayrıca geçmiş dönemlerden sendikanın büyümesi için mücadele eden kurucu isimlere, genel kurul delegelerine ve teşkilatının her kademesinde görev alan adlarına özel teşekkür mesajı verdi. “İyi Ki Birlikteyiz” Duygusal sıkıntıların de yer aldığı Fatih Gümüş, ailesi ve özellikle eşi Tuba Gümüş'e desteklerinden dolayı teşekkür etti. “Her yetki döneminde olduğu gibi bu dönemde de kayıtlı olan her zaman arkamda olan biricik arkadaşım, hayat arkadaşım Tuba Gümüş'e sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.” Açıklamasını “Var olsun teşkilatı, yaşasın Türk Eğitim-Sen” sözleriyle Gümüş'ün mesajı, Sendika Üyeleri ve eğitim camiasında geniş yankı uyandırdı. Sendikal Mücadelede Yeni Dönem Mesajı Türk Eğitim-Sen Bursa 2 No'lu Şube'nin yaptığı açıklama, Sendikal alanda yeni döneme yönelik güçlü bir mesaj olarak yorumlandı. Özellikle basın yayınlarına yönelik verilen birlik ve kararlılık mesajları, tüm dönemde sendikal rekabetin daha da yoğunlaştığının işareti olarak değerlendiriliyor. Eğitim çalışanlarının haklarını savunma faaliyetlerini artırmayı, sendikalaşmayı, sürekli olarak saha çalışmalarını artırarak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemelerini ifade etti.

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu Haber

200 bin TL'lik fuhuş pazarlığı! Ünlü oyuncunun mesajları ifşa oldu

İstanbul'da ünlü isimlere uygulanan prosedür ve fuhuş soruşturmasıyla ilgili yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Kütüphane ve Terapi ile ilgili mekanlara yönelik soruşturma kapsamında toplanan şüphelilerin savcılık ifadeleri dosyaya yansıdı. "KÜTÜPHANE'DE UYUŞTURUCU KULLANILIYORDU" Soruşturma kapsamında 8 kişinin verdiği ifadelerde, "Kütüphane kayıtlı işletmede kullanılan madde kullanıldı" şeklindeki beyanlar dikkat çekti. Mekanın sahibi Ali Yaşar Koz'un aylık gelirinin 400 bin TL olduğu iddiaları reddedildi ve "Uyuşturucu madde kullanılsaydı bilirdik" dedi. "KANKA 100-100 BÖLÜŞÜRÜZ" Soruşturmada, oyuncu Aleyna Bozok ile tutukluluk şüphesi bulunan Yiğit Macit arasındaki yazışmalar ve para transferleri de incelendi. Yapılan incelemelerde Macit'in Bozok'a 200 bin TL dağıtıldığı ve mesajında ​​"Kanka 100-100 bölüşürüz" sağlığının kullanıldığı belirlendi. Bu yazışmalar, fuhuş iddialarını güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. "PARASINI ÖDEYECEĞİM, BANA GÜVEN" Mesaj kayıtlarında ayrıca Macit'in "Parasını ödeyeceğim, bana güven. Kartı ödeyeceğim" şeklinde kullanıldı, Bozok'un ifadesinde ekonomik sıkıntı yaşadığını belirttiği kart borcu için destek istediği görüldü. "KİMSEYLE PARA İÇİN ŞEY YAPMAYACAĞIM" Sabah'tan Deniz Yusufoğlu'nun haberine göre; Mektuplaşmalar arasında yer alan bir başka mesajda ise Bozok'un, "Çok dağıtılan. Kimseyle para için bir şey yapmayacağım. Seni mahcup etmek istemiyorum" hayatını kullanarak ortaya çıktı. Şüpheli Macit'in ise Bozok'a farklı kişilerle görüşmek için yönlendirildiği iddia edildi. Bozok, savcılık ifadesinde söz konusu para transferlerinin hastalıkları nedeniyle yardım amacıyla ileri sürdüğünü savundu. TERAPİ İŞLETMECİSİNDEN ESRAR İTİRAFI Terapi isimli mekanın işletmecisi Deniz Metin Yüksel'in ifadesinde ise esrar kullandığını kabul ettiği öğrenildi. Yüksel, maddeyi Telegram şirketleri üzerinden temin ettiğini söyledi. Operasyonların ardından operasyonlarda uygulanan uygulamaları bir süre devam eden Yüksel, aylık gelirinin 28 bin TL olduğunu beyan etti. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Soruşturma kapsamındaki işletme mekancileri, fenomen isimler ve oyuncuların da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında işlem yapılırken, dosyaya giren yeni ifadelerle birlikte incelemeler devam ediyor.

“GÜÇLÜ DEĞİL, GÜVEN VEREN YÖNETİMLER İÇİN YOLA ÇIKTIK” Haber

“GÜÇLÜ DEĞİL, GÜVEN VEREN YÖNETİMLER İÇİN YOLA ÇIKTIK”

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) başkan adaylığı ile ilgili yapılan açıklamalar, yönetim anlayışının aralıksız sorumluluğu, şeffaflık ve adaletin yer aldığı vurgulandı. Açıklamada, Sadi Aydın için verilen destek mesajı sergilendi. “Makam Değil, Sorumluluk Talibiyiz” Açıklamada, yönetimin talip bedelinin yalnızca bir görev üstlenmek olmadığı, aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve vicdani yükün ifade edildiği ifade edildi. Makamların, hesap verebilme bilinciyle hareket edenlerin omuzlarında yükseleceği görünürek şu ifadelere yer verildi: "Bizler makamsal talip sonuçları sadece bir göreve değil; bir sorumluluğa, bir vebale talip bulunur. Liyakat ve Şeffaflık Vurgusu Açıklamada, yönetim anlayışının temel ilkeleri açık şekilde ortaya konuldu. Adem kayırmacılığa karşı net bir durma sergilendiği belirtilirken, liyakat esaslı bir sistemin benimseneceği vurgulandı. "Bizim yolumuz; adam kayırmanın değil, liyakatin iletilmesi. Şeffaflığın korkanların değil, hesap vermekten çekinmeyenlerin yeridir orası." “Ortak Akıl ve Ortak Fayda Esas Olacak” Yönetim anlayışında bireysel çıkarların değil, ortak aklın ve esnafın menfaatinin esas olarak alınacağı ifade edildi. Makamın kişisel kazanç aracı olarak değil, hizmet aracı olarak görüleceği belirtildi. “Makamı şahsi menfaat için değil, ortak akıl ve ortak fayda için kullanacağız.” “Güven Veren Yönetimler kalıcıdır” Açıklamada, kalıcı başarının güçlü görünmesinden değil, güven vermekten geçmekten dikkat çekildi: "Güçlü yönetimler değil, güven veren yönetimler kalıcıdır. Koltuklar insanı büyütmez; insan, karakteriyle koltuğa değer katar." Net Mesaj: “Adalet, Cesaret ve Duruş” Destek mesajında, çözüm üretilmeyen, sorunlar biriken yönetim anlayışlarına karşı durma sergilenirken; adaletli, cesur ve kararlı bir yönetim anlayışının desteklendiği belirtildi. Tehdit ve kumpasla koltuklara karşı koruyucu karşı çıkar ve menfaat tekliflerine karşı çözümsüzlüğe dayalı anlayışlara karşı net bir tavrın ortaya konulduğu ifade edildi. “Doğru Yolda Birlikteyiz” Açıklamanın sonunda Sadi Aydın'a açık destek sağlandı ve şu sözlerle mesaj tamamlandı: "Sadi Aydın başkan yanındayız, arkandayız. Seninle doğru yoldayız." Bu açıklama, BESOB seçim sürecinin şeffaflık, adalet ve liyakat vurgusunun ön planının yeni bir yönetim anlayışının işareti olarak değerlendiriliyor.

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok” Haber

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok”

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaklaşan Gemlik Kent Konseyi seçimleri öncesinde yaptığı sert açıklamalarla adaylık genişnek önemli uyarılarda bulundu. Karaduman, sürecin basit bir görev yarışında olmadığını vurgulayarak, bunun Gemlik'in kalbinde doğrudan gelecekte ciddi bir “ahlaki ve yönetsel sınav” düzeninin çizildiğini söyledi. Adaylık başvurularının birlikte yürütülmesiyle birlikte sahada yoğun temasların sürdüğünü belirten Karaduman, Kent Konseyi gibi doğrudan halkın temsilini üstlenen bir yapıda görev alacak kişilerin geçmişlerinin tartışmasız şekilde temizlenmesini ifade etti. Açıklamada özellikle kamu vicdanına dikkat çeken Karaduman, geçmişte şaibe bulunan, akçeli işlerle anılan ya da güven zedeleyen açıklamalarla gündeme gelen kişilerin bu tür görevlere talip olmaması durumunu net bir dille dile dile getirdi. Karaduman, yalnızca seçim sürecinin olmadığını, seçim sonrasında belediye bünyesinde görevlendirilecek sekreterya ve benzeri roller için de aynı koşulların geçerli olduğunu belirtti. Bu görevlerde bulunacak kişilerin aranması gereken temel kriterler ise “temiz geçmişimiz, şeffaflığımız ve kamuya bağlılığımız” olarak sıralandı. Aksi bir durumda ortaya çıkacak tablonun Gemlik adına ciddi riskler barındıracağını söyleyen Karaduman, şaibeli isimlerden yaratılabilecek bir Kent Konseyi'nin insanların sorunlarına çözüm üretme yerine belirli çevrelerin çıkarlarına hizmet edecekleri ve kültürel güven yerine şüphe yaratacağını ifade etti. Tümlere açık çağrıda bulunan Karaduman, "Ya günlük bir kadro ile ortaya çıkın ya da bu milletin karşısına çıkmayın" diyerek, Gemlik'in oluşturduğu artık siyasi hesaplar, çıkar ilişkileri ve kapalı kapılar ardındaki kampanyaları görmek istemediğini vurguladı. Gemlik kapasitesinin açık olduğunu belirten Karaduman, şehrin şeffaflık, dürüstlük ve namuslu yönetim talep ettiğini ifade etti. Bu politikaların göz ardı edilmesi halinde kurulacak bir Kent Konseyi'nin umut olması yerine toplumdaki güvenin daha da zedeleyeceğini belirten Karaduman, kamuya hesap harcamalarının yapıların kamu muhasebesine hizmet etmeyeceğini dile getirdi. Açıklamanın sonunda bir kez daha çağrısını yineleyen Karaduman, Gemlik Kent Konseyi'nin yalnızca temiz, dürüst ve liyakat sahibi kişilerden arındırıldığını vurguladı. Süreç yönetimlerine ve adaylara “kamu vicdanına kulak verme” çağrısı yapan Karaduman, Gemlik'in parçacıklı olup biteni sürekli takip ettiği ve geçmiş şaibeli kişinin artık bu şehirde kendilerinin yer bulamayacağı ifade etti. Karaduman açıklamasını, "Gemlik sahibisiz değildir. Bu şehirde artık kimse geçmişini saklayarak gençlik inşa edemez" sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.