Hava Durumu

#Geçim Sıkıntısı

- Geçim Sıkıntısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geçim Sıkıntısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Millet Partisi Bursa’da Kurultay Heyecanı Haber

Millet Partisi Bursa’da Kurultay Heyecanı

Millet Partisi Bursa İl Teşkilatı, 16 Ağustos Pazar günü yapılacak Olağan İl Kurultayı'na hazırlanıyor. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde saat 13.00'te başlayacak programa Genel Başkan Cuma Nacar da katılacak. Kurultay öncesi açıklamalarda bulunan İl Başkanı Hüsamettin Akyıldız, toplantının teşkilatının bölgede Bursa ve Türkiye'nin paylaşımlarına ilişkin mesajların verileceği bir buluşmaların bollaştığını söyledi. “Bursa'dan güçlü bir mesaj yaratmak” Türkiye'nin ekonomik ve sosyal sorunlarının çözülebileceğini savunan Akyıldız, çözümün doğru yönetimi, liyakat, adalet ve mili irade temelinde şekillenmesi ifade etti. Bursa'nın sanayi, tarım ve ihracat gösterdiğine dikkat çeken Akyıldız, kentin sahip olduğu üretim gücünün refahına daha fazla başladığını belirtti. Gençlerin istihdamı, emeklilerin geçim yoksulları ve çiftçilerin artan maliyetleri de Akyıldız'ın gündeme getirdiği haberler arasında yer aldı. Siyasetin makamının mücadelesinin bozulmasının azalmasıyla sonuçlanacağını kaydeden Akyıldız, Millet Partisi'nin önümüzdeki dönemde Bursa'da daha geniş kesimlerle temas kuracağını kaydetti. Genel Konuşma Başkan Cuma Nacar'ın kurultayda yapacağı parti teşkilatının yeni dönem hedeflerinin yanı sıra Türkiye ve Bursa'nın ekonomik, sosyal ve siyasi bölümünün ele alınması bekleniyor. Akyıldız, Bursa'nın ve ülkenin geleceğine ilişkin söz isteyen kuruluş kurultaya davet edilerek, “Yeni bir dönemin kılavuzlarını çakacağız” mesajı verdi.

Öztürk’ten “Çerçeve Yasa” Çıkışı: “HAYIR Diyeceğim” Haber

Öztürk’ten “Çerçeve Yasa” Çıkışı: “HAYIR Diyeceğim”

BURSA – Yeni Parti Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, TBMM tartışmalarındaki “Çerçeve Yasa” tartışmasına ilişkin açıklama yaptı. Düzenlemeye karşı çıkan Öztürk, oylamada “Hayır” oyu kullanacağını ilan etti. Öztürk, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak halkın rejiminin demokratikleşme ve toplumsal barıştan ziyade iktidarın siyasi iktidarın güvencesine yönelik olduğunu savundu. “İtirazımız barışa değil” Türkiye'nin ekonomik ve hukuki sorunlarına dikkat çeken Öztürk, işçi, emekli, çiftçi ve esnafın geçim sıkıntısı yaşadığı bir dönemde böylesine önemli bir sürecin şeffaf hale geldiğini belirtti. Öztürk, “Bizim itirazımız barışa, demokrasiye ya da Terörsüz Türkiye'ye değil; hukukun askıya alınması, muhalefeti susturanların ve seçilmişlere kayyum atayanların kapalı kapılar ardında devam ettiği sürece hayatta kalması” ifadesini kullandı. “Kapalı kapıların takibinde metne evet demem” Düzenlemenin hazırlık sürecini eleştiren Öztürk, kamuoyunun yayın içeriği ve olası sonuçlar konusunda yeterince bilgilendirilmediğini ileri sürdü. Öztürk, “Kapalı dolapların gizli bir şekilde hazırlandığını, karşılığında hiçbir şey yapılmadığını eksik ve yetersiz bir Çerçeve Yasa'ya 'yetmez ama evet' demek benim için mümkün değil” dedi. Bursa ve Rumeli vurgusu Bursa milletvekili olarak kentin kamuoyunun duygularına da değinen Öztürk, özellikle Balkan ve Rumeli camiasının devam ettiği süreçte kaygılarının bulunduğunu savundu. Türkiye'nin özgürleştirici düzenlemelerinin milletin bilgisi ve Meclis'in etkin denetimiyle hazırlanmasını sağlayarak Öztürk, demokratikleşmenin ancak hukuk devleti ve şeffaflık temelinde mümkün olabileceğini ifade etti. “Çerçeve Yasa'ya HAYIR” Açıklamanın sonundaki geliri netleştiren Hasan Öztürk, “Bu nedenle bugün yapılan Çerçeve Yasa çalışanlarında 'HAYIR' diyeceğimi kamuoyuna saygıyla duyurum” açıklamasında bulundu. Öztürk'ün çıkışı, Bursa'dan TBMM'deki düzenlemeye yönelik net siyasi itirazlardan biri olarak öne çıktı.

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz” Haber

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi’den Sert Tepki: “Bursa’nın Değerlerini Peşkeş Çektirmeyeceğiz”

Zafer Partisi Bursa İl Başkanı Cihat Gazi, Bursa Devlet Hastanesi'nin elindeki iktidar iktidarının sağlık tesisleri ve kamu arazileri üzerindeki satış politikalarına çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Bursa Devlet Hastanesi ve Onkoloji Hastanesi'nin satış sürecine yönelik hedef alan Gazi, alınan kararların Bursa'da sentetik sağlık açısından doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Gazi, 1868 yılında Bursalıların desteğiyle sağlanan ve bütünüyle küresel sağlık alanından biri olan Bursa Devlet Hastanesi'nin satışına yönelik girişimi “tarihi ve vicdani bir yıkım” olarak sonlandırarak, “Bursalılar hastanelerde servislerde dahi yer dururken, iktidarın Bursa'nın tam bulunan bu başarısız satış operasyonu kabul edilmeyen bir aymazlıktır” kullanıldı. İktidarın kamu varlıklarını sistematik şekilde elden çıkardığını savunan Gazi, "Bursa'nın değerlerini korumak yerine sermayeye devretmeyi görev edinmiş bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu tablo, kötü mirasçı mantığının açık bir göstergesidir" diyerek tepkisini daha da sertleştirdi. Yapılan girişimlere karşı hukuki mücadele başlattıklarını söyleyen Gazi, Zafer Partisi olarak süreç sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Açıklamada yalnızca hastanelerin değil, son dönemde dağıtılan kamu arazilerinin de ciddi bir tehdit oluşturduğunu dile getiren Gazi, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'nda deprem toplama alanı olarak kullanılan arazi, Yıldırım ve Yavuz Selim kavşaklarındaki kritik noktalar ile birlikte toplam dört ciddi arazinin satış kararına dikkat. Bu alanın “kupon arazisi” tarafından taşındığını vurgulayan Gazi, “Deprem gerçeğinin kapıda olduğu bir yurt içi, geniş kapsamlı bile satış bölgesindeki fiili sorumluluk değil, doğrudan içeriden ayrılabilecek hiçe saymaktır” dedi. Öte yandan Bursa Çevre Yolu ve bağlantı süreçlerinin özelleştirilebileceğine dair iddialara da değinen Gazi, bu girişimin doğrudan vatandaşın cebine yeni bir yük bindireceğini ifade etti. “Zaten geçim altında ezilen Bursalıların omuzlarına aylarca süren binlerce liralık ek yük bindirmek, sosyal devlet anlayışının tamamen terk edilmesinin ilanıdır” diyen Gazi, ulaşımın bir lüks değil temel hak tükenmesi çizdi. Gazi açıklamasını, "Bursa'nın tek bilgileri elden başlayan çalışan bu anlayışa karşı susmayacağız. Hastanelerimizi, arazilerimizi, yollarımızı savunmaya devam ediyor. Zafer Partisi Bursa İl Teşkilatı olarak Bursalıların süresi sonuna kadar koruyacağız" sözleriyle tamamladı.

İŞÇİDER Yönetim Kurulu Bursa Harmancık’ta Toplandı: “İşçi Sınıfı Artık Yeni Bir Yol Haritası Oluşturmalı” Haber

İŞÇİDER Yönetim Kurulu Bursa Harmancık’ta Toplandı: “İşçi Sınıfı Artık Yeni Bir Yol Haritası Oluşturmalı”

İşçi haklarını koruma amacıyla faaliyet gösteren İŞÇİDER (İşçi Haklarını Koruma Derneği), olağan yönetim kurulu toplantısını Genel Başkan İsmail Doru başkanlığında Bursa’nın Harmancık ilçesinde gerçekleştirdi. Toplantıda hem güncel gelişmeler hem de derneğin yürüttüğü ve planladığı faaliyetler kapsamlı şekilde ele alındı. Toplantıya katılan yönetim kurulu üyeleri tek tek söz alarak, işçilerin ve emeklilerin içinde bulunduğu ekonomik ve sosyal sorunları detaylı biçimde dile getirdi. Artan yaşam maliyetleri, düşük ücretler, emeklilerin geçim sıkıntısı ve sosyal haklardaki gerileme en çok öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, mevcut çalışmaların sürdürülmesi ve yeni projelerin hayata geçirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. İŞÇİDER Genel Başkanı İsmail Doru, toplantı sonunda yaptığı sert ve dikkat çekici değerlendirme konuşmasında, işçi sınıfının yaşadığı sorunların artık görmezden gelinemeyecek noktaya ulaştığını vurguladı. Doru, “İşçilerin yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Bu sorunların çözüm yollarını da en yüksek perdeden, ülkeyi yöneten siyasi otoriteye açık bir şekilde iletiyoruz” ifadelerini kullandı. Başkan Doru, işçi hareketlerinin yıllardır aynı yöntemlere sıkışıp kaldığını belirterek çarpıcı bir eleştiride bulundu: “İşçi sınıfının yaklaşık 100 yıldır değişmeyen A planı sokakta eylem yapmak olmuştur. Ancak dünya değişiyor, koşullar değişiyor. İşçi sınıfı da bu değişime ayak uydurmak zorundadır. Aynı yöntemlerle farklı sonuç beklemek artık gerçekçi değildir.” Sivil toplum kuruluşlarına da açık bir çağrıda bulunan Doru, mücadele yöntemlerinin yeniden düşünülmesi gerektiğini ifade etti: “Tüm STK temsilcilerine sesleniyorum: Gelin artık B planını, C planını konuşalım. Sadece tepki veren değil, yön veren bir yapı haline gelelim. Yönetilen değil, yöneten olmak için mücadele edelim.” Konuşmasında 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın önemine de geniş yer ayıran Doru, bu özel günün sadece sembolik kutlamalarla geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Sert ifadeler kullanan Doru, 1 Mayıs’ın işçi sınıfının gerçek sorunlarının güçlü bir şekilde dile getirildiği, somut taleplerin ortaya konduğu bir mücadele günü olması gerektiğini belirtti. İŞÇİDER’in Harmancık’taki toplantısı, işçi hareketinin geleceğine dair yeni tartışmaları gündeme getirirken, özellikle “alternatif mücadele yöntemleri” çağrısıyla dikkat çekti. Dernek yönetimi, önümüzdeki süreçte daha aktif ve etkili bir yol haritası oluşturacaklarını duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.