Hava Durumu

#Esnaf

- Esnaf haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Esnaf haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil'den Çataltepe ve Tekstil Sektörü İçin Sert Çıkış: "18 Yıllık Kör Düğüm Çözülmeli, Adalet Gecikmemeli" Haber

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil'den Çataltepe ve Tekstil Sektörü İçin Sert Çıkış: "18 Yıllık Kör Düğüm Çözülmeli, Adalet Gecikmemeli"

Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil, bir yandan tekstil sektörünü zorladığını belirttiği bükümlü iplik ithalatındaki yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisinin kaldırılmasını isterken, diğer yandan Bursa Çataltepe Sanayi Sitesi sürecine ilişkin 18 yıldır çözülemeyen sorunların da tüm yönleriyle araştırılması çağrısında bulundu. Çitil, kamuoyunda yıllardır tartışılan sürecin bütün yönleriyle aydınlatılması ve mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri olan tekstilin ağır maliyet baskısı altında üretim mücadelesi verdiğini belirten Dokumacılar Odası Başkanı Aydın Çitil, bükümlü iplik ithalatına uygulandığını ifade ettiği yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisinin üreticiyi zor durumda bıraktığını söyledi. Artan maliyetler, daralan ihracat pazarları ve finansmana erişim sıkıntılarının sektörü her geçen gün daha fazla baskıladığını belirten Çitil, üretimin önünü açacak düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. "Bu Vergi Neden Hâlâ Kaldırılmıyor?" Bükümlü ipliğin birçok tekstil üretiminde temel girdilerden biri olduğuna dikkat çeken Çitil, yüksek gümrük vergisinin üretim maliyetlerini artırarak Türk tekstil sektörünün uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü olumsuz etkilediğini savundu. Çitil, "Tekstil sektörünü rahatlatacak olan bükümlü iplik ithalatındaki yaklaşık yüzde 600 oranındaki gümrük vergisi neden kaldırılmıyor? Bu uygulama hangi gerekçeyle devam ettiriliyor? Üreticinin önünü açacak adımların atılması gerekirken maliyetleri artıran bu uygulamanın sürdürülmesi sektörümüzde ciddi soru işaretleri oluşturuyor." dedi. "Çataltepe Dosyası Artık Tamamen Aydınlatılmalı" Aydın Çitil, açıklamasında Bursa'da yaklaşık 18 yıldır kamuoyunun gündeminde bulunan Çataltepe Sanayi Sitesi sürecine de değinerek, yaşananların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi. Çitil, yıllardır çözüm bekleyen dosyada kamuoyunun cevap beklediği çok sayıda soru bulunduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Çataltepe süreci artık bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Kim mağdur edildi? Kimler hangi işlemleri yaptı? Sürecin hangi aşamalarında hangi kararlar alındı? Hangi kurumlar nasıl hareket etti? Tüm bunların şeffaf biçimde ortaya çıkarılması gerekmektedir." "Kamuoyunun Cevap Beklediği Sorular Var" Çitil, yıllardır cevaplanmadığını savunduğu soruların bağımsız ve tarafsız şekilde incelenmesi gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu: "Kimlerin hangi sorumluluğu bulunduğu, kimlerin hangi işlemlerde rol aldığı, kamu gücünün mevzuata uygun kullanılıp kullanılmadığı, TOKİ'nin süreçte doğru bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve kamuoyunda uzun süredir dile getirilen tüm iddialar hukukun denetiminde açıklığa kavuşturulmalıdır." Yaklaşık 3 bin 200 Bursa esnafının uzun yıllardır mağduriyet yaşadığını savunan Çitil, bu mağduriyetin giderilmesinin artık ertelenemeyecek bir zorunluluk olduğunu ifade etti. "18 Yıldır Açıklanamayan Gerçekler Ortaya Çıkarılmalı" Çitil, yıllardır devam eden hukuki süreçlerin toplum vicdanını rahatsız ettiğini belirterek, kamuoyunda dile getirilen iddiaların tamamının bağımsız yargı tarafından açıklığa kavuşturulmasının önem taşıdığını söyledi. "18 yıldır kamuoyunun cevabını beklediği gerçekler ortaya çıkarılmalıdır. Dosyalar şeffaf biçimde incelenmeli, varsa sorumlular hukuk önünde hesap vermeli, haksızlığa uğrayanların mağduriyetleri ise gecikmeden giderilmelidir." ifadelerini kullandı. "Adaletin Tecelli Etmesinin Önü Açılmalıdır" Aydın Çitil, açıklamasının sonunda yargı makamlarına çağrıda bulunarak, Çataltepe dosyasının tüm yönleriyle değerlendirilmesini istedi. "Adaletin bir an önce tecelli etmesinin önü açılmalıdır. Yaklaşık 18 yıldır devam eden bu sürecin bütün yönleriyle aydınlatılması, kamu vicdanının rahatlatılması ve mağduriyetlerin giderilmesi büyük önem taşımaktadır. Hukuk devletinin gereği olarak tüm iddialar bağımsız yargı tarafından incelenmeli, gerçekler ortaya çıkarılmalıdır." Çitil, tekstil sektörünün üretim gücünün korunması için ekonomik düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi, Çataltepe sürecinde ise yıllardır bekleyen soruların hukuki zeminde açıklığa kavuşturulmasının hem Bursa hem de binlerce esnaf açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı, Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan esnaf ve sanatkârların karşı karşıya bulunduğu ekonomik koşulların değerlendirildiği anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyareti, yalnızca nezaket çerçevesinde gerçekleşen bir buluşma olmanın ötesinde; üretim, istihdam, finansmana erişim ve yerel kalkınma başlıklarının ele alındığı önemli bir istişare ortamına dönüştü. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, Sayın Bahri Şarlı'yı il başkanlığında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, gerçekleştirilen ziyaretin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. İl Başkanı Mehmet Seskır yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının yalnızca büyük yatırımlarla değil, mahalle aralarındaki küçük işletmelerden organize sanayi bölgelerine kadar üretim zincirinin her halkasını oluşturan esnaf ve sanatkârların ayakta kalmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Seskır, esnafın yalnızca ticaret yapan bir kesim olmadığını; aynı zamanda sosyal hayatın düzenleyicisi, istihdamın önemli bir kaynağı, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan temel aktörlerden biri olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Ekonomik istikrarın en önemli göstergelerinden biri güçlü bir esnaf yapısıdır. Çarşıların canlı olduğu, üretimin sürdüğü, küçük işletmelerin güven içinde faaliyet gösterdiği bir ekonomi; aynı zamanda güçlü bir toplumsal yapının da temelini oluşturur. Esnafımızın yaşadığı her sorun doğrudan piyasalara, üretime, tüketiciye ve istihdama yansımaktadır. Bu nedenle esnafın desteklenmesi yalnızca belirli bir meslek grubunun değil, ülke ekonomisinin tamamının geleceğini ilgilendiren stratejik bir meseledir." Görüşmede özellikle son dönemde işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansman maliyetleri, krediye erişim güçlükleri, yükselen girdi fiyatları, enflasyonun ticaret hayatına etkileri, kira ve enerji maliyetlerindeki artışlar ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ekonomik büyümenin tabana yayılması için üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilen görüşmede, kredi ve kefalet kooperatiflerinin esnafın finansmana erişiminde üstlendiği kritik rolün daha da güçlendirilmesinin önemine işaret edildi. Esnafın uygun koşullarda kredi kullanabilmesinin, işletmelerini büyütebilmesinin ve yeni istihdam alanları oluşturabilmesinin ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı. İl Başkanı Mehmet Seskır, ekonomik kalkınmanın yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, vatandaşın alım gücü, işletmelerin sürdürülebilirliği, gençlerin istihdamı ve üretim kapasitesinin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Seskır açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Ekonomi; yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Gerçek ekonomik başarı, esnafın kepengini güvenle açabildiği, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, gençlerin umutla iş bulabildiği ve vatandaşın refah seviyesinin yükseldiği bir düzenin kurulmasıyla mümkündür. Demokratik Sol Parti olarak sosyal adalet ilkesi doğrultusunda üretimi önceleyen, emeği koruyan, esnafı destekleyen ve gelir dağılımında adaleti esas alan ekonomik politikaların her zaman savunucusu olmaya devam edeceğiz." Ziyarette ayrıca yerel yönetimlerin ekonomik kalkınmadaki rolü, kooperatifçilik anlayışının geliştirilmesi, üretim odaklı ekonomi politikalarının yaygınlaştırılması ve yerel ticaretin güçlendirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, güçlü bir ekonomik yapının ancak kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarının ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesiyle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın nazik hayırlı olsun ziyareti, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ülkenin ekonomik geleceğine yönelik yapıcı değerlendirmeler eşliğinde sona erdi. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sayın Bahri Şarlı'ya nazik ziyaretleri ve samimi temennileri dolayısıyla teşekkür edilerek şu ifadelere yer verildi: "Toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve karşılıklı istişarenin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın; birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, esnafımızın sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaların gelişmesine ve ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine olumlu katkılar sunmasını temenni ediyoruz. Üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmaya, onların sesi olmaya ve ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

Bursa’da Esnaf ve Lokantacılar Alarm Veriyor: Ekonomik Baskı ve Yapısal Kriz Gündemde Haber

Bursa’da Esnaf ve Lokantacılar Alarm Veriyor: Ekonomik Baskı ve Yapısal Kriz Gündemde

Lokantacılar ve benzeri meslek gruplarını temsil eden oda başkanı Mehmet Yasak, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Bahri Şarlı, Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) Başkanı Fahrettin Bilgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Tüccaroğlu’nun oda ziyareti sonrası yaptığı açıklamada, esnaf ve sanatkâr sektöründe yaşanan ağır ekonomik tabloya dikkat çekti. Ziyaretin bir nezaket buluşması olmanın ötesinde, giderek derinleşen ekonomik kriz ve yapısal sorunların açık şekilde masaya yatırıldığı kritik bir görüşme olduğu ifade edildi. ESNAF “AYAKTA KALMA MÜCADELESİ” VERİYOR Oda başkanı Mehmet Yasak, Bursa’da özellikle lokantacılar ve küçük işletmelerin artık kâr değil, hayatta kalma mücadelesi verdiğini vurguladı. Yasak, sektörün içine sürüklendiği ekonomik baskıyı şu başlıklarla özetledi: Kontrolsüz artan kira ve işletme maliyetleri Gıda, enerji ve hammadde fiyatlarındaki sürekli yükseliş Vergi ve SGK yüklerinin sürdürülemez hale gelmesi Nitelikli personel bulamama krizi Küçük esnafın büyük zincir market ve restoranlarla rekabet edememesi Finansmana erişimin giderek zorlaşması ve kredi maliyetleri Yasak, mevcut koşulların sürdürülebilir olmadığını belirterek, “Sektör her geçen gün daha da daralıyor” mesajı verdi. KREDİ SİSTEMİ YETERLİ Mİ? Ziyarette en çok tartışılan başlıklardan biri de esnafın finansmana erişimi oldu. Mevcut kredi ve kefalet mekanizmalarının, artan maliyetler karşısında yetersiz kaldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı öğrenildi. Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Bahri Şarlı’nın, esnafın finansal ayakta kalabilmesi için destek mekanizmalarının önemine dikkat çektiği, ancak mevcut ekonomik koşulların kredi geri ödeme yükünü de ağırlaştırdığı ifade edildi. “ESNAF YOK OLURSA ŞEHİR DE KAYBEDER” UYARISI BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve Yönetim Kurulu Üyesi Fahrettin Tüccaroğlu’nun, küçük esnafın şehir ekonomisinin temel taşı olduğuna vurgu yaptığı belirtildi. Ancak görüşmede, esnafın giderek piyasadan çekilmesi durumunda sadece ekonomik değil, sosyal yapının da ciddi zarar göreceği uyarısı yapıldı. TEŞEKKÜR AÇIKLAMASININ ÖTESİNDE SORUN VURGUSU Oda başkanı Mehmet Yasak, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada teşekkür ifadesinin yanı sıra sektörün içinde bulunduğu tabloya da dikkat çekti: “Bugün odamızı ziyaret ederek bizleri onurlandıran Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Sayın Bahri Şarlı’ya, BESOB Başkanımız Sayın Fahrettin Bilgit’e ve Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Fahrettin Tüccaroğlu’na nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum.” Ancak kulislerde, esnafın asıl beklentisinin “teşekkür değil, somut çözüm adımları” olduğu konuşuluyor. ESNAFIN ACİL TALEPLERİ Görüşmede dile getirilen başlıca çözüm talepleri şu şekilde sıralandı: Vergi ve SGK yüklerinin acilen yeniden düzenlenmesi Enerji, kira ve gıda maliyetlerinde acil dengeleyici adımlar KOBİ ve küçük esnaf için özel destek paketlerinin artırılması Zincir işletmeler karşısında yerel esnafın korunması Mesleki eğitim ve nitelikli personel desteği programları SEKTÖRDE DERİNLEŞEN KRİZ Esnaf temsilcileri, mevcut ekonomik koşulların devam etmesi halinde çok sayıda küçük işletmenin kapanma riskiyle karşı karşıya kalacağını, bunun da hem istihdam hem de yerel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğuracağını ifade etti. SONUÇ: KRİZ DERİNLEŞİYOR, BEKLENTİ BÜYÜYOR Bursa’da yapılan bu görüşme, esnaf ve sanatkârların yaşadığı ekonomik sıkışmanın artık kritik seviyeye ulaştığını bir kez daha gözler önüne serdi. Sektör temsilcileri, çözüm adımlarının gecikmesi halinde krizin daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı öncülüğünde düzenlenen kapsamlı bir basın açıklaması ve saha programında, İznik Gölü’nün içinde bulunduğu kritik durum ve bölgedeki ekonomik sıkıntılar gündeme taşındı. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçe yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, gölün yıllardır devam eden kuruma tehlikesine dikkat çekildi. İznik Gölü’nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti yetkilileri, İznik Gölü’nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik farkı kamuoyuna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, gölün bu hızla kurumasının, bölgedeki tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurumaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü’nün ve çevresindeki tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusunda ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı’nın ilçedeki programları kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret hayatının can damarı olan esnafın sorunlarını kamuoyuna aktardı. Program kapsamında ayrıca, İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytin üreticilerinin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü’nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar detaylı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti heyetini nazikçe ağırlarken, programda artan maliyetler, düşen alım gücü ve ekonomik belirsizlikler gibi konular da gündeme geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve taleplerini kamuoyuna aktarmaya devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik kriz ve İznik Gölü’nün kurumasının birbirine bağlı olduğuna dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomide ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti’nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgede saha çalışmalarıyla ekonomik ve çevresel sorunların yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti’nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem gölün korunması hem de ekonomik istikrarın sağlanması için bölge yetkililerine çözüm çağrısı yaptı. Yıldız, İznik Gölü’nün kurumasına izin verilmemesi gerektiğini ve bölge halkının çıkarlarının her zaman öncelikli olduğunu belirtti. Program, halkın ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

BESOB Seçimlerinde Sert Çıkış: Sadi Aydın’dan Mevcut Yönetime Çok Ağır Sözler Haber

BESOB Seçimlerinde Sert Çıkış: Sadi Aydın’dan Mevcut Yönetime Çok Ağır Sözler

Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB) başkan adayı Sadi Aydın, seçim sürecine damga vuracak son derece sert ve doğrudan bir açıklamayla mevcut yönetime yüklendi. Esnaf teşkilatlarının işlevsizleştirildiğini savunan Aydın, “Artık ‘esnaf odaları ne işe yarar?’ anlayışını tarihe gömme zamanı gelmiştir” diyerek tartışmanın dozunu yükseltti. Aydın, esnaf odalarının yalnızca belge veren pasif kurumlara dönüştürüldüğünü ifade ederek, bu anlayışı açıkça hedef aldı: “Esnaf odaları ve birlikleri; sadece kredi kullanırken faaliyet belgesi veren yapılar değildir, asla da olmamalıdır. Bu kurumlar, esnafın hakkını koruyan, sorunlarına çözüm üreten ve gerektiğinde mücadele eden güçlü yapılardır.” “ESNAF ZAYIFSA, TEŞKİLAT GÖREVİNİ YAPMIYOR DEMEKTİR” Sosyal devlet vurgusunu sert bir dille gündeme taşıyan Aydın, esnafın korunamamasını doğrudan yönetim zafiyeti olarak nitelendirdi: “Sosyal devlet, zayıfı güçlüye karşı korur. Eğer bugün esnaf zayıf bırakılıyorsa, burada görevini yapmayan bir teşkilat vardır.” Aydın’ın en dikkat çeken çıkışlarından biri ise seçim sürecine yönelik oldu. Esnaf iradesi üzerinde baskı kurulduğunu ima eden Aydın, bunu “demokrasiye aykırı” olarak nitelendirdi: “Esnafın iradesine ipotek konulamaz! ‘Bana söz ver, oyunu bana vereceksin’ anlayışı ne etik ne de kabul edilebilir. Bu yaklaşım güven vermez, aksine teşkilata zarar verir.” “14 YILDA NE YAPTINIZ, ÇIKIN ANLATIN!” Mevcut yönetime doğrudan yüklenen Aydın, geçmiş dönem faaliyetlerinin açıklanmasını isteyerek açık meydan okuma yaptı: “14 yıl başkan vekilliği, son 4 yıl birlik başkanlığı yaptığınız dönemde esnaf için ne yaptınız? Çıkın, bunu esnafa açık açık anlatın!” “SEÇİM DEĞİL, ESNAFIN GELECEK KARARIDIR” Seçim sürecinin sıradan bir yarış olmadığını vurgulayan Aydın, bunun esnafın geleceğini belirleyen kritik bir irade beyanı olduğunu söyledi. “Bu süreç sadece bir seçim değildir. Esnafın kendi kaderine yön verdiği demokratik bir karardır. Bu iradeye baskı kurmak, yönlendirmek ya da ipotek altına almak ne demokrasiyle ne de Ahilik kültürüyle bağdaşır.” “GERÇEK GÜNDEMİ SAPTIRIYORLAR” Aydın, mevcut yönetimi esnafın gerçek sorunlarını görmezden gelmekle suçladı. Özellikle ekonomik sıkıntılara dikkat çekti: “Perakende yasası, Bağ-Kur primleri, artan kira ve girdi maliyetleri, finansmana erişim sorunu… Esnafın gerçek gündemi bunlardır. Ama siz bu sorunlara çözüm üretmek yerine oy hesapları yapıyorsunuz.” Çataltepe başta olmak üzere yaşanan sorunların binlerce esnafı zor durumda bıraktığını vurgulayan Aydın, bu konuların bilinçli şekilde geri plana itildiğini savundu. “BİZİM ANLAYIŞIMIZDA TEŞKİLAT YÜK DEĞİL, GÜÇTÜR” Kendi vizyonunu da net ifadelerle ortaya koyan Aydın, “Ben değil, biz” anlayışıyla hareket ettiklerini belirtti: “Bizim anlayışımızda teşkilat, esnafın sırtında yük değil; yanında güçtür. Seyirci değil mücadele eden, suskun değil hakkını savunan bir yapı kuracağız.” DEVLET DESTEKLERİNE DESTEK, AMA ŞARTLI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Yatırım için Güçlü Merkez Programı”na da değinen Aydın, destek paketini olumlu bulduklarını ancak uygulamada aksaklık yaşanmaması gerektiğini söyledi: “Bu paket doğru bir adımdır. Ancak sahada hızlı, adil ve bürokrasiye takılmadan uygulanmalıdır. Esnafın bu desteklere gerçek anlamda ulaşabilmesi şarttır.” “ESNAF TEŞKİLATINI BASAMAK YAPANLARA KARŞIYIZ” Aydın’ın açıklamasının en çarpıcı bölümlerinden biri ise teşkilat üzerinden yükselenlere yönelik eleştirisi oldu: “Esnaf teşkilatını basamak yapıp yükselenlere değil, teşkilat yükselsin diye basamak olanlara selam olsun. Gerçek değer, yükselirken kimi ezdiğin değil; yükseltirken kimi ayağa kaldırdığındır.” “SEYİRCİ KALMAYIN!” Aydın, açıklamasını sert bir çağrıyla tamamladı: “Bu sadece bir yönetim meselesi değil. 98 bin esnafın ve ailesinin geleceğidir. Seyirci kalanlar da bu vebalin ortağıdır. Herkes sorumluluğunu bilmeli.” BESOB seçimleri yaklaşırken Sadi Aydın’ın bu çıkışı, seçim atmosferini ciddi şekilde sertleştirecek gibi görünüyor. Esnaf camiasında yankı uyandıran bu açıklamaların nasıl bir karşılık bulacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

Bursa'da BESOB krizi: Adaya kapı kapandı iddiası! Haber

Bursa'da BESOB krizi: Adaya kapı kapandı iddiası!

Bursa Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği seçimlerine sayılı günler kala İnegöl’de yaşanan gelişme, sürece gölge düşürdü. BESOB Başkan adaylığını açıklayan Sadi Aydın’ın, projelerini anlatmak üzere İnegöl’deki oda başkanlarıyla yapmayı planladığı toplantı, son anda iptal edildi. Edinilen bilgilere göre Aydın’ın randevu talebine birçok oda başkanlığı olumlu yaklaşırken, toplantıya saatler kala gönderilen bir mesajla buluşmanın iptal edildiği öğrenildi. İptale ilişkin herhangi bir resmi gerekçe sunulmaması dikkat çekti. Sürecin yalnızca bir mesajla sonlandırılması ise “kurumsal ciddiyet” tartışmalarını beraberinde getirdi. Yaşananlar, basit bir organizasyon aksaklığından öte, “adayın kendini ifade etmesinin engellenmesi” olarak yorumlandı. Bu durumun yalnızca bir adayı değil, aynı zamanda esnafın farklı görüşleri dinleme hakkını da ortadan kaldırdığı ifade ediliyor. Öte yandan İnegöl kulislerinde, mevcut yönetimin bölgedeki etkisinin belirleyici olduğu ve bazı oda yönetimlerinin bu etkinin dışına çıkmak istemediği iddiaları konuşuluyor. Bu iddiaların doğruluğu halinde, ortaya çıkan tablonun “yönlendirme” tartışmalarını daha da derinleştireceği belirtiliyor. Camia içerisindeki sorular... Yaşanan gelişmelerin ardından şu sorular gündeme geldi: Bir adayın esnafla buluşması neden engellendi? Toplantının iptal edilmesi kararını kim ya da kimler aldı? İnegöl’de oda yönetimleri bağımsız mı hareket ediyor? Ahilik kültürü, şeffaflık ve dayanışma vurgularının sıkça dile getirildiği bir ortamda, alternatif görüşlerin daha dile getirilmeden engellenmesi eleştirilere neden oldu. Uzmanlara göre bu tür uygulamalar, sadece seçim sürecine değil, esnafın temsil anlayışına da zarar veriyor. İnegöl’de yaşanan bu gelişmenin, BESOB seçim sürecinde nasıl bir etki yaratacağı ise merak konusu.

Çarşı Pazarı Enflasyon Ateşinden Koruyun! Haber

Çarşı Pazarı Enflasyon Ateşinden Koruyun!

Günlük hayatın ayrılmaz bir parçası olan çarşı, pazar ve özellikle giyim pazarında yaşanan ekonomik daralmanın artık görmezden gelinemeyecek boyutlara ulaştığını vurgulayan Seyis, saha ziyaretlerini kapsamlı bir heyetle gerçekleştirdiklerini belirtti. İl Başkanı İsmail Kaya, İl Kadın Politikaları Başkanı Sevilay Önder, il yöneticileri, Yıldırım Kadın Politikaları Başkanı Ebru Kol ve ilçe yöneticileriyle birlikte sahaya indiklerini ifade eden Seyis, yapılan ziyaretlerin bir “rutin” değil, zorunluluk haline geldiğini söyledi. “Yıldırım’da çalışmak artık sadece bir görev değil, yaşanan gerçekleri yerinde görmek açısından bir mecburiyettir” diyen Seyis, esnafın içinde bulunduğu tabloyu şu sözlerle özetledi: “Tezgâhların arkasında umut değil, kaygı var. Esnafımız dertli, esnafımız ciddi anlamda sıkıntılı. Artan maliyetler, düşen alım gücü ve belirsizlik ortamı küçük esnafı adeta nefessiz bırakmış durumda.” Ziyaretlerde özellikle giyim pazarında yaşanan durgunluğun dikkat çekici olduğunu belirten Seyis, vatandaşın temel ihtiyaçlarını dahi karşılamakta zorlandığını, bu durumun doğrudan esnafa yansıdığını dile getirdi. “Eskiden bayram öncesi hareketlilik olurdu, şimdi tezgâhlar boş, müşteri yok. Bu tabloyu kimse ‘geçici’ diyerek geçiştiremez” ifadelerini kullandı. İYİ Parti olarak sahadan gelen hiçbir sesi görmezden gelmeyeceklerini vurgulayan Seyis, mevcut ekonomik politikaların Yıldırım’daki esnafı ciddi bir çıkmaza sürüklediğini savundu. “Bu sessiz çığlık duyulmak zorunda. Esnaf ayakta kalamazsa, şehir de ayakta kalamaz” diyerek yetkililere açık çağrıda bulundu. Açıklamasının sonunda, saha çalışmalarının artarak devam edeceğini belirten Seyis, “Biz vitrin değil, gerçeklerle ilgileniyoruz. Yıldırım’da esnafın sesi olmaya devam edeceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.