Hava Durumu

#Ekonomi

- Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN İSKENDERUN’DA GÜNDEME İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR Haber

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN İSKENDERUN’DA GÜNDEME İLİŞKİN DİKKAT ÇEKEN AÇIKLAMALAR

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Hatay’ın İskenderun ilçesinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ; basın özgürlüğünden ekonomiye, sığınmacılardan uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadeleye, PKK ve Suriye’deki gelişmelere kadar birçok konuda açıklamalar yaptı. “BASIN İKTİDARDAN KORKUYORSA DEMOKRASİ YOKTUR” Türkiye’de gazetecilerin baskı altında olduğunu savunan Özdağ, basın özgürlüğüne ilişkin sert ifadeler kullandı. Özdağ, “Bir ülkede eğer basın iktidardan korkuyorsa o ülkede demokrasi yoktur. Eğer iktidar basından korkuyorsa o ülkede demokrasi vardır” ifadelerini kullandı. EKONOMİ VE SANAYİ ÜZERİNDEN İKTİDARA ELEŞTİRİ Türkiye’nin uzun süredir ekonomik sorunlarla mücadele ettiğini belirten Özdağ, özellikle sanayi ve tekstil sektöründeki gelişmelere dikkat çekti. Yüksek maliyetlerin üreticiyi zorladığını öne süren Özdağ, ekonomik sistemin üretim yerine rantı teşvik ettiğini savundu. Özdağ ayrıca kamuoyunda tartışılan fon soruşturmalarını yakından takip ettiklerini belirterek, Zafer Partisi bünyesinde hukukçu, finansçı, bankacı ve alanında uzman isimlerden oluşan bir komisyon kurduklarını açıkladı. UYUŞTURUCU VE YASA DIŞI BAHİS ÇIKIŞI Uyuşturucu ve sanal kumarın Türkiye açısından ciddi bir toplumsal tehdit haline geldiğini söyleyen Özdağ, iktidara gelmeleri durumunda bu alanlarda daha sert düzenlemeler yapacaklarını ifade etti. Özdağ, “Biz ne teröristlerle müzakere edeceğiz ne uyuşturucu baronları ne de sanal kumar baronlarıyla” dedi. SIĞINMACILAR VE VATANDAŞLIK TARTIŞMASI Suriyeli sığınmacılara ilişkin açıklamalarda da bulunan Özdağ, Türkiye’deki Suriyeli nüfusuna ilişkin resmi rakamları sorguladı. Entegrasyon politikalarının ilerleyen dönemde vatandaşlık ve seçimlerde oy kullanma tartışmasını beraberinde getireceğini savundu. “PKK SİLAHLI KADROLARINI İRAN’A AKTARIYOR” İDDİASI Özdağ, PKK’nın silah bıraktığı yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı. PKK’nın Irak ve Suriye’deki silahlı kadrolarını İran’a aktardığını ileri süren Özdağ, yürütülen sürece yönelik eleştirilerini dile getirdi. SURİYE İÇİN DİKKAT ÇEKEN DEĞERLENDİRME Suriye’nin geleceğine ilişkin konuşan Özdağ, ülkede merkezi devlet yapısının ciddi şekilde zayıfladığını savundu. Suriye’nin fiilen PKK’nın kontrol ettiği bölgeler ile diğer bölgeler arasında bölünmüş bir görüntü verdiğini öne sürdü. Özdağ, Türkiye’nin Suriye politikasının geçmişte farklı şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek mevcut tablonun bölgesel dengelerde yaşanabilecek değişikliklerden doğrudan etkilenebileceğini söyledi. İskenderun’daki basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özdağ, Zafer Partisi’nin seçimlere güçlü bir kadro ve programla hazırlandığını ifade etti.

Özdağ’dan fon krizi açıklaması: “Zarar vatandaşın sırtına yüklenmemeli” Haber

Özdağ’dan fon krizi açıklaması: “Zarar vatandaşın sırtına yüklenmemeli”

Kocaeli’ndeki temasları kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Prof. Dr. Ümit Özdağ, ekonomi, seçimler ve olası ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ana gündemini fon piyasasında yaşanan gelişmeler ve yatırımcıların kayıpları oluşturdu. Fon krizine ilişkin işaretlerin kamu kurumlarına daha önce ulaştığını öne süren Özdağ, müdahalede neden gecikildiğinin açıklanması gerektiğini belirtti. Şubat 2025 tarihli bir savcılık yazısına atıfta bulunan Özdağ, ilgili kurumların hangi aşamada bilgilendirildiğini ve hangi önlemleri aldığını sordu. Zararın 20 milyar doları aştığını ve 500 binden fazla kişiyi etkilediğini ileri süren Özdağ, soruşturmanın yalnızca sorumluların tespitiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Usulsüz yollarla elde edildiğini iddia ettiği paranın geri alınmasını isteyen Özdağ, “Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, bunun maliyetinin topluma yüklenmesine karşı çıktı. Zararların, sorumluların para ve mal varlıklarından karşılanması gerektiğini söyledi. Bazı geri ödemelere ilişkin kamuoyuna yansıyan haberlerin resmî belgelerle açıklığa kavuşturulmasını da isteyen Özdağ, Zafer Partisi bünyesinde gelişmeleri takip etmek üzere bir komisyon oluşturduklarını açıkladı. Sürecin finansal kurumlara duyulan güveni zedelediğini savunarak soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin açıklamaları sorulan Özdağ, değerlendirmesini soruşturmanın ilerleyişine göre yapacağını belirtti. “Gerçekten suçlar ortaya çıkartılacak mı görelim. Ondan sonra görüşümüzü açıklarız” dedi. Sanayi politikalarında planlama vurgusu Türkiye’de sanayicilerin yüksek finansman ve yatırım maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Özdağ, mevcut koşulların üreticilerin rekabet gücünü zayıflattığını savundu. Tekstil sektöründeki üretimin yurt dışına yönelmesini de bu çerçevede değerlendirdi. Devlet Planlama Teşkilatının kapatılmasını eleştiren Özdağ, iktidara gelmeleri hâlinde ilk adımlarından birinin teşkilatı yeniden kurmak olacağını ifade etti. Döviz kuruna ilişkin soruya da yanıt veren Özdağ, kurun baskılandığını düşündüğünü ve sanayicilerden bu konuda talepler geldiğini söyledi. Kurun gelecekteki seviyesine ilişkin kesin bir tahminde bulunmadı. “Seçim yarın olacakmış gibi çalışıyoruz” Seçim takvimine ilişkin açıklamaları değerlendiren Özdağ, tarihin siyasi koşullara bağlı olarak şekilleneceğini belirterek partisinin hazırlıklarını sürdürdüğünü söyledi. “Biz parti olarak seçim yarın olacakmış gibi çalışıyoruz” diye konuştu. İttifak konusunda ise mevcut siyasi sistemin partileri iş birliğine yönelttiğini ifade eden Özdağ, Zafer Partisinin temel ölçütünün millî, üniter ve laik Cumhuriyet ilkelerine bağlılık olduğunu vurguladı. Olası ittifakların bu ilkeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Anayasa tartışmalarına da değinen Özdağ, önceliğin yürürlükteki anayasanın uygulanması olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in üniter, laik ve millî devlet niteliğini zayıflatacağını düşündükleri düzenlemelere karşı çıkacaklarını ifade etti.

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi Haber

Ümit Özdağ'dan İktidara Ekonomi ve Özelleştirme Eleştirisi

“Köprü ve otoyollardan elinizi çekin” Resmi Gazete'de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına tepki gösteren Özdağ, söz konusu altyapı yatırımlarının milletin kaynaklarıyla oluşturulduğunu söyledi. Özdağ, özelleştirmenin uzun vadede kamu açısından ciddi gelir kaybına yol açacağını savunarak, köprü ve otoyolların yıllık gelirlerinin açıklanandan daha yüksek olduğunu ileri sürdü. Özelleştirme sonrasında geçiş ücretlerinde artış yaşanabileceğini belirten Özdağ, bunun vatandaşın günlük yaşam maliyetlerine de yansıyacağını ifade etti. Orta Vadeli Program'a tepki Ekonomi yönetiminin açıkladığı Orta Vadeli Program'ı da değerlendiren Özdağ, geçmiş yıllarda açıklanan enflasyon ve büyüme hedeflerinin sık sık revize edildiğini söyledi. Enflasyon tahminlerindeki değişiklikleri ekonomi yönetiminin başarısızlığı olarak değerlendiren Özdağ, vatandaşın yaşadığı ekonomik sıkıntının açıklanan programlarla giderilemediğini savundu. Özdağ; emekliler, asgari ücretliler, çiftçiler, esnaf ve çalışanların satın alma gücünün ciddi şekilde gerilediğini belirterek hükümete genç işsizliği, dış ticaret açığı, gelir dağılımı ve vergi adaleti üzerinden eleştiriler yöneltti. Zafer Partisi'nin hazırladığı “Zafer Ekonomisi Programı”nın da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşılacağını açıklayan Özdağ, programın Türkiye'nin yeniden üretim ekonomisine geçişini hedeflediğini söyledi. Suriye ve terör politikalarını eleştirdi Konuşmasının önemli bölümünü Suriye'deki gelişmelere ve terörle mücadele politikalarına ayıran Özdağ, PKK/YPG yapılanmasına ilişkin hükümetin izlediği politikaya tepki gösterdi. Suriye'de üniter yapının tam anlamıyla sağlanamadığını savunan Özdağ, bölgede YPG'nin etkinliğini sürdürdüğünü ileri sürdü. Suriye Türkmenlerinin ise süreç içerisinde yeterince desteklenmediğini ifade etti. Özdağ ayrıca Suriye'deki eğitim politikalarında Türkçenin konumuna ilişkin gelişmeleri de eleştirerek Türkiye'nin bölgeye yaptığı yatırımlarla uygulanan politikalar arasında çelişki bulunduğunu savundu. Suriyelilerin geri dönüşü mesajı Türkiye'deki Suriyelilerin durumuna da değinen Özdağ, Zafer Partisi'nin iktidara gelmesi halinde geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin ülkelerine dönüşünü sağlayacak politikaların uygulanacağını söyledi. Suriye'nin yeniden yapılanmasının bölgesel ekonomi açısından önemli fırsatlar oluşturabileceğini belirten Özdağ, Gaziantep ve Hatay'ın bu süreçte ekonomik ve ticari merkezler haline getirilebileceğini ifade etti. Mansur Yavaş-Erdoğan görüşmesine dikkat çeken yorum Özdağ'a, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşme de soruldu. Bir belediye başkanının Cumhurbaşkanı ile kent sorunlarını görüşmesinin normal karşılanması gerektiğini belirten Özdağ, Ankara'nın çözüm bekleyen sorunları ve finansman ihtiyacı bulunduğuna dikkat çekti. Özdağ, görüşmeyle ilgili asıl dikkat edilmesi gereken noktanın Mansur Yavaş'ın neden Erdoğan'la görüştüğü değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın neden Mansur Yavaş ile görüşme gerçekleştirdiği olduğunu savundu. Zafer Partisi lideri, bu görüşmenin siyasi açıdan ne anlama geldiğinin önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacağını ifade etti.

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER Haber

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER

KKTC’DEKİ DENİZ KAZASINA “İHMAL” TEPKİSİ Konuşmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen ve can kayıplarına neden olan deniz kazasına değinerek başlayan Özdağ, olayın ciddi şekilde araştırılması gerektiğini savundu. Kazanın ihmaller zincirinin sonucu olduğunu öne süren Özdağ, Türkiye ile KKTC arasında böyle bir facianın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Özdağ, “21. yüzyılda Türkiye ile KKTC arasında gemi batar mı? Evet, battı ve birçok insan hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı. CHP’YE “ABD PLANI” ELEŞTİRİSİ Özdağ’ın gündemindeki başlıklardan biri de CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildiğini söylediği bir toplantı oldu. Toplantıda il başkanları ve belediye başkanlarına Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin bir sunum yapıldığını öne süren Özdağ, sunumda Türkiye’de gelecekte dört siyasi partinin kalacağı ve bunun ABD ile iktidarın istediği bir yapı olduğu yönünde değerlendirmeler bulunduğunu iddia etti. CHP yönetimini bu iddialar üzerinden sert sözlerle eleştiren Özdağ, partinin kuruluş değerlerinden uzaklaştığını savundu. MUHARREM İNCE’YE YANIT: “KURDUĞUN PARTİDEN KAÇMAMAK DA CİDDİ BİR İŞTİR” Muharrem İnce’nin kendisi ve Zafer Partisi’nin siyasi harcamalarına ilişkin açıklamalarına da yanıt veren Özdağ, İnce’nin “Parti kurmak turşu kurmak değildir” sözlerine karşılık verdi. Özdağ, “Parti kurmanın çok ciddi bir iş olduğunu biz biliyoruz ama parti kurmak ciddi bir iş olduğu kadar insanın kurduğu partiden kaçmaması da ciddi bir iştir” dedi. Zafer Partisi’nin mali hesaplarının devlet denetiminde olduğunu ifade eden Özdağ, partinin çalışmalarının öğrencilerden, memurlardan ve esnaftan gelen bağışlarla sürdürüldüğünü belirtti. “AK PARTİ’NİN EKONOMİNİN AYARINI DÜZELTME İMKÂNI YOK” Ekonomide yaşanan gelişmelere de değinen Özdağ, hükümetin mevcut ekonomik sorunları çözebilecek kapasiteyi kaybettiğini savundu. Özdağ, “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti’nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok” sözleriyle ekonomi yönetimini hedef aldı. Türkiye’nin geçmiş yıllarda oluşturduğu ekonomik değerlerin ve kamu varlıklarının elden çıkarıldığını ileri süren Özdağ, “Milletin AKP iktidara gelene kadar dişinden tırnağından artırarak inşa etmiş olduğu zenginlikler pazarlanıyor” ifadelerini kullandı. TERÖRLE MÜCADELE VE ÖCALAN TARTIŞMASI Özdağ, terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “PKK silah bırakmayacak, silahlarının yerini değiştirecek” iddiasını dile getiren Özdağ, terör örgütüne yönelik olası hukuki düzenlemelere karşı olduklarını ifade etti. Futbol karşılaşmalarında Abdullah Öcalan’a yönelik tezahüratlar nedeniyle taraftarların soruşturulması ihtimalini de eleştiren Özdağ, “PKK’lılar serbest bırakılırken, vatansever futbol seyircisi Abdullah Öcalan’a küfretti diye içeri mi alınacak?” diye sordu. Özdağ ayrıca PKK’ya yönelik konuşmasında, örgütün farklı toplumsal kesimlere yönelik saldırılarını hatırlatarak, “Sizin elinizde Alevilerin, Bektaşilerin, Türklerin, Zazaların, Kürtlerin, herkesin kanı var. Bu ne küstahlık?” ifadelerini kullandı. GÖÇ POLİTİKALARINA SEÇİM ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ Türkiye’nin göç ve sığınmacı politikalarına ilişkin görüşlerini de yineleyen Özdağ, iktidarın bu politikasını seçim hesapları üzerinden eleştirdi. Özdağ, “Türk halkını ihraç edip yerine başka halk getirmedikçe bu seçimi kaybedersiniz” sözleriyle hükümete tepki gösterdi. YUNANİSTAN VE İSRAİL’E MESAJ Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zafer Partisi lideri, Yunanistan’a Türkiye ile gerilimi artıracak adımlardan kaçınması çağrısında bulundu. “Atina’ya tekrar sesleniyoruz: Türkiye’ye karşı bir maceraya girmeyin” diyen Özdağ, bölgesel gelişmeler ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerinden yaptığı değerlendirmede ise “Türkiye Netanyahu’ya çok büyük gelir” ifadelerini kullandı. ADLİ YIL AÇILIŞINDA ATATÜRK VURGUSU Yeni adli yılın başlamasına da değinen Özdağ, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in açılış konuşmasını gündemine aldı. Kerkez’in konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözünü hatırlatmasına dikkat çeken Özdağ, hukuk ve yargı bağımsızlığı konusundaki değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamalarında ekonomi, terörle mücadele, göç politikaları ve dış politika öne çıkarken; iktidar ve muhalefete yönelik sert mesajları konuşmasının ana gündemini oluşturdu.

Ümit Özdağ’dan ekonomi ve “İkinci Sevr” çıkışı Haber

Ümit Özdağ’dan ekonomi ve “İkinci Sevr” çıkışı

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Belediye-İş Sendikası’nı ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada ekonomi, hukuk, çalışma hayatı ve terörle mücadele sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de fakirleşmenin giderek derinleştiğini savunan Özdağ, siyasi ve ekonomik baskıların toplumun geniş kesimlerini etkilediğini söyledi. “FAKİRLEŞME DERİNLEŞİYOR” Örgütlü emeğin önemine dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin ağır bir ekonomik süreçten geçtiğini belirterek toplumun büyük bölümünün ciddi bir gelir kaybıyla karşı karşıya olduğunu öne sürdü. Ekonomik sıkıntıların yanı sıra adalet ve hukuk alanında da sorunların büyüdüğünü savunan Özdağ, Zafer Partisi olarak hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceklerini ifade etti. PKK SÜRECİNE SERT ELEŞTİRİ Gündemdeki PKK tartışmalarına da değinen Özdağ, yaklaşık 22 ay önce örgütün kendisini feshedeceği beklentisiyle başlayan sürecin farklı bir noktaya geldiğini söyledi. PKK’nın ortadan kalkmadığını, yalnızca yapısal bir değişim geçirdiğini ileri süren Özdağ, Türkiye’nin milli, üniter ve laik devlet yapısının hedef alındığını iddia etti. Zafer Partisi’nin söz konusu sürece kesin şekilde karşı olduğunu vurgulayan Özdağ, partisinin yaşanan gelişmeleri “İkinci Sevr” olarak değerlendirdiğini belirtti. “10 AĞUSTOS TARİHİ TESADÜF DEĞİL” Özdağ, 10 Ağustos 2026 tarihinde Meclis gündemine geldiğini ve kabul edildiğini söylediği düzenlemeyi de sert sözlerle eleştirdi. Tarihin Sevr Antlaşması’nın 106’ncı yıl dönümüne denk gelmesinin tesadüf olmadığını savunan Özdağ, düzenlemeyi “PKK’ya af” olarak nitelendirdi. Abdullah Öcalan’ın geçmiş açıklamalarına da değinen Özdağ, sürecin Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş değerleri açısından ciddi riskler taşıdığını ileri sürdü. SENDİKALARA ÇAĞRI Türkiye’nin 30 Ağustos 1922’den bu yana en ağır tehditlerden biriyle karşı karşıya olduğunu savunan Özdağ, anayasanın ve Cumhuriyetin temel niteliklerinin korunmasının yalnızca siyasi partilerin değil, bütün yurttaşların sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada sendikalara da önemli görev düştüğünü belirten Özdağ; Belediye-İş, Türk-İş ve diğer sendikaların milli, üniter ve laik Cumhuriyet yapısının korunması konusunda demokratik tepki ortaya koyacağına inandığını ifade etti. Ziyaretin sonunda Belediye-İş yöneticilerine teşekkür eden Özdağ, sendika temsilcilerini çalışma hayatının ve Türkiye’nin güncel meselelerini görüşmek üzere Zafer Partisi Genel Merkezi’ne davet etti.

İYİ Parti Yıldırım’dan “Saha Siyaseti” Mesajı: Her Mahalleye Ulaşacağız Haber

İYİ Parti Yıldırım’dan “Saha Siyaseti” Mesajı: Her Mahalleye Ulaşacağız

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, yürütülen teşkilat çalışmalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım'da siyasetin masa başında değil, hayatın her alanında sürdürüleceğini belirten Seyis'in sözleri, teşkilatın yeni dönem çalışma stratejisinin net bir göstergesi olarak yorumlandı. BURSA/YILDIRIM – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis , yeni dönemde saha faaliyetlerine ağırlık vererek, vatandaşla doğrudan iletişim kurarak siyaset yapmaya devam edeceklerini ifade etti. İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı tarafından paylaşılan "Siyaset kolay değil! Ama biz yılmayız. Çünkü bu dava gönül işidir" vurgusuyla, önümüzdeki süreçte mahalle ziyaretleri ve esnaf buluşmalarına öncelik verileceği kaydedildi. “Klavyenin başında değil, sokaktayız” Seyis, siyasetin yalnızca toplantı salonları ve sosyal medya üzerinden yürütülecek bir mekanizma olmadığını hatırlatarak, sorunların yerinde tespit edilmesinin kritik önemine dikkat çekti. Teşkilatla birlikte mahalle mahalle gezeceklerini, esnaf ziyaretlerini artıracaklarını ve kahvehanelerden sokaklara kadar her noktada vatandaşla temas kuracaklarını belirten Seyis, "Biz sadece sosyal medyada yazmıyoruz; sahadayız. Vatandaşımızla istişare ediyor, Türkiye'ye ve Yıldırım'a dair görüşlerimizi anlatıyoruz" şeklinde konuştu. Siyasi süreçlerde farklı görüşler ve eleştirilerle karşılaşmanın doğal olduğunu ifade eden Seyis, bu durumun sahadaki kararlılıklarını etkilemeyeceğini vurguladı. “Vatandaşın talepleri bizim programımız” Yıldırım'da ekonomi, hayat pahalılığı, esnafın yaşadığı güçlükler, gençlerin gelecek kaygıları ve yerel hizmet beklentilerini yakından takip ettiklerini belirten Seyis, çözüm yollarını vatandaşla birlikte istişare edeceklerini söyledi. Hukuk, adalet, ekonomi, eğitim ve milli değerlerin İYİ Parti'nin temel stratejilerini oluşturduğunu kaydeden Seyis, siyasi başarının temelinin vatandaşla kurulacak güçlü bir güven bağına dayandığını ifade etti. İYİ Parti Yıldırım teşkilatının önümüzdeki dönemde mahalle buluşmaları, esnaf ziyaretleri ve vatandaş görüşmelerini sahada yoğunlaştıracağı bildirildi. Seyis, "Siyaset sabır ve emek işidir. Vazgeçmeden, yorulmadan vatandaşımızı dinlemeye ve mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz" mesajını paylaştı. "Hakaret de işitiriz, eleştiri de alırız, zorluk da yaşarız. Ama milletimize anlatmaktan, sahada yer almaktan ve mücadele etmekten asla vazgeçmeyiz."

İYİ Parti Gemlik’ten ekonomi, çevre ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalar Haber

İYİ Parti Gemlik’ten ekonomi, çevre ve “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalar

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, değerlendirmede akaryakıt fiyatlarından Gemlik'in sahil düzenlemelerine, çevre sorunlarından “Terörsüz Türkiye” tartışmalarına kadar ilçenin ve ülke bileşenlerinin farklı takvimlerine ilişkin planları açıkladı. Karaduman, ekonomik gelişmelerin yanı sıra Gemlik'teki çevre ve kentleşme uygulamalarının da yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, bölgesel kent sorunlarına karşı daha aktif olmaya başladı. Akaryakit sahalarına yanıt Akar fiyatlarındaki değişimin vatandaşın bütçesine etkisine dikkat çeken Karaduman, motorda ÖTV düzenlemesi sonrasında yaklaşık 9,25 liralık bir indirim yapıldığını, ancak kısa süre içerisinde yaklaşık 8,9 liralık geldiğini söyledi. İndirimin büyük bölümünün zamanla geri alındığını savunan Karaduman, akaryakıt fiyatlarının yalnızca bireysel araç kullanıcılarını ilgilendiren bir konu olmadığını ifade etti. Taşımacılık, tarım, üretim ve esnafın gelirleri akaryakıt maliyetlerinden doğrudan etkilendiğini belirten Karaduman, artan maliyetlerin zaman içerisinde temel tüketim ürünlerine de yansıdığını dile getirdi. Karaduman, hükümetin ekonomi politikalarını eleştirerek, “Milletin cebinden elinizi çekin, milletin aklıyla alay etmeyi bırakın” ifadelerini kullandı. “Gemlik’te sorunların takipçisi olunmalı” Gemlik’in yaklaşık 150 bin nüfuslu bir ilçe olduğuna dikkat çeken Karaduman, ulaşım, yol, temizlik, çevre, sahil, tarım, sanayi, turizm ve sağlık gibi birçok başlıkta vatandaşlardan kendilerine şikâyetler ulaştığını söyledi. Ancak sorunların yalnızca dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirten Karaduman, vatandaşların karşılaştıkları problemleri belgeleyerek ilgili kurumlara başvurmaları gerektiğini ifade etti. Fotoğraf ve görüntü alınması, başvurularda tarih ve konum bilgilerinin belirtilmesi ve başvuruların sonucunun takip edilmesinin önemine değinen Karaduman, kent yönetimine katılımın bu şekilde güçlendirilebileceğini savundu. “Gemlik hepimizin evidir” diyen Karaduman, farklı siyasi görüşlerden vatandaşların ortak yaşam alanlarının korunması konusunda birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Sahil düzenlemesi üzerinden çevre eleştirisi Karaduman, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’nın Karsak ve Çarşı derelerinde gerçekleştirilen temizlik çalışmalarına ilişkin incelemelerine de değindi. Derelerdeki kirliliğin yalnızca temizlenmesinin değil, kirliliğe neden olan unsurların belirlenerek kalıcı çözüm üretilmesinin önemli olduğunu belirten Karaduman, Gemlik sahilindeki düzenlemelere yönelik eleştirilerini de dile getirdi. Sahil bölgesinin geçmişteki yeşil dokusundan uzaklaştığını ve betonlaşmanın arttığını ileri süren Karaduman, çevreciliğin yalnızca dere temizliğiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi. Özellikle Eski Kordonboyu’ndaki düzenlemelerde vatandaşların görüşlerinin alınması gerektiğini ifade eden Karaduman, zarar gördüğünü veya kuruduğunu belirttiği ağaçların yanı sıra sahildeki oturma alanlarının kullanım koşullarına da dikkat çekti. “Şehircilik sadece bir yere bank koymak değildir” diyen Karaduman, sahil düzenlemelerinin çocuklar, yaşlılar ve aileler başta olmak üzere tüm vatandaşların ihtiyaçları dikkate alınarak yapılması gerektiğini savundu. Kuruyan ağaçlar için çalışma çağrısı İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Karaduman, sahil bölgesinde yaptıkları incelemelerde bazı ağaçların susuzluk ve bakım eksikliği nedeniyle zarar gördüğünü gözlemlediklerini söyledi. Parti olarak kuruma riski bulunan ağaçlara can suyu verilmesi ve konuya dikkat çekilmesi amacıyla çalışma yapacaklarını açıklayan Karaduman, kalıcı çözümün ise düzenli sulama ve bakım çalışmalarından geçtiğini belirtti. Sahil boyunca bulunan bankların güneş ve yağışa açık şekilde konumlandırılmasını da eleştiren Karaduman, oturma alanlarının gölgeliklerle desteklenmesini istedi. “Terörle pazarlık yapılmaz” açıklaması Karaduman’ın gündemindeki bir diğer konu ise “Terörsüz Türkiye” süreci oldu. İYİ Parti Genel Merkezi tarafından yürütülen süre ile ilgili açıklama metni Gemlik İlçe Başkanlığı'nda kamuoyuyla paylaşan Karaduman, partinin terörizmle alışverişi veya müzakere yapılmasına karşı olduğunu söyledi. Açıklamada, "Terörle müzakere yapılmaz. Teröristlerle müzakere yapılmaz. Devlet, terör programlarının taleplerine göre şekillendirilmez" ifadelerine yer verildi. İYİ Parti'nin süreci boyunca ortaya çıkışının aktarıldığı, kamuoyunda gizli yürütüldüğü, tek bölmeli görüşmeler ile TBMM'nin programa getirildiği belirtilen “Çerçeve Yasa” tartışmaları da eleştirildi. Karaduman, şehitlerin emaneti, gazilerin onuru, milli egemenlik ve Türkiye'nin üniter devlet yapısı herhangi bir pazarlığın yapılamayacağını savundu. İYİ Parti'nin tarafının Türk milleti, Cumhuriyet, milli egemenlik ve hukuk olduğunu belirten Karaduman, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu yönetiminde bu yolun sürdürüleceğini ifade etti. “Gemlik'i birlikte değiştireceğiz” Açıklamanın sonunda Gemliklilere çağrıda bulunan Orhan Karaduman, kentin kentte karşılaştıkları sorunların yalnızca şikayetlerle yetinilmemesini söyledi. Sorunların ilgili kurumlara iletilmesi, başvuruların takip edilmesi ve kent yönetimine sürdürülen daha fazla katılım sağlamayı amaçlayan Karaduman, açıklamasını “Birlikte güçlüyüz, birlikte başaracağız, birlikte Gemlik'i değiştireceğiz” sözleriyle tamamladı.

BTSO’dan OTOSANSİT’te saha turu: Esnafın gündemi Bursa’nın dönüşümü Haber

BTSO’dan OTOSANSİT’te saha turu: Esnafın gündemi Bursa’nın dönüşümü

BURSA – Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve 68. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT'te faaliyet gösteren esnaf ve işletme temsilcileriyle bir araya geldi. Buluşmalarda, günlük sahadaki beklentilerin yanı sıra Bursa sanayisinin yaşadığı ve kentin gelecek dönem ekonomik hedefi değerlendirildi. Bursa ekonomisinin farklı kesimlerini doğrudan sahada dinlemeyi amaçlayan ziyaretlerde, OTOSANSİT esnafının karşılaştığı sorunlar ve sektörün geleceğine yönelik değerlendirmeler öne çıktı. GÜNDEMDE ÜRETİMİN GELECEĞİ VAR BTSO heyetinin ziyaretlerinde, Bursa'nın mevcut üretim gücünü korurken, küresel rekabet koşullarının nasıl hazırlanacağı ele alındı. Teknolojik dönüşüm, yüksek katma değerli üretim, yeni nesil sanayi yatırımları ve bunların rekabet ortamından ayrılışı, görüşmelerin yönetsel gündem maddeleri arasında yer aldı. Esnaf ve işletme temsilcilerinin günlük ticari faaliyetlerinde karşılaştıkları sorunlar, üretim özellikleri ve gelecek döneme ilişkin beklentiler aktarıldı. BURSA 2030 VİZYONU SAHADA KONUŞULDU Toplantılarda BTSO'nun Bursa ekonomisinin gelecek dönemine ilişkin ortaya koyduğu “Bursa 2030” vizyonu da değerlendirildi. Bu kapsamda kentin teknolojik kapasitesinin artırılması, katma değerli üretimin yaygınlaştırılması ve uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. BTSO tarafından yürütülen dönüşüm çalışmalarının yalnızca büyük sanayi kuruluşlarını değil, KOBİ'lerden esnafa kadar geniş bir işletme ağıyla birlikte ele alınmasının gerekliliğine dikkat çekildi. TEKNOSAB VE YENİ NESİL SANAYİ Buluşmalarda TEKNOSAB da Bursa'nın sanayi dönüşümü açısından öne çıkan başlıklardan biri oldu. Yeni nesil sanayi bölgelerinin teknoloji ve inovasyon kapasitesini artırmadaki rolü değerlendirilirken, Bursa'nın geleneksel üretim altyapısının yeni teknolojilerle desteklenmesinin kentin rekabet gücü açısından önem taşıdığı ifade edildi. Otomotiv, makine, tekstil ve diğer üretim alanlarında güçlü bir sanayi geçmişine sahip olan Bursa'nın bu birikimini teknoloji ve inovasyonla bir üst seviyeye taşıması gerektiği vurgulandı. “SAHANIN SESİ” İÇİN DOĞRUDAN TEMAS Ziyaretlerin dikkat çeken yönlerinden biri de esnaf ve işletmelerin görüşlerinin doğrudan dinlenmesi oldu. Komite çalışma grubu, OTOSANSİT'teki işletmelerden gelen talepleri ve önerileri not alırken, sektör temsilcilerinin sahadaki deneyimlerinin gelecek dönemdeki çalışmalara katkı sağlayacağı belirtildi. Böylece toplantılar, yalnızca BTSO'nun projelerinin anlatıldığı bir programın ötesine geçerek karşılıklı görüş alışverişinin yapıldığı bir saha buluşmasına dönüştü. BÜYÜK SANAYİDEN KÜÇÜK İŞLETMEYE UZANAN EKOSİSTEM Bursa'nın ekonomik gücünün yalnızca büyük sanayi kuruluşlarından oluşmadığına dikkat çekilen görüşmelerde, esnaf ve KOBİ'lerin üretim ve ticaret zincirindeki rolü de gündeme geldi. Ekonomik dönüşümün geniş bir tabana yayılması için küçük ve orta ölçekli işletmelerin teknolojiye erişiminin, üretim kabiliyetlerinin ve rekabet güçlerinin geliştirilmesi gerektiği değerlendirildi. Bu açıdan OTOSANSİT'teki buluşma, Bursa'nın ekonomik geleceğine ilişkin hedeflerin sahadaki işletmelerin ihtiyaçlarıyla birlikte değerlendirilmesi açısından önem taşıdı. BURKAY: ORTAK AKILLA DÖNÜŞÜM BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay'ın katılımıyla gerçekleştirilen ziyaretlerde, Bursa'nın üretim kültürünü koruyarak yeni ekonomik döneme hazırlanmasının önemi üzerinde duruldu. Kentin mevcut sanayi altyapısının teknolojiyle güçlendirilmesi ve daha yüksek katma değerli üretime geçişin hızlandırılması gerektiği değerlendirilirken, bu dönüşümün iş dünyasının farklı kesimlerinin katkısıyla yürütülmesi gerektiği mesajı verildi. BTSO'nun saha ziyaretleri, Bursa'nın gelecek dönem ekonomi politikalarının belirlenmesinde işletmelerin ve esnafın deneyimlerinin de dikkate alınacağı yönündeki yaklaşımın bir yansıması olarak öne çıktı. OTOSANSİT'teki temaslarda ortaya çıkan ortak başlık ise Bursa'nın üretim gücünün korunması değil, yeni teknolojiler ve yatırımlarla daha uygun bir girişimde bulunuldu. Bursa iş dünyasındaki hedef, mevcut üretimin geleceğin teknolojileriyle buluşturarak kentteki Türkiye ekonomisindeki ağırlığını daha da artırmak olarak şekilleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.