Hava Durumu

#Ekonomi

- Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ Haber

DEMOKRAT PARTİ GENEL BAŞKANI GÜLTEKİN UYSAL BURSA’DA DÜĞÜN BULUŞMASINDA PARTİLİLERLE BİR ARAYA GELDİ

BURSA – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bursa’da gerçekleştirilen anlamlı bir düğün organizasyonunda partililer, eski yol arkadaşları ve teşkilat mensuplarıyla bir araya geldi. Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur’un oğlunun düğün merasimi, siyaset ve teşkilat camiasından çok sayıda ismi aynı çatı altında buluşturdu. Bursa’da gerçekleştirilen düğün törenine Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın yanı sıra, Bursa İl Başkanı Ali Kamil Goral, geçmiş dönemlerde Demokrat Parti çatısı altında görev yapmış çok sayıda isim, teşkilat mensubu ve partili katılım sağladı. Organizasyon, yalnızca bir aile mutluluğuna ortak olunan özel bir gün olmanın ötesinde, Demokrat Parti camiasının geçmişten bugüne uzanan dostluk ve dayanışma bağlarının yeniden güçlendiği bir buluşma niteliği taşıdı. Bursa’da Teşkilat ve Siyaset Buluşması Düğün programında eski ve yeni dönem Demokrat Partililerin bir araya gelmesi dikkat çekerken, katılımcılar arasında uzun yıllar parti teşkilatlarında görev yapan isimlerin de yer aldığı görüldü. Genel Başkan Gültekin Uysal, program boyunca davetlilerle yakından ilgilenirken, eski yol arkadaşlarıyla sohbet ederek ülke ve yerel gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Samimi atmosfer içerisinde gerçekleşen buluşmada, siyaset gündeminin yanı sıra Bursa’nın ekonomik, sosyal ve yerel sorunları da ele alındı. Bursa’nın Sorunları Masaya Yatırıldı Bursa’nın Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir kent olduğuna dikkat çeken katılımcılar, kentin sahip olduğu sanayi, tarım, ticaret ve turizm potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Bursa’nın hızla büyüyen nüfusu, kentleşme baskısı ve altyapı ihtiyaçlarının önemli başlıklar arasında yer aldığı değerlendirmelerde; ulaşım, trafik yoğunluğu, plansız yapılaşma, çevre sorunları, sanayi bölgelerinin geleceği ve tarımsal alanların korunması gibi konuların kentin öncelikli meseleleri arasında bulunduğu ifade edildi. Türkiye’nin önemli sanayi merkezlerinden biri olan Bursa’da üretim gücünün korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin desteklenmesi, ihracat kapasitesinin artırılması ve sanayinin nitelikli dönüşüm sürecine hazırlanmasının önemine vurgu yapıldı. Ekonomi ve Üretim Gündemi Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, tarım ve gıda sektörlerinde Türkiye’nin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, ekonomik koşulların üretici, esnaf ve çalışan kesimler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Katılımcılar, artan maliyetler, finansmana erişim sorunları, gençlerin istihdam beklentileri ve ekonomik belirsizliklerin şehir ekonomisine yansımalarının yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Bursa’nın üretim kapasitesinin sürdürülebilir olması için uzun vadeli şehir planlamasına ve ekonomik politikalara ihtiyaç olduğu görüşü öne çıktı. Tarım Alanlarının Korunması ve Kent Dengesi Düğün buluşmasında Bursa’nın tarımsal kimliği de gündeme gelen konular arasında yer aldı. Verimli ovalarıyla Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Bursa’da tarım arazilerinin korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve üreticinin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Sanayi ve tarım arasındaki dengenin korunmasının Bursa’nın geleceği açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, plansız büyümenin kent kimliğine zarar vermemesi gerektiği görüşü paylaşıldı. Demokrat Parti Camiası Yeniden Bir Araya Geldi Ahmet Okur’un düğün töreni vesilesiyle gerçekleşen buluşma, Demokrat Parti teşkilatları açısından da önemli bir dayanışma görüntüsü oluşturdu. Geçmiş dönemlerde partide görev alan isimlerin aynı ortamda bulunması, parti içindeki vefa ve dostluk bağlarının devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendirildi. Katılımcılar, siyasi görüş alışverişlerinin yanı sıra geçmiş dönem çalışmalarını hatırlayarak teşkilat kültürünün önemine vurgu yaptı. Uysal’dan Bursa Mesajı Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın Bursa ziyaretinde, kentin Türkiye açısından taşıdığı öneme dikkat çekildiği ve Bursa’nın sorunlarının yakından takip edilmesi gerektiği mesajı verildi. Uysal’ın, vatandaşların ekonomik beklentileri, yerel yönetimlerin karşılaştığı sorunlar ve Bursa’nın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunduğu öğrenildi. Bursa’daki buluşma, Demokrat Parti camiasının farklı dönemlerden isimlerini bir araya getiren, dostluk ve dayanışma mesajlarının öne çıktığı anlamlı bir organizasyon olarak kayıtlara geçti.

TURİZMİN BAŞKENTİ ALARM VERİYOR! ANTALYA'DAN YÜKSELEN SESSİZLİK EKONOMİYİ DE SARSIYOR Özcan Gönülal: "Oteller Dolu Görünebilir Ama Çarşılar Boş, Esnaf Umutsuz. Turizm Alarm Veriyor." Haber

TURİZMİN BAŞKENTİ ALARM VERİYOR! ANTALYA'DAN YÜKSELEN SESSİZLİK EKONOMİYİ DE SARSIYOR Özcan Gönülal: "Oteller Dolu Görünebilir Ama Çarşılar Boş, Esnaf Umutsuz. Turizm Alarm Veriyor."

Türkiye'nin turizm vitrini, dünyanın en önemli tatil destinasyonlarından biri ve her yıl milyonlarca yabancı turisti ağırlayan Antalya'da dikkat çeken ekonomik tablo, sektörün geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. İYİ Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı Türk Dünyası ve Dış Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı, aynı zamanda İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan Gönülal, Antalya'da yaptığı gözlemler ve sektör temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmelere dayanarak turizm ekonomisinde yaşanan değişime ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Gönülal'a göre Antalya'da yaşanan sorun yalnızca turizm sektörünün değil, doğrudan Türkiye ekonomisinin geleceğini ilgilendiriyor. Turizm gelirlerinin ekonomideki stratejik önemine dikkat çeken Gönülal, "Bugün mesele birkaç otelin doluluk oranı değildir. Asıl mesele, milyonlarca turistin geldiği bir şehirde ekonomik canlılığın neden hissedilmediğidir." ifadelerini kullandı. "TURİZMİN BAŞKENTİNDE EKONOMİK HAREKETLİLİK ESKİ GÜCÜNDE DEĞİL" Uzun yıllardır Türkiye'nin turizm lokomotifi olarak gösterilen Antalya, sahip olduğu beş yıldızlı tesisler, uluslararası hava ulaşım ağı, doğal güzellikleri, tarihi mirası ve yüksek yatak kapasitesiyle dünya turizminde önemli bir konuma sahip bulunuyor. Ancak Gönülal'ın değerlendirmesine göre son yıllarda şehirde hissedilen ekonomik atmosfer, geçmiş dönemlerden belirgin şekilde farklı. Milyonlarca turistin Antalya'yı ziyaret etmesine rağmen şehir merkezindeki ticaret hacminin beklenen seviyede olmadığına dikkat çeken Gönülal, özellikle küçük esnafın ciddi gelir kaybı yaşadığı yönünde çok sayıda değerlendirme dinlediğini belirtti. "Eskiden turistin şehre gelişi sadece otelleri değil, bütün Antalya'yı hareketlendirirdi. Bugün ise otellerde hareket var gibi görünse de aynı canlılığı çarşılarda, küçük işletmelerde ve şehir ekonomisinin diğer alanlarında görmek giderek zorlaşıyor." dedi. "TURİZM SADECE OTELCİLİK DEĞİLDİR" Turizmin yalnızca konaklama sektöründen ibaret olmadığını vurgulayan Gönülal, sektörün ülke ekonomisindeki zincirleme etkisine dikkat çekti. Turizmin; tarım üreticisini, hal esnafını, nakliyeciyi, restoran işletmelerini, kafeleri, hediyelik eşya satıcılarını, kuyumcuları, tekstil sektörünü, ulaşım şirketlerini, transfer firmalarını, taksicileri, tur rehberlerini, seyahat acentelerini, eğlence sektörünü, binlerce küçük işletmeyi doğrudan etkileyen dev bir ekonomik ekosistem olduğunu belirten Gönülal, sektörün yaşadığı her sorunun kısa sürede ülke ekonomisinin diğer alanlarına da yansıdığını söyledi. "Turizm yalnızca birkaç büyük yatırımcının meselesi değildir. Antalya'da yüz binlerce insan doğrudan veya dolaylı olarak turizmden ekmek yemektedir." değerlendirmesinde bulundu. SAHADAKİ GÖZLEMLERİNİ PAYLAŞTI Açıklamalarının masa başında hazırlanmış değerlendirmeler olmadığını ifade eden Özcan Gönülal, Antalya'daki gözlemlerinin uzun yıllara dayandığını söyledi. Kızının Akdeniz Üniversitesi'nden mezun olması nedeniyle Antalya'ya sık sık gittiğini belirten Gönülal, her ziyaretinde şehir merkezini, turizm bölgelerini, alışveriş noktalarını ve esnafı yakından gözlemleme fırsatı bulduğunu anlattı. "Geçmiş yıllarda yabancı turistlerin yoğunluk oluşturduğu birçok bölgede bugün farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Hareket var gibi görünse de alışveriş hacmi aynı seviyede değil. Esnafın önemli bölümü bu değişimi açık şekilde dile getiriyor." ifadelerini kullandı. "ESNAF KAZANAMIYOR" İDDİASI Gönülal'ın değerlendirmesine göre Antalya'da faaliyet gösteren birçok işletme ziyaretçi sayısından ziyade turistlerin harcama alışkanlıklarının değişmesinden endişe duyuyor. Artan hayat pahalılığı, küresel ekonomik belirsizlikler ve yükselen fiyatlar nedeniyle turistlerin daha kontrollü harcama yaptığını ifade eden Gönülal, bunun şehir ekonomisine doğrudan yansıdığını savundu. Özellikle şehir merkezindeki küçük işletmelerin eski sezonları aradığını belirten Gönülal, "Oteller dolu olabilir ancak şehir ekonomisinin tamamı aynı ölçüde kazanamıyorsa burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir tablo vardır." dedi. YÜKSEK MALİYETLER SEKTÖRÜ ZORLUYOR Turizm işletmelerinin yalnızca müşteri sayısıyla mücadele etmediğini belirten Gönülal, artan maliyetlerin sektör üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi. Enerji giderleri, personel maliyetleri, kira artışları, gıda fiyatları ve işletme giderlerindeki yükseliş nedeniyle birçok turizm işletmesinin kârlılık sorunu yaşadığını dile getiren Gönülal, doluluk oranlarının tek başına sektörün sağlıklı olduğu anlamına gelmeyeceğini ifade etti. "Bir tesis yüzde 90 dolulukla çalışabilir ancak artan maliyetler nedeniyle önceki yıllardan daha az gelir elde edebilir. Bu nedenle sadece turist sayısına bakılarak başarı değerlendirmesi yapılamaz." dedi. "ASIL KRİTER KİŞİ BAŞINA HARCAMA OLMALI" Türkiye'nin turizm politikalarının yalnızca ziyaretçi sayısına odaklanmaması gerektiğini belirten Gönülal, kişi başına düşen turizm gelirinin artırılmasının artık zorunlu hale geldiğini söyledi. "Milyonlarca turist geliyor olabilir. Ancak önemli olan bu turistlerin şehir ekonomisine ne kadar katkı sağladığıdır. Eğer turist geliyor ama esnaf kazanamıyorsa, üretici mutlu değilse, ticaret canlanmıyorsa bu tabloyu yeniden değerlendirmek gerekir." ifadelerini kullandı. ORTAK AKIL ÇAĞRISI Antalya'nın sahip olduğu doğal ve tarihi zenginliklerin dünyanın sayılı turizm destinasyonları arasında yer aldığını belirten Gönülal, bu avantajın korunabilmesi için tüm kurumların ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi. Merkezi yönetim, yerel yönetimler, turizm yatırımcıları, üniversiteler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin ortak bir turizm vizyonunda buluşmasının önemine dikkat çeken Gönülal, sürdürülebilir, yüksek gelir üreten ve şehir ekonomisinin tamamına yayılan yeni bir turizm modelinin oluşturulması gerektiğini ifade etti. "ANTALYA TÜRKİYE'NİN EKONOMİK GÜVENCESİDİR" Antalya'nın yalnızca bir tatil kenti olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin döviz gelirlerinin en önemli merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Gönülal, turizmde yaşanabilecek her olumsuz gelişmenin ülke ekonomisini doğrudan etkileyebileceğini söyledi. "Turizm güçlü olursa ekonomi güçlü olur. Turizm güçlenirse üretim güçlenir, istihdam artar, ihracata dolaylı katkı sağlanır ve şehirler kalkınır. Antalya'nın kaybedeceği her ekonomik değer aslında Türkiye'nin kaybıdır." değerlendirmesinde bulundu. "BU SESSİZLİK GÖRMEZDEN GELİNMEMELİ" Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Özcan Gönülal, Antalya'da sahadan yükselen seslerin dikkatle dinlenmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: "Antalya hâlâ dünyanın en önemli turizm şehirlerinden biridir. Buna hiçbir itirazımız yok. Ancak turizmin gerçek başarısı yalnızca havalimanına inen yolcu sayısıyla ölçülemez. Başarı; çarşıdaki esnafın yüzünün gülmesi, üreticinin kazanması, çalışanların refahının artması ve şehir ekonomisinin bütün kesimlerine yayılan canlılıkla ölçülür. Eğer turizmin başkentinde sessizlik konuşuluyorsa, bu sessizlik geleceğe yönelik önemli bir uyarıdır. Bu uyarıyı görmezden gelmek yerine doğru analiz etmek ve kalıcı çözümler üretmek zorundayız."

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı Haber

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı'nda Ekonomi ve Esnafın Geleceği Masaya Yatırıldı

Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı, Türkiye ekonomisinin temel dinamiklerinden biri olan esnaf ve sanatkârların karşı karşıya bulunduğu ekonomik koşulların değerlendirildiği anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın gerçekleştirdiği hayırlı olsun ziyareti, yalnızca nezaket çerçevesinde gerçekleşen bir buluşma olmanın ötesinde; üretim, istihdam, finansmana erişim ve yerel kalkınma başlıklarının ele alındığı önemli bir istişare ortamına dönüştü. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanı Mehmet Seskır, Sayın Bahri Şarlı'yı il başkanlığında ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek, gerçekleştirilen ziyaretin toplumsal dayanışmayı güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. İl Başkanı Mehmet Seskır yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin ekonomik kalkınmasının yalnızca büyük yatırımlarla değil, mahalle aralarındaki küçük işletmelerden organize sanayi bölgelerine kadar üretim zincirinin her halkasını oluşturan esnaf ve sanatkârların ayakta kalmasıyla mümkün olacağını vurguladı. Seskır, esnafın yalnızca ticaret yapan bir kesim olmadığını; aynı zamanda sosyal hayatın düzenleyicisi, istihdamın önemli bir kaynağı, üretimin sürdürülebilirliğini sağlayan temel aktörlerden biri olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Ekonomik istikrarın en önemli göstergelerinden biri güçlü bir esnaf yapısıdır. Çarşıların canlı olduğu, üretimin sürdüğü, küçük işletmelerin güven içinde faaliyet gösterdiği bir ekonomi; aynı zamanda güçlü bir toplumsal yapının da temelini oluşturur. Esnafımızın yaşadığı her sorun doğrudan piyasalara, üretime, tüketiciye ve istihdama yansımaktadır. Bu nedenle esnafın desteklenmesi yalnızca belirli bir meslek grubunun değil, ülke ekonomisinin tamamının geleceğini ilgilendiren stratejik bir meseledir." Görüşmede özellikle son dönemde işletmelerin karşı karşıya kaldığı finansman maliyetleri, krediye erişim güçlükleri, yükselen girdi fiyatları, enflasyonun ticaret hayatına etkileri, kira ve enerji maliyetlerindeki artışlar ile küçük ve orta ölçekli işletmelerin sürdürülebilirliği üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Ekonomik büyümenin tabana yayılması için üretimin desteklenmesi gerektiğine dikkat çekilen görüşmede, kredi ve kefalet kooperatiflerinin esnafın finansmana erişiminde üstlendiği kritik rolün daha da güçlendirilmesinin önemine işaret edildi. Esnafın uygun koşullarda kredi kullanabilmesinin, işletmelerini büyütebilmesinin ve yeni istihdam alanları oluşturabilmesinin ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayacağı vurgulandı. İl Başkanı Mehmet Seskır, ekonomik kalkınmanın yalnızca makro ekonomik verilerle değerlendirilemeyeceğini belirterek, vatandaşın alım gücü, işletmelerin sürdürülebilirliği, gençlerin istihdamı ve üretim kapasitesinin birlikte ele alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Seskır açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Ekonomi; yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Gerçek ekonomik başarı, esnafın kepengini güvenle açabildiği, üreticinin emeğinin karşılığını alabildiği, gençlerin umutla iş bulabildiği ve vatandaşın refah seviyesinin yükseldiği bir düzenin kurulmasıyla mümkündür. Demokratik Sol Parti olarak sosyal adalet ilkesi doğrultusunda üretimi önceleyen, emeği koruyan, esnafı destekleyen ve gelir dağılımında adaleti esas alan ekonomik politikaların her zaman savunucusu olmaya devam edeceğiz." Ziyarette ayrıca yerel yönetimlerin ekonomik kalkınmadaki rolü, kooperatifçilik anlayışının geliştirilmesi, üretim odaklı ekonomi politikalarının yaygınlaştırılması ve yerel ticaretin güçlendirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Katılımcılar, güçlü bir ekonomik yapının ancak kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve meslek kuruluşlarının ortak akıl ve iş birliği içerisinde hareket etmesiyle mümkün olabileceği konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Genel Başkan Vekili Sayın Bahri Şarlı'nın nazik hayırlı olsun ziyareti, karşılıklı iyi niyet temennileri ve ülkenin ekonomik geleceğine yönelik yapıcı değerlendirmeler eşliğinde sona erdi. Demokratik Sol Parti Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Sayın Bahri Şarlı'ya nazik ziyaretleri ve samimi temennileri dolayısıyla teşekkür edilerek şu ifadelere yer verildi: "Toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve karşılıklı istişarenin her geçen gün daha fazla önem kazandığı bir dönemde gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmanın; birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine, esnafımızın sorunlarının çözümüne katkı sağlayacak ortak çalışmaların gelişmesine ve ülkemizin ekonomik kalkınma hedeflerine olumlu katkılar sunmasını temenni ediyoruz. Üreten, istihdam sağlayan ve ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkârlarımızın yanında olmaya, onların sesi olmaya ve ekonomik refahın toplumun tüm kesimlerine yayılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor” Haber

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu: 16 Maddelik Şehir Analizi ve Çözüm Önerileri DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu. Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi. TBMM’de Bursa Vurgusu: “Şehir Büyük Bir Potansiyeli Taşıyor Ama Yönetilemiyor” Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi. Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı. “Bursa, Potansiyeli Yüksek Ama İhmal Edilmiş Bir Şehir” Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda. Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi. 16 BAŞLIKTA BURSA’NIN KRONİK SORUNLARI 1. Kentsel Dönüşüm Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Deprem riski Plansız kentleşme Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. 2. Trafik Sorunu Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için: İlave çevre yolları Kavşak düzenlemeleri Tünel ve viyadük projeleri önerdi. 3. Şehir İçi Ulaşım BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti. “Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi. 4. Şehir Dışı Ulaşım Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi. Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı Hızlı tren eksikliği Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi. 5. Göç Sorunu Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi. 6. Doğanbey TOKİ Sorunu Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi. 7. Hava Kirliliği Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. 8. Doğu-Batı Dengesizliği Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı. 9. Şehir Merkezinin Canlandırılması Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi. 10. Turizm Sorunu Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek: Yetersiz tanıtım Destinasyon eksikliği Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi. Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi. 11. “Yeşil Bursa” Kimliğinin Zayıflaması Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi. 12. Uludağ Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı. 13. Sahiller Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi. 14. Pahalılık Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi. 15. Projelerin Yavaş İlerlemesi Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi. 16. Bursaspor Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı. Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti. “Bursa Emanettir” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.” “Bursa’nın Sorunları Siyasi Değil, Yapısaldır” Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti. Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi: “Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.” Ali Babacan’a Sunulan Rapor Genel Merkezde Değerlendirilecek DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi. Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi. Sonuç: “Bursa İçin Yeni Bir Şehir Vizyonu” DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak Haber

Ünlü ekonomistten uyarı: Bayram öncesi gram altında deprem olacak

Altın piyasasında dalgalı seyir devam ederken, Prof. Dr. Murat Ferman’dan dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Ferman, bayram öncesi artan nakit ihtiyacının altın fiyatları üzerinde kısa vadeli baskı oluşturabileceğini belirterek gram altında 200-300 TL civarında geri çekilme yaşanabileceğini söyledi. “BAYRAM DÖNEMİNDE NAKİT İHTİYACI ARTIYOR” Prof. Dr. Murat Ferman, uzatılmış bayram tatillerinin ekonomik davranışları doğrudan etkilediğini ifade etti. Bayram dönemlerinde vatandaşların nakde yöneldiğini ve özellikle Kurban Bayramı öncesinde TL ihtiyacının arttığını belirten Ferman, bunun altın fiyatları üzerinde kısa süreli satış baskısı oluşturabileceğini söyledi. “GRAM ALTINDA 200-300 TL GERİ ÇEKİLME GÖRÜLEBİLİR” Altın fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, bayram etkisiyle gram altında aşağı yönlü hareketlerin görülebileceğini ifade etti. Ferman, “Gram altında 200-300 TL civarında geri çekilme görülebilir” dedi. Son dönemde gram altının 7 bin TL seviyelerinde kalıcı olmakta zorlandığını belirten Ferman, fiyat hareketlerinin arkasında küresel ekonomik gelişmelerin bulunduğunu vurguladı. “ORTA VE UZUN VADEDE YÜKSELİŞ DEVAM EDECEK” Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen altının orta ve uzun vadede yükseliş eğilimini sürdüreceğini söyleyen Ferman, altının geçmişte yatırımcısına önemli kazanç sağladığını hatırlattı. Ferman, “Altında yön orta ve uzun vadede yukarıdır” ifadelerini kullandı. FED VE DOLAR VURGUSU Faiz politikalarının altın fiyatları üzerinde belirleyici olduğuna dikkat çeken Ferman, faiz artışlarının altını baskıladığını, faiz indirimi beklentilerinin ise altına destek verdiğini söyledi. ABD Merkez Bankası’nın faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ferman, FED tutanaklarında faiz indirimlerinin ertelenebileceğine yönelik sinyaller bulunduğunu ifade etti. Doların güçlenmesinin de altın üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti. PETROL FİYATLARI DA ETKİLİ OLUYOR Altın ile petrol fiyatları arasında güçlü ilişki bulunduğunu belirten Ferman, petrol fiyatlarındaki yükselişin altını baskıladığını, düşüşlerin ise altına alan açtığını söyledi. Küresel gelişmelerin finansal piyasaları doğrudan etkilediğini ifade eden Ferman, belirsizlik dönemlerinde tüm varlık sınıflarının birbirine bağlı hareket ettiğini vurguladı. “STAGFLASYON RİSKİ ARTIYOR” Dünya ekonomisinde büyüme beklentilerinin aşağı yönlü revize edildiğini belirten Ferman, aynı anda enflasyonun yükselmeye devam ettiğini söyledi. Bu durumun “stagflasyon” riskini artırdığına dikkat çeken Ferman, hem Türkiye hem de küresel ekonomi açısından zorlu bir tablo oluştuğunu ifade etti. “ALTIN SPEKÜLATİF DEĞİL, DEĞER KORUMA ARACI” Altının kısa vadeli kazanç aracı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Ferman, yatırımcıların kişisel ihtiyaç ve risk profiline göre hareket etmesi gerektiğini söyledi. Ferman, altının tüketim değil, uzun vadeli değer koruma amacı taşıyan bir yatırım aracı olduğunu belirtti. * BU BİR YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz” Haber

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral: “Sorunları Konuşmakla Yetinmeyeceğiz, Çözüm Üreten Bir Mekanizma Kuruyoruz”

Demokrat Parti Bursa İl Başkanı Ali Kamil Göral, kentin kronikleşen sorunlarının daha yakından takip edilmesi, çözüm yollarının somutlaştırılması ve kamuoyunda güçlü bir farkındalık oluşturulması amacıyla kapsamlı bir adım attıklarını duyurdu. Göral, Bursa’nın farklı alanlardaki ihtiyaçlarına doğrudan temas edecek şekilde 12 ayrı ihtisas komisyonu kurulacağını açıkladı. Yaptığı değerlendirmede mevcut sorunların artık ertelenemez bir noktaya geldiğine dikkat çeken Göral, “Bursa’nın meseleleri günübirlik yaklaşımlarla çözülemez. Eğer sorunları doğru tespit etmez ve kalıcı çözümler üretmezsek, yarın çok daha ağır bedellerle karşı karşıya kalırız” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda oluşturulacak komisyonların yalnızca rapor hazırlayan yapılar olmayacağını vurgulayan Göral, sahadan veri toplayan, vatandaşla doğrudan temas kuran ve çözüm önerilerini ilgili kurumlara taşıyan aktif bir yapı hedeflediklerini belirtti. Kurulacak 12 ihtisas komisyonunun; ekonomi, sanayi, tarım, eğitim, sağlık, çevre, ulaşım, kentsel dönüşüm, sosyal politikalar, gençlik ve spor, kadın ve aile ile yerel yönetimler gibi Bursa’nın temel dinamiklerini kapsayacağını ifade eden Göral, her bir komisyonun alanında uzman isimlerden oluşacağını söyledi. Göral, “Artık sorunları uzaktan izleyen değil, sahaya inen ve çözüm üreten bir anlayışı hayata geçiriyoruz” dedi. Vatandaşların sürece aktif katılımının önemine de değinen Göral, bu komisyonların toplumla güçlü bir etkileşim içinde çalışacağını belirtti. Amaçlarının yalnızca sorunları tespit etmek değil, aynı zamanda bu sorunların kamuoyunda daha fazla görünür olmasını sağlamak olduğunu ifade eden Göral, “Bir sorun konuşulmuyorsa, çözümü de gecikir. Biz Bursa’nın gerçek gündemini görünür kılmakta kararlıyız” şeklinde konuştu. Açıklamasında uyarıcı mesajlara da yer veren Göral, özellikle plansız şehirleşme, çevresel riskler ve ekonomik daralma gibi başlıklarda gerekli önlemler alınmadığı takdirde Bursa’nın geleceğinin ciddi tehdit altında olabileceğini dile getirdi. “Bugün görmezden gelinen her sorun, yarının daha büyük krizlerine dönüşür. Bu nedenle tüm kurumları ve yetkilileri sorumluluk almaya davet ediyoruz” diyen Göral, iş birliği çağrısında bulundu. Komisyonların hazırlayacağı raporların düzenli olarak kamuoyu ile paylaşılacağını da açıklayan Göral, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin ön planda tutulacağını vurguladı. Ayrıca bu çalışmaların yalnızca siyasi bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, “Bu bir Bursa meselesidir. Kim taşın altına elini koyarsa, biz onunla birlikte çalışmaya hazırız” dedi. Son olarak Bursa halkına seslenen Göral, “Şehrimizin sorunlarını birlikte konuşacak, birlikte çözeceğiz. Sessiz kalmak, sorunları büyütmekten başka bir işe yaramaz. Herkesi bu sürecin parçası olmaya davet ediyorum” ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir” Haber

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Sert Çıkış: “Bursa’nın Sorunu Kaynak Değil, Yönetimdir”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut yönetim anlayışına yönelik dikkat çeken ve sert ifadeler içeren kapsamlı bir açıklama yaptı. Öztürk, kentin sahip olduğu güçlü potansiyele rağmen uzun yıllardır yanlış yönetim anlayışı nedeniyle geri kaldığını savunarak, “Bursa’nın sorunu kaynak değil, açık ve net biçimde yönetim sorunudur” dedi. “Bursa potansiyelinin gerisinde bırakılıyor” Açıklamasında Bursa’nın sanayi gücü, tarımsal kapasitesi ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğuna vurgu yapan Öztürk, bu avantajların yeterince değerlendirilemediğini ifade etti. Mevcut yönetim anlayışını eleştiren Öztürk, “Şehirde yapılan parçalı müdahaleler, günü kurtarmaya yönelik projeler ve plansız yatırımlar Bursa’yı ileriye taşımak yerine yerinde saydırmaktadır” diye konuştu. Kentte özellikle ulaşım ve yaşam kalitesi sorunlarının giderek derinleştiğini belirten Öztürk, “Trafik her geçen gün artıyor, şehir büyüyor ama yaşam kalitesi düşüyor. Ekonomik üretim artmasına rağmen bu artış vatandaşın refahına yeterince yansımıyor” ifadelerini kullandı. “Geçici çözümlerle bu şehir yönetilemez” Öztürk, Bursa’nın artık kısa vadeli ve günübirlik çözümlerle yönetilemeyeceğini belirterek, köklü bir anlayış değişimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı. “Artık asfalt dökerek, yol genişleterek, küçük dokunuşlarla bu şehrin sorunlarını çözmek mümkün değildir. Bursa’nın ihtiyacı sistem değişimidir” diyen Öztürk, ulaşım, şehirleşme ve ekonomi alanlarında bütüncül politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. DEVA’nın Bursa vizyonu: Planlı ve sürdürülebilir şehir DEVA Partisi olarak Bursa’ya yönelik çözüm önerilerini de paylaşan Öztürk, partilerinin günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir yaklaşımı benimsediğini ifade etti. “Bizler Bursa için veriye dayalı, uygulanabilir ve sürdürülebilir çözümlerle hareket ediyoruz” diyen Öztürk, şu başlıkların altını çizdi: Ulaşımda kalıcı ve akıllı çözümler Ekonomide üretimi refaha dönüştüren politikalar Şehirleşmede güvenli ve planlı büyüme Gençler için umut, esnaf için nefes olacak projeler “Bursa’nın kaybedecek zamanı yok” Açıklamasının sonunda Bursa’nın mevcut durumunun kabul edilemez olduğunu belirten Öztürk, “Bu şehir potansiyelinin altında kalmayı değil, hak ettiği değere ulaşmayı fazlasıyla hak etmektedir. Bursa’nın kaybedecek zamanı yoktur” dedi. DEVA Partisi olarak göreve hazır olduklarını vurgulayan Öztürk, “Biz hazırız. Bursa için planımız var, çözümümüz var, irademiz var” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları Haber

Ümit Özdağ’dan İlçe İlçe Yoğun Program, Temas Trafiği ve Halk Buluşmaları

Türk siyasetinin dikkatle takip edilen isimlerinden Ümit Özdağ, 16-19 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştireceği Bursa programıyla kentin siyasi gündemine damga vurmaya hazırlanıyor. Dört güne yayılan kapsamlı ziyaret takviminde esnaf buluşmalarından sanayi odası temaslarına, sivil toplum kuruluşları görüşmelerinden gençlik programlarına, ilçe kongrelerinden vatandaş ziyaretlerine kadar geniş yelpazede temaslar yer alıyor. Bursa’nın merkezinden ilçelerine uzanan program, yalnızca parti çalışması değil; aynı zamanda ekonomi, toplumsal meseleler, yerel sorunlar, gençlik politikaları, göç, üretim ve sivil toplum başlıklarında yoğun bir saha mesaisi olarak değerlendiriliyor. Özdağ’ın Bursa turunun, kentte siyasi hareketliliği artırması bekleniyor. İlk Durak İnegöl: Esnaf, Sanayi ve Vatandaş Teması Programın ilk günü olan 16 Nisan Perşembe’de İnegöl ilçesi ziyaret edilecek. Bursa’nın üretim gücü yüksek, ticaret hacmi geniş ve siyasi açıdan kritik ilçelerinden biri olan İnegöl’de gün boyu yoğun temaslar gerçekleştirilecek. Saat 12.30’da Genel Başkan’ın karşılanmasıyla başlayacak program kapsamında Perşembe Pazarı gezisi yapılacak. Bölgenin en yoğun alışveriş noktalarından biri olan pazar yerinde vatandaşlarla bir araya gelinmesi, esnafın ekonomik beklentilerinin dinlenmesi ve saha gözlemleri yapılması bekleniyor. Öğle yemeği arasının ardından saat 14.15’te İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti gerçekleştirilecek. Sanayiciler, üreticiler ve iş dünyası temsilcileriyle yapılacak görüşmede ihracat, üretim maliyetleri, yatırım ortamı, istihdam ve sanayinin geleceği gibi başlıkların ele alınması öngörülüyor. Saat 15.00 ile 17.00 arasında çarşı yürüyüşü ve fuar alanı ziyareti planlanırken, saat 17.00’de basın toplantısı düzenlenecek. Günün son programı ise saat 20.00’de Sani Konukoğlu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek konferans ve soru-cevap paneli olacak. Bu programda Özdağ’ın hem ulusal gündeme hem de Bursa özelindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Bursa Merkezde Yoğun Diplomasi Trafiği 17 Nisan Cuma günü programın merkezi Bursa olacak. Kent merkezinde yapılacak ziyaretlerde ekonomi, ticaret, sivil toplum ve toplumsal uzlaşı başlıkları ön plana çıkıyor. Saat 11.00’de Esnaf ve Sanatkarlar Odası ziyaretiyle başlayacak temaslarda küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar, finansmana erişim, kira baskısı ve ticari daralma gibi konuların gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 13.00’te tarihi Ulu Camii’nde Cuma namazına katılım planlanıyor. Ardından saat 15.00’te RUMELİSİAD ziyareti gerçekleştirilecek. Rumeli kökenli iş insanlarının oluşturduğu yapıyla yapılacak görüşmede bölgesel kalkınma, yatırım iklimi ve göçmen topluluklarının ekonomik katkısı gibi konular öne çıkabilir. Saat 16.00 ile 16.30 arasında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ziyareti yer alıyor. Kent ekonomisinin ana aktörlerinden biri olan BTSO ile yapılacak temas, programın dikkat çeken duraklarından biri olarak görülüyor. Akşam saat 19.00’da ise Demokrasi Platformu buluşması gerçekleştirilecek. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve farklı görüşlerden katılımcıların yer alacağı toplantının, diyalog ve fikir alışverişi açısından önem taşıdığı değerlendiriliyor. Cumartesi Günü: Göçmen Dernekleri, Açılış Töreni ve Gençlik Buluşması 18 Nisan Cumartesi günü program sosyal tabanı genişleten ziyaretlerle devam edecek. Günün ilk durağı saat 11.00’de BALGÖÇ olacak. Balkan göçmeni vatandaşların temsil edildiği önemli yapılardan biri olan BALGÖÇ ziyareti, Bursa’nın demografik ve kültürel yapısı açısından dikkat çekici başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Saat 13.00’te Yıldırım İlçe Başkanlığı binasının açılışı yapılacak. Parti teşkilatlanması açısından önem taşıyan açılış töreninin yoğun katılımla gerçekleşmesi bekleniyor. Saat 15.00’te Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde kitap imza programı ve Genel Başkan sempozyumu düzenlenecek. Bu etkinlikte Özdağ’ın siyasi vizyonunu, güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini ve düşünsel perspektifini paylaşması bekleniyor. Günün finali ise saat 19.00’da Görükle’de yapılacak gençlik buluşması ve esnaf ziyaretiyle gerçekleşecek. Üniversite öğrencileri ve genç seçmenlerin yoğun bulunduğu bölgede düzenlenecek etkinlik, gençlik politikaları açısından önem taşıyor. Son Gün: Aile Ziyareti, İnanç Kurumları, Çiftçi Teması ve Kongre 19 Nisan Pazar günü programın en dikkat çeken başlıklarından biri, saat 11.00’de trafik kazası mağduru olarak belirtilen Zeynep Nas Sarıkaya ailesine yapılacak ziyaret olacak. Sosyal dayanışma ve toplumsal duyarlılık mesajı taşıyan bu temasın kamuoyunda yankı uyandırması bekleniyor. Saat 13.00’te Orhangazi Cemevi ziyareti gerçekleştirilecek. Farklı inanç kesimleriyle temas açısından önemli görülen program, toplumsal birliktelik mesajı niteliği taşıyor. Saat 13.45’te Orhangazi Ziraat Odası ziyareti yapılacak. Tarım, üretim maliyetleri, çiftçi sorunları, su kaynakları ve kırsal kalkınma başlıklarının burada gündeme gelmesi bekleniyor. Saat 14.45’te Orhangazi Rumeli Göçmenleri Derneği ziyareti ve STK Sohbet Platformu gerçekleştirilecek. Bölgesel dayanışma, göçmen kimliği ve yerel kalkınma meseleleri toplantının ana başlıkları arasında yer alabilir. Programın finalinde ise saat 17.00’de Kestel İlçe Kongresi yapılacak. 500 kişilik salonda gerçekleşecek kongrenin, teşkilat açısından önemli kararların alınacağı ve geniş katılımın beklendiği bir organizasyon olması öngörülüyor. Kongrenin ardından Genel Başkan uğurlanacak. Bursa’da Siyasi Nabız Yükselecek Dört gün sürecek yoğun program, Bursa’da siyasetin nabzını yükseltecek önemli bir ziyaret trafiği olarak görülüyor. İlçelere yayılan temaslar, farklı toplumsal kesimlerle kurulacak diyaloglar ve ekonomik başlıklara odaklanan görüşmeler, programın yalnızca rutin bir gezi değil; kapsamlı bir saha çalışması niteliği taşıdığını ortaya koyuyor. Esnaftan sanayiciye, gençlerden çiftçilere, sivil toplumdan inanç temsilcilerine kadar geniş kesimlerle buluşacak olan Ümit Özdağ’ın Bursa ziyareti, kent siyasetinde uzun süre konuşulacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.