Hava Durumu

#Diş Hastanesi

- Diş Hastanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Hastanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız! Haber

Bu Yaşattıklarınızı Unutmayacağız!

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa’da kamuya ait sağlık kurumlarının satışa çıkarılması üzerinden iktidara çok sert sözlerle yüklendi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 4 gün önce Resmi Gazete’de yayımlanan karar doğrultusunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından Bursa Memleket Hastanesi, Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ve ek hizmet binası, Diş Hastanesi ile Mustafakemalpaşa’daki aktif bir aile sağlığı merkezinin satış listesine alınması kentte büyük tepki topladı. “BU KARARIN SORUMLUSU BELLİ, KİMSE KAÇAMAZ” Öztürk, söz konusu satış kararının ardından AKP Bursa teşkilatından gelen “bu hastaneler satılamaz” yönündeki açıklamaları hedef alarak, “Ortada açık bir kararname var. İmza kime ait? Sayın Erdoğan’a. Buna rağmen çıkıp ‘satılamaz’ diyerek kamuoyunu aldatmaya çalışmak siyasi akılla da vicdanla da bağdaşmaz” dedi. “SANKİ KARARI ERDOĞAN DEĞİL BAŞKASI ALDI!” İktidar temsilcilerinin tutumunu sert ifadelerle eleştiren Öztürk, “Sanki bu kararı alan Recep Tayyip Erdoğan değil de başka bir ülkenin lideri! Gerçeklikten kopmuş bir siyasi tiyatro izliyoruz. Bursalıların aklıyla alay etmeyi bırakın” diye konuştu. “İNKÂR DEĞİL, CESARET GÖSTERİN” AKP’li siyasetçilere açık çağrıda bulunan Öztürk, “İnkâr etmeyi bırakın. Çıkın ve ‘yanlış yaptık’ deyin. Eğer samimiyseniz, bu kararı düzelteceğinizi söyleyin. Ya da açıkça ifade edin: ‘Biz de bu karara karşıyız.’ Gelin, Bursa’nın sağlık kurumlarını savunmak için birlikte basın açıklaması yapalım” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN SAĞLIĞI SATILIK DEĞİLDİR” Bursa’daki sağlık altyapısının özelleştirme yoluyla zayıflatılmasına kesinlikle karşı olduklarını vurgulayan Öztürk, “Bu şehir sanayisiyle olduğu kadar nüfus yoğunluğu ve deprem riskiyle de kritik bir noktada. Böyle bir tabloda hastaneleri satılığa çıkarmak, halk sağlığını hiçe saymaktır. Bursa’nın sağlığı satılık değildir” diyerek tepkisini en üst perdeden dile getirdi. Kararın ardından kent genelinde tepkilerin büyüyerek devam etmesi beklenirken, gözler iktidar kanadından gelecek yeni açıklamalara çevrildi.

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı, şimdi hastanelerimizi satıyorlar Haber

Anahtar Parti Bursa : Önce arsalarımızı, şimdi hastanelerimizi satıyorlar

Aslan, sürecin seyrine dikkat çekerek şu çarpıcı tespiti yaptı: “Önce hastane yapılacak arsalar satışa çıkarıldı, itiraz ettik. Şimdi ise üzerinde hastane bulunan taşınmazlar, üstelik SİT alanı olan tarihi binalar satılıyor. Bir ay içinde arsadan binaya evrilen bu vahim süreç, planlı bir hamle olduğunu gösteriyor. Yarın neyi satacaklarını sormak hakkımız: Yoğun bakım ünitelerini mi? Ameliyathaneleri mi?” “MEMLEKET DE ELDEN GİDİYOR” Listede yer alan ve Bursalıların “Memleket Hastanesi” olarak bildiği, 1946’da temeli atılan, halkın imece usulüyle çalışarak 1952’de hizmete açtığı tarihi hastane binasına ilişkin konuşan Aslan, şunları söyledi: “Memleket Hastanesi, Bursa’nın ortak vicdanıdır, emeğidir, alın teridir. Bu şehirde doğup büyüyen herkesin bir anısı vardır o hastanede. Şimdi kalkıp bu binayı satış listesine koymak, Bursa’nın hafızasına saygısızlıktır. AK Parti’li kardeşlerimiz bile yıllardır restorasyonu bitsin yeniden açılsın diye uğraşırken, bir bakanlık bu binanın otel bile yapılmasına göz yumuyorsa, burada bir akıl tutulması var. Memleket satılmaz, satılsa da alınmaz!” “DİŞ HASTANESİ’Nİ SATMAK, HALKIN AĞRISINI SATMAKTIR” Yıldırım’daki Diş Hastanesi’nin satışını da sert sözlerle eleştiren Aslan, kamu hastanelerinde diş tedavisi bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığını vurguladı: “Keşke diş hastanesi fazlalığından satsak da rahatlasak. Ama gerçek tam tersi. İnsanlar aylarca randevu bekliyor. Bu şartlarda mevcut bir diş hastanesini satmak, halkın sağlık hakkına doğrudan müdahaledir. Diş ağrısıyla kıvranan vatandaşımıza ‘hastanen satıldı, özele git’ mi diyeceğiz? Bu satışa diyecek tek bir kelimemiz var: HAYIR.” “KANSER HASTASININ UMUDU TİCARİLEŞİYOR” Uludağ Yolu üzerinde, Bayraktepe eteklerinde bulunan ve bir dönem Onkoloji Hastanesi’ne ek bina olarak hizmet veren yapının da satış listesinde olduğunu hatırlatan Aslan, konuyu şöyle değerlendirdi: “Bu bina, Bursa manzarasıyla yatırımcıların gözünü dikeceği bir konumda olabilir, ama bizim için orası kanser hastalarının tedavi gördüğü, umutlandığı bir yerdi. Kimse kusura bakmasın, bir şehrin en güzel manzarası hastaların yüzündeki tebessümdür. O binayı otel ya da AVM yapmak için satmak, insanlık suçudur. Onkoloji hastalarımızın emanetine sahip çıkacağız.” “SAĞLIK OCAĞI SATILIR MI? BU NASIL BİR VİZYONSUZLUK?” Mustafakemalpaşa Tepecik Mahallesi’ndeki sağlık ocağının da satış listesine dahil edilmesine ayrıca tepki gösteren Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir mahallede sağlık ocağını satıyorsanız, o mahallede yaşayan insanlara ‘sizin sağlığınız bizim için önemli değil’ diyorsunuz demektir. Çoluk çocuk, yaşlı genç herkesin uğradığı, en temel sağlık hizmetini aldığı bir yapıdan bahsediyoruz. Bunu satış listesine koymak, vizyonsuzluğun daniskasıdır. Ocağın közü sönmez, bu kararı söndüreceğiz.” “YENİSİNİ YAPMAYIP ÜSTÜNE SATIYORSUNUZ” Aslan, “Geçen ay FSM Hastane alanı, yıkılan İhtisas Hastanesi alanı, Samanlı, Yenişehir gibi şehrin dört bir yanındaki arsaları satışa çıkardılar. Bunlara da itiraz ettik ve etmeye devam edeceğiz. Sağlık olmazsa hiçbir şey olmaz. Yenisini yapmayıp üstüne satıyorsunuz! Biz insanımızın haklarını sonuna kadar koruyacağız” ifadelerini kullandı. “HAZİNE AÇIĞI MİLLETİN SAĞLIK YUVALARIYLA KAPANMAZ” Aslan, ekonomik gerekçelerle bu satışları savunmanın mümkün olmadığını belirterek, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Hazine açığı var diye milletin hastanelerini, sağlık ocaklarını, diş hastanelerini, onkoloji ek binalarını satamazsınız. Bu ülkenin varlıkları bu milletindir. Yanlış ekonomi politikalarının faturasını yine halka, yine Bursalıya ödetmeye kimsenin hakkı yok. Önce arsalar satıldı, şimdi hastaneler. Sıradaki ne? Bize sorarlar mı hiç? “ALTERNATİF MODELİMİZ HAZIR” Anahtar Parti olarak sadece itiraz etmekle kalmayıp çözüm de sunduklarını hatırlatan Aslan, önerilerini şöyle sıraladı: - Kamu yararını koruyan işlev güvenceli sözleşmeler yapılmalı, - Gelir paylaşımı modeliyle elde edilen kazançlar, Bursa’ya yatırım olarak dönmeli. - Süreç şeffaf ve katılımcı olmalı; Bursa halkı, STK’lar, meslek odaları ve siyasi partiler karar sürecine dahil edilmeli. “BURSA SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Açıklamasının sonunda Bursa halkını ve kentin tüm dinamiklerini itiraza çağıran Fikret Aslan, şu çağrıyı yaptı: “Bursa sahipsiz değildir. Gerekirse hep birlikte ayağa kalkar, bu satışları durdururuz. Memleket Hastanesi’nin satılmasına, Diş Hastanesi’nin, Onkoloji ek binasının, sağlık ocağının, hastane arsalarının elden çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Önce arsalar derken şimdi hastaneler satılıyor. Bu korkunç hızı durduracağız. Bu şehrin evlatları olarak hep birlikte ‘dur’ diyeceğiz.”

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.