Hava Durumu

#Deprem Riski

- Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan: "Bursa'nın Sorunlarını Ertelemek Değil, Çözmek İçin Yola Çıktık" Haber

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan: "Bursa'nın Sorunlarını Ertelemek Değil, Çözmek İçin Yola Çıktık"

BURSA – Türkiye'nin üretim, ihracat, tarım ve turizm alanında lokomotif şehirlerinden biri olan Bursa, son yıllarda hızla büyüyen nüfusuna paralel olarak ulaşım, kentsel dönüşüm, çevre, deprem riski, altyapı, sağlık, eğitim ve istihdam gibi birçok alanda önemli sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Yaklaşık dört milyonluk nüfusuyla Türkiye'nin en büyük metropollerinden biri olan kentte, yıllardır gündemde olan kronik problemlerin çözümü konusunda kamuoyunda geniş kapsamlı tartışmalar sürerken, Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Bursa'nın mevcut durumu ve geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kentin yalnızca bugünkü sorunlarının değil, önümüzdeki 20-30 yılı şekillendirecek stratejik kararların da artık ertelenemeyeceğini belirten Aslan, Bursa'nın sahip olduğu ekonomik, tarihi ve kültürel potansiyele rağmen hak ettiği noktaya ulaşamadığını ifade etti. "Bursa, Türkiye'nin Üretim Gücüdür" Fikret Aslan, Bursa'nın yalnızca bir sanayi şehri olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını belirterek, kentin aynı zamanda tarım, turizm, teknoloji, kültür ve ihracat açısından da Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekti. "Bursa, Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan şehirlerden biridir. Otomotivden tekstile, makine sanayinden gıdaya, zeytinden siyah incire kadar çok geniş bir üretim kapasitesine sahibiz. Aynı zamanda Uludağ, İznik, Cumalıkızık, tarihi çarşıları ve doğal güzellikleriyle dünya çapında tanıtılması gereken bir turizm kentiyiz. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip Bursa'nın kronik sorunlarla anılması kabul edilemez." Aslan, kentin geleceğinin günlük siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayarak, Bursa'nın uzun vadeli bir kalkınma planına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Deprem Gerçeği Göz Ardı Edilemez Bursa'nın en önemli gündem maddelerinden birinin deprem riski olduğuna işaret eden Aslan, özellikle Gemlik Fay Hattı'nın oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Yıldırım, Osmangazi ve Gemlik başta olmak üzere çok sayıda ilçede riskli yapı stokunun bulunduğunu belirten Aslan, kentsel dönüşümün yalnızca bina yenileme çalışması olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. "Kentsel dönüşüm; güvenli konutlar, sağlam altyapı, yeterli yeşil alanlar, afet toplanma bölgeleri ve dirençli şehir anlayışıyla birlikte planlanmalıdır. Deprem olduktan sonra değil, olmadan önce harekete geçmek zorundayız." Aslan, deprem hazırlıklarının şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasının önemine de dikkat çekerek, vatandaşların doğru bilgilendirilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi. Bursa'nın Trafik Sorunu Her Geçen Gün Ağırlaşıyor Kentin en büyük sorunlarından birinin ulaşım olduğunu belirten Fikret Aslan, özellikle Acemler Kavşağı, Ankara Yolu ve İzmir Yolu güzergâhlarında yaşanan yoğunluğun hem ekonomik kayıplara hem de yaşam kalitesinin düşmesine neden olduğunu söyledi. "Her gün binlerce vatandaşımız saatlerini trafikte geçiriyor. Bu yalnızca zaman kaybı değil; aynı zamanda ekonomik verimliliği azaltan, çevreyi olumsuz etkileyen ve sosyal hayatı zorlaştıran ciddi bir sorundur." Aslan, raylı sistem yatırımlarının genişletilmesi, toplu ulaşımın güçlendirilmesi, akıllı ulaşım sistemlerinin yaygınlaştırılması ve ulaşım master planının bilimsel veriler ışığında yeniden hazırlanması gerektiğini ifade etti. Ayrıca yıllardır tamamlanamayan hızlı tren projesi ile Yenişehir Havalimanı'nın etkin şekilde kullanılamamasının Bursa'nın ulaşım vizyonunu olumsuz etkilediğini belirtti. Tarım Arazileri Bursa'nın Geleceğidir Verimli Bursa Ovası'nın korunmasının yalnızca çiftçiler için değil, gelecek nesiller açısından da büyük önem taşıdığını söyleyen Aslan, tarım alanlarının plansız yapılaşmaya açılmasının uzun vadede telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağını ifade etti. Bursa'nın siyah inciri, şeftalisi, zeytini ve diğer coğrafi işaretli ürünlerinin dünya pazarında daha güçlü bir marka hâline getirilmesi gerektiğini belirten Aslan, üreticilerin artan maliyetler nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında olduğunu dile getirdi. "Çiftçimizin üretimde kalabilmesi için mazot, gübre, sulama ve enerji maliyetleri konusunda kalıcı destek mekanizmaları oluşturulmalıdır. Tarım yalnızca ekonomik faaliyet değil, aynı zamanda gıda güvenliği meselesidir." Sanayi Güçlenirken İnsan da Güçlenmeli Bursa'nın sanayi üretimindeki başarısının sürdürülebilir olması için nitelikli iş gücünün artırılması gerektiğini ifade eden Aslan, genç işsizliğinin çözümünün eğitim ile üretim arasındaki bağın güçlendirilmesinden geçtiğini söyledi. Meslek liseleri ile organize sanayi bölgeleri arasında daha güçlü iş birlikleri kurulmasının önemine değinen Aslan, yüksek teknoloji yatırımlarının artırılması ve genç girişimcilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti. "Bursa yalnızca üretim yapan değil, teknoloji geliştiren ve dünya markaları çıkaran bir şehir olmak zorundadır." Çevre ve Su Kaynakları Alarm Veriyor Bursa'nın doğal kaynaklarının korunmasının artık ertelenemeyecek bir konu olduğunu vurgulayan Fikret Aslan, Nilüfer Çayı'ndaki kirlilik, su kaynaklarının azalması ve sanayi kaynaklı çevresel baskılar konusunda daha etkili politikalar geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Uludağ'ın yalnızca Bursa'nın değil, Türkiye'nin ortak değeri olduğunu belirten Aslan, çevre koruma politikalarının kısa vadeli değil, gelecek kuşakları gözeten anlayışla yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Sağlık ve Eğitimde Artan Talep Bursa'nın hızla artan nüfusuna paralel olarak sağlık ve eğitim yatırımlarının da aynı hızla artırılması gerektiğini dile getiren Aslan, devlet hastanelerindeki yoğunluk, randevu sistemi ve okul kapasitesi gibi konuların vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini söyledi. Üniversite mezunu gençlerin kentte istihdam olanaklarına erişimini kolaylaştıracak yeni yatırımların önemine dikkat çeken Aslan, eğitim ile istihdam arasındaki uyumun güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Gençler, Kadınlar ve Emekliler İçin Kapsayıcı Politikalar Aslan, gençlerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere daha fazla erişebilmesi gerektiğini belirterek, kadınların çalışma hayatına katılımını artıracak projelerin desteklenmesinin önemine değindi. Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların da toplumsal refah açısından önemli bir sorun olduğunu ifade eden Aslan, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. "Bursa'nın Geleceği Ortak Akılla İnşa Edilmeli" Yerel yönetimlerin, merkezi idarenin, meslek odalarının, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların ortak hareket etmesinin önemine vurgu yapan Fikret Aslan, Bursa'nın kronik sorunlarının ancak katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla çözülebileceğini ifade etti. "Bursa'nın geleceği siyasi polemiklerle değil; ortak akılla, bilimsel planlamayla ve toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla şekillenmelidir. Biz Anahtar Parti olarak ayrıştıran değil birleştiren, günü kurtaran değil geleceği planlayan bir anlayışla hareket ediyoruz." "İlk Önceliğimiz Güvenli, Üreten ve Yaşanabilir Bursa" Açıklamalarının sonunda Bursa'nın geleceğine ilişkin hedeflerini paylaşan Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, önceliklerinin güvenli, çevreye duyarlı, üretim kapasitesi yüksek, ulaşım sorunlarını çözmüş ve gençlerine umut veren bir Bursa inşa etmek olduğunu belirtti. Aslan, "Bursa'nın sorunlarını konuşmaktan öte, çözüm üreten bir siyaset anlayışını benimsiyoruz. Depreme dirençli kentler, güçlü ulaşım altyapısı, korunan tarım alanları, sürdürülebilir sanayi, temiz çevre ve sosyal adalet temelinde şekillenen bir Bursa hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bursa'nın hak ettiği değere ulaşması için tüm kesimlerle diyalog içinde, ortak akıl ve çözüm odaklı bir anlayışla çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?" Haber

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp'ten Deprem Çıkışı: "Osmangazi'nin Kalbine Adeta Hançer Saplanacak, Daha Ne Bekleniyor?"

Bursa Büyükşehir Belediyesi ile Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) iş birliğinde hazırlanan "Bursa Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi" kapsamında kamuoyuyla paylaşılan deprem risk analizleri, Bursa'nın özellikle Osmangazi ilçesi açısından taşıdığı büyük tehlikeyi bir kez daha gözler önüne sererken, Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bilimsel verilerin artık tartışmaya açık olmadığını belirten Şahinalp, özellikle Osmangazi'nin tarihi merkezinde bulunan mahallelerin deprem riski açısından Bursa'nın en kritik bölgeleri arasında yer almasının, yıllardır ertelenen kentsel dönüşümün bedelini ağırlaştırdığını söyledi. Şahinalp, "Bugün elimizde bilim insanlarının hazırladığı raporlar var. Risk haritaları var. Fay senaryoları var. Tehlikenin nerede olduğu, hangi mahallelerin en yüksek risk altında bulunduğu artık herkes tarafından biliniyor. Buna rağmen yıllardır konuşup hiçbir somut adım atmamak, on binlerce insanın hayatını kaderine terk etmektir." dedi. "Osmangazi'nin Kalbine Depremde Hançer Saplanacak" JICA destekli analizlerde, olası 7.6 büyüklüğündeki İznik-Gemlik Fay Hattı depremi senaryosunda Bursa'nın en yüksek risk taşıyan mahallelerinin büyük bölümünün Osmangazi'de yer aldığına dikkat çeken Şahinalp, tablonun son derece ürkütücü olduğunu ifade etti. Risk oranlarının Çırpan'da yüzde 87,7, Altıparmak'ta yüzde 87,3, Kükürtlü'de yüzde 85,2, Selimiye'de yüzde 82,2, Hocahasan'da yüzde 78,2, Kırcaali'de yüzde 76,9, İntizam'da yüzde 75,2 ve Kiremitçi Doğanbey bölgesinde yüzde 74,4 seviyelerine ulaşmasının tesadüf olmadığını belirten Şahinalp, şu değerlendirmede bulundu: "Bu tablo sıradan bir istatistik değildir. Bu tablo, olası büyük bir depremde Osmangazi'nin kalbine adeta hançer saplanacağının bilimsel ifadesidir. İnsanların yaşadığı mahalleler alarm veriyor. Bu rakamlar siyaset üstüdür. Bunlar seçim malzemesi değil, doğrudan insan hayatını ilgilendiren gerçeklerdir." "Depremde Sadece Binalar Değil, Ulaşım Ağı da Çökebilir" Şahinalp, yalnızca yapı stokunun değil, Bursa'nın ulaşım altyapısının da ciddi risk altında olduğuna dikkat çekerek özellikle doğu-batı ulaşım aksında yaşanabilecek olası hasarların şehrin tamamını felç edebileceğini söyledi. "Deprem yalnızca binaları yıkmaz. Ulaşım yolları zarar görürse ambulans ulaşamaz, itfaiye ulaşamaz, arama kurtarma ekipleri müdahale edemez. Osmangazi'nin merkezinde yaşanacak büyük bir yıkım, Bursa'nın doğu ile batısını birbirine bağlayan ana ulaşım koridorlarını da işlemez hale getirebilir. Böyle bir senaryonun ekonomik ve insani sonuçlarını düşünmek bile ürkütücüdür." "70 Bin Vatandaş Bekliyor, Projeler Neden Bekletiliyor?" Altıparmak-Çarşamba hattında yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm çalışmalarının hazırlıklarının tamamlandığını ancak uygulamaya geçilmediğini savunan Şahinalp, bölgede yaşayan yaklaşık 70 bin vatandaşın büyük bir belirsizlik içinde bırakıldığını ifade etti. "Son dört yıldır Altıparmak-Çarşamba hattında yapılacak dönüşüm için çalışmaların tamamlandığı söylendi. Planlar hazırlandı, projeler konuşuldu, kamuoyuna umut verildi. Peki sonuç ne oldu? Bugün hâlâ binlerce insan aynı riskli yapılarda yaşamaya devam ediyor." "Yaklaşık 70 bin vatandaşımız her gece aynı endişeyle uyuyor. İnsanlar depremi değil, ihmali konuşuyor. Bu tablo ne Osmangazi Belediyesi'nin ne de Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin vicdanına sığar." "Deprem Siyaseti Affetmez" Şahinalp, deprem konusunun günlük siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayarak, ihmalin telafisinin olmayacağını söyledi. "Deprem geldiğinde siyasi rozetlerin hiçbir anlamı kalmaz. O enkazın altında partiler değil insanlar kalır. Bu nedenle herkesin sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerekir. Deprem kapıyı çaldığında mazeretlerin hiçbir değeri olmayacaktır." "Artık Zaman Kaybetme Lüksü Yok" Kentsel dönüşümün yalnızca bina yenilemekten ibaret olmadığını belirten Şahinalp, afet yönetimi anlayışının bütüncül bir planlamayla ele alınması gerektiğini dile getirdi. "Bugün dönüşüm konuşulurken yalnızca betonarme yapılar düşünülmemelidir. Altyapı, ulaşım, toplanma alanları, yeşil alanlar, sağlık tesisleri, eğitim kurumları ve acil müdahale güzergâhları birlikte planlanmalıdır. Gerçek şehircilik budur." "Şehircilik Bakanlığı'nın Desteğiyle Süreç Derhal Başlatılmalı" Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanı Semra Şahinalp, merkezi idarenin de sürece güçlü şekilde dahil olması gerektiğini belirterek çağrısını şu sözlerle tamamladı: "Şehircilik Bakanlığı'nın teknik ve mali desteğiyle Altıparmak-Çarşamba başta olmak üzere yüksek risk taşıyan bölgelerde kapsamlı kentsel dönüşüm vakit kaybetmeden başlatılmalıdır. Artık rapor hazırlama değil, temel atma zamanıdır." "Bugün atılacak cesur adımlar yarının hayatlarını kurtaracaktır. Hiç kimsenin bu sorumluluğu erteleme hakkı yoktur. Bursa'nın kalbi olan Osmangazi'nin kaderi belirsizliğe teslim edilemez. Bilimin gösterdiği yolu izlemek, vatandaşın can güvenliğini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmak hepimizin ortak görevidir." Şahinalp, deprem riskinin artık teorik bir ihtimal değil, bilimsel çalışmalarla ortaya konmuş somut bir gerçek olduğunu belirterek, ilgili tüm kurumlara ortak akıl ve koordinasyon içinde hareket etme çağrısında bulundu.

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez” Haber

CHP Bursa’dan Sert Mesaj: “Bursa’nın Sorunları Birikiyor, Kentin Geleceği İhmale Kurban Edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa İl Örgütü, yeni dönemin ilk Yönetim Kurulu Toplantısı’nı İl Başkanı Av. Turgut Özkan başkanlığında gerçekleştirdi. Toplantıda yeni dönem görev dağılımları tamamlanırken, Bursa’nın giderek ağırlaşan kent sorunları, vatandaşların beklentileri ve önümüzdeki dönemde yürütülecek siyasi çalışmalar kapsamlı şekilde ele alındı. CHP Bursa İl Yönetimi, toplantıda yalnızca teşkilat çalışmalarını değil, aynı zamanda Bursa’nın yıllardır çözüm bekleyen temel meselelerini de gündemine aldı. Ulaşımdan kentsel dönüşüme, çevre sorunlarından ekonomik krize, plansız kentleşmeden istihdama kadar birçok başlıkta değerlendirmeler yapıldı. Toplantıda verilen mesaj ise net oldu: “Bursa’nın sorunları artık ertelenemez. Kentin geleceğini tehdit eden meseleler karşısında sessiz kalmayacağız.” Bursa’da Kronikleşen Sorunlara Sert Eleştiri: “Kent Yönetimi Alarm Veriyor” CHP Bursa İl Örgütü’nün yeni dönem çalışma planlamasında, Bursa’nın büyüyen nüfusuna rağmen yıllardır çözülemeyen altyapı ve kent yönetimi sorunlarının öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı belirtildi. Parti yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde, Bursa’nın sanayi gücü, tarihi mirası ve doğal kaynaklarıyla Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen plansız büyüme, yanlış kentleşme kararları ve yetersiz yatırımlar nedeniyle ciddi risklerle karşı karşıya kaldığı vurgulandı. Ulaşım Çıkmazı: Bursa Trafikte Kaybediyor Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Bursa’nın yıllardır çözülemeyen ulaşım sorunu oldu. CHP Bursa İl Yönetimi, kent içi ulaşımda plansızlığın giderek büyüdüğünü, vatandaşların her gün saatlerini trafikte geçirmek zorunda kaldığını ifade etti. Özellikle; Mudanya Yolu’nda yaşanan yoğunluk, Acemler Kavşağı’ndaki kronik trafik problemi, İzmir Yolu üzerindeki ulaşım sıkışıklığı, Toplu taşıma sistemindeki kapasite ve erişim sorunları Bursa’nın günlük yaşamını olumsuz etkileyen temel problemler arasında gösterildi. Açıklamalarda, ulaşım sorununun yalnızca trafik yoğunluğu olmadığı, aynı zamanda vatandaşın zaman kaybına, ekonomik kayıplara ve yaşam kalitesinin düşmesine neden olan büyük bir kent problemi olduğu vurgulandı. CHP Bursa yönetimi, “Yıllardır günü kurtaran uygulamalarla değil, bilimsel, planlı ve uzun vadeli ulaşım politikalarıyla Bursa’nın geleceği korunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu. Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm: Bursa’nın En Büyük Güvenlik Sınavı Toplantıda Bursa’nın deprem riski ve kentsel dönüşüm süreci de geniş şekilde ele alındı. Olası Marmara depremi karşısında Bursa’daki yapı stokunun güvenliği, riskli binaların yenilenmesi ve kentsel dönüşüm uygulamalarının mevcut durumu tartışıldı. CHP Bursa İl Yönetimi, vatandaşların güvenli konutlarda yaşamasının temel bir hak olduğunu belirterek, kentsel dönüşüm süreçlerinin yalnızca ekonomik çıkarlar üzerinden yürütülmemesi gerektiğine dikkat çekti. Özellikle; Dayanıksız yapıların yenilenme sürecinin hızlandırılması, Vatandaşların mülkiyet haklarının korunması, Dönüşüm süreçlerinde mağduriyetlerin önlenmesi, Riskli bölgelerde bilimsel ve sosyal temelli çalışmalar yapılması gerektiği ifade edildi. CHP kanadından yapılan değerlendirmelerde, deprem gerçeğinin seçim dönemlerinde hatırlanan bir konu olmaktan çıkarılması gerektiği vurgulandı. Çevre Alarm Veriyor: “Bursa’nın Doğası Rant ve Kirlilik Baskısı Altında” CHP Bursa’nın gündemindeki bir diğer önemli başlık çevre sorunları oldu. Sanayi kenti kimliğiyle büyüyen Bursa’da kontrolsüz sanayileşmenin ve plansız yapılaşmanın çevresel etkileri toplantıda masaya yatırıldı. Özellikle; Ovakça, Barakfakih, Kestel bölgeleri başta olmak üzere sanayi faaliyetlerinin hava ve su kalitesi üzerindeki etkileri değerlendirildi. CHP Bursa İl Yönetimi, çevre koruma politikalarının yeterince güçlü uygulanmadığını savunarak, Bursa’nın doğal kaynaklarının korunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Ayrıca Türkiye’nin en verimli tarım alanlarından biri olan Bursa Ovası’nın betonlaşma tehdidi altında olduğu ifade edilerek, tarım arazilerinin korunması konusunda daha kararlı adımlar atılması gerektiği vurgulandı. “Yeşil Bursa” kimliğinin yalnızca geçmişten kalan bir söylem değil, korunması gereken bir yaşam değeri olduğu belirtildi. Ekonomik Kriz Bursa Sanayisini ve Emekçiyi Zorluyor Toplantıda ekonomik sorunlar ve istihdam konusu da önemli başlıklar arasında yer aldı. Bursa’nın otomotiv ve tekstil başta olmak üzere güçlü üretim altyapısına sahip olmasına rağmen ekonomik koşulların hem sanayiciyi hem çalışanları zorladığı ifade edildi. CHP Bursa yönetimi tarafından değerlendirilen başlıca sorunlar arasında; Üretimde yaşanan daralma, Yüksek enflasyon nedeniyle çalışanların satın alma gücünün düşmesi, İşçilerin geçim sıkıntısı, Sanayide ara eleman ihtiyacı, Genç işsizliği yer aldı. Bursa gibi üretim merkezlerinin güçlü sosyal politikalar ve planlı ekonomi anlayışıyla desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İmar Politikalarına Sert Tepki: “Bursa’nın Kimliği Betonlaşmaya Teslim Edilemez” CHP Bursa İl Örgütü’nün gündemindeki bir diğer kritik konu ise imar politikaları ve kent estetiği oldu. Bursa’nın tarihi dokusu, doğal alanları ve kültürel mirasının korunması gerektiği belirtilirken, plansız yapılaşmanın kentin kimliğine zarar verdiği ifade edildi. Özellikle yeşil alanların azalması, yoğun yapılaşma ve rant odaklı kentleşme eleştirilerek, Bursa’nın geleceğinin yalnızca inşaat merkezli politikalarla şekillendirilemeyeceği vurgulandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının kent yönetiminin temel sorumluluklarından biri olduğu belirtildi. Turgut Özkan: “Bursa İçin Birlikte, Kararlı ve Mücadeleci Bir Dönem Başlıyor” CHP Bursa İl Başkanı Av. Turgut Özkan, yeni dönem Yönetim Kurulu Toplantısı sonrasında yaptığı değerlendirmede, teşkilat çalışmalarının birlik, dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla sürdürüleceğini belirtti. Özkan, yeni dönemde Bursa’nın sorunlarını yakından takip edeceklerini, vatandaşların taleplerini güçlü şekilde gündeme taşıyacaklarını ve çözüm odaklı siyaset anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. CHP Bursa İl Başkanlığı tarafından yapılan değerlendirmede şu mesaj öne çıktı: “Bursa’nın geleceği için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Bu kentte yaşayan herkesin daha güvenli, daha sağlıklı, daha yaşanabilir bir şehirde hayatını sürdürebilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.” Yeni dönemde CHP Bursa İl Örgütü’nün; ulaşım, deprem güvenliği, çevre, ekonomi, kentleşme ve sosyal sorunlar başta olmak üzere kentin temel meselelerinde daha aktif bir saha çalışması yürüteceği bildirildi.

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor” Haber

“Şehir Büyük Bir Potansiyele Sahip Ama İhmal Ediliyor”

DEVA Partisi Bursa Teşkilatı TBMM’de Ali Babacan’a Kapsamlı Bursa Raporu Sundu: 16 Maddelik Şehir Analizi ve Çözüm Önerileri DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, ilçe başkanları ve parti yönetimiyle birlikte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen Yeniyol Grubu toplantısına katılarak Genel Başkan Ali Babacan’a Bursa’nın kronik sorunlarına ilişkin kapsamlı bir rapor sundu. Toplantıda, Bursa’nın şehirleşme, ekonomi, ulaşım, çevre ve sosyal yaşam başlıklarında yaşadığı yapısal sorunlar detaylı şekilde ele alınırken, Öztürk’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı 16 maddelik şehir analizinin de doğrudan parti genel merkezine iletildiği belirtildi. TBMM’de Bursa Vurgusu: “Şehir Büyük Bir Potansiyeli Taşıyor Ama Yönetilemiyor” Ali Babacan’ın da katıldığı Yeniyol Grubu toplantısında Bursa’nın Türkiye’nin en güçlü sanayi ve üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen ciddi altyapı ve planlama sorunları yaşadığı ifade edildi. Tayfun Öztürk, Bursa’nın mevcut tabloyla “potansiyelinin altında kalan bir metropol” görüntüsü verdiğini belirterek, çözümün ancak planlı, şeffaf ve demokratik bir yönetim anlayışıyla mümkün olabileceğini vurguladı. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa’nın kronikleşmiş sorunlarına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaparak 16 başlıkta çözüm önerilerini kamuoyuyla paylaştı. Öztürk, Bursa’nın ekonomik gücüne ve nüfus büyüklüğüne rağmen altyapıdan ulaşıma, çevreden turizme kadar birçok alanda ciddi eksiklikler yaşadığını ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Çözüm yine demokratik siyasetle, sandıkla ve temiz yönetim anlayışıyla mümkün olacaktır” ifadelerini kullanırken, Bursa’nın mevcut sorunlarının yalnızca yerel değil, yapısal bir yönetim sorunu olduğunu vurguladı. “Bursa, Potansiyeli Yüksek Ama İhmal Edilmiş Bir Şehir” Tayfun Öztürk’e göre Bursa, sanayi gücü, nüfusu ve ekonomik kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli metropollerinden biri olmasına rağmen, birçok temel alanda emsallerinin gerisinde kalmış durumda. Öztürk, “Bursa birçok şehirle kıyaslandığında sahip olması gereken standartların altında kalmış bir şehir görüntüsü veriyor” dedi. 16 BAŞLIKTA BURSA’NIN KRONİK SORUNLARI 1. Kentsel Dönüşüm Öztürk, özellikle ova bölgeleri ve eski yerleşim alanlarında çarpık yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirtti. Deprem riski Plansız kentleşme Estetikten uzak yapılaşma nedenleriyle kentsel dönüşümün hızlandırılması gerektiğini söyledi. 2. Trafik Sorunu Bursa’da trafik yoğunluğunun nüfusun çok üzerinde bir baskı oluşturduğunu belirten Öztürk, çözüm için: İlave çevre yolları Kavşak düzenlemeleri Tünel ve viyadük projeleri önerdi. 3. Şehir İçi Ulaşım BursaRay hattının genişletilmesi ve yer altına alınması gerektiğini söyleyen Öztürk, metro sisteminin eksikliğine dikkat çekti. “Bursa, metro ağı olmayan büyük şehir görüntüsünden çıkmalıdır” dedi. 4. Şehir Dışı Ulaşım Havaalanı, demiryolu ve deniz ulaşımındaki eksikliklere dikkat çekildi. Yenişehir Havalimanı’nın verimsiz kullanımı Hızlı tren eksikliği Deniz ulaşımının yetersizliği eleştirildi. 5. Göç Sorunu Kontrolsüz nüfus artışının şehirde trafik, güvenlik ve altyapı sorunlarını büyüttüğü ifade edildi. 6. Doğanbey TOKİ Sorunu Bölgedeki yapılaşmanın yarattığı mağduriyetlerin giderilmesi gerektiği belirtildi. 7. Hava Kirliliği Sanayi kaynaklı kirliliğin özellikle kış aylarında ciddi sağlık sorunlarına yol açtığı ifade edildi. 8. Doğu-Batı Dengesizliği Osmangazi ve Nilüfer’de yoğunlaşan hizmetlerin Yıldırım ilçesinde yeterince karşılık bulmadığı vurgulandı. 9. Şehir Merkezinin Canlandırılması Heykel ve çarşı bölgesinin sosyal ve kültürel olarak yeniden canlandırılması gerektiği belirtildi. 10. Turizm Sorunu Bursa’nın turizm potansiyelini kullanamadığı ifade edilerek: Yetersiz tanıtım Destinasyon eksikliği Konaklama süresi düşüklüğü eleştirildi. Ayrıca Avrupa ve dünya çapında tanıtım kampanyaları önerildi. 11. “Yeşil Bursa” Kimliğinin Zayıflaması Şehrin yeşil kimliğinin korunması için her alanda ağaçlandırma yapılması gerektiği belirtildi. 12. Uludağ Uludağ’ın korunması ve 12 ay turizm merkezi haline getirilmesi gerektiği vurgulandı. 13. Sahiller Mudanya ve Gemlik sahillerine ulaşımın geliştirilmesi ve altyapı sorunlarının çözülmesi gerektiği ifade edildi. 14. Pahalılık Gıda fiyatlarının kontrolsüz şekilde arttığı belirtilerek piyasa dengesizliğine dikkat çekildi. 15. Projelerin Yavaş İlerlemesi Bursa’daki birçok altyapı projesinin yıllarca geciktiği ve bunun ekonomik kayıplara yol açtığı ifade edildi. 16. Bursaspor Bursaspor’un şehir kimliği açısından kritik bir değer olduğu vurgulandı. Öztürk, kulübün mali sorunlarının şehirdeki büyük işletmeler ve yerel yönetim iş birliğiyle çözülebileceğini belirtti. “Bursa Emanettir” Açıklamasının sonunda Tayfun Öztürk, Bursa’nın tüm değerlerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Şehrin her değeri yöneticilere emanettir. Bu emaneti korumak sadece bir görev değil, aynı zamanda sorumluluktur. Bursa bu ihmali hak etmiyor.” “Bursa’nın Sorunları Siyasi Değil, Yapısaldır” Toplantı sonrası yapılan değerlendirmelerde Tayfun Öztürk, Bursa’nın sorunlarının sadece yerel yönetim meselesi değil, aynı zamanda uzun yıllardır biriken yapısal problemler olduğunu ifade etti. Öztürk, çözümün demokratik siyaset, şeffaf yönetim ve planlı şehircilikten geçtiğini belirterek şu mesajı verdi: “Bursa’nın geleceği günübirlik kararlarla değil, uzun vadeli ve bilimsel şehir planlamasıyla inşa edilmelidir.” Ali Babacan’a Sunulan Rapor Genel Merkezde Değerlendirilecek DEVA Partisi kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Bursa teşkilatı tarafından hazırlanan 16 maddelik raporun, parti genel merkezinde şehir politikaları kapsamında detaylı şekilde değerlendirileceği öğrenildi. Raporda özellikle ulaşım, sanayi planlaması, çevre politikaları ve turizm başlıklarının öncelikli alanlar olarak öne çıktığı belirtildi. Sonuç: “Bursa İçin Yeni Bir Şehir Vizyonu” DEVA Partisi Bursa İl Teşkilatı’nın TBMM’de sunduğu kapsamlı rapor, şehrin çok yönlü sorunlarına dikkat çekerken, aynı zamanda çözüm odaklı bir şehir vizyonu da ortaya koydu. Bursa’nın mevcut potansiyeline rağmen yaşadığı yapısal sıkıntıların altı çizilirken, çözümün ancak planlı, katılımcı ve sürdürülebilir bir yönetim modeliyle mümkün olacağı ifade edildi.

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!” Haber

“Bursa Ayağa Kalk, Hastanelerine Sahip Çık!”

Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den Sert Tepki 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, mülkiyeti Maliye Hazinesi’ne ait 71 taşınmaz ve üzerlerindeki yapıların özelleştirme kapsamına alınması kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kararın Bursa ayağı özellikle sert tepkilere neden oldu. Özelleştirme listesine Bursa’da bulunan 4 önemli sağlık tesisinin dahil edilmesi, siyasi ve toplumsal çevrelerde “kabul edilemez bir adım” olarak değerlendirildi. Karara göre satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve işletme hakkı devri gibi yöntemlerle değerlendirilebilecek taşınmazlar arasında; Osmangazi ilçesindeki eski Bursa Devlet Hastanesi ve Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi arazisi, Çekirge’deki Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği, Yıldırım’daki Bursa Diş Hastanesi ve Mustafakemalpaşa’daki 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi yer aldı. Kararın ardından en sert çıkışlardan biri Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir’den geldi. “Bu Bir Özelleştirme Değil, Kamusal Sağlık Hafızasının Tasfiyesidir” Demir, yaptığı açıklamada özellikle Osmangazi’de yer alan ve Bursalılar için sembolik bir değer taşıyan eski Bursa Devlet Hastanesi üzerinden sert ifadeler kullandı. Kamuoyuna “Muradiye Devlet Hastanesi” olarak bilinen, eski adıyla Bursa Memleket Hastanesi’nin özelleştirme kapsamına alınmasını “kabul edilemez bir ihanet planı” olarak nitelendirdi. Demir, hastanenin yalnızca bir sağlık tesisi olmadığını, Bursa’nın tarihsel ve toplumsal hafızasının bir parçası olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu hastane 1950’li yıllarda Bursalıların bağışlarıyla, halkın imek emeğiyle inşa edildi. Bu bir bina değil; bu şehrin ruhudur, hafızasıdır. Şimdi bu miras masa başı kararlarla satılmak isteniyor. Buna sessiz kalamayız.” “Şehir Hastanesi Uğruna Kamu Hastaneleri Feda Edildi” Demir, sağlık politikalarına yönelik eleştirilerini de sertleştirerek, şehir hastaneleri modelinin kamu sağlık sistemini zayıflattığını savundu. Bursa’da şehir hastanesi açıldıktan sonra birçok devlet hastanesinin kapatıldığını hatırlatan Demir, vatandaşların ulaşımı zor olan tek bir merkeze mecbur bırakıldığını ifade etti. “Hasta garantili şehir hastaneleri sistemiyle kamu kaynakları belirli şirketlere aktarılıyor. Köprüde geçiş garantisi, havalimanında yolcu garantisi neyse, sağlıkta da hasta garantisi sistemi kurulmuş durumda. Bu kabul edilebilir bir düzen değildir” dedi. “Deprem Riski Bahane Edildi, Hastane Yıllarca Kaderine Terk Edildi” Eski Bursa Devlet Hastanesi’nin kapatılma gerekçesi olarak “deprem riski”nin gösterildiğini hatırlatan Demir, bu sürecin şeffaf yürütülmediğini öne sürdü. Hastanenin güçlendirilmesi ya da yeniden hizmete açılması yönünde verilen sözlerin tutulmadığını ifade ederek, yapının yıllardır atıl bırakıldığını söyledi. “Eğer gerçekten risk varsa, bunu ortadan kaldırmak devletin görevidir. Güçlendirme yapılmadı, yatırım yapılmadı, yıllarca oyalama politikası izlendi. Şimdi ise bu alan özel sektöre devredilmek isteniyor. Buna planlı bir tasfiye dememek mümkün değil.” “Bursa’nın Bağışıyla Yapılan Hastane Birilerine Rant Aracı Yapılamaz” Demir, hastanenin bulunduğu arazinin değerine dikkat çekerek, alanın rant odaklı projelere açılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bursa’nın geçmişte kendi imkânlarıyla inşa ettiği bir sağlık kurumunun bugün “ticari kazanç alanına” dönüştürülmek istendiğini söyledi. “Kimdir bu çok özel ve hatırlı kişiler? Bursalıların bağışlarıyla yapılan bu hastane nasıl olur da birkaç imza ile el değiştirir? Bu şehir buna izin vermez” ifadelerini kullandı. “Bu Karar Bursalılara Açık Bir Haksızlıktır” Anahtar Parti Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir, açıklamasının sonunda sert bir çağrıda bulunarak Bursalıları tepki göstermeye davet etti: “Bu sadece bir taşınmaz satışı değildir. Bu, bir şehrin hafızasına, geçmişine ve hakkına müdahaledir. Bursa bunu kabul edemez. Bu karar Bursalılara açık bir haksızlıktır.” Demir, sözlerini “Bursa ayağa kalk, hastanesine sahip çık” çağrısıyla tamamladı. Özelleştirme kararının nasıl uygulanacağı ve Bursa’daki sağlık tesislerinin geleceğine ilişkin süreç kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, tepkilerin önümüzdeki günlerde daha da artması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.