Hava Durumu

#Denetim

- Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anahtar Parti Bursa'dan korsan taşımacılığa karşı taksi esnafına destek Haber

Anahtar Parti Bursa'dan korsan taşımacılığa karşı taksi esnafına destek

Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan, Osmangazi İlçe Başkanı İsmail Demir ve beraberindeki yöneticilerle Bursa Şoförler ve Otomobilciler Odası'na gerçekleştirdiği iadei ziyarette, esnafın sorunları ve kent gündemine ilişkin konuları değerlendirdi. Görüşmede korsan taşımacılık sorunu da gündeme geldi. Bursa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ahmet Çakır’ın korsan taşımacılığın yol açtığı risklere ilişkin açıklamalarına dikkat çeken Aslan, meselenin yalnızca ekonomik kayıplar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Kayıt dışı taşımacılığın hem vatandaşların güvenliğini hem de yasal taşımacı esnafının emeğini tehdit ettiğini belirten Aslan, etkin denetim çağrısı yaptı. Aslan: “Güvenli ulaşım bir ayrıcalık değil, en temel beklentilerden biridir”* Fikret Aslan, konuya ilişkin değerlendirmesinde korsan taşımacılığın yalnızca yasalara aykırı bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda devlete, vatandaşlara ve yasal yükümlülüklerini yerine getirerek faaliyet gösteren taşımacı esnafına ciddi zararlar veren önemli bir sorun olduğunu söyledi. Bu tür taşımacılık faaliyetlerinde yaşanabilecek herhangi bir mağduriyet durumunda vatandaşların karşılarında sorumluluk alacak, hesap verecek ve sorunlarını çözecek bir muhatap bulmalarının son derece güçleştiğini belirten Aslan, özellikle adli bir olay, trafik kazası veya güvenlik ihlali yaşanması hâlinde taşımacılığı gerçekleştiren kişinin kimliği, yeterliliği ve sorumlulukları konusunda ciddi soru işaretleri ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin hiçbir şekilde kayıt dışı kazanç arayışına kurban edilmemesi gerektiğini vurgulayan Aslan, kim tarafından, hangi yeterliliklerle ve hangi güvenlik koşullarında gerçekleştirildiği belli olmayan taşımacılık faaliyetlerinin hem yolcular hem de trafikteki diğer vatandaşlar açısından risk oluşturduğunu ifade etti. Korsan taşımacılığın devletin vergi kaybına uğramasına, yasal denetim mekanizmalarının etkisizleşmesine, kayıtlı esnafın haksız rekabetle karşı karşıya kalmasına ve vatandaşların güvenli ulaşım hakkının zarar görmesine neden olduğunu kaydeden Aslan, taşımacılığın yalnızca bir noktadan diğerine yolcu götürmekten ibaret olmadığını söyledi. Taşımacılığın sorumluluk, güven, denetim, mesleki yeterlilik ve hukuki hesap verebilirlik gerektiren bir hizmet olduğunu belirten Aslan, bu nedenle korsan taşımacılıkla mücadelenin yalnızca yasal taşımacı esnafının ekonomik haklarını korumak için değil, öncelikle vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak, kamu düzenini korumak ve adil rekabet ortamını tesis etmek için zorunlu olduğunu dile getirdi. Aslan, “Güvenli ulaşım bir ayrıcalık değil, vatandaşlarımızın en temel beklentilerinden biridir. Korsan taşımacılığa karşı etkin denetim ve kararlı mücadele, hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi. *Çakır: “Teknolojiye değil, kuralsız ve mevzuata aykırı taşımacılığa karşıyız”* Bursa Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ahmet Çakır ise korsan taşımacılıkla mücadele kapsamında yürütülen Martı TAG erişim engeli davasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çakır, İstanbul 22. İcra Dairesi tarafından BTK nezdindeki Siber Güvenlik Başkanlığına yazı gönderilerek ilgili mahkeme kararının infazının talep edildiğini belirtti. Mahkeme kararında Martı TAG hizmetinin sunulmasının haksız rekabet oluşturduğunun belirtildiğini aktaran Çakır, hizmetlerinin internet sitesi, mobil uygulama ve diğer tüm mecralar üzerinden sunulmasının men’ine ilişkin hükmün uygulanmasının istendiğini ifade etti. Taksi esnafının plaka, ruhsat, vergi, sigorta, belediye mevzuatı ve mesleki yeterlilik gibi birçok yasal yükümlülük altında hizmet verdiğini belirten Çakır, aynı yolcu taşımacılığı faaliyetinin gerekli izin ve yükümlülükler yerine getirilmeden farklı isimler veya dijital uygulamalar üzerinden yürütülmesinin adil rekabet ve hukukun üstünlüğü açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Çakır, Bursa Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın konuya ilişkin yaklaşımını, “Teknolojiye değil, kuralsız ve mevzuata aykırı taşımacılığa karşıyız” sözleriyle özetledi.

Bursa’da Düzensiz Göç Operasyonu: 2 Şüpheli Yakalandı Haber

Bursa’da Düzensiz Göç Operasyonu: 2 Şüpheli Yakalandı

Bursa’da düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında gerçekleştirilen uygulama ve operasyonlarda bin 544 kişinin sorgusu yapıldı. Osmangazi ve Yıldırım’daki operasyonlarda yasa dışı yollarla Türkiye’ye girdiği belirlenen yabancı uyruklu kişiler İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edilirken, 2 şüpheli yakalandı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekipleri, düzensiz göçün önlenmesi ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele amacıyla kent genelinde denetim ve operasyonlar gerçekleştirdi. BİN 544 KİŞİ SORGULANDI İl genelinde gerçekleştirilen huzur uygulamalarında toplam bin 544 kişinin sorgusu yapıldı. Denetimler sonucunda 29 yabancı uyruklu kişi hakkında işlem gerçekleştirildi. Trafik ve araç kontrollerinde ise 145 araç denetlendi. Çeşitli ihlaller tespit edilen 34 araca toplam 278 bin 853 TL idari para cezası uygulandı. OSMANGAZİ’DE İŞ YERİNE OPERASYON Çalışmalar kapsamında Osmangazi ilçesindeki bir iş yerine operasyon düzenlendi. İş yerinde çalışan 15 yabancı uyruklu kişinin durumları ekipler tarafından tek tek incelendi. Yapılan kontrollerde 5 kişinin kimliğinin bulunmadığı, Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptığı ve yasal kalış hakkının olmadığı belirlendi. Üç kişinin ise başka bir ile kayıtlı Geçici Koruma Kimlik Belgesi bulunduğu, 7 kişinin yasal kalış hakkının mevcut olduğu tespit edildi. İş yerindeki 15 yabancı uyruklu kişinin tamamının çalışma izni olmadan çalıştırıldığı, ayrıca iş yerinin çalışma izin ruhsatının bulunmadığı belirlendi. YILDIRIM’DA 5 KİŞİ TESPİT EDİLDİ Polisin ikinci operasyonunun adresi Yıldırım ilçesi oldu. Bir adrese gerçekleştirilen operasyonda 5 yabancı uyruklu kişi tespit edildi. Yapılan incelemelerde bu kişilerin tamamının kimliksiz olduğu ve Türkiye’ye yasa dışı yollarla giriş yaptıkları belirlendi. Kimliksiz yabancı uyruklu kişiler, sınır dışı işlemlerinin yürütülmesi amacıyla Bursa İl Göç İdaresi Müdürlüğü’ne teslim edildi. 2 ŞÜPHELİ YAKALANDI Operasyonlar kapsamında yabancı uyruklu kişileri belirli bir ücret karşılığında yasa dışı şekilde çalıştırdığı ve barındırdığı öne sürülen 2 şüpheli de polis ekiplerince yakalandı. Şüpheliler hakkında başlatılan adli sürecin devam ettiği bildirildi. Bursa Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin düzensiz göç ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamındaki çalışmalarını kent genelinde sürdürdüğü belirtildi.

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı Haber

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı

İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılık vakalarında banka müşterilerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla banka şubesi önünde basın açıklaması yaptı. İlçe teşkilatı adına konuşan Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, bankacılık sistemindeki güvenlik uygulamaları ile mevcut mevzuatın yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Açıklamanın, teşkilata başvurarak dolandırıcılık nedeniyle mağduriyet yaşadığını bildiren bir vatandaşın durumu üzerine gerçekleştirildiği belirtildi. Saraç, benzer vakaların yalnızca bireysel mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek bankalar, denetleyici kurumlar ve mevzuata ilişkin eleştirilerde bulundu. Bankaların güvenlik önlemlerini eleştirdi Saraç, bankaların müşterilerin hesap güvenliğini sağlamak için daha güçlü ve çok aşamalı kontrol mekanizmaları uygulaması gerektiğini söyledi. Dolandırıcılık vakalarında olağan dışı para transferleri ile kredi işlemlerinin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini savunan Saraç, bazı olaylarda dolandırıcıların mobil bankacılık üzerinden kredi kullanıp parayı farklı hesaplara aktarabilmesinin güvenlik sistemlerinin sorgulanmasına neden olduğunu belirtti. Saraç ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun tüketicilerin korunması açısından yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. BDDK ve başvuru süreçleri gündeme getirildi Basın açıklamasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) denetim süreçleri de eleştirildi. İYİ Parti heyeti, dolandırıcılık mağdurlarının savcılığa başvurmasının ardından Türkiye Bankalar Birliği Hakem Heyeti sürecinde karşılaştığı öne sürülen sorunların giderilmesini istedi. Mevcut uygulamalarda vatandaşların hak arama yolları arasında çelişkiler bulunduğunu savunan Saraç, mağdurların hem adli makamlara başvurabilmesinin hem de diğer hak arama mekanizmalarından yararlanabilmesinin önünün açık tutulması gerektiğini söyledi. Meclis için 5 maddelik düzenleme çağrısı İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılıkla mücadele kapsamında beş başlık altında taleplerini açıkladı: Bankacılık sistemindeki dolandırıcılık iddialarının şeffaf biçimde incelenmesi,Veri güvenliği konusunda ihmali veya sorumluluğu bulunanların araştırılması,5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda hesap sahiplerinin korunmasını güçlendirecek düzenlemeler yapılması,Savcılığa yapılan suç duyurularının TBB Hakem Heyeti'ne başvuru hakkının önünde engel oluşturmaması,Dolandırıcılık nedeniyle zarara uğrayan banka müşterilerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması. Saraç, taleplerin yasal düzenlemeye dönüştürülmesi için konunun TBMM gündemine taşınmasını istediklerini belirtti. Basın açıklamasının ardından protesto sloganlarla sona ererken İYİ Parti heyeti, telefon ve siber dolandırıcılık mağdurlarının yaşadığı sorunları gündemde tutacaklarını ve konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

Ağıralioğlu’ndan 20 Milyar Dolarlık Tasarruf Çıkışı  “Bu Dosya Kapatılmamalı” Haber

Ağıralioğlu’ndan 20 Milyar Dolarlık Tasarruf Çıkışı “Bu Dosya Kapatılmamalı”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, sermaye piyasalarında yaşanan gelişmeler ve yatırımcıların uğradığı öne sürülen kayıplar üzerinden denetim kurumlarına yönelik sorular yöneltti. Ağıralioğlu, 455 binden fazla yatırımcının yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufunun kaybedildiği yönündeki iddiaların ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini söyledi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ağıralioğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın huzurunda imzalandığını belirttiği ve yaklaşık 20 milyar dolarlık büyüklüğe sahip uçak anlaşması ile sermaye piyasalarında gündeme gelen kayıpları karşılaştırdı. “Vatandaşın tasarrufuna da sahip çıkılmalı” Devletin büyük ölçekli uluslararası anlaşmalar yapabilecek ekonomik kapasiteye sahip olduğunu belirten Ağıralioğlu, aynı iradenin yatırımcıların tasarruflarının korunması konusunda da gösterilmesi gerektiğini savundu. Ağıralioğlu, “20 milyar dolara yaklaşan uçak anlaşmasını yapabilen bir devlet, vatandaşının yaklaşık 20 milyar dolarlık tasarrufuna sahip çıkamaz mı?” ifadelerini kullandı. Yatırımcıların söz konusu birikimleri uzun yıllar boyunca oluşturduğuna dikkat çeken Ağıralioğlu; vatandaşların maaşlarından, aile bütçelerinden ve gelecek planlarından tasarruf ederek sermaye piyasalarına yöneldiğini söyledi. SPK, Borsa İstanbul, Takasbank ve MKK’ya sorular Ağıralioğlu açıklamasında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul, Takasbank ve Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) süreçteki denetim ve gözetim faaliyetlerini de gündeme getirdi. Kamu kurumlarının gelişmeleri ne zaman fark ettiğinin ve neden daha erken müdahale edilmediğinin açıklığa kavuşturulmasını isteyen Ağıralioğlu, sorumlulukların belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Ağıralioğlu, devletin uçak almasına veya filosunu büyütmesine karşı olmadıklarının altını çizerek, kamu yönetiminin büyüklüğünün yalnızca yaptığı yatırımlar ve anlaşmalarla değil, vatandaşların hak ve tasarruflarını koruma kapasitesiyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “455 binden fazla vatandaşın parasının hesabı verilmeli” Sermaye piyasalarında yaşanan sürecin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, denetim mekanizmalarının hangi aşamada nasıl çalıştığının kamuoyuna açıklanmasını istedi. Ağıralioğlu, açıklamasını şu çağrıyla tamamladı: “Kim neyi gördü? Kim neyi denetledi? Kim neden zamanında müdahale etmedi? 455 binden fazla vatandaşımızın parasının hesabı verilmeden bu dosya kapatılmamalıdır.”

Orhangazi Zehir Soluyor! Gelecek Partisi’nden Sert Çıkış: “Yetkililer Daha Ne Bekliyor?” Haber

Orhangazi Zehir Soluyor! Gelecek Partisi’nden Sert Çıkış: “Yetkililer Daha Ne Bekliyor?”

BURSA / ORHANGAZİ – Orhangazi'de fabrikalar açılmak üzere yakın mahallelerde yaşayan havanın yasaklandığına karşı başlatılan imza kampanyası büyümeleri sırasında, Gelecek Partisi Orhangazi İlçe Başkanı Yılmaz İmenç'ten dikkat ve sert mesajları içeren bir açıklama geldi. Bölgenin yıllardır kötü koku, yoğun duman ve çevre kirliliğiyle mücadele ederek mücadele ettiğini söyleyen İmenç, tarafların sessizliğini eleştirerek, “Orhangazi'nin havası kirlenirken, vatandaş nefes alırken zorlanırken daha fazla beklenildiği sürdürülürta güçlükle dikkat çekiyoruz” dedi. İlçe genelinde özellikle sanayide yakın mahallelerde yaşayanların uzun süreli hava yasağından şikayetçi olduğunu ifade eden İmenç, halkın artık sabrinin tükendiğini belirttiğini, yıllardan beri imza kampanyasının bölge insanının yaşadığı mağduriyetin açık bir göstergesi olduğunu söyledi. “Vatandaşın Feryadı Görmezden Gelinemez” Gelecek Partisi İlçe Başkanı Yılmaz İmenç, temiz hava talebinin bir ayrıcalıklı değil, en temel hakkı dikkate alarak şu değerlendirmede bulundu: "Orhangazi'de yaşayan tarihimiz eski aynı sorunu dile getiriyor. Kötü kokular, yoğun duman, çevreyi tehdit eden görüntüler ve giderek artan sağlık endişeleri artık görmezden gelinecek noktayı aşmıştır. İnsanlarımız penceresini açamaz hale gelmişse, çocuklar temiz hava soluyamıyorsa, burada ciddi bir sorun var demektir. Vatandaşın duymamak, bu sorunu yok saymak gelir." “Sanayi Önemli Ama İnsan Sağlığından Daha Önemli Değil” Ekonomik üretimin ve sanayinin önemine dikkat çeken İmenç, hiçbir ekonomik kaynağın insan sağlığının önüne harcanamayacağını söyledi. "Kimse sanayiye karşı değil. Üretim olsun, istihdam artsın, ekonomi büyüsün. Ancak bunun bedelini Orhangazili ömrün sağlığı ödeyemez. Kalkınma adı altında insanların temiz hava ücretinin elinden alınmasına sessiz kalmamalıdır. Bir yanda üretim, diğer yanda halk sağlığı varsa tercih her zaman insanoğlu yanan yana olmalıdır." “Denetim Nerede, Önlem Nerede?” Açıklamada yetkili kurumlara da sert çağrıda bulunan İmenç, kapsamlı incelemelerin gecikmeden yapılması gerektiğini belirtti. "Vatandaşlar imza topluyorsa, mahalle hesapları sürekli şikayette bulunuyorsa, artık masa başında rapor bekleme süresi bitmiştir. Bölgede etkin ve şeffaf denetimler yapılmalı, hava kirliliğine neden olan unsurlar net biçimde ortaya çıkarılmalı ve sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmaktadır. Kamu işlemlerinin rutin işlemlerini izlemek değildir." “Orhangazi'nin Geleceği Tehlikeliye Atılamaz” Havanın yalnızca bugün değil gelecek nesillerde bir sorunla dikkat edilmesi gerektiğini belirten İmenç, çevre konusunda ihmalin ağır sonuçlara yol açabileceğini vurguladı. "Bugün kirlenen yalnızca hava değildir. Orhangazi'nin geleceği, kalıcının sağlık ve yaşanabilir bir çevre hakkı da risk altındadır. Çevre sorunları ertelenebilecek konular değildir. Her geçen gün sorun büyüyor, vatandaşın korkusu artıyor." “Temiz Hava Lütuf Değil, Haktır” Gelecek Partisi Orhangazi İlçe Seçimi olarak hedefin takipçisi olacaklarını yolunda Yılmaz İmenç, mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek şöyle tamamladı: "Orhangazi'nin havasını, suyunu ve doğal hayatının korunması hepimizin ortak sorumluluğudur. Vatandaşlarımızın temiz ve sağlıklı bir çevrede yaşama süresi boyunca savunacağız. Hiç kimsenin elinde olmayan ikinci plana itemez. Temiz hava bir lütuf değil, anayasal ve temel bir haktır. Bu hakkın korunması için her adım atılmalıdır." Orhangazi'de yükselen çevre tepkileri ve sürdürülen imza kampanyası, bölgedeki hava kalitesi tartışmalarını yeniden bölümlerin üst sıralarına taşırken, gözlerin artık yetkili kayıtlara atılacağı adımlara çevrildi.

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz” Haber

Saadet Partisi’nden İktidara Kamu İhaleleri Üzerinden Sert Eleştiri: “Milletin Parası Belirli Çevrelere Aktarılamaz”

BURSA – Saadet Partisi Sosyal İşlerden Sorumlu Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, kamu alımları ve ihale sistemi devam etmekte olup, Türkiye'de kamuya yönelik kullanıma yönelik mevcut anlayış sert sözlerle eleştirdi. Kamu alımlarında şeffaflığın giderek ortadan kaybolduğunu, rekabetin zayıfladığını ve istisnai uygulamaların olağan hale getirildiğini savunan Yurtsever, “Milletin alın terinden oluşan kaynaklar üzerinde hiç kimseden tasarruf hakkı yoktur” dedi. Türkiye'nin ağır ekonomik koşullarının sona erdiği Yurtsever, dünyanın her yerindeki vatandaşın hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyetiyle mücadele ettiği bir dönemdeki kamunun nasıl gerçekleştiğini ifade etti. Vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyleyen Yurtsever, buna karşılık kamu harcamalarındaki tartışmaların toplumsal vicdanında ciddi soruların oluştuğunu kaydetti. “Kamu alımları sistemi yıllar içerisinde yapılan düzenlemelerle kayıtlardan çıkarılmıştır” diyen Yurtsever, açık rekabeti esas alan ihale anlayışının yerinin giderek daha kapalı ve ısınması zor kopyaların ayrılmasını savundu. “İstisnalar Kural Haline Getirildi” Açıklamada kamu alımlarındaki istisna uygulamalarına dikkat çeken Yurtsever, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir ülkede istisnalar çoğaldıkça şeffaflık artar, şeffaflık azaldıkça da milletin devlete olan güveni zarar görür. Kamu alımlarında açık ihale yöntemi temel kural olması gerekirken, bugün istisnai yöntemler giderek yaygınlaştığında ciddi tartışmalara neden olmaktadır. Devletin kasalarından çıkan her kuruşun hesabı millete." Yurtsever, kamu yönetiminin hesap verebilirliğinin zayıflamasının yalnızca ekonomik olmadığını, aynı zamanda demokratik bir sorun olduğunu belirterek, kamu hizmetlerinin kullanımında toplumsal bilgi alma olanağının bozulmasının olduğunu söyledi. “86 Milyonun Hakkı Korunmalıdır” Saadet Partisi olarak kamu malını bir emanet olarak gördüklerini vurgulayan Yurtsever, kamu harcamalarının belli kesimlerin değil bütünlüklü ortak değer olduğunu ifade etti. "Bu finansman herhangi bir grup, çevrenin veya ayrıcalıklı kesimin değil; 86 milyon vatandaşımızın ortak hakkıdır. Milletin vergileriyle oluşan bütçe üzerinde tasarrufluluk kolaylığı her zaman kamuya ait olmalıdır. Kamu maliyeleri siyasi, bürokratik veya ekonomik güç odaklarının değil, milletin emanetidir" dedi. “Türkiye İsrafı Değil Tasarrufu Konuşmalıdır” Türkiye'nin ekonomik gerçekleri ortadayken kamu yönetimi tasarruf bilgilerinin ayrılmasını değiştirerek Yurtsever, kamu harcamalarında verimlilik ve denetimin çalışmalarının zorunlu olduğunu ifade etti. "Bugün vatandaş pazarında, piyasada ve faturalarında ağır bir yük gösterirken devletin en küçük israfın bile kabul edilmesi mümkün değildir. Türkiye'nin ihtiyaçlarının kamu kaynakları hoyratça tüketen anlayışlar değil, tasarruf esası alan, adaleti önceleyen ve milletin emanetine sahip çıkan bir yönetim anlayışıdır" diye konuştu. “Her Kuruşun Hesabı Sorulmalıdır” Açıklamanın sonuna kadar kamu yönetiminin şeffaflık ve dürüstlük çağrısını yineleyen Yurtsever, bütçenin harcandığı her kuruşun kamuoyu tarafından denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. "Darı fedakarlık yaparken kamu yönetiminin de aynı esnekliği göstermesi gerekir. Her kuruşun hesabının verilmesi, ihalelerin şeffaf biçimde yürütülmesi, denetim bloğunun güçlü bir sistem hem ekonomik kayıpları önleyecek hem de devlete fiili güveni artıracaktır. Kamu malına emanet gözüyle bakılmadıkça ne israf önlenebilir ne de adalet tesis edilebilir." Saadet Partili Yurtsever'in açıklamaları, kamu ihaleleri, kamu harcamaları ve devletin yönettiği şeffaflık tartışmalarının yeniden gündemde olduğu bir dönemde dikkat çeken eleştiriler arasında yer aldı.

Gemlik Sahil Parkı Otoparkındaki Kaos İsyanı: “Bir Otoparka Görevli Koyamayanlar Gemlik’i Nasıl Yönetecek?” Haber

Gemlik Sahil Parkı Otoparkındaki Kaos İsyanı: “Bir Otoparka Görevli Koyamayanlar Gemlik’i Nasıl Yönetecek?”

Gemlik Sahil Parkı'nda yıllardır devam eden otopark düzenlemeleri, sıradan artık bir ihmal değil; açıkça yönetim zafiyetinin simgesi haline geldi. İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaşanan kaosu sert sözlerle gündeme taşıdı ve Gemlik'in çoğunluğunun soyu tükendiğini vurguladı. Karaduman, olayla ilgili olarak, "Beş gün önce Kaymakamlık Gemlik Belediyesi'ne otoparka acilen görevlinin eklenmesisi ve zabıta denetimi talimat talimatını verdi. Ben de üç gün önce bireysel bireysel durumu hatırlattım. 'Tamam, hemen görevlendireceğiz' denildi. Ancak bugün gelinen noktada hiçbir şey yapılmamıştır" ifadesini kullandı. Sahil Parkı'nda gelişigüzel bir şekilde park edildi, çıkışların düzenlenmesini ve saklanmanın zorlandığını belirten Karaduman, sert eleştirilerini şöyle sürdürdü: “Bir otoparka görevli koyamayanlar, Gemlik'i nasıl yönetecek?” “Sahil otoparkındaki rejimi kontrol edemeyenler, ilçenin borcunu, maliyetleri, esnafını ve pazarını nasıl yönetecek?” “Kaymakamlığın sorumluluğu sorumluluğu yerine getiremeyen belediye yönetimi hangi sorumluluk bilinciyle hareket ediyor?” Karaduman, Gemlik sahilinin Gemlik'in en göz önünde olan alanlarının biri olduğunu vurguladı: "Vatandaşlarımızın ailesiyle, çocuklarıyla bir kaos günü içinde bir noktaya geldi. Bu tablo sadece bir otopark sorunu değil; ilgisizliğin, plansızlığın ve yönetememenin fotoğrafıdır." İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanlığı olarak Gemlik Belediyesi'ne açık çağrı yapan Karaduman, düzenli net biçimde şöyle sıraladı: “Sahil Parkı otoparkının düzenli olarak uygulanması gerekmektedir.” “Zabıta bölgeleri bölgesel olarak düzenli denetim yapılmalı.” “Araç giriş çıkışları kontrollü hale getirilmelidir.” “Vatandaş mağduriyeti giderilmelidir.” “Kaymakamlığın sorumluluğunu geciktirilmeden yerine getirilmelidir.” Karaduman, "Gemlik'e sahipsiz değildir. Gemlik halkının çaresizliği değildir. Bu millet, kimin çalıştığı ve kimin sadece konuştuğunu çok iyi görmektedir" diyerek bitirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.