Hava Durumu

#Demokrasi

- Demokrasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokrasi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor” Haber

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor”

Bursa siyaset sahnesinde dikkat çeken bir dayanışma örneği yaşandı. Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin, yürütme kurulu üyeleriyle birlikte CHP Bursa İl Örgütü’nü ziyaret etti. Ziyarette CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve il yönetimi ile bir araya gelinerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında, Mutlak Butlan kararına ve kayyum yönetimine karşı dayanışma mesajı yer aldı. Yeşil Sol Parti temsilcileri, CHP’nin Özgür Özel yönetimiyle birlikte demokratik hukuk ve siyaset alanını savunma iradelerini vurguladılar. Demokrasiye Yönelik Baskılar Eleştirildi Ziyaret sırasında açıklama yapan Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri, mevcut siyasi durumla ilgili endişelerini paylaştı: “CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırı, yalnızca CHP’ye değil, demokratik siyasetin bütününe yönelmiş açık bir baskıdır. Siyasi partilerin genel merkezleri, demokratik yaşamın meşru alanlarıdır. Bu alanlara yapılan saldırılar, hukuk devleti, halk iradesi ve demokrasi ile bağdaşmaz.” Parti yöneticileri, Türkiye’deki mevcut iklimin muhalefeti bastıran, yargı ve polis eliyle siyaseti dizayn eden bir anlayış üzerine kurulduğunu belirterek, ülkenin ihtiyaç duyduğu siyasal ortamın demokratikleşmeyi, hukuku, barışı ve halk iradesini esas alan bir iklim olduğunu vurguladılar. Ortak Mücadele Çağrısı Yeşil Sol Parti yetkilileri, CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıyı açıkça kınayarak tüm demokrasi güçlerini dayanışmaya davet etti: “Baskı ve zor siyasetinin karşısında demokratikleşme için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.” Ziyaretin, iki parti arasında demokrasi, hukuk ve halk iradesi eksenli bir dayanışmayı güçlendirmesi ve Bursa’daki demokratik siyasetin görünürlüğünü artırması hedefleniyor.

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız! Haber

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız!

Afyonkarahisar İl Başkanlığı açılışı ve halk buluşması yoğun katılımla gerçekleşti. Programda genel başkan yardımcıları , MYK ve Kurucular Kurulu üyeleri, il başkanları yer alırken Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve Bursa teşkilatı da katılım sağladı. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Afyonkarahisar’da düzenlenen basın toplantısında, “Önümüzdeki dönem herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kol kola Türk milletinin geleceğini inşa edebilecek bir partiyiz. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum” diye konuştu. MEMLEKETTE KAVGAYA İHTİYAÇ YOK Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Anahtar Parti, bir parti hevesinin, ‘bir tane de bizim olsun’ duygusunun değil; bizim olan milletin olsun, milletin olan bizim olsun, 86 milyon partilimiz, partilimiz 86 milyonun mesuliyetini duyabilsin diye yeni bir siyasi merkez inşa etmeye karar verdik ve öyle kurulduk. Bu kadar parti varken bir parti niye olsun diye bir soruya muhatap olacağımızı biliyorduk. Bu partiyi partiden daha fazla bir şeye tekabül etsin diye çok ciddi bir siyasi muhasebeden sonra milletin teveccühüne takdim edebildik. Dolayısıyla memlekete parti lazım mı? ‘Değil; plan lazım’. Memlekette partilerin birbirini yenmesine ihtiyaç var mı? ‘Hayır’. Memlekette memleketin sorunlarını yenecek bir yönetim maharetine ihtiyaç var. Memlekette bir mezhep, meşrep, aidiyet, değerler etrafında bir kavgaya ihtiyaç var mı? ‘Hayır.’ ANAYASA İÇİN HÜKÜM ÖNERİSİ… 6 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekten bahsetmektedir. O yüzden baktık ki düşmüyor. Bu kadar başarısızlığa rağmen seçimde de başarılı olunamıyorsa, birtakım müeyyideler konulmalıdır. Lüzumsuz lakırdıya gerek yoktur. 8 çeyrekte enflasyonu tek haneli rakamlara düşüremeyen hükümet, 90 gün içinde seçime gider diye bir madde anayasaya yazılmalıdır. Başarısız hükümet seçime gider diye bir karineyi biz Anayasaya yazmalıyız. Yani 8 çeyrekte, 2.5 senede Anayasaya bir hüküm yazalım ki başımıza ne geleceğini bilelim! Kuruluşumuzdan bugüne canhıraş sahalardayız. Çok zor olan bir mücadeleyi verdik, başardık. Bütün illerimizle teşkilatlandık. Birkaç ilçemiz tamamlanınca da 900 olacak. Yani Türkiye’nin tamamında teşkilatlandık. 161. parti olarak kurulduk. Şu anda ilk beşteyiz. Baraj problemi olmayan bir partiyiz! Anahtar Parti, Türk milletinin önümüzdeki dönemi için merkez namzedidir. Siyasetin merkezine bir yönetim teklif ediyoruz. Kimlik tartışması, değer tartışması yapmayacağız. Merkezine adaleti koyduğumuz, hesap verilebilirliği önemsediğimiz, öncelediğimiz, şeffaflığı bir sisteme dönüştürdüğümüz, parlamentoyu etkin hâle getireceğimiz, yargıyı tam bağımsız olarak milletin sığınacağı liman hâlinde planlayacağımız, eğitimin kalitesini, üretimin niteliğini, millete nitelikli gıda yedirme hassasiyetini, kendi kendine yeten bir ülke diye bir söz vardı. Sözde kalmasın da Türk milletinin yine övüncü olsun diye kendi kendine yetebilen bir ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız. Eğitimsiz mümkün değil, üretimsiz mümkün değil parolası Anahtar Parti’nin parolasıdır. Eğitimsiz kalkınamayız, üretimsiz başaramayız. SAHADA TEBESSÜM VE GÜVEN VAR… Önümüzdeki dönem herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kol kola Türk milletinin geleceğini inşa edebilecek bir partiyiz. Bizdendi değildi demeden 86 milyonun kapısını tek tek çalabilecek, bizim mezhep, sizin meşrep demeden ay yıldızlı al bayrağın altında olan herkesle omuz omuza Türk milletinin yarınlarını inşa edecek en mühim potansiyele sahip partiyiz. Tebessüm görüyoruz sahada, güven duyuluyor bize. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine, zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum. SİYASETTE AKRABAYA KONUŞUR GİBİ KONUŞULMALI… Siyasette nezaket bir mecburiyettir. Yani beğenmeyebilirsiniz insanları ama insanların huzurunu kaçıramazsınız. Hususiyetle şöyle davranılmasını çok arzu ederim ben; herkesin evinde, hanesinde, akrabasında her partiden insan vardır. Akrabalarınıza nasıl konuşuyorsanız parti konuşmasını öyle yapmak zorundasınız. CHP’li akrabalarınız varsa, akrabalarınıza küfretmiyorsanız, hakaret etmiyorsanız, akrabalarınızı rencide etmiyorsanız CHP’ye oy verenleri de, CHP’lileri de rencide etmeyeceksiniz. AK Partili akrabalarınız varsa AK Partililere akrabalarınızla konuşur gibi konuşacaksınız. MHP’li akrabalarınız varsa, MHP’liyseniz onlarla nasıl konuşuyorsanız öyle konuşacaksınız. Bu Güneydoğu’da da böyledir. Çokları vardır ki işte kendisi MHP ilçe başkanı, amcasının oğlu diyelim, işte HDP’de yönetici. Böyleleri de vardır. Bölücülük hariç, devlet-millet düşmanlığı hariç partililiğin aileye konuşulur gibi konuşulması gerektiğine çok inanırım. Çünkü kendi ailemizden başka partiye oy veriyorlar diye kimsenin kalbini kırmıyorsanız, milletinizi de aile sayacaksınız. Siyasetin terbiyesi bence bunu mecbur hâle getiriyor. Bence böyle olmak zorunda. Akrabayı korur gibi. Ailenizi korur gibi; Anahtar Parti’nin memleket hizmet parolasında bu duygu çok hâkimdir. O olsun diye arkadaşlarımı da çok tembihliyorum. Biz evini, hanesini toplamak isteyen gurbetten gelmiş evlat gibi olalım. Ailesini toplamak zorunda olan, aileyi ayağa kaldırmak zorunda olan evlat gibi. TÜRKLER KENDİSİ GİBİ OLMADIĞINDAN DÜNYA BU HALDE! Türk milleti yerinde duramadığı için dünyanın dengesinin bozulduğuna inanırım. Türk milletini tarihten çektikleri için çekmeye çalıştıkları için dünyanın muvazenesinin bozulduğuna inanırım. Herkes kendisi gibidir. Türk milleti kendisi gibi olamadığı için dünyanın bu hâlde olduğuna inanırım. Bize karşı üstünlük sağlayamadıkları günlerden itibaren Türk milletini güçlü yapan her şeyi bozmaya kastetmiş bir hesabın Türk milletine bu finali yaşattığına inanırım. İnsanlığa borcumun eşiti bende şu: Türk milletini yerine taşımak. Gazze’ye merhametin eşiti bende şu: Türk milletini eski kudretli zamanlarına taşımak. Doğu Türkistan’a bir şeyler yapabilir miyizin eşiti: Türk devletini kudretli hâle getirmek. Musul’a, Kerkük’e, Karabağ’a, Azerbaycan’a, neremiz varsa, nerede hicrana düşmüşsek, insanlığın ufkunda nerede zulüm varsa, ufuk karardıysa orada aydınlık için Türk milletini insanlığın ufkuna teklif etmek. Dolayısıyla benim Türkçülük Günü vesilesiyle Türklüğüm adına, Müslümanlığım adına, cumhuriyetçiliğim adına muhafaza etmek istediklerimin merkezine Türk milletini koyuyorum. Çünkü Türk milleti yerinde değil diye dünyanın bu hâlde olduğuna inanıyorum ben. KİMSEYE; KÜRTSÜN, ALEVİSİN, SÜNNİSİN DENİLMEZ Cumhuriyeti şöyle bir nimet biliyorum: Ben Trabzon’da doğdum, Yozgat’ta büyüdüm. Cumhurbaşkanlığı dâhil devletin bütün makamlarına hayal kurabiliyorsam bana bunu cumhuriyet veriyor. Hakkâri'den bir cumhurbaşkanı gelir; Kürt de olur, Zaza da olur, Alevi de olur, Sünni de olur, Tunceli'den de gelir, her yerden gelir. Bu toprakların evlatları her makama talip olur, her makama gelir. Kimseye ‘Sen tutmazsın, Kürtsün, Alevisin, Sünnisin’ denilmez. Herkes her istediği yerden gelir. Cumhuriyet de zaten bunun imkânı demektir. Tayyip Erdoğan Rize'den katılmış yarışmaya, devletin en üst makamına gelmiş. Abdullah Bey Kayseri’den katılmış yarışmaya, Demirci Ahmet’in oğlu cumhurbaşkanı olmuş. Binali Bey Erzincan’dan. Kara Kuvvetleri Komutanımız var, Genelkurmay Başkanlarımız var. Hava Kuvvetleri Komutanı Malatya’dan. Cumhurbaşkanı çıkarmışız, Bayburt'tan kuvvet komutanı çıkarmışız. Kürt cumhurbaşkanımız da olmuş. Kimin aklına gelmiş bu Kürt’tür? Kim diyebilir bu Kürt’tür, bu Türkmen’dir? Ne demek yani, ne münasebetsiz laflar bunlar? O yüzden biz 85 milyon bir aileyiz ve bu aile bütünümüz içerisinde kimsenin aidiyetini, ekâliyetini konuşuyor değiliz; hürmetsizlik yok. Ama terör ve terörizme müsamaha asla yok, asla. Böyle bir şeye müsaade edemeyiz.”

Demokrat Parti Osmangazi’de Yeni Başkan Semra Şahinalp… Haber

Demokrat Parti Osmangazi’de Yeni Başkan Semra Şahinalp…

Demokrat Parti Osmangazi İlçe Kongresi Gerçekleşti: Semra Şahinalp Yeni İlçe Başkanı Seçildi Demokrat Parti Osmangazi İlçe Başkanlığı Kongresi, büyük bir katılım ve coşku ile gerçekleştirildi. Kongreye, partinin üst düzey yetkilileri, geçmiş dönem milletvekilleri, belediye başkan adayları, il ve ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri ile çok sayıda partili katıldı. Kongrede, Demokrasi ilkelerine bağlılıklarını her fırsatta vurgulayan delegeler, Osmangazi İlçe Başkanlığı’na Semra Şahinalp’i seçti. Kongreye katılanlar arasında, Demokrat Parti Genel İdare Kurulu (GİK) üyesi Ahmet Okur, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKK) üyesi Süleyman Yaşa, İl Başkanı Ali Kamil Goral, ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, geçmiş dönem milletvekili ve belediye başkan adayları yer aldı. Ayrıca, partinin birçok il ve ilçe yöneticisi ve çok sayıda partili de bu tarihi anı birlikte yaşadı. Semra Şahinalp, Teşkilatın Güvenini Kazanarak Yeni İlçe Başkanı Oldu Kongre, partililer tarafından büyük bir heyecanla takip edilirken, teşkilatın güvenini kazanan Semra Şahinalp, yapılan oylama sonucu delegasyonun oylarıyla yeni Osmangazi İlçe Başkanı seçildi. Katılımcılar, Semra Şahinalp’in liderliğinde Demokrat Parti Osmangazi İlçe teşkilatının güçleneceğini ve partisinin başarıya doğru emin adımlarla ilerleyeceğini ifade ettiler. Semra Şahinalp, seçimlerin ardından yaptığı konuşmada, Atatürk, Menderes, Demirel ve Özal bıraktıkları yoldan yürümeye devam edeceklerini belirterek Demokrasi ve Atatürkçülük ilkelerinden sapmadan, Osmangazi’de partiyi daha güçlü bir hale getireceklerini belirtti. Ayrıca, Osmangazi İlçesi’nin sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan daha güçlü bir hale gelmesi için gece gündüz çalışacaklarını vurgulayan Şahinalp, partililere teşekkür etti. Kongreye Katılan Önemli İsimler ve Vurgu Yaptıkları Temalar Kongreye katılanlar, sempatik bir şekilde kongreye renk kattılar. Demokrat Parti GİK üyesi Ahmet Okur, yaptığı konuşmada Türkiye’nin geçirdiği zorlu süreçlere vurgu yaptı ve halkın güvenini kazanan bir liderlik anlayışının önemine değindi. Ayrıca, partinin her zaman halkın yanında olduğunu belirterek, Osmangazi İlçe Başkanlığı’nın yeni dönemde partinin gücünü artıracağına inandığını söyledi. MKK üyesi Süleyman Yaşa da konuşmasında, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek olan partilerin güçlü, istikrarlı ve halkla bütünleşmiş bir yapıya sahip olması gerektiğine dikkat çekti. Yaşa, Demokrat Parti’nin geçmişteki başarısını yeni dönemde tekrar yakalayacağının altını çizdi. İl Başkanı Ali Kamil Goral, konuşmasında Osmangazi’nin parti için stratejik önemine değinerek, ilçede yapılacak çalışmalarla Demokrat Parti’nin Bursa’da daha da güçleneceğini belirtti. Goral, partinin üyelerine olan güveninin tam olduğunu, bu güvenle Türkiye’nin geleceğini daha parlak bir şekilde inşa edeceklerini ifade etti. Semra Şahinalp’in Seçilmesinin Arkasında Güçlü Bir Teşkilat Desteklemesi Semra Şahinalp’in başkanlık için yaptığı çalışmalar, kongre sürecinde delegeler tarafından büyük takdir topladı. Şahinalp, kongrede yaptığı etkili konuşmalar, partinin stratejilerinin açık bir şekilde ifade edilmesi ve sosyal medyada gerçekleştirdiği tanıtım çalışmalarına dikkat çekildi. Kendisine verilen destek ve güveni boşa çıkarmayacağını belirten Şahinalp, önceki dönemde Osmangazi’deki teşkilatın başarılı çalışmalarına da değinerek, mevcut başarının üzerine koyarak devam edeceklerini söyledi. Demokrat Parti’nin Güçlü Bir Geleceği İçin Çalışmalar Sürecek Kongre boyunca konuşmalarına ve yaptığı açıklamalara, partinin Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda daha güçlü bir yapının inşa edileceği, halkın talep ve ihtiyaçlarına duyarlı bir yaklaşım sergileneceği, partinin adının daha fazla duyulacağı yönündeki sözler damgasını vurdu. Partililer, Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda Semra Şahinalp’in liderliğinde hızla ilerleyen projelerin ve çalışmaların olacağına dair büyük bir inanç taşıyorlar. Katılımcıların Görüşleri ve Genel Değerlendirme Kongreye katılan delegeler, Semra Şahinalp’in liderliğinde, teşkilatın her geçen gün daha da büyüyeceğini, Osmangazi’de daha fazla gönül kazanılacağını ve partinin daha geniş kitlelere hitap edeceğini belirttiler. Partililer, aynı zamanda Demokrat Parti’nin daha güçlü bir Türkiye için önemli bir seçenek olduğunu ve bu yeni dönemin partinin başarılarını pekiştireceğini ifade ettiler. Sonuç Olarak, Yenilikçi ve Güçlü Bir Liderlik Vurgusu Demokrat Parti Osmangazi İlçe Kongresi, büyük bir katılımla gerçekleşti ve partisinin geleceği adına önemli bir dönüm noktası oldu. Yeni İlçe Başkanı Semra Şahinalp, katılımcılara teşekkür ederek, teşkilatın her zaman yanında olacağını ve her bir partilinin fikirlerini dinleyeceklerini belirtti. Osmangazi’de gerçekleştirilen bu kongre, Demokrat Parti’nin Türkiye genelindeki başarısı için önemli bir kilometre taşı oldu. Partililer, teşkilatlarının geleceğini güvenle izlemeye devam edecektir.

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı” Haber

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü’nden 1 Mayıs Çağrısı: “Emek, Barış ve Demokrasi Mücadelesi Ortaklaştırılmalı”

Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin imzasını taşıyan açıklamada, 2026 yılı 1 Mayıs’ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçlendirileceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmasının önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele çağrısı yapıldı. “Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor” Açıklamada, küresel ölçekte artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimlerin emekçiler üzerindeki etkilerine değinildi. Bu sürecin, işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybı anlamına geldiği ifade edildi. Türkiye’de de benzer bir tablonun yaşandığı belirtilerek, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçim kriziyle karşı karşıya bırakıldığı kaydedildi. 2026 1 Mayıs’ının, bu koşullar altında emekçilerin taleplerini daha güçlü dile getirdiği ve ortak mücadele iradesini pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi. “Asgari ücret açlık sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya” Metinde, Türkiye’de emek sömürüsünün yapısal bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücretin milyonlarca çalışan için ortalama ücret haline geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında kaldığı belirtilirken, emeklilerin de insanca yaşam koşullarından uzaklaştığı ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işçilerin ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kaldığı vurgulandı. Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomisi”nin emek yapısını parçaladığı ve ortak hak mücadelesini zayıflattığı değerlendirmesi yapıldı. “Yeni örgütlenme modelleri şart” İşçi sınıfının yapısal dönüşüm geçirdiği belirtilen açıklamada, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yapının yerini bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin aldığı ifade edildi. Bu durumun sınıf dayanışmasını zayıflattığı ve sermaye lehine bir tablo yarattığı belirtildi. Bu nedenle mevcut örgütlenme biçimlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşımın geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. “Savaş politikaları emekçileri doğrudan etkiliyor” Açıklamada küresel ölçekte artan savaş riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynakları ve doğal varlıklar üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği belirtilerek, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü anlamına geldiği ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınması gerektiği kaydedildi. “Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez” Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvence altına alınmadığı bir ortamda emekçilerin kazanımlarını koruyamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden yürütülmesi gerektiği belirtildi. “1 Mayıs ortak mücadelenin büyütülmesi için fırsat” Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs’ının emekçilerin birliğini güçlendiren, toplumsal muhalefetin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesi gerektiği ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı. “Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu Haber

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu

Demokratik Sol Parti (DSP) Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda yeni bir dönem resmen başladı. Olağan genel kurulun ardından ilçe başkanlığı görevine seçilen Nalan Usta, yaptığı kapsamlı konuşmayla hem parti tabanına hem de kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda birlik, demokrasi ve Cumhuriyet değerleri ön plana çıktı. “Zor Bir Süreçten Geçiyoruz” Konuşmasına genel kurula katılan partililere ve destekçilere teşekkür ederek başlayan Nalan Usta, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal sürece dikkat çekti. Ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Usta, bu süreçte sorumluluklarının daha da arttığını vurguladı. DSP’nin bu zorlu dönemde ilkeli duruşuyla öne çıkacağını belirten Usta, siyasetin çözüm üretme sorumluluğuna işaret etti. Cumhuriyet ve Ecevit Vurgusu Usta’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Cumhuriyet değerlerine yaptığı güçlü vurgu oldu. DSP’nin siyaset anlayışının temelinde Atatürk ilke ve inkılaplarının yer aldığını belirten Usta, merhum Başbakan Bülent Ecevit’i de rahmet ve minnetle andı. “Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden sapmadan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğiz” diyen Usta, DSP’nin ideolojik çizgisinin net ve kararlı olduğunu ortaya koydu. Osmangazi’de “Samimi Siyaset” Dönemi Yeni dönemde Osmangazi’de nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceklerine de değinen Usta, “samimi, ilkeli ve dürüst siyaset” vurgusu yaptı. Vatandaşla iç içe, ulaşılabilir ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini belirten Usta, yerel siyasette güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. Demokrasinin önemine de dikkat çeken Usta, siyasi partilerin halkın iradesini temsil eden temel yapılar olduğunu ifade ederek, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini söyledi. “Bize İnanın, Bize Güvenin” Konuşmasının sonunda Bursa halkına doğrudan seslenen Nalan Usta, “Bize inanın, bize güvenin” sözleriyle destek çağrısında bulundu. Bu mesaj, yeni yönetimin hem iddialı hem de sorumluluk bilinci yüksek bir yaklaşımla göreve başladığını ortaya koydu. Usta ayrıca, kendisini bu göreve layık gören DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a ve DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskir’e teşekkür ederek parti içi dayanışmaya vurgu yaptı. DSP Osmangazi’de Yeni Yönetim Kadrosu Açıklandı Genel kurulun ardından yalnızca ilçe başkanı değil, yönetim kadrosu da netlik kazandı. Tek aday olarak seçime giren Nalan Usta’nın liderliğinde oluşturulan yeni yönetim kurulu, farklı meslek gruplarından ve toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getirdi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Enes Seskir Tayfun Dinçer Hakan Uslu Emine Yılmaz Berrin Torun Çağlar Karagöz Elif Borçbakan Abdul Burak Güler Elif Uslu Ahmet Aslan Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Zekeriya Seskir Mustafa Seskir Cesur Bayram Abdullah Kurt Erhan Özçerçel Yeni yönetim, DSP’nin Osmangazi’deki örgütlenmesini güçlendirmeyi ve yerel siyasette daha etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Yeni Dönemin Mesajı DSP Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda Nalan Usta liderliğinde başlayan bu yeni dönem, parti içinde yenilenme ve sahada daha görünür olma hedefiyle şekilleniyor. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, demokratik katılım ve halkla doğrudan temas, yeni yönetimin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ve en dinamik ilçelerinden birinde, DSP’nin nasıl bir performans sergileyeceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.