Hava Durumu

#Cumhuriyet

- Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır" Haber

DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler'den Sert Tepki: "Kurtuluş Savaşı'nı Müfredattan Silemezsiniz, Bu Milletin Hafızasına Yapılmış Açık Bir Saldırıdır"

BURSA / İZNİK – DEVA Partisi İznik İlçe Başkanı Recep Genişler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredat çalışmaları kapsamında "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin müfredattan çıkarılacağı yönündeki açıklamalara ilişkin sert bir basın açıklaması yayımladı. Genişler, söz konusu düzenlemenin yalnızca bir ders kitabındaki ifade değişikliği olmadığını belirterek, bunun Türk milletinin tarihine, milli hafızasına ve bağımsızlık mücadelesine yönelik ciddi bir müdahale olduğunu savundu. "Kurtuluş Savaşı ifadesini müfredattan kaldırıyoruz. Neden kurtulmuşuz?" sorusunu kamuoyuna yönelten Genişler, alınmak istenen kararın tarihsel gerçekleri gölgelemeye yönelik olduğunu ileri sürdü. "Bu Karar Bir Kelimeyi Değil, Bir Milletin Hafızasını Hedef Alıyor" Basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaklaşımına sert eleştiriler yönelten Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolun temel taşı olduğunu ifade etti. Genişler açıklamasında, "Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılacağı yönündeki açıklamayı büyük bir şaşkınlık ve derin bir üzüntüyle karşılıyoruz. Bu yalnızca bir kavram değişikliği değildir. Bu karar, milletimizin hafızasına, tarihine, kimliğine ve bağımsızlık mücadelesine yapılmış açık bir saldırıdır." ifadelerine yer verdi. "Kurtuluş Savaşı Bir Milletin Yeniden Ayağa Kalkış Hikâyesidir" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı'nın açıklamasında Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir mücadele olmadığı vurgulandı. Açıklamada, 1919-1923 yılları arasında verilen mücadelenin; İşgale karşı verilen bağımsızlık savaşı, Sevr Anlaşması ile planlanan parçalanmaya karşı direniş, Mandaya ve yabancı devletlerin kontrolüne karşı milli iradenin savunulması, Esarete karşı özgürlüğün kazanılması, Cehalete ve geri kalmışlığa karşı çağdaş bir devlet inşa etme mücadelesi olduğu ifade edildi. Recep Genişler, Kurtuluş Savaşı'nın yokluk içerisinde verilen büyük bir bağımsızlık destanı olduğunu belirterek, bu mücadelenin yalnızca cephede değil; eğitimde, hukukta, ekonomide ve toplumsal dönüşümde de kazanıldığını dile getirdi. "Neden Kurtulduk?" Basın açıklamasında dikkat çeken bölümlerden biri de "Neden Kurtulmuşuz?" başlığı oldu. Bu bölümde Türkiye'nin; İşgal kuvvetlerinden kurtulduğu, Anadolu'nun parçalanmasının önüne geçildiği, Milletin kendi kaderini tayin ettiği, Esaret zincirlerini kırdığı, Bağımsız ve egemen bir devlet kurduğu vurgulandı. Açıklamada ayrıca Kurtuluş Savaşı sonunda Cumhuriyet'in ilan edildiği, millet egemenliğine dayanan yeni bir devletin kurulduğu, kadın haklarından eğitim reformlarına kadar birçok alanda köklü dönüşümlerin gerçekleştirildiği ifade edildi. "Tarihinden Koparılan Millet Geleceğini İnşa Edemez" Recep Genişler, tarih bilincinin gelecek nesiller açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, Kurtuluş Savaşı kavramının müfredattan çıkarılmasının çocukların milli tarih şuurlarını zayıflatacağını savundu. Açıklamada şu değerlendirmeye yer verildi: "Bir toplum, geçmişini hatırladığı sürece güçlüdür. Tarihini unutan toplumlar ise başkalarının gölgesinde yaşamaya mahkûm olur. Kurtuluş Savaşı ifadesinin müfredattan çıkarılması, gelecek nesillerin tarihsel gerçeklerden uzak yetişmesine neden olacaktır." "Cumhuriyetin Temelini Oluşturan Mücadeleyi Yok Sayamazsınız" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı açıklamasında, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir zafer olmadığı; Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin ve bağımsızlık iradesinin temelini oluşturduğu ifade edildi. Genişler, bu kavramın eğitim müfredatından çıkarılmasının tarihsel gerçekleri değiştirmeyeceğini belirterek, hiçbir idari düzenlemenin milletin ortak hafızasını silemeyeceğini savundu. "Bu Kararın Geri Çekilmesini Talep Ediyoruz" DEVA Partisi İznik İlçe Başkanlığı, açıklamanın sonunda Milli Eğitim Bakanlığı'na çağrıda bulunarak söz konusu düzenlemenin geri çekilmesini istedi. Açıklamada; Tarihe yönelik bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu, Kurtuluş Savaşı'nın eğitim müfredatından çıkarılamayacağı, Çocukların milli mücadele bilinciyle yetişmesinin önem taşıdığı, Kararın derhal geri alınması gerektiği, Gerekmesi halinde hukuki, siyasi ve toplumsal zeminde mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi. Recep Genişler, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Bu vatan kolay kazanılmadı. 1071'de Malazgirt'te başlayan yürüyüş, 1453'te İstanbul'un fethiyle devam etti, 1919'da Samsun'da yeniden dirilişe dönüştü ve 1923'te Cumhuriyet ile taçlandı. Bu millet, Kurtuluş Savaşı'nı tarihinden de hafızasından da sildirmeyecektir."

İsmail Tekin: “Tanrının Birinci Kuralı Düzen”   İnsanı, Toplumu ve Geleceği Yeniden Düşünmek Haber

İsmail Tekin: “Tanrının Birinci Kuralı Düzen” İnsanı, Toplumu ve Geleceği Yeniden Düşünmek

İsmail Tekin, kaleme aldığı “Tanrının Birinci Kuralı Düzen” başlıklı yazısında insanlığın doğayla kurduğu ilişkiyi, toplumsal düzen arayışını ve modern dünyanın temel çelişkilerini felsefi bir çerçevede ele alıyor. Tekin, düzen kavramını yalnızca fiziksel evrenin değil, insan yaşamının da merkezine yerleştirerek dikkat çekici bir düşünsel sorgulama ortaya koyuyor. İnsanlığın tarih boyunca büyük ilerlemeler kaydettiğini ancak buna rağmen en temel sorunu çözmekte zorlandığını ifade eden Tekin, doğanın mükemmel işleyişi ile insan topluluklarının karmaşası arasındaki tezatı vurguluyor. “Düzen = Matematik, Fizik ve Kusursuz İşleyiş” Yazısında evreni “kusursuz bir sistem” olarak tanımlayan Tekin, düzenin matematik, fizik, kimya ve biyoloji ile var olduğunu belirtiyor. Doğadaki her şeyin belirli bir kurallar bütünü içinde işlediğini ifade eden Tekin, insanın bu sistemin dışında kaldığında ortaya karmaşanın çıktığını savunuyor. Tekin’e göre evren; Ölçülebilir, Hesaplanabilir, Öngörülebilir bir yapıya sahipken, insan faktörü bu düzenin en kırılgan noktası olarak öne çıkıyor. İnsanlık Neden Kendi Düzenini Kuramıyor? İnsan bilimlerinin gelişmesine rağmen toplumsal düzenin istenilen seviyeye ulaşamadığını sorgulayan Tekin, antropoloji, sosyoloji ve psikoloji gibi disiplinlerin insan davranışını anlamada yetersiz kaldığını ima ediyor. Yazısında şu sorulara dikkat çekiyor: İnsan neden aynı hataları tekrar ediyor? Bilim, insan davranışını neden tamamen açıklayamıyor? Neden bilgi, davranışa dönüşmüyor? İnsanlık neden birlikte yaşamayı öğrenemiyor? Tekin’e göre sorun bilgi eksikliği değil, “bilginin yaşama aktarılmasındaki yetersizliktir”. Doğadan İlham Alan İnsan, Toplumda Başarısız mı? Tekin, insanın doğayı taklit ederek büyük teknolojik başarılar elde ettiğini hatırlatıyor. Uçaklardan helikopterlere, genetik biliminden klonlama çalışmalarına kadar birçok örnekle insanın doğayı çözümleme ve kopyalama becerisine dikkat çekiyor. Ancak aynı insanın, doğanın kendi içindeki düzeni toplumsal yaşama aktarmakta başarısız olduğunu savunuyor. Bu çelişkiyi şu sözlerle özetliyor: “Doğayı gözlemledik, doğayı kopyaladık, doğadan teknoloji ürettik. Peki neden aynı düzeni kendi toplumumuza kuramadık?” Karıncalar ve Ortak Akıl Metaforu Yazının dikkat çeken bölümlerinden biri ise karınca kolonileri üzerinden yapılan değerlendirme oluyor. Tekin, son derece küçük bir beyne sahip olan karıncaların milyonlarcasının bir araya geldiğinde “tek bir organizma gibi” hareket edebildiğini hatırlatarak, bu yapıyı “ortak akıl” metaforuyla açıklıyor. İnsan beyninin milyonlarca kat daha gelişmiş olmasına rağmen, insanlığın benzer bir kolektif düzen oluşturamamasını ise temel bir paradoks olarak sunuyor. Düzen İçin Gereken Üç Temel Unsur Tekin’e göre düzen yalnızca bilgiyle değil, belirli sosyal ve ahlaki koşullarla mümkündür. Yazısında bu koşulları şu şekilde özetliyor: Disiplin Ortak hedef Kurallara sadakat Bu unsurlar olmadan düzenin kurulamayacağını, kurulduğu varsayılsa bile sürdürülemeyeceğini ifade ediyor. Atatürk Vurgusu: “Bir Düzen Kurucusu” Yazıda Mustafa Kemal Atatürk’e de özel bir bölüm ayrılıyor. Tekin, Atatürk’ü yalnızca bir devlet kurucusu değil, aynı zamanda bir “toplumsal düzen kurucusu” olarak tanımlıyor. Cumhuriyet’in kuruluşu, dil devrimi ve modernleşme adımlarıyla yeni bir sistem inşa edildiğini belirten Tekin, asıl meselenin bu düzeni sürdürebilmek olduğunu vurguluyor. “Okumuyoruz, Anlamıyoruz, Değiştiremiyoruz” Toplumsal gelişimin önündeki en büyük engelin çalışma disiplini eksikliği olduğunu ifade eden Tekin, yazısında şu çarpıcı değerlendirmelere yer veriyor: Okumuyoruz Okuduğumuzu anlamıyoruz Anladığımızı anlatamıyoruz Anlatamadığımızı değiştiremiyoruz Bu zincirin toplumun dönüşümünü engellediğini savunan Tekin, çözümün daha fazla emek, planlama ve süreklilikten geçtiğini ifade ediyor. “Düzen Yoksa Yok Oluş Vardır” Yazının sonuç bölümünde Tekin, düzen kavramını yalnızca bir yönetim biçimi değil, aynı zamanda varoluşun temel şartı olarak tanımlıyor. Kuralsızlığın yalnızca kaos değil, aynı zamanda çöküş anlamına geldiğini belirten Tekin, şu ifadeyle yazısını sonlandırıyor: “Tanrının birinci kuralı olan düzen, bizim de birinci kuralımız olmalıdır. Çünkü kuralsızlık sadece karmaşa üretmez; eninde sonunda yok oluşu da beraberinde getirir.”

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir" Haber

İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya: "Anıtkabir'den Tandoğan'a Uzanan Yol, Cumhuriyet'e ve Türk Bayrağı'na Bağlılığımızın En Güçlü İfadesidir"

İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla Ankara'da düzenlenen ve binlerce vatandaşın iştirak ettiği "#BayrakAçıyorum" mitingine güçlü bir katılım sağladı. Bursa'nın 17 ilçesinden gelen partililer, il ve ilçe yöneticileri, teşkilat mensupları ve çok sayıda vatandaş, program kapsamında önce Anıtkabir'i ziyaret ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda saygı duruşunda bulundu, ardından Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen büyük buluşmada Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu ile birlikte Türk bayrağı altında bir araya geldi. Programın ardından değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da gerçekleştirilen buluşmanın yalnızca bir siyasi miting olmadığını, Cumhuriyet'in temel değerlerine, milli birlik ve beraberliğe, demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesine sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti. "Cumhuriyetimizin Kurucusunun Huzurunda Bir Kez Daha Söz Verdik" Ankara programının ilk durağının Anıtkabir olduğunu hatırlatan İl Başkanı İsmail Kaya, Bursa teşkilatı olarak büyük bir gurur ve sorumluluk duygusuyla Ata'nın huzuruna çıktıklarını söyledi. "Cumhuriyetimizin banisi, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi huzurunda bulunmak bizler için sadece bir ziyaret değil; Cumhuriyet'e, bağımsızlığa, demokrasiye ve milli değerlere olan bağlılığımızı bir kez daha ifade ettiğimiz anlamlı bir buluşmadır. Bursa'dan Ankara'ya gelen dava arkadaşlarımızla birlikte Anıtkabir'de Ata'mıza saygılarımızı sunduk, onun bizlere emanet ettiği Cumhuriyet'i sonsuza kadar yaşatma kararlılığımızı bir kez daha yineledik." Kaya, Anıtkabir ziyaretinin parti teşkilatında büyük bir manevi birliktelik oluşturduğunu belirterek, Türk milletinin ortak değerlerinin siyaset üstü olduğunun altını çizdi. Bursa Teşkilatı Ankara'ya Yoğun Katılım Sağladı İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı'nın organizasyonuyla sabahın erken saatlerinden itibaren çok sayıda otobüs ve özel araçla Ankara'ya hareket eden partililer, Türkiye'nin dört bir yanından gelen vatandaşlarla birlikte Tandoğan Meydanı'nda buluştu. Bursa'nın tüm ilçelerinden teşkilat mensuplarının programa yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Kaya, katılımın kendilerini son derece memnun ettiğini belirtti. "İnegöl'den Gemlik'e, Mudanya'dan Mustafakemalpaşa'ya, Yenişehir'den Karacabey'e kadar Bursa'nın dört bir yanından gelen teşkilat mensuplarımız, kadın ve gençlik kollarımız, ilçe başkanlarımız ve dava arkadaşlarımızla birlikte Ankara'da omuz omuza olduk. Bursa teşkilatımız yine birlik ve beraberliğini en güçlü şekilde ortaya koymuştur." "#BayrakAçıyorum" Mitingine Büyük İlgi Anıtkabir ziyaretinin ardından Tandoğan Meydanı'na geçen İYİ Parti heyeti, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun katılımıyla düzenlenen "#BayrakAçıyorum" mitingine katıldı. Türkiye'nin farklı şehirlerinden gelen binlerce vatandaşın ellerinde Türk bayraklarıyla alanı doldurduğunu belirten İsmail Kaya, mitingin milli birlik ve beraberlik açısından önemli mesajlar verdiğini söyledi. "Bugün Tandoğan Meydanı'nda açılan sadece bayraklarımız değildi; milletimizin ortak vicdanı, Cumhuriyet'e olan bağlılığı ve Türkiye'nin geleceğine duyduğu umut da meydanlarda yükseldi. Türk bayrağı hepimizin ortak değeridir. Bayrağımız; bağımsızlığımızın, birliğimizin ve vatan sevgimizin en güçlü sembolüdür." "Bayrak Hepimizin Ortak Değeridir" İYİ Parti Bursa İl Başkanı Kaya, Türk bayrağının hiçbir siyasi görüşün değil, 86 milyon vatandaşın ortak değeri olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Bizler bayrağımızı sadece bir sembol olarak değil; şehitlerimizin emaneti, gazilerimizin mücadelesi ve milletimizin ortak onuru olarak görüyoruz. Bugün Ankara'da verilen en güçlü mesajlardan biri de buydu. Türk bayrağı ayrıştıran değil, birleştiren en önemli milli değerimizdir." Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu'nun Çağrısı Bursa'da Karşılık Buldu İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun yaptığı davetin Bursa teşkilatı tarafından büyük bir heyecanla karşılandığını ifade eden Kaya, Ankara programı öncesinde günler süren hazırlık çalışmaları yürüttüklerini söyledi. İl Başkanlığı koordinasyonunda ilçe teşkilatlarıyla yoğun bir organizasyon gerçekleştirildiğini belirten Kaya, Bursa'dan çok sayıda vatandaşın programa katılmasını sağlamak amacıyla kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini ifade etti. "Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun çağrısı üzerine teşkilatlarımız büyük bir özveriyle çalıştı. İlçe başkanlarımız, yöneticilerimiz, kadın ve gençlik kollarımız günler boyunca vatandaşlarımızla bir araya geldi. Bursa'nın her noktasında hemşehrilerimizi bu anlamlı buluşmaya davet ettik." Selçuk Türkoğlu ve Teşkilatlar da Programda Yer Aldı Programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun yanı sıra ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. İsmail Kaya, Bursa teşkilatının ortaya koyduğu birlik görüntüsünün gelecek çalışmalar açısından da önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. "Teşkilatlarımızın gösterdiği özveri ve birlik ruhu bizlere büyük güç vermektedir. Bu birliktelik yalnızca seçim dönemlerinde değil, Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren her konuda devam edecektir." "Milli Değerler Etrafında Kenetlenmeye Devam Edeceğiz" İl Başkanı Kaya, Türkiye'nin içinden geçtiği süreçte toplumsal birlik ve beraberliğin her zamankinden daha önemli olduğunu belirterek, Cumhuriyet'in temel ilkelerine bağlılıklarını kararlılıkla sürdüreceklerini söyledi. "Bizler Cumhuriyet'e, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, milli egemenliğe ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı siyaset anlayışımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye'nin ortak değerleri üzerinden toplumsal birlik ve dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceğiz." "Bursa'dan Ankara'ya Taşınan Kararlılık Geleceğe Umut Vermiştir" Programın sonunda açıklamalarını sürdüren İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Ankara'da sergilenen birlik tablosunun Türkiye adına umut verici olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Anıtkabir'de Ata'mızın huzurunda duyduğumuz manevi sorumluluk, Tandoğan Meydanı'nda vatandaşlarımızla birlikte taşıdığımız milli heyecan ve Genel Başkanımız Sayın Müsavat Dervişoğlu'nun ortaya koyduğu güçlü mesajlar bizlere bir kez daha göstermiştir ki; Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine sahip çıkan milyonlar dimdik ayaktadır. Bursa teşkilatı olarak bundan sonra da Cumhuriyetimizin kazanımlarını, demokrasiyi, milli birlik ve beraberliği savunmaya; milletimizin sesi olmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız! Haber

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız!

Afyonkarahisar İl Başkanlığı açılışı ve halk buluşması yoğun katılımla gerçekleşti. Programda genel başkan yardımcıları , MYK ve Kurucular Kurulu üyeleri, il başkanları yer alırken Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve Bursa teşkilatı da katılım sağladı. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Afyonkarahisar’da düzenlenen basın toplantısında, “Önümüzdeki dönem herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kol kola Türk milletinin geleceğini inşa edebilecek bir partiyiz. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum” diye konuştu. MEMLEKETTE KAVGAYA İHTİYAÇ YOK Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Anahtar Parti, bir parti hevesinin, ‘bir tane de bizim olsun’ duygusunun değil; bizim olan milletin olsun, milletin olan bizim olsun, 86 milyon partilimiz, partilimiz 86 milyonun mesuliyetini duyabilsin diye yeni bir siyasi merkez inşa etmeye karar verdik ve öyle kurulduk. Bu kadar parti varken bir parti niye olsun diye bir soruya muhatap olacağımızı biliyorduk. Bu partiyi partiden daha fazla bir şeye tekabül etsin diye çok ciddi bir siyasi muhasebeden sonra milletin teveccühüne takdim edebildik. Dolayısıyla memlekete parti lazım mı? ‘Değil; plan lazım’. Memlekette partilerin birbirini yenmesine ihtiyaç var mı? ‘Hayır’. Memlekette memleketin sorunlarını yenecek bir yönetim maharetine ihtiyaç var. Memlekette bir mezhep, meşrep, aidiyet, değerler etrafında bir kavgaya ihtiyaç var mı? ‘Hayır.’ ANAYASA İÇİN HÜKÜM ÖNERİSİ… 6 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekten bahsetmektedir. O yüzden baktık ki düşmüyor. Bu kadar başarısızlığa rağmen seçimde de başarılı olunamıyorsa, birtakım müeyyideler konulmalıdır. Lüzumsuz lakırdıya gerek yoktur. 8 çeyrekte enflasyonu tek haneli rakamlara düşüremeyen hükümet, 90 gün içinde seçime gider diye bir madde anayasaya yazılmalıdır. Başarısız hükümet seçime gider diye bir karineyi biz Anayasaya yazmalıyız. Yani 8 çeyrekte, 2.5 senede Anayasaya bir hüküm yazalım ki başımıza ne geleceğini bilelim! Kuruluşumuzdan bugüne canhıraş sahalardayız. Çok zor olan bir mücadeleyi verdik, başardık. Bütün illerimizle teşkilatlandık. Birkaç ilçemiz tamamlanınca da 900 olacak. Yani Türkiye’nin tamamında teşkilatlandık. 161. parti olarak kurulduk. Şu anda ilk beşteyiz. Baraj problemi olmayan bir partiyiz! Anahtar Parti, Türk milletinin önümüzdeki dönemi için merkez namzedidir. Siyasetin merkezine bir yönetim teklif ediyoruz. Kimlik tartışması, değer tartışması yapmayacağız. Merkezine adaleti koyduğumuz, hesap verilebilirliği önemsediğimiz, öncelediğimiz, şeffaflığı bir sisteme dönüştürdüğümüz, parlamentoyu etkin hâle getireceğimiz, yargıyı tam bağımsız olarak milletin sığınacağı liman hâlinde planlayacağımız, eğitimin kalitesini, üretimin niteliğini, millete nitelikli gıda yedirme hassasiyetini, kendi kendine yeten bir ülke diye bir söz vardı. Sözde kalmasın da Türk milletinin yine övüncü olsun diye kendi kendine yetebilen bir ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız. Eğitimsiz mümkün değil, üretimsiz mümkün değil parolası Anahtar Parti’nin parolasıdır. Eğitimsiz kalkınamayız, üretimsiz başaramayız. SAHADA TEBESSÜM VE GÜVEN VAR… Önümüzdeki dönem herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kol kola Türk milletinin geleceğini inşa edebilecek bir partiyiz. Bizdendi değildi demeden 86 milyonun kapısını tek tek çalabilecek, bizim mezhep, sizin meşrep demeden ay yıldızlı al bayrağın altında olan herkesle omuz omuza Türk milletinin yarınlarını inşa edecek en mühim potansiyele sahip partiyiz. Tebessüm görüyoruz sahada, güven duyuluyor bize. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine, zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum. SİYASETTE AKRABAYA KONUŞUR GİBİ KONUŞULMALI… Siyasette nezaket bir mecburiyettir. Yani beğenmeyebilirsiniz insanları ama insanların huzurunu kaçıramazsınız. Hususiyetle şöyle davranılmasını çok arzu ederim ben; herkesin evinde, hanesinde, akrabasında her partiden insan vardır. Akrabalarınıza nasıl konuşuyorsanız parti konuşmasını öyle yapmak zorundasınız. CHP’li akrabalarınız varsa, akrabalarınıza küfretmiyorsanız, hakaret etmiyorsanız, akrabalarınızı rencide etmiyorsanız CHP’ye oy verenleri de, CHP’lileri de rencide etmeyeceksiniz. AK Partili akrabalarınız varsa AK Partililere akrabalarınızla konuşur gibi konuşacaksınız. MHP’li akrabalarınız varsa, MHP’liyseniz onlarla nasıl konuşuyorsanız öyle konuşacaksınız. Bu Güneydoğu’da da böyledir. Çokları vardır ki işte kendisi MHP ilçe başkanı, amcasının oğlu diyelim, işte HDP’de yönetici. Böyleleri de vardır. Bölücülük hariç, devlet-millet düşmanlığı hariç partililiğin aileye konuşulur gibi konuşulması gerektiğine çok inanırım. Çünkü kendi ailemizden başka partiye oy veriyorlar diye kimsenin kalbini kırmıyorsanız, milletinizi de aile sayacaksınız. Siyasetin terbiyesi bence bunu mecbur hâle getiriyor. Bence böyle olmak zorunda. Akrabayı korur gibi. Ailenizi korur gibi; Anahtar Parti’nin memleket hizmet parolasında bu duygu çok hâkimdir. O olsun diye arkadaşlarımı da çok tembihliyorum. Biz evini, hanesini toplamak isteyen gurbetten gelmiş evlat gibi olalım. Ailesini toplamak zorunda olan, aileyi ayağa kaldırmak zorunda olan evlat gibi. TÜRKLER KENDİSİ GİBİ OLMADIĞINDAN DÜNYA BU HALDE! Türk milleti yerinde duramadığı için dünyanın dengesinin bozulduğuna inanırım. Türk milletini tarihten çektikleri için çekmeye çalıştıkları için dünyanın muvazenesinin bozulduğuna inanırım. Herkes kendisi gibidir. Türk milleti kendisi gibi olamadığı için dünyanın bu hâlde olduğuna inanırım. Bize karşı üstünlük sağlayamadıkları günlerden itibaren Türk milletini güçlü yapan her şeyi bozmaya kastetmiş bir hesabın Türk milletine bu finali yaşattığına inanırım. İnsanlığa borcumun eşiti bende şu: Türk milletini yerine taşımak. Gazze’ye merhametin eşiti bende şu: Türk milletini eski kudretli zamanlarına taşımak. Doğu Türkistan’a bir şeyler yapabilir miyizin eşiti: Türk devletini kudretli hâle getirmek. Musul’a, Kerkük’e, Karabağ’a, Azerbaycan’a, neremiz varsa, nerede hicrana düşmüşsek, insanlığın ufkunda nerede zulüm varsa, ufuk karardıysa orada aydınlık için Türk milletini insanlığın ufkuna teklif etmek. Dolayısıyla benim Türkçülük Günü vesilesiyle Türklüğüm adına, Müslümanlığım adına, cumhuriyetçiliğim adına muhafaza etmek istediklerimin merkezine Türk milletini koyuyorum. Çünkü Türk milleti yerinde değil diye dünyanın bu hâlde olduğuna inanıyorum ben. KİMSEYE; KÜRTSÜN, ALEVİSİN, SÜNNİSİN DENİLMEZ Cumhuriyeti şöyle bir nimet biliyorum: Ben Trabzon’da doğdum, Yozgat’ta büyüdüm. Cumhurbaşkanlığı dâhil devletin bütün makamlarına hayal kurabiliyorsam bana bunu cumhuriyet veriyor. Hakkâri'den bir cumhurbaşkanı gelir; Kürt de olur, Zaza da olur, Alevi de olur, Sünni de olur, Tunceli'den de gelir, her yerden gelir. Bu toprakların evlatları her makama talip olur, her makama gelir. Kimseye ‘Sen tutmazsın, Kürtsün, Alevisin, Sünnisin’ denilmez. Herkes her istediği yerden gelir. Cumhuriyet de zaten bunun imkânı demektir. Tayyip Erdoğan Rize'den katılmış yarışmaya, devletin en üst makamına gelmiş. Abdullah Bey Kayseri’den katılmış yarışmaya, Demirci Ahmet’in oğlu cumhurbaşkanı olmuş. Binali Bey Erzincan’dan. Kara Kuvvetleri Komutanımız var, Genelkurmay Başkanlarımız var. Hava Kuvvetleri Komutanı Malatya’dan. Cumhurbaşkanı çıkarmışız, Bayburt'tan kuvvet komutanı çıkarmışız. Kürt cumhurbaşkanımız da olmuş. Kimin aklına gelmiş bu Kürt’tür? Kim diyebilir bu Kürt’tür, bu Türkmen’dir? Ne demek yani, ne münasebetsiz laflar bunlar? O yüzden biz 85 milyon bir aileyiz ve bu aile bütünümüz içerisinde kimsenin aidiyetini, ekâliyetini konuşuyor değiliz; hürmetsizlik yok. Ama terör ve terörizme müsamaha asla yok, asla. Böyle bir şeye müsaade edemeyiz.”

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı Haber

“Yeni Nesil Köy Enstitüleri” hayata geçiyor: Kırsalda kültür seferberliği başladı

Köy enstitülerinin kuruluşunun 86. yılında tanıtılan “İHT Kırsal Kütüphane” projesi büyüyor. Gaziantep’te başarıyla tamamlanan pilot uygulamanın ardından ikinci durak Bursa Mustafakemalpaşa Taşpınar Köyü oluyor. ADD Gemlik Şubesi'nde düzenlenen "ulusal egemenlik" konulu panelde tanıtılan proje büyük ilgi gördü. Kırsalda yeni bir aydınlanma hamlesi Yeni nesil köy enstitüleri yaklaşımıyla başlatılan proje, köylerde mini kültür merkezleri oluşturmayı hedefliyor. “İHT Kırsal Kütüphane” adıyla yürütülen çalışma, her yaştan okuyucuya hitap eden alanlar oluşturarak kırsalda eğitim ve kültür hayatını canlandırmayı amaçlıyor. İlk örnek Gaziantep Nizip’te Pilot çalışma geçtiğimiz yıl Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü’nde başarıyla tamamlandı. Burada kurulan kırsal kütüphane, yeni nesil köy enstitülerine örnek bir model olarak gösterildi. İkinci etap Bursa’da Projenin ikinci etabı Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine bağlı Taşpınar Köyü’nde hayata geçirilecek. 1923 kitaptan oluşacak kütüphane için hazırlıklar başladı. Kitap sayısı, Cumhuriyet’in kuruluş yılına atıf yaparak simgesel bir anlam taşıyor. En büyük destek köylülerden Cumhuriyetin ikinci yüzyılında çağdaş bir kırsal yaşam hedefleyen projenin en büyük destekçisi köylüler oldu. Şimdiden birçok köyden kütüphane kurulması için talep geldiği bildirildi. Projeye katkı sunan kurumlar Proje, geniş bir iş birliği ağıyla yürütülüyor. Katkı sunan kurumlar şöyle: • İHT Kırsal Kütüphane • Kuluçkahane Fikir Kulübü • TMMOB • Z Doğa Derneği • BAOB Bileşenleri • Alevi Kültür Dernekleri • Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu • Bağımsız Türkiye Partisi • Cumhuriyet Halk Partisi Projenin koordinasyonu Atatürkçü Düşünce Derneği Bursa Şubesi tarafından yürütülüyor. Ayrıca tüm siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları projeye davet edildi. Tanıtıma yoğun katılım Gemlik’te gerçekleştirilen tanıtım toplantısına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, ADD Gemlik Şube Başkanı Canan Bölük, Z Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Göksu İnayet ile Cumhuriyet Halk Partisi ve Bağımsız Türkiye Partisi yöneticileri katılarak projeye desteklerini açıkladı. Tanıtımı gazeteci Burhan Kurtulmuş yaptı. Kitap bağış noktaları Projeye destek vermek isteyen vatandaşlar kitaplarını şu noktalara bırakabilecek: • Nilpark’ta bulunan ADD Bursa Şubesi • İlçelerdeki ADD şubeleri • Görükle’de Z Doğa Derneği • Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Z Doğa Derneği • Bursa Akademik Odalar Birliği (BAOB) – 7/24 güvenlik ofisi Hedef: sürdürülebilir ve çağdaş kırsal yaşam “Yeni Nesil Köy Enstitüleri” vizyonu, yalnızca kütüphane kurmakla sınırlı kalmayıp eğitim, üretim ve kültürü bir araya getiren sürdürülebilir bir kırsal yaşam modeli oluşturmayı hedefliyor. Türkiye genelinde yaygınlaşması planlanan proje, kırsalda yeni bir kalkınma ve aydınlanma hareketi olarak görülüyor.

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu Haber

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu

Demokratik Sol Parti (DSP) Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda yeni bir dönem resmen başladı. Olağan genel kurulun ardından ilçe başkanlığı görevine seçilen Nalan Usta, yaptığı kapsamlı konuşmayla hem parti tabanına hem de kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda birlik, demokrasi ve Cumhuriyet değerleri ön plana çıktı. “Zor Bir Süreçten Geçiyoruz” Konuşmasına genel kurula katılan partililere ve destekçilere teşekkür ederek başlayan Nalan Usta, Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal ve siyasal sürece dikkat çekti. Ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Usta, bu süreçte sorumluluklarının daha da arttığını vurguladı. DSP’nin bu zorlu dönemde ilkeli duruşuyla öne çıkacağını belirten Usta, siyasetin çözüm üretme sorumluluğuna işaret etti. Cumhuriyet ve Ecevit Vurgusu Usta’nın konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Cumhuriyet değerlerine yaptığı güçlü vurgu oldu. DSP’nin siyaset anlayışının temelinde Atatürk ilke ve inkılaplarının yer aldığını belirten Usta, merhum Başbakan Bülent Ecevit’i de rahmet ve minnetle andı. “Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden sapmadan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir anlayışla siyaset yapmaya devam edeceğiz” diyen Usta, DSP’nin ideolojik çizgisinin net ve kararlı olduğunu ortaya koydu. Osmangazi’de “Samimi Siyaset” Dönemi Yeni dönemde Osmangazi’de nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceklerine de değinen Usta, “samimi, ilkeli ve dürüst siyaset” vurgusu yaptı. Vatandaşla iç içe, ulaşılabilir ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışı hedeflediklerini belirten Usta, yerel siyasette güven duygusunun yeniden inşa edilmesi gerektiğini dile getirdi. Demokrasinin önemine de dikkat çeken Usta, siyasi partilerin halkın iradesini temsil eden temel yapılar olduğunu ifade ederek, katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini söyledi. “Bize İnanın, Bize Güvenin” Konuşmasının sonunda Bursa halkına doğrudan seslenen Nalan Usta, “Bize inanın, bize güvenin” sözleriyle destek çağrısında bulundu. Bu mesaj, yeni yönetimin hem iddialı hem de sorumluluk bilinci yüksek bir yaklaşımla göreve başladığını ortaya koydu. Usta ayrıca, kendisini bu göreve layık gören DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’a ve DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskir’e teşekkür ederek parti içi dayanışmaya vurgu yaptı. DSP Osmangazi’de Yeni Yönetim Kadrosu Açıklandı Genel kurulun ardından yalnızca ilçe başkanı değil, yönetim kadrosu da netlik kazandı. Tek aday olarak seçime giren Nalan Usta’nın liderliğinde oluşturulan yeni yönetim kurulu, farklı meslek gruplarından ve toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getirdi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Enes Seskir Tayfun Dinçer Hakan Uslu Emine Yılmaz Berrin Torun Çağlar Karagöz Elif Borçbakan Abdul Burak Güler Elif Uslu Ahmet Aslan Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Zekeriya Seskir Mustafa Seskir Cesur Bayram Abdullah Kurt Erhan Özçerçel Yeni yönetim, DSP’nin Osmangazi’deki örgütlenmesini güçlendirmeyi ve yerel siyasette daha etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Yeni Dönemin Mesajı DSP Osmangazi İlçe Başkanlığı’nda Nalan Usta liderliğinde başlayan bu yeni dönem, parti içinde yenilenme ve sahada daha görünür olma hedefiyle şekilleniyor. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, demokratik katılım ve halkla doğrudan temas, yeni yönetimin öncelikli başlıkları arasında yer alıyor. Osmangazi gibi Bursa’nın en büyük ve en dinamik ilçelerinden birinde, DSP’nin nasıl bir performans sergileyeceği önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.