Hava Durumu

#Cumalıkızık

- Cumalıkızık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumalıkızık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir? Haber

Bursa Turizmi Neyi Kaybetti, Neyi Geri Kazanabilir?

Bursa… Osmanlı'nın ilk başkenti, Uludağ'ın gölgesinde şekillenmiş kadim bir medeniyet merkezi, şifalı termal sularıyla yüzyıllardır şifa dağıtan, doğası, tarihi ve kültürüyle dört mevsim turizme uygun eşsiz bir şehir. Ancak tüm bu güçlü potansiyele rağmen Bursa'nın turizminde bugün ortaya çıkan nokta, “imkânların çokluğu” ile “değerlendirme başarısızlığı” arasındaki değişim farkı gözler önüne seriyor. Turizmci İyiler Topluluğu Başkanı Özcan Gönülal, Bursa'nın turizmde sahip olduğu bilginin yeterince gelişemediğini, koruyamadığını ve dünya performansında güçlü bir marka haline getiremediğini vurguluyor. Gönülal'a göre Bursa'nın temel sorunu gücü eksikliği değil; uzun vadeli planlama, sürdürülebilir strateji ve etkili tanıtım eksikliği. “Bursa'nın Eksik Olan Hiçbir Şeyi Yoktu” Bursa, Türkiye'nin doğal ve kültürel zenginlikleriyle güçlü bir turizme sahip olabilecek biri olabilir özelliklere sahip. Dağları, denizi, gölleri, termal kaynakları, zengin mutfağı, tarihi dağılımı ve sağlık hizmetleri ile dört mevsim turizmi mümkün ender şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yıllar içinde bu bütçenin yeterince değerlendirilmemesi, Bursa'nın turizm yarışında geri planda kalmasının nedeni oldu. Termal Turizmde Kaybedilen Liderlik Bir dönem Türkiye'nin termal turizm başkenti olarak görülen Bursa, özellikle Çekirge bölgesi ile öne çıkıyor. Ancak süreç içinde kamu ve özel sektör yatırımlarının farklı şehirlere yönelmesiyle birlikte termal turizmde liderlik Afyonkarahisar gibi illere geçti. Günümüzde Afyon, termal turizmde marka şehir olarak öne çıkarken, Bursa'nın sahip olduğu tarihi ve doğal termal potansiyeli aynı ölçüde gelişmiştir. Kış Turizminde Artan Yarışması Bursa'nın simgesi olan Uludağ, uzun yıllar Türkiye'nin en önemli kayak merkezi konumundaydı. Ancak son yıllarda Erzurum (Palandöken), Kayseri (Erciyes) ve Kars (Sarıkamış) gibi destinasyonların güçlü yatırımlarla öne çıkması, rekabetin uyumluluğu değiştirildi. Rakip şehirler altyapı yatırımlarını arttırırken ve uluslararası tanıtım faaliyetlerine ağırlık verirken, Uludağ'ın aynı ivmesini sürdürmesini sağladı. Kültür, Kongre ve Gastronomi Turizminde Geri Kalış Bursa'nın yalnızca doğa turizmi değil, kültür ve gastronomi alanlarında da büyük bir potansiyel bulunuyor. Ancak bu alanlarda Türkiye'de farklı şehirler öne çıkmayı başardı: Kongre turizminde: İstanbul, Antalya ve İzmir Gastronomi turizminde: Gaziantep, Hatay ve Adana Sağlık turizminde: İstanbul ve Antalya Bursa ise Osmanlı'nın doğuşuna ev sahipliği yapmasına rağmen, kültür turizminde hak ettiği küresel görünümü yakalayamadı. Kaderine Bırakılan Değerler: İznik'ten Gölyazı'ya Şehrin en önemli turizm değerleri arasında yer alan İznik, Cumalıkızık, Hanlar Bölgesi, Gölyazı, Suuçtu Şelalesi ve longoz alanları, güçlü bir marka hikâyesine dönüşebilecek potansiyel ulaşıma rağmen yeterince entegre bir turizm stratejisiyle desteklenemedi. Bu alanların, uluslararası düzeyde turist çekebilecek nitelikte olmasına rağmen çoğu zaman yerel çabalarla sınırlı kaldı. En Büyük Kayıp: Doğanın Tahribi Bursa turizmine ilişkin en kritik hikayelerden biri de yurt içi mekanlardaydı. Bir dönem yürüyüş yolları, yeşil vadiler ve nefes alınan ekosistemler, sürekli yapılaşma baskısıyla daraldı. Gönülal'ın Yazdığı: “Gelişim” adı altında yapılan müdahaleler, “Yatırım” artan yapılaşma, Doğal alanlarda artan betonlaşma, Şehrin en önemli turizm sermayesi olan doğayı artırdı. Yeşilin yerinde yapılaşmanın alınması, Bursa'nın doğal kişiliğinde geri dönüşünde zor bir aşınmaya neden oldu. Turizm Sektörünü Zorlayan Ekonomik Gerçekler Bursa turizmi yalnızca tanıtım eksikliğiyle değil, aynı zamanda artan ekonomik büyümeyle de mücadele ediyor. Sektör temsilcilerine göre: Enerji maliyetleri yükseliyor, personel giderleri artıyor, kira ve işletme maliyetleri artıyor, ulaşım ve lojistik giderleri artıyor, tarımsal üretimin üretimi, gıda maliyetleri artıyor. Bu tablo, turizm işletmelerini giderek daha zor bir ekonomik denklemin içine sokuyor. Turizmde Küresel Rekabet ve Tercih Değişimi Artan büyüme ve yetersiz tanıtım, yerli turistlerin farklı destinasyonlara yönelmesine, yabancı turistlerin ise daha güçlü markalaşmış şehirlere gitmesine neden oluyor. Böylece Bursa, sahip olduğu potansiyele rağmen rekabet avantajını yeterince kullanamıyor. Sıkıcı Kaybedilen Nedir? Bursa'nın kaybı, doğal veya tarihi verim yokluğuna göre analiz edin; bu dağıtımın doğru yönetilememesi: Termal vardı, geliştiremedi Uludağ vardı, yenilenemedi Tarih vardı, anlatamadı Doğa vardı, korunamadı Gastronomi vardı, markalaştırılamadı Bu durum, kaynak eksikliğinden çok strateji eksikliğine işaret ediyor. Bursa İçin Hâlâ Güçlü Bir Gelecek Mümkün Tüm bu tabloya rağmen Bursa'nın turizm potansiyeli güçlü şekilde varlığını sürdürüyor. Uludağ, termal kaynaklar, tarihi miraslar ve doğal güzellikler varlığını sürdürüyor. Uzmanlara göre kritik olan, bu değerlerin yeniden doğru bir vizyonla ele alınması. Yeni Bir Turizm Anlayışı Şart Bursa'nın geleceği için önerilen alternatif: Kısa vadeli değil uzun vadeli planlama Sürdürülebilir turizm politikaları Güçlü uluslararası tanıtım yöntemi Doğayı koruyan kalkınma modeli Marka şehir yapısı oluşturma Sonuç: Kaybedilen Potansiyel Değil, Zaman ve Vizyon Özcan Gönülal'ın değerlendirmesi, Bursa turizminin temel sorunu net bir şekilde ortaya koyuyor: eksik olan kaynak değil, yönetim ve vizyon. Bursa bugün mevcut Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen turizminden biri olabilecek güçte. Ancak bunun devam etmesi, geçmişte kalan aralıkların hızlandırılması ve doğru akışların atılmasıyla mümkün olabilir. Çünkü Bursa'nın hikayesi bitmiş bir hikaye değil; Doğru yazıldığında yeniden başlayabilecek güçlü bir turizm anlatımıdır.

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Haber

İYİ Parti’den Cumalıkızık Mesajı: “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız”

“Cumalıkızık betonlaşmasıyla değil; tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Cumalıkızık'ın karşı karşıya geldiği yerde, dikkat çekmek amacıyla tarihi köyde genel bir basın toplantısı düzenlendi. İlçe Başkanı İsmail Seyis'in liderliğinde düzenlenen programa, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe üyeleri ile çok sayıda partili katıldı. Cumalıkızık'ın tarihi kişiliği, doğal yapısı ve köyün korunmasına yönelik güçlü mesajların yaşandığı toplantıda, özellikle köylünün sürecinin dışında bırakılmaması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında Cumalıkızık'ın yalnızca tarihi evlerden oluşmadığı; Kadın emeği, üretim kültürü, sosyal hafızası ve yaşayan köy kimliğiyle birlikte korunması gereken eşsiz bir miras alanı olduğu ifade edildi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Toplantıda yapılan açıklamalarda, son yıllarda artan turizm baskısı, betonlaşma tehdidi ve ekonomik zorlukların Cumalıkızık’ın özgün yapısını tehdit ettiği belirtildi. İYİ Parti heyeti adına yapılan değerlendirmede şu ifadeler öne çıktı: “Cumalıkızık’ın tarihi dokusunun, doğasının ve köylüsünün birlikte korunması gerekiyor. Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız.” Açıklamada, köy halkının ekonomik ve sosyal açıdan desteklenmediği bir koruma anlayışının sürdürülebilir olmayacağı vurgulanırken, özellikle kadın üreticilerin ve yerel esnafın korunmasının UNESCO sürecinin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. “Cumalıkızık’ın Hafızasına ve Kadın Emeğine Sahip Çıkacağız” Basın toplantısında Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir merkez olarak değerlendirilmesine yönelik eleştiriler de dikkat çekti. Parti yöneticileri, köyün yaşayan kültürünün giderek ticari baskı altında kaldığını belirterek şu mesajı verdi: “Cumalıkızık’ın hafızasına, kadın emeğine, üreticisine ve köy kültürüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.” Açıklamada, geleneksel üretim kültürünün korunmasının sadece ekonomik değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğu vurgulandı. Özellikle kadınların ürettiği yerel ürünlerin ve kırsal yaşam kültürünün, Cumalıkızık’ın UNESCO kimliğinin önemli parçalarından biri olduğu ifade edildi. “Betonlaşma Değil, Koruma Öncelikli Olmalı” Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri de bölgedeki yapılaşma baskısı oldu. İYİ Parti heyeti, Cumalıkızık’ın geleceğinin yeni beton projeleriyle değil; tarihi ve doğal dokunun korunmasıyla güvence altına alınabileceğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “UNESCO Dünya Mirası olan Cumalıkızık’ın geleceği; betonlaşmayla değil, tarihiyle, kültürüyle ve insanıyla korunabilir.” Son dönemde bölgede artan ziyaretçi yoğunluğu, otopark baskısı, altyapı eksiklikleri ve çevresel tehditlerin köyün özgün yapısını zorladığı ifade edilirken, plansız uygulamaların tarihi mirasa zarar verebileceği uyarısında bulunuldu. Yetkililere “Şeffaf ve Katılımcı Yönetim” Çağrısı İYİ Parti yöneticileri açıklamalarında, Cumalıkızık’a ilişkin karar süreçlerinde köy halkının daha aktif rol alması gerektiğini de vurguladı. Yetkililere yapılan çağrıda şu mesaj öne çıktı: “Köylüyü dışlayan değil, sürecin parçası yapan şeffaf ve katılımcı bir anlayışla hareket edilmelidir.” Cumalıkızık’ın geleceğine ilişkin planlamaların yalnızca bürokratik kararlarla değil; köy halkı, uzmanlar, sivil toplum kuruluşları ve yerel yöneticilerin ortak aklıyla şekillenmesi gerektiği belirtildi. “Cumalıkızık Hepimizin Ortak Mirasıdır” Toplantının sonunda Cumalıkızık’ın siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir kültürel değer olduğu vurgulandı. İYİ Parti heyeti, tarihi köyün korunmasının yalnızca Bursa’nın değil Türkiye’nin ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek şu değerlendirmede bulundu: “Cumalıkızık hepimizin ortak mirasıdır.” Program sonunda parti yöneticileri köy esnafı ve vatandaşlarla da bir araya gelerek bölgedeki sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulundu. Cumalıkızık’ın korunmasına yönelik çalışmaların takipçisi olacaklarını belirten heyet, tarihi köyün özgün kimliğinin gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çıkışı: “Bu Mirası Ranta Teslim Etmeyeceğiz” “Köylüyü yok sayarak Cumalıkızık’ı koruyamazsınız” İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı’nın Cumalıkızık’ta düzenlediği basın toplantısında konuşan İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan tarihi köyün karşı karşıya olduğu sorunlara sert sözlerle tepki gösterdi. Seyis, Cumalıkızık’ın yıllardır plansızlık, denetimsizlik ve rant baskısı altında bırakıldığını savunarak yetkililere ağır eleştiriler yöneltti. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Türkoğlu, İl Başkanı İsmail Kaya, ilçe başkanları, il ve ilçe yöneticileri ile partililerin katıldığı açıklamada konuşan Seyis, Cumalıkızık’ın “turizm adı altında tüketildiğini” söyledi. “UNESCO Tabelası Asmakla Koruma Olmaz” Cumalıkızık’ın yalnızca fotoğraf çekilen turistik bir alan gibi yönetildiğini ifade eden İsmail Seyis, mevcut anlayışın tarihi mirası korumaktan uzak olduğunu dile getirdi. Seyis açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “UNESCO tabelası asmakla koruma olmaz. Eğer köyün insanı ekonomik olarak ayakta kalamıyorsa, tarihi evler kaderine terk ediliyorsa, altyapı çökmüşse, yangın riski varsa burada başarı hikâyesi anlatamazsınız.” Köyde yaşayan vatandaşların yıllardır çözüm beklediğini söyleyen Seyis, sorunların görmezden gelindiğini savundu. “Cumalıkızık Turizm Baskısıyla Nefes Alamıyor” İsmail Seyis, kontrolsüz ziyaretçi yoğunluğunun tarihi köyü ciddi şekilde yıprattığını belirterek mevcut yönetim anlayışını eleştirdi. “Bir günde on binlerce insanı buraya getirip sonra bunu başarı diye anlatıyorlar. Bu tarihi sokaklar stadyum değil. Cumalıkızık turizm baskısıyla artık nefes alamıyor.” Seyis, köyün altyapısının mevcut yoğunluğu kaldırmadığını ifade ederek: otopark sorunlarının büyüdüğünü, güvenlik risklerinin arttığını, tarihi yapıların zarar gördüğünü, köy yaşamının giderek bozulduğunu söyledi. “Köylüyü Yaşatmadan Köyü Yaşatamazsınız” Basın açıklamasında en sert mesajlardan biri köy halkının yaşadığı ekonomik sıkıntılar üzerine verildi. İsmail Seyis, köylünün yıllardır yalnız bırakıldığını ifade ederek şu sözleri kullandı: “Köylüyü yaşatmadan köyü yaşatamazsınız. Buradaki insanlar sadece turizme hizmet eden figüran değildir. Bu köyün gerçek sahipleri yıllardır destek bekliyor.” Seyis, özellikle restorasyon süreçlerinde vatandaşların mağdur edildiğini öne sürerek, birçok tarihi evin hâlâ kaderine terk edildiğini söyledi. “Bazı binalar restore edilirken vatandaşın evi çürümeye bırakılıyor. İnsanlar yıllardır sıra bekliyor. Böyle koruma anlayışı olmaz.” “Cumalıkızık Betonlaşmaya Teslim Ediliyor” Konuşmasında bölgesel yapılaşma baskısına da dikkat çeken Seyis, tarihi alan uzunluğunda plansız büyümenin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “Cumalıkızık'ın çevresi betonla çevriliyken kimse hesap vermiyor. Tarihin korunması yerine rant projeleriyle ilgili öneri gelen bir anlayışı kabul etmiyoruz.” Seyis, UNESCO ticaretinin ticari hesaplarla yönetilemeyeceğini söyleyerek: "Cumalıkızık birkaç kişiden ekonomik olarak kurban edilemez. Bu miras hepimizin." adanmış. “Kadın Emeği ve Köy Kültürü İlçe Yok Sayılıyor” İYİ Parti Yıldırım Başkanı İsmail Seyis, Cumalıkızık'ın yalnızca taş binalardan oluşmadığını da vurguladı. Kadın emeğinin, geleneksel üretimin ve köy kültürünün giderek zayıfladığını söyleyen Seyis şu ifadeleri kullandı: "Cumalıkızık'ın hafızası yok oluyor. Kadın emeği yok deniyor. Köy kültürü giderek ticari bir dekor haline getiriliyor. Buna sessiz kalmayacağız." Yerel bölgelerdeki büyümenin ifade eden Seyis, köylerin bölümlerinin korunmasının ancak hayatta kalan paralarla genişlemesinin mümkün olduğunu söyledi. Yetkililere Sert Çağrı: “Köylüyü Dışlayan Anlayıştan Vazgeçin” Seyis konuşmasının sonunda resmi olarak doğrudan çağrıda bulunuldu. Cumalıkızık'a ilişkin kararların masa başında değil, köy halkıyla birlikte çalışmayı amaçlayan Seyis şöyle konuştu: "Köylüyü dışlayan değil, ürünün son halini ortaya koyan bir anlayış istiyoruz. Şeffaf olmayan, kamuoyu dinlemeyen hiçbir planın başarılı olmaması yok." İYİ Parti olarak Cumalıkızık'ın tarihi, kültürel ve sosyal yapının korunması için mücadele edeceklerini ifade eden Seyis, şu cümleyle tamamladı: "Cumalıkızık sahipsiz değildir. Bu tarihin oluşumu ranta teslim olmayacak."

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür” Haber

İlker Özaslan’dan Cumalıkızık İçin Kritik Uyarı: “UNESCO Unvanı Sınırsız Turizm Anlamına Gelmez” “Cumalıkızık yalnızca korunacak bir yapı topluluğu değil, yaşayan bir kültürdür”

Bursa'nın dünya çapında kayıtlı tarihi miras bölgelerinin Cumalıkızık'ın geleceği, Tayyare Kültür Merkezi'nde kapsamlı bir değerlendirme toplantısında masaya yatırıldı. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, tarihi köyün karşı karşıya olduğu tehditler, koruma sorunları, onarım eksiklikleri ve sürdürülebilir yönetim modeli ayrıntılı biçimde ele alındı. Toplantının merkezinde ise Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan'ın kapsamlı değerlendirmesi yer aldı. Özaslan, Cumalıkızık'ın bugün yalnızca fiziksel yıpranma olmadığını, aynı zamanda yoğun turizm baskısı, plansız büyüme, ekonomik eşitsizlik ve kentleşme tehdidi altında bulunduğunu söyledi. Yerel yöneticiler, akademisyen katılımcılar, alan başkanlıkları, sivil toplum temsilcileri, koruma üyeleri ve köy sakinleri yer aldı. Toplantı boyunca ortak görüş, Cumalıkızık'ın “sadece turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı” yönünde birleşti. İlker Özaslan: “Bir Günde 34 Bin Kişi Başarı Değil, Alarmdır” Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, toplantıda yaptığı konuşmada ziyaretçilerin artık ciddi bir tehdidin boyutuna ulaştığını vurguladı. Geçen yıl Cumalıkızık'ın bir gündemi yaklaşık 34 bin ziyaretçiyi ağırladığını hatırlatan Özaslan, bu yoğunluğun artık “övülecek bir tablo” değil, günlük olarak devam edecek bir krize dikkat çekti. Özaslan şu ifadeleri kullandı: "UNESCO Dünya Mirası tanımı sınırsız turist kabul etmek anlamına gelmiyor. Bir günde 34 bin kişinin geldiği bir tarih köyde artık koruma-kullanma tehlikesi ciddi şekilde zarar görmeye başlıyor. Bu sayı bazı günlerde durma doluluğuna ulaşıyor. Böyle bir baskıyı tarihi bir köyün kaldırılması mümkün değil." Cumalıkızık'ın taşıma kapasitesinin raporlanmasının belirlenmesini ifade etmeyen Özaslan, kontrollü ziyaretçi yönetimi, rezervasyon sistemi ve zaman planlamalı turizm modelinin artık kaçınılmaz hale geldiğini söyledi. “Cumalıkızık Bir Açık Hava AVM'sine Dönüştürülemez” Toplantıda turizmin özetlendiği üzerine dikkat edilerek değerlendirme yapıldı. İlker Özaslan, Cumalıkızık'ın yalnızca yoğun insan trafiği üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirttiğini söyledi: "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değildir. Cumalıkızık bir açık hava AVM'si değildir. Burada yaşayan bir kültür alanıdır. İnsanlar burada yalnızca alışveriş yapmıyor; basit yıllık bir yaşam biçimine tanıklık ediyor." Özaslan, köy ekonomisinin mevcut ziyaretçi baskısına göre şekillenmeye zorlanmasının geleneksel yaşamın bozabileceğini ifade etti. Yapı Stoğu Endişe Veriyor: “151 Yapı Müdahale Bekliyor” Toplantıda genel güncel yapı envanteri, köyün fiziksel durumunun aralıkları ortaya konuldu. Cumalıkızık'ta: 259 evin bulunduğu, bunların 168'inin tarihi yapı niteliğinde olduğu, 21'inin tamamen yıkıldığı, 17'sinin harap durumda olduğu, toplam 38'inin ise oturulamaz halde bulunduğu açıklandı. İlker Özaslan, özellikle köylüye ait tarihi evlerin onarım sürecinde geri planın korunmasının ciddi bir sorun yarattığını belirtti. "Kamu yapıları restore edilirken köydeki evlerin büyük bir kısmı destekleniyor. İnsanlar yıllardır bekliyor. 'Benim evim neden geri yüklenemiyor?' Artık köyde çok yaygın. Korumanın yalnızca köylünün omuzlarına bırakırsanız sürdürülebilir bir model kuramazsınız.” Toplantıda yaklaşık 113 evin restorasyonu bekleniyor, harabe yapılarla birlikte yaklaşık 151 yıllık acil müdahalenin yapıldığı belirtildi. “Köylüyü Suçlamak Kolay, Destek Vermek Zor” Toplantı tarihi yapılarında görülen uygunsuz müzakereler de gündeme geldi. Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70'inde usule uygun olmayan değişikliklerin bulunduğu belirtilirken, İlker Özaslan bu durumun yalnızca “bilinçsizlik” ile açıklanamayacağını söyledi. “Köylüyü suçlamak kolay ama insanlar ekonomik olarak yalnız bırakıldı. Restorasyon maliyetleri çok yüksek. İnsanlar yıllardır destek bekliyor. Destek mekanizması güçlü kurulmadan koruma bilinci tek başına yeterli olmaz.” Özaslan, koruma politikalarının sosyal boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Öncelik Piknik Alanı Değil, Güvenlik ve Altyapı Olmalı” Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri de altyapı ve güvenlik eksiklikleri oldu. Katılımcılar; sağlık altyapısının yetersizliği, acil tahliye planlarının eksikliği, yangın riskleri, yönlendirme sorunları, otopark baskısı, güvenlik eksiklikleri gibi sorunların artık kritik seviyeye ulaştığını ifade etti. İlker Özaslan, bu süreçte önceliklerin doğru belirlenmesi gerektiğini söyleyerek şu değerlendirmede bulundu: “Yoğun ziyaretçi baskısı sürerken yeni piknik alanları yapmak doğru öncelik değildir. Önce altyapıyı, güvenliği, koruma sistemlerini ve afet hazırlığını güçlendirmeliyiz.” “Cumalıkızık İçeriden Değil, Dışarıdan Gelen Baskıyla Yok Olabilir” Toplantının en çarpıcı uyarılarından biri de Bursa’daki hızlı kentleşme ve rant baskısına ilişkin oldu. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın çevresindeki yapılaşmanın giderek arttığını belirterek şunları söyledi: “Cumalıkızık içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir. Bursa büyüyor, kent baskısı köylere dayanıyor. Tarım alanları kayboluyor, doğal doku daralıyor. Eğer çevresel koruma politikaları güçlendirilmezse UNESCO alanını korumak tek başına yeterli olmayacaktır.” Uzmanlar, yalnızca köy merkezinin değil, çevresel bütünlüğün de korunması gerektiğine dikkat çekti. “Kadın Emeği ve Köy Belleği Korunmadan UNESCO Süreci Eksik Kalır” Toplantıda yalnızca fiziksel restorasyon değil, kültürel mirasın yaşayan unsurları da gündeme geldi. İlker Özaslan, Cumalıkızık’ın asıl değerinin günlük yaşam kültürü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Köyün belleği, kadın emeği, geleneksel üretim kültürü ve kırsal yaşam kimliği korunmadan yalnızca binaları restore etmek yeterli olmaz.” Bu kapsamda boş kamu yapılarının; kadın üretim merkezleri, kültürel buluşma alanları, ziyaretçi karşılama merkezleri, sağlık destek noktaları olarak değerlendirilmesi önerildi. Uluslararası İş Birliği ve Yeni Koruma Modelleri Toplantıda Cumalıkızık’ın uluslararası ölçekte daha etkin tanıtılması ve koruma ağlarına dahil edilmesi gerektiği de vurgulandı. Safranbolu başta olmak üzere farklı UNESCO miras alanlarıyla deneyim paylaşımı yapılması, Avrupa’daki koruma modellerinin incelenmesi ve yabancı uzmanlarla ortak çalışmalar yürütülmesi önerildi. Ayrıca İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. “Bu Mesele Siyaset Üstüdür” Toplantının sonunda ortak akıl ve katılımcı yönetim anlayışı ön plana çıktı. Kurumların, hücrelerin ve hücrelerin birlikte hareket etmesini vurgulayan Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu mücadele siyasetin üstüdür. Amaçların doğru korunan bir mirastan ayrılmasıdır. Cumalıkızık yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin da emanetidir."

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çağrısı: “Türkiye’de Bir Tane Cumalıkızık Var” Haber

İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis’ten Cumalıkızık Çağrısı: “Türkiye’de Bir Tane Cumalıkızık Var”

BURSA – İYİ Parti Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi Cumalıkızık Mahallesi'nin yaşadığı çevre ve yapılaşma sorunlarına dikkat edilmeyen kurumsale çağrıda bulundu. Seyis, bölgede yeterince korunmadığını savunarak, özellikle kaçak yapılaşma ve çevre yasağının tarihi dokuya zarar verilmesini ifade etti. Osmanlı'nın erken dönem sivil mimarisini taşıyan ve Bursa'nın en önemli kültürel miras alanlarından biri olarak kabul edilen Cumalıkızık'ın ihmal ettiğini Seyis, yaptığı işaretlere şu ifadelere yer verdi: "Cumalıkızık, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne giriş ender güzellikte bir mahallemizdir. Ancak ne yazık ki bugün yeterince korunmadığını görüyoruz. Sit alanında olmasına rağmen kaçak yapılara göz yumuluyor, dereler çöplük haline geliyor." Tarihi mahallede yaşanan çevre sorunlarının yalnızca bölge halkını değil, Bursa'nın turizm ve kültürel mirasını da olumsuz etkilemeyi vurgulayan Seyis, özellikle deredeki yataklardaki kirlilik oranlarının kabul edilemez olduğunu söyledi. “En az çöpleri toplayalım” Yıldırım Belediyesi'ne ve ilgili kurumlara çağrıda bulunan Seyis, tarihin başlangıcının korunmasının günlük siyasi tartışmaların ötesinde ortak bir sorumluluğun olduğuna dikkat çekti. Seyis açıklamasında, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz'a da seslenerek şu değerlendirmede bulundu: “Buradan kurumsale sesleniyoruz; Türkiye'de bir tane Cumalıkızık var. Bu tarihi değeri koruma hepimizin görevi. En azından Yıldırım Belediyesi olarak çevre temizliği konusunda daha hassas davranalım, çöpleri toplayalım.” Cumalıkızık'ın yalnızca Bursa'nın değil, Türkiye'nin kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Seyis, tarihin korunabilmesi için kaçak yapılaşmanın önüne geçilmesi, dere temizliğinin sağlanması ve sürdürülebilir koruma önlemlerinin kaybedildiğini ifade etti. UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki korunmasının uluslararası sorumluluğu da taşındığına dikkat çeken Seyis, Cumalıkızık'ın gelecek nesillere sağlıklı şekilde saklanması için tüm faaliyetlerin ortak hareket etme operasyonlarına ilişkin sözlerine ekledi.

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir” Haber

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir”

Yıldırım Belediye Meclisi'nde görüşülen 2025 Yılı Faaliyet Raporu, sert tartışmalara sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, belediye yönetimine yönelik kapsamlı ve dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Raporla ilgili konuşmasında şeffaflık, bütçe yönetimi, parlaklık hataları ve tamamlanamayan projeler üzerinden yönetime yüklenen Yıldız, faaliyet raporunu reddettiklerini açıkladı. “Rapor görselleriyle Dolu, İçeriği Eksik” Konuşmasında tüm meclis üyelerini selamlayarak Yıldız'ı selamlayan Yıldırım, yaptığı hizmetin değerli olduğunu vurguladı. Ancak sunulan faaliyet raporunun dönüştürülmesi gösterilebilir, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymadığını ifade etti. Yıldız, raporlarda bol görsellerle süslendiğini ancak içerik bakımından yetersiz bırakıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Birim faaliyetleri ve maliyetleri açık şekilde ortaya konmamıştır. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerin hangi bedelle ve hangi firmalara verildiğini bu raporda görmek isterdik. Talep etmemize rağmen bu bilgiler raporda yer almıyor. Şeffaflık diyorsunuz ama en temel veriler bile yok.” “Her Yıl Aynı Uyarıları Yapıyoruz” Muhalefet olarak yıllardır aynı sorunlara dikkat çektiklerini söyleyen Yıldız, eleştirilerin dikkate alınmadığını savundu. “Bu artık tesadüf değil, yönetim tercihidir. Sorun değişmiyorsa söz de değişmez.” Gelir Hedefi Tutmadı, Reklam Harcaması Zirve Yaptı Yıldız’ın en sert eleştirilerinden biri belediyenin mali tablosuna yönelik oldu. 2025 yılı için 5 milyar 760 milyon TL gelir ve gider bütçesi öngörüldüğünü hatırlatan Yıldız, yıl sonunda gelir gerçekleşme oranının yalnızca %56,18 seviyesinde kaldığını söyledi. Mal ve hizmet alım giderlerinin yaklaşık 3 milyar 280 milyon TL ile toplam giderlerin büyük bölümünü oluşturduğunu ifade eden Yıldız, bu hizmetlerin önemli kısmının taşeron ve dış kaynak yoluyla yürütüldüğünü kaydetti. Buna karşılık basın ve yayın harcamalarındaki artışa dikkat çekti: Basın ve yayın bütçesi: 22,5 milyon TL’den 55 milyon TL’ye çıkarıldı Harcanan tutar: 53 milyon TL Faiz giderleri: 75 milyon TL’den 105 milyon TL’ye yükseldi “Reklama 55 Milyon, Afete 2 Milyon” Deprem ve iklim krizinin gölgesinde afet hazırlıklarına ayrılan bütçeyi de eleştiren Yıldız, Afet İşleri Müdürlüğü’ne yalnızca 10 milyon TL ayrıldığını, bunun da sadece 2 milyon TL’sinin kullanıldığını söyledi. Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Yıldız: “Sayın Başkan, Allah muhafaza deprem gibi bir afet durumunda sizin reklamınızı paylaşırız artık, ne diyelim!” dedi. Yıldız, bütçe önceliklerinin halk güvenliği açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. “Gelir Tahsilatında Büyük Başarısızlık” Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde de ciddi sapma olduğunu belirten Yıldız, 891 milyon 840 bin TL olarak öngörülen gelirin yıl sonunda yalnızca 149 milyon 505 bin TL olarak tahsil edildiğini açıkladı. Gerçekleşme oranının yalnızca %16,76 olduğunu belirten Yıldız: “Bir yandan reklama milyonlar harcayıp, diğer yandan kendi gelirini tahsil edemeyen bir belediye yönetimi ile karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Savunma Hizmetleri Bütçesi Neden Düştü? Raporda yer alan “02 kodlu Savunma Hizmetleri” kalemine de dikkat çeken Yıldız, bu bütçenin 2024 yılında 3 milyon 753 bin TL iken 2025’te 2 milyon 664 bin TL’ye düşürüldüğünü belirtti. Bu kodun hangi birime ait olduğunun açıklanmadığını ifade eden Yıldız, düşüşün gerekçesini sordu. “Belediyecilik Reklam Yapmak Değil, Kenti Geleceğe Hazırlamaktır” Bütçe sapmaları ve yıl içindeki sürekli aktarmaların plansız yönetimi gösterdiğini söyleyen CHP Sözcüsü, deprem riski varken tanıtım bütçelerinin neredeyse tamamen kullanılmasını kabul edilemez bulduklarını ifade etti. “Belediyecilik; reklam yapmak değil, kenti geleceğe hazırlamaktır.” Binek Araç Sayısı 9’dan 15’e Çıktı Taşıt ve iş birimleri bölümü de eleştiren Yıldız, geçen yıl 9 olan binek otomobillerin bu yıl 15'e yükseldiğini söyledi. "Ambulanslar, cenaze aracı, otobüs ve iş makineleri gibi gerçek ihtiyaçlar varken bu kadar çok binek araç hazırlama ciddi bir parlaklık hatasıdır. Bu araçlar kimlere hizmet veriliyor?" diye sordu. Yıllardır Bitmeyen Projeler Konuşmada belediyenin yıllardır tamamlayamadığı projeler gündeme geldi: Yavuzselim Kapalı Pazar Alanı – 2023'ten beri devam ediyor, tamamlanıyor %28 Duaçınarı Kültür Merkezi – 7 yılda bitmedi Engelli Yaşam Merkezi – 7. yılda tamamlandı Afet Acil Durum Merkezi – Hedef %50, gerçekleşme %30 Değirmenönü Orman Parkı – Hedef %50, gerçekleşme %10 İmar ve Kentsel Dönüşüm Hedefleri de Tutmadı Yıldız, 2025 yılı imar uygulama hedefinin 360 hektar olduğunu ancak 300 hektarda kaldığını söyledi. Yıkımı hedeflenen ruhsatsız ve metruk yapı süreleri 1.250 adet olarak belirlendiğini, gerçekleşmenin ise 992 adet olduğunu ifade etti. Çevre ve Kültür Projelerinde Geride Kalındı Faaliyet raporundaki çevre ve kültür faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaşıldı: Sıfır Atık ve Enerji Verimliliği Ofisi: Hedef %40, gerçekleşme %20 Toplanan Ambalaj Atığı: Hedef 7100 ton, gerçekleşme 5316 ton Yıldırım Külliyesi: Hedef %50, gerçekleşme %25 Cumalıkızık Çarşısı: Hedef %50, gerçekleşme %10 Yıldırım Sanat Galerisi: Hedef %50, gerçekleşme %30 Yıldırım Tiyatro Otobüsü: Hedef %100, gerçekleşme Yıldız, bu tabloyu değerlendirirken: “Bu da sanat ve tiyatroya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.” dedi. “Tapu Sayısı Artıyor Ama Şeffaflık Artmıyor” Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat, Ulus, Mevlana ve Yavuz Selim mahallelerinde binlerce tapu dağıtıldığını hatırlatan Yıldız, asıl meselenin sayısının sürdürülemediğinin adil ve şeffaf olduğunu vurguladı. "Kime verildi? Hangi kritere göre verildi? Vatandaşın eski hakkı korundu mu? Bunların hiçbirine dair somut veri yok. Rakamlar artıyor ama şeffaflık artmıyor." “Faaliyet Raporu Reklam Broşürü Değildir” Raporda sayfalar dolusu fotoğraf, kroki ve “çalışma başladı”, “askı süreci devam ediyor” gibi muğlak ifadeler yerleştirerek Yıldız, somut sonuçların açıklanmadığını savundu. "Fotoğraf yayınlamak hizmet üretildiği anlamına gelmez. Önemli olan planların sahadaki özetidir. Önümüze konulan rapor, rakamdan çok görsel, özetlenmiş ve çok amaçlandırılmıştır." “Bu Rapor Kabul Etmiyoruz” Konuşmasının sonunda faaliyet raporunu sert sözlerle değerlendiren CHP'li Yıldız, şunları söyledi: "Bu faaliyet raporu; şeffaflıktan uzak, hesap verebilirlikten kaçan ve gerçekleri gizleyen bir anlayışın ürünüdür. Yıldırımın yapacağı; reklamla, algıyla değil, şeffaflıkla ve gerçek hizmetle yönetilmeyi hak etmektedir. Bu nedenle bu faaliyet raporunu kabul etmiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.