Hava Durumu

#Chp

- Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor” Haber

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor”

Bursa siyaset sahnesinde dikkat çeken bir dayanışma örneği yaşandı. Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin, yürütme kurulu üyeleriyle birlikte CHP Bursa İl Örgütü’nü ziyaret etti. Ziyarette CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve il yönetimi ile bir araya gelinerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında, Mutlak Butlan kararına ve kayyum yönetimine karşı dayanışma mesajı yer aldı. Yeşil Sol Parti temsilcileri, CHP’nin Özgür Özel yönetimiyle birlikte demokratik hukuk ve siyaset alanını savunma iradelerini vurguladılar. Demokrasiye Yönelik Baskılar Eleştirildi Ziyaret sırasında açıklama yapan Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri, mevcut siyasi durumla ilgili endişelerini paylaştı: “CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırı, yalnızca CHP’ye değil, demokratik siyasetin bütününe yönelmiş açık bir baskıdır. Siyasi partilerin genel merkezleri, demokratik yaşamın meşru alanlarıdır. Bu alanlara yapılan saldırılar, hukuk devleti, halk iradesi ve demokrasi ile bağdaşmaz.” Parti yöneticileri, Türkiye’deki mevcut iklimin muhalefeti bastıran, yargı ve polis eliyle siyaseti dizayn eden bir anlayış üzerine kurulduğunu belirterek, ülkenin ihtiyaç duyduğu siyasal ortamın demokratikleşmeyi, hukuku, barışı ve halk iradesini esas alan bir iklim olduğunu vurguladılar. Ortak Mücadele Çağrısı Yeşil Sol Parti yetkilileri, CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıyı açıkça kınayarak tüm demokrasi güçlerini dayanışmaya davet etti: “Baskı ve zor siyasetinin karşısında demokratikleşme için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.” Ziyaretin, iki parti arasında demokrasi, hukuk ve halk iradesi eksenli bir dayanışmayı güçlendirmesi ve Bursa’daki demokratik siyasetin görünürlüğünü artırması hedefleniyor.

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme Haber

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 103’üncü yılı kapsamında gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, partinin tarihsel misyonu, kuruluş felsefesi ve son yıllarda yaşanan dönüşüm süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin ve milli mücadele ruhunun siyasal temsilcisi olduğuna vurgu yaparak başlayan Akdoğan, partinin temellerinin resmi kuruluş tarihinden çok daha önce, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan “Aydınlanma Yürüyüşü” sırasında atıldığını ifade etti. Akdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kökleri, Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran Kuvayı Milliye ruhuna dayanmaktadır. Bu büyük siyasi çınar, tarih boyunca çeşitli zorluklar ve çalkantılar yaşamış olsa da, milletin bağımsızlık ve çağdaşlaşma idealinden aldığı güçle her zaman ayakta kalmayı başarmıştır” dedi. Son yıllarda parti içerisinde yaşanan gelişmelere de değinen Akdoğan, özellikle son 13 yıllık süreçte CHP’nin kuruluş ilkeleri ve temel değerleri üzerinde ciddi aşınmalar yaşandığını savundu. Yaşananların kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Akdoğan, 3-4 Kasım 2010 tarihinden itibaren partide bir “eksen kayması” yaşandığını dile getirdiklerini ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Cumhuriyet’in devrimci ve çağdaş karakterini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını temsil eden CHP’nin zaman zaman “Y-CHP” olarak adlandırılan anlayışların etkisi altına sokulmaya çalışıldığını ileri süren Akdoğan, partinin simgesi olan Altı Ok’un değiştirilmesini savunan yaklaşımların ortaya çıktığını ifade etti. Akdoğan açıklamasında, “Partimizin onurlu geçmişine yabancı, kuruluş felsefesine mesafeli ve Atatürk devrimleriyle sorunlu bazı çevreler, danışmanlıklar ve çeşitli görevler aracılığıyla parti içerisinde etkili olmaya çalışmıştır. Atatürk’e yönelik saygısız ifadeler kullananlar, ikinci cumhuriyetçi anlayışlar, neoliberal politikaları savunan gruplar, sağ siyasetten transfer edilen isimler ve hatta bölücü yapılara yakın duran çevreler zaman içerisinde parti içerisinde alan bulmuş, ne yazık ki belirli ölçülerde etkili olabilmiştir” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünü hatırlatan Akdoğan, CHP’nin Cumhuriyet kadar önemli bir emanet olduğunu belirterek, Atatürk’ün devrimci ve antiemperyalist çizgisine bağlı üyelerin bu emaneti koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi. Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ortaya koyduğu bilinç ve sorumluluk anlayışını rehber edindiklerini ifade eden Akdoğan, “Bizler kişisel hesaplar ve beklentiler içerisinde olmadan, yalnızca Cumhuriyet’e ve partimizin kuruluş ilkelerine bağlılıkla hareket ettik. Geçmişte nasıl uyarı görevimizi yerine getirdiysek, bundan sonra da Cumhuriyet’in ve partimizin temel değerlerine yönelik her türlü olumsuz gidişe karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Partinin uzun yıllardır sistemli bir dönüşüm sürecine maruz bırakıldığını öne süren Akdoğan, yıllar önce dile getirdikleri uyarıların bugün daha net görüldüğünü savundu. “13 yıl önce ‘parti işgal ediliyor’ dediğimizde bizi eleştirenler ve sessiz kalanlar, bugün yaşanan gelişmeler karşısında o sürecin sonuçlarını daha açık şekilde görmektedir. Oysa yaşananlar bir anda ortaya çıkmamış, adım adım planlanarak ilerlemiştir. Biz dün nerede duruyorsak bugün de aynı noktadayız” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda CHP’nin kuruluş ilkelerini temsil eden Altı Ok’a bağlılıklarını vurgulayan Akdoğan, partiyi dönüştürme ve başkalaştırma girişimlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi’ni kuruluş rotasından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişim, kumpas ve müdahale sonuçsuz kalacaktır” diyen Akdoğan, CHP’nin tarihsel kimliğini, Cumhuriyet devrimlerini ve Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefini savunan kadroların kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır Haber

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması anlamına gelen ‘mutlak butlan’ kararı sonrası Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemli açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş’a “Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, özetle şunları söyledi: BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ! “Karar uzun zamandır yargının siyasetin üstünde baskı yaptığının söylendiği bir zamanda çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nu ve kurallarını titizlikle korumamız lazım. Eğer bugün bu yapılanı, yani mahkemeler vasıtasıyla siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve meşru görürsek, Türkiye’de artık demokrasiyi de sandığı da konuşabilme imkânımız kalmaz. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları mahkeme denetimine kapalı kararlardır; seçme iradesini tam anlamıyla korumak için sistem böyle dizayn edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığının iradesini boşa düşüren ve geriye dönük yürütülen bu tarz kararlar, geçmişteki pek çok kararı da boşa düşürüp büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir şeye meşruiyet tanımak, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale getirir. Dolayısıyla biz bu kararı; demokrasiye, millet iradesine ve devletin kurumsal varlığına yapılmış açık bir müdahale gibi algıladık. Bu yüzden kesinlikle makul bulmuyoruz. YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR! Bu durum uzunca bir zamandır zaten konuşuluyor: Türk siyasetinde yargının siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidara siyasi avantajlar sağladığı sıklıkla dile getiriliyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bir takım ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir zamandır şöyle yönetiyor; ‘Ben yapabilirim’ diyerek değil, ‘Muhalefet yapamaz’ diyerek; ‘Ben başarabilirim’ üzerinden değil de ‘Muhalefet başaramaz’ söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman hükümetin avantajınadır. Dolayısıyla hükümet, buradaki tüm ekonomik dezavantajlarına rağmen süreci yönetebileceği bir avantaj görürse, erken seçimi anında gündeme getirebilir. Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum. Bugün basın toplantısında da açıkça ifade ettim; Türkiye’de tertip ettikleri her şey, bu ‘terörsüz Türkiye’ meselesi de dahil olmak üzere, hükümetin geçen dönem milletten yetki almadığı, yetkisinin olmadığını düşündüğü gündemleridir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye seçildiler. Geçen seçimde ‘Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz, bu Altılı Masa memleketi şöyle yapacak, böyle parçalayacak’ dediler. Ama bugün geldikleri noktada, meydanlarda halka söylediklerinin tam hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına tahvil etmeye çalışıyorlar. Geçen seçim masanın altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile beraber yürümeyi tercih ettiler. Dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şöyle bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek! Haber

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek!

Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu etrafında şekillenen yeni parti yönetimine karşı eleştirel isimler arasında gösterilen eski genel başkan yardımcısı Sarıbal’ın bu hamlesi, “mesaj mı veriyor?” yorumlarına neden oldu. Kurultay sürecinde PM’ye giremeyerek yedek listede kalan Sarıbal’ın paylaşımı, CHP’de eski yönetim ile yeni yönetim arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun mesajına sahip çıkan Sarıbal’ın, parti içinde “değişim” ekibi olarak anılan Özgür Özel-İmamoğlu çizgisine mesafeli durduğu siyasi kulislerde uzun süredir konuşuluyordu. CHP kulislerinde, Bursa örgütünde de etkili bir isim olan Sarıbal’ın bu çıkışının, önümüzdeki süreçte parti içi muhalefetin yeniden hareketlenebileceğinin işareti olabileceği değerlendiriliyor. Parti tabanında ise paylaşım iki farklı yorum aldı. Bir kesim Sarıbal’ın “partinin hafızasına sahip çıktığını” savunurken, diğer kesim ise bunun mevcut yönetime karşı dolaylı bir mesaj olduğu görüşünde. CHP’de kurultay sonrası birlik görüntüsü verilmeye çalışılsa da, yaşanan gelişmeler parti içindeki krizin tam anlamıyla sona ermediğini gösteriyor. DİĞER İSİMLER ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK VERDİ Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, Özgür Özel lehine paylaşım yaparak tarafını açıkça ilan ettiler. Kayıhan Pala'nın paylaşımı ise net bir duruş ortaya koymaktan uzak olarak değerlendirildi .

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor Haber

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor

Son dönemde kamuoyuyla paylaşılan ilçe belediyeleri memnuniyet anketleri, Osmangazi Belediyesi özelinde dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Açıklanan rakamlara göre belediyenin memnuniyet oranı %59,7 olarak bildirildi. Yaklaşık 900 bin nüfusu bulunan ilçede bu oran, 530 bini aşkın vatandaşın üretilen hizmetten memnun olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve siyaset analistleri, oransal olarak küçük nüfuslu ilçelerde yüksek memnuniyet oranlarının daha kolay görülebileceğini belirtiyor. Buna karşın, Osmangazi’de yarım milyonu aşkın memnun vatandaş sayısı, sahadaki operasyonel başarının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan belediyeye yönelik eleştiriler de gündemde. Bazı vatandaşlar ve siyasi gözlemciler, Osmangazi Belediyesi’nin özellikle Pınarbaşı Mahallesi’nde, Zindan Kapı Caddesi üzerindeki sebze ve meyve pazarında hayvan satışına ilişkin usulsüz uygulamalarda bulunduğunu iddia ediyor. İddialara göre, ilgili meclis kararı olmaksızın ve belediye bütçesine gelir kaydı yapılmadan bazı kişi ve gruplara pazar alanının kullanımı sağlanıyor. Eleştirilerde, bu tür uygulamaların belediye kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanılması anlamına geldiği ifade ediliyor. Konuyla ilgili partili kaynaklar, CHP Osmangazi örgütüne düşen görevin, Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanında durmak ve yapılan eksiklikleri gidermek olduğunu vurguluyor. Ancak diğer bir kısım gözlemci ise bu uygulamaların partinin itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca bazı eleştirmenler, belediyenin yönetiminde geçmiş siyasi aktörlerin etkisinin sürdüğünü ve güç zehirlenmesi yaşandığını öne sürüyor. Anket verileri ve eleştiriler bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo, belediyenin geniş bir nüfusu yönetirken hem başarı hem de dikkat gerektiren alanlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, Osmangazi Belediyesi’nin sahadaki başarısını sürdürmek ve hukuki süreçleri şeffaf şekilde yürütmek durumunda olduğunu belirtiyor.

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler Haber

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler

Nilüfer Belediyesi’nde uzun yıllardır kritik görevler üstlenen Süleyman Ayyılmaz, Nilkoop ve bağlı kuruluşlardaki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Ayyılmaz, belediye yönetimini ve CHP Nilüfer İlçe Örgütü’nü sert ifadelerle hedef alarak, yıllardır süren “kamucu-toplumcu” misyonun tamamen göz ardı edildiğini iddia etti. Ayyılmaz, açıklamasında şunları söyledi: “Uzun yıllar birlikte yol yürüdüğümüz, Nilüfer tarihinin en başarılı seçim sonuçları ile iş başına gelen belediye yönetiminde, Nilkoop başkanı olarak kamucu, toplumcu ve halkçı bir anlayışı egemen kılmak için büyük çabalar sarf ettim. Ancak süreç içinde örgütle ters düşüldü, hatta zıtlaşmalar başladı. Çabalarımız sistematik olarak değersizleştirildi, itibarımız hedef alındı.” Süleyman Ayyılmaz, belediye yönetiminde yaşanan yapısal değişimlere dikkat çekerek, “Başkanın çevresi tamamen değiştirilmiş, yola çıktıkları vizyon yerine bulduklarına öncelik verilmiş. Kamucu-toplumcu yaklaşım yerine, ‘tüccar’ zihniyeti ve kişisel çıkarlar ön plana çıkmaya başlamış. Artık birlikte yol yürümenin hiçbir imkânı kalmadı” dedi. Ayyılmaz, bu nedenlerle Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği (NİLSADER) üyeliği, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİKOOP) ortaklığı ve yönetim kurulu başkanlıkları ile Nilüfer16 Tarım Gıda ve Peysaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulundaki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Süleyman Ayyılmaz’ın istifası, Nilüfer Belediyesi’nde kamucu ve halkçı çizgi ile ticari ve kişisel çıkar odaklı yönetim anlayışı arasındaki çatışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ayyılmaz’ın ifadeleri, belediye yönetiminde sistematik bir değişim ve örgütle açık çatışmanın yaşandığını ortaya koyuyor. Belediye çevresinden konuyla ilgili resmi bir açıklama ise henüz gelmiş değil. Siyasi gözlemciler, Ayyılmaz’ın sert açıklamalarını, CHP Nilüfer İlçe Örgütü ile belediye yönetimi arasındaki derin kırılmanın açık bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre, istifa, yalnızca bireysel bir karar değil, uzun süredir devam eden yönetim krizinin ve partideki kamucu-toplumcu anlayış ile ticari çıkar odaklı uygulamalar arasındaki çatışmanın üst perdeye taşınması anlamına geliyor. Nilüfer’deki bu istifa, yerel yönetimdeki krizin boyutlarını ve partinin belediye vizyonunda yaşanan gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu, belediye yönetiminin gelecek dönemde nasıl bir rota çizeceğini merakla bekliyor.

CHP Osmangazi’de Üye Katılım Töreni: Yüksel Ceylan ve 500 Yeni Üye CHP’ye Katıldı Haber

CHP Osmangazi’de Üye Katılım Töreni: Yüksel Ceylan ve 500 Yeni Üye CHP’ye Katıldı

Hayatı mücadeleyle geçmiş Yüksel Ceylan, yol arkadaşları ve yüzlerce yeni yol arkadaşının Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılımı, Osmangazi’de düzenlenen coşkulu bir törenle kutlandı. Soğanlı’daki Orkide Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen törende, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, yeni üyelerin rozetlerini takarak partinin büyüyen ailesini simgeledi. Törene Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, belediye meclis üyeleri ve partililer katıldı Tören sırasında konuşan Gürbüz, CHP’nin hedeflerini ve yeni üye katılımının önemini şu sözlerle özetledi: “CHP Genel Merkezi, üye sayılarımızın artırılmasını istiyor. Biz de partimize yararlı olacak, özellikle sivil toplumda deneyimli ve güçlü isimleri aramıza katıyoruz. Bu süreçte ilk daveti geçmişten tanıdığım, iş insanlığı ve siyasi kültürüyle örnek Yüksel Ceylan dostuma yaptım, o da kabul etti.” Gürbüz, ayrıca geçmiş yıllara değinerek, “1990’lı yıllarda ben Kırklarelililer Derneği Başkanıyken, Yüksel Ceylan Karacabeyliler Derneği, Erkan Aydın da Dağ-Der başkanıydı. Bugün bu üçlü CHP çatısı altında buluşuyor” dedi. Yeni üye katılım çalışmaları kapsamında Osmangazi’deki hedeflerin yüksek olduğunu belirten Gürbüz, “Mevcut 13 bin üyemizi, yürüttüğümüz çalışmalarla 25 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Startını pazar günü toplu katılım töreniyle vereceğiz. İnanmış üyelerle büyüme yolundayız” ifadelerini kullandı. Etkinlik, CHP Osmangazi’nin sokakta başlattığı ve vatandaşın ilgisiyle büyüyen üye kazanım sürecinin önemli bir adımı olarak öne çıktı. 2. Yüksel Ceylan’dan CHP’ye Katılım Mesajı: “Tekrar Parlamenter Sisteme Dönmek İçin Herkesi CHP’ye Davet Ediyorum” Karacabeyliler Derneği Onursal Başkanı Yüksel Ceylan, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz’ün davetini kabul ederek partinin toplu üye katılım törenine katıldı. Ceylan, törende yaptığı konuşmada Gürbüz’e teşekkür ederek, CHP’ye katılım sürecinin önemine dikkat çekti: “CHP’ye katılım projesinin mimarı olan Raşit Gürbüz’e teşekkür ediyorum. Benimle birlikte yol yürümek isteyen yüzlerce arkadaşımız da CHP çatısı altında birleşme kararı aldı. Tekrar parlamenter sisteme dönülmesi için, herkesi CHP’ye üye olmaya davet ediyorum.” Ceylan’ın çağrısı, partinin genç ve deneyimli üyelerinin birleşerek Osmangazi’de daha güçlü bir örgüt yapısı oluşturma hedefiyle örtüşüyor. Bu birliktelik, CHP Osmangazi’nin sadece üye sayısını artırmakla kalmayıp, aynı zamanda parti içi dayanışma ve örgüt kültürünü güçlendirme amacını da ortaya koyuyor.

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti Haber

PAŞADER Kongresinde Gerginlik: Saadet Partisi Heyeti Salonu Terk Etti

PAŞADER tarafından gerçekleştirilen olağan kongreye seçim heyecanı kadar siyasi gerilim de damga vurdu. Mevcut Başkan Murat Tunçel, kullanılan oyların 481’ini alarak yeniden başkanlığa seçilirken, kongrede yaşanan “konuşma krizi” salonda tansiyonu yükseltti. Yoğun katılımla gerçekleştirilen kongrede, Bursa siyasetinin önemli isimleri de yer aldı. Protokol konuşmalarında ilk söz hakkı CHP’li temsilcilere verilirken, sırasıyla Erkan Aydın, Şükrü Erdem, Selçuk Türkoğlu ve Mehmet Seskır kürsüye çıkarak konuşmalar yaptı. Ancak kongrede yaşanan bir gelişme, salonda ciddi rahatsızlığa neden oldu. Saadet Heyetine Söz Verilmedi, Tepki Sert Oldu Kongreye kalabalık bir grupla katılan Saadet Partisi heyetine söz hakkı verilmemesi, partililerin sert tepkisine yol açtı. Kongreye katılan isimler arasında Saadet Partisi Genel Merkez Bursa İl Müfettişi Salih Kocatepe ile Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Ahmet Vakkas Yıldız da yer aldı. Yaşananlara sert sözlerle tepki gösteren Salih Kocatepe, dernek yönetiminin tavrını “siyasi nezaketsizlik” olarak değerlendirdi. Kocatepe yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Grubu olan bir siyasi partiye söz verilmezken, grubu dahi olmayan siyasi partilere söz verilmiş olması bizleri yok saymaktır. Bu tavır sadece bizleri değil, Bursalıların vicdanını da yaralamıştır.” “Bekledik, Dinledik Ama Yok Sayıldık” Saadet Partisi heyetinin tüm konuşmaları sonuna kadar dinlediğini belirten Kocatepe, kendilerine hiçbir açıklama yapılmadan doğrudan seçim sürecine geçilmesini sert sözlerle eleştirdi. Kocatepe açıklamasının devamında şunları söyledi: “Bizler nezaket göstererek kongreye katıldık. Salondaki tüm siyasi katılımcıları sabırla dinledik. Siyasi partilerin söz alması kadar doğal hiçbir şey yokken, bizim görmezden gelinmemiz kabul edilemez. Hiçbir bilgilendirme yapılmadan adeta ‘zart’ diye seçime geçildi. Bu yaklaşımı hoş karşılamadık ve protesto ederek salonu terk ettik.” Kongrede Siyasi Ayrımcılık İddiası Yaşanan olay sonrası kongre kulislerinde “siyasi ayrımcılık” tartışmaları başladı. Saadet Partisi cephesi, kongrede farklı siyasi partilere söz hakkı tanınırken kendilerinin dışlanmasını “çifte standart” olarak değerlendirirken, bazı katılımcılar da dernek yönetiminin daha kapsayıcı bir tutum sergilemesi gerektiğini ifade etti. Öte yandan yeniden başkan seçilen Murat Tunçel’in, kongrede yaşanan bu gerginlikle ilgili nasıl bir açıklama yapacağı merak konusu oldu. PAŞADER Kongresine Gölge Düştü Her ne kadar kongrenin ana gündemi başkanlık seçimi olsa da, yaşanan protesto ve salonu terk eden Saadet Partisi heyeti, organizasyonun önüne geçti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran olayın ardından, birçok katılımcı sivil toplum kuruluşlarının tüm siyasi görüşlere eşit mesafede olması gerektiği yönünde değerlendirmelerde bulundu. Kongre sonunda yeniden güven tazeleyen Murat Tunçel ve yönetiminin önümüzdeki süreçte yaşanan tartışmalarla ilgili nasıl bir tutum sergileyeceği ise merakla bekleniyor.

Kentte Esnaf Can Çekişiyor! Haber

Kentte Esnaf Can Çekişiyor!

Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü’nün gerçekleştirdiği Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ziyareti, kent ekonomisinin bel kemiğini oluşturan esnaf ve sanatkarların yaşadığı derin ekonomik sorunların masaya yatırıldığı önemli bir buluşmaya dönüştü. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Ankara Milletvekili ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı kurulunda görev yapan Gamze Taşcıer ile İstanbul Milletvekili Yunus Emre’nin katıldığı ziyaret, Bursa’daki esnaf temsilcilerinin ekonomik darboğaza ilişkin çarpıcı değerlendirmelerine sahne oldu. Heyet, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda başkanlarıyla bir araya gelerek esnafın giderek ağırlaşan ekonomik şartlar altında verdiği ayakta kalma mücadelesini dinledi. Toplantıda özellikle küçük esnafın artan maliyetler, yüksek kira giderleri, enerji fiyatlarındaki sert yükseliş, krediye erişim sorunları ve düşen alım gücü nedeniyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşadığı vurgulandı. Gerçekleştirilen görüşmede Bursa’daki birçok sektörde faaliyet gösteren esnaf temsilcileri, son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmaların işletmeler üzerindeki baskıyı her geçen gün artırdığını ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının lojistik maliyetlerini yükselttiği, elektrik ve doğalgaz faturalarının işletmelerin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği, yüksek faiz politikalarının ise esnafın finansmana ulaşmasını neredeyse imkânsız hale getirdiği dile getirildi. Özellikle küçük işletmelerin zincir marketler ve büyük sermaye karşısında korunmasız bırakıldığına dikkat çekilen toplantıda, mahalle esnafının birer birer kepenk kapattığı yönündeki kaygılar öne çıktı. Esnaf temsilcileri, geçmişte aile geçindirebilen ve istihdam sağlayabilen işletmelerin bugün yalnızca ayakta kalabilmek için mücadele verdiğini ifade ederek, ekonomik sistemin üretenden ve emekçiden uzaklaştığını savundu. CHP heyeti ise esnafın yalnız bırakılmaması gerektiğini belirterek, üretimi, emeği ve küçük işletmeleri önceleyen bir ekonomik anlayışın zorunlu hale geldiğini ifade etti. Görüşmede, gençlerin artık iş kurmaya cesaret edemediği, sanatkarların mesleklerini sürdürebilmek için ciddi fedakârlıklar yapmak zorunda kaldığı ve ekonomik belirsizliğin toplumun tüm kesimlerine yayıldığı vurgulandı. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, esnafın yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal anlamda da ciddi bir baskı altında olduğunu belirterek, “Esnafın nefes alabildiği, gençlerin umutla iş kurabildiği, sanatkarın emeğinin karşılığını alabildiği adil bir ekonomik düzen için mücadelemizi sürdürüyoruz” mesajını verdi. Türkiye ekonomisinin temel taşı olan küçük işletmelerin güçlendirilmeden ekonomik kalkınmanın mümkün olmayacağını ifade eden Yeşiltaş, esnafın yaşadığı sorunların siyasi polemiklerin ötesinde milli bir mesele olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Toplantıda ayrıca sosyal güvenlik yükleri, Bağ-Kur primleri, vergi sistemi ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele konuları da ele alındı. Oda başkanları, özellikle prim ve vergi yüklerinin küçük esnaf üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, birçok işletmenin yalnızca ayakta kalabilmek adına borçlanmak zorunda kaldığını belirtti. Genç girişimcilerin ise yüksek maliyetler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle yatırım yapmaktan çekindiği ifade edildi. BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit ve oda temsilcileri, esnafın yaşadığı sorunların çözümü için siyasi partilerle diyalog içinde olunmasının önemine dikkat çekerken, yerel ekonominin korunmasının toplumsal istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Ziyaret sonunda CHP heyeti, Bursa esnafının taleplerini ve çözüm önerilerini ilgili platformlarda gündeme taşımaya devam edeceklerini belirtirken, nazik ev sahipliği dolayısıyla BESOB yönetimine ve oda başkanlarına teşekkür etti. Gerçekleşen buluşma, yalnızca bir nezaket ziyareti değil; ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde esnafın yaşadığı sorunların doğrudan sahadan dinlendiği önemli bir temas olarak değerlendirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.