Hava Durumu

#Chp

- Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi Kutlu Bir Geleceğe Yürümektedir” Haber

“Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi Kutlu Bir Geleceğe Yürümektedir”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı, "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla yürütülen ilçe kongreleri kapsamında Karacabey 15. Olağan İlçe Kongresi'ni yoğun katılımla gerçekleştirdi. Kongrede yeniden ilçe başkanlığına seçilen Mehmet Mahken ve yönetimi güven tazelerken, MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman yaptığı kapsamlı konuşmada hem teşkilat çalışmalarını hem de Türkiye'nin iç ve dış gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı tarafından "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla sürdürülen ilçe kongreleri Karacabey'de düzenlenen 15. Olağan İlçe Kongresi ile devam etti. Teşkilat mensuplarının yanı sıra çok sayıda davetli ve vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen kongre, birlik ve beraberlik mesajlarının verildiği önemli bir organizasyon olarak dikkat çekti. Kongrenin Divan Başkanlığını MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman üstlenirken, programa MHP MYK Üyesi ve Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili İsmail Şenol, İl Divan Kurulu üyeleri, Ülkü Ocakları Bursa İl Başkanı, ilçe başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, partililer ve çok sayıda Karacabeyli katıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen kongrede yapılan seçim sonucunda Mehmet Mahken yeniden MHP Karacabey İlçe Başkanı seçilerek güven tazeledi. Yeni yönetim kurulunun da belirlendiği kongrede, teşkilat mensupları birlik ve dayanışma içerisinde yeni döneme güçlü bir başlangıç yaptı. İl Başkanlığından Tebrik ve Birlik Mesajı Kongrenin ardından açıklama yapan MHP Bursa İl Başkanlığı, yeniden ilçe başkanlığı görevine seçilen Mehmet Mahken ile yönetimini tebrik ederek başarı dileklerini iletti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Milliyetçi Hareket Partisi Bursa İl Başkanlığı olarak 'Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda' temalı ilçe kongre sürecimizi Karacabey İlçe 15. Olağan Kongresi ile başarıyla sürdürdük. Kongre sonucunda yeniden İlçe Başkanlığı görevine seçilen Mehmet Mahken ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyoruz. Kongrelerimizin Bursa'mız ve teşkilatlarımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz." İl Başkanlığı açıklamasında ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin liderliğinde Türk milletine hizmet anlayışının kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanarak şu değerlendirmeye yer verildi: "İl Teşkilatımız ve ilçe teşkilatlarımızla birlikte Bilge Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin emrinde Türk milletine hizmet yolunda yılmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz." Büyükataman: "Liderimiz Devlet Bahçeli'nin Selamlarını Getirdim" Kongrede partililere hitap eden MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin selam ve başarı dileklerini ileterek başladı. "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda" temasıyla başlatılan 15. Olağan Kurultay sürecinin teşkilatlar ve Türk milleti açısından hayırlara vesile olmasını dileyen Büyükataman, kongrelerin yalnızca seçim organizasyonları olmadığını, aynı zamanda ülkücü hareketin birlik ve beraberliğini pekiştiren önemli buluşmalar olduğunu ifade etti. "MHP, Türk Milletinin Varoluş İradesidir" Milliyetçi Hareket Partisi'nin Türk siyasetindeki misyonuna dikkat çeken Büyükataman, MHP'nin Türk-İslam ülküsünün sancaktarı olduğunu belirtti. Konuşmasında MHP'nin Türk milletinin birleştirici gücü olduğunu ifade eden Büyükataman, şunları söyledi: "Milliyetçi Hareket Partisi; kardeşliğin, kucaklaşmanın, milli duruşun ve devlet aklının temsilcisidir. Türk milletinin varoluş iradesini temsil eden kutlu bir davanın adıdır. Ülkücü Hareket Türkiye'nin sigortasıdır." Siyasetlerinin merkezinde her zaman Türk devletinin bekası ile milletin huzur ve refahının bulunduğunu vurgulayan Büyükataman, MHP'nin hiçbir zaman günübirlik siyasi hesaplarla hareket etmediğini söyledi. "Önce Ülkem ve Milletim" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yıllardır ortaya koyduğu siyasi anlayışın hareketin temel ilkesi olduğunu belirten Büyükataman, "Önce Ülkem ve Milletim, Sonra Partim ve Ben" ilkesinin bugün de aynı kararlılıkla sürdürüldüğünü ifade etti. Bahçeli'nin Türkiye üzerinde oynanan oyunları bozduğunu ve milli birlikten taviz vermeyen bir liderlik ortaya koyduğunu söyleyen Büyükataman, Cumhur İttifakı'nın devletin bekasını esas alan siyaset anlayışını sürdürdüğünü dile getirdi. Bölgesel Gelişmeler ve Güvenlik Vurgusu Konuşmasının önemli bölümünü Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu uluslararası gelişmelere ayıran Büyükataman, dünyanın son derece kritik bir süreçten geçtiğini belirtti. Ortadoğu'da yaşanan çatışmalar, ABD ile İran arasındaki gerilim, İsrail'in bölgedeki saldırıları, Rusya-Ukrayna savaşı ve Doğu Akdeniz'de yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından ciddi güvenlik riskleri oluşturduğunu ifade eden Büyükataman, güçlü devlet anlayışının her zamankinden daha büyük önem taşıdığını söyledi. "Cumhur İttifakı Türkiye'nin Teminatıdır" Cumhur İttifakı'nın ortaya koyduğu devlet aklı sayesinde Türkiye'nin istikrarını koruduğunu dile getiren Büyükataman, iç cephenin güçlü tutulmasının milli güvenliğin en önemli unsurlarından biri olduğunu kaydetti. "Terörsüz Türkiye" hedefinin sadece bir güvenlik politikası olmadığını belirten Büyükataman, bunun aynı zamanda Türkiye'nin geleceğini güvence altına alan milli bir strateji olduğunu ifade etti. Türkiye'nin birlik ve beraberliğinin emperyalist planları boşa çıkaracağını söyleyen Büyükataman, devlet ile millet arasındaki güçlü bağın ülkenin en büyük gücü olduğunu vurguladı. Savunma Sanayii Mesajı Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde gerçekleştirdiği atılımlara da değinen Büyükataman, milli teknoloji hamlelerinin Türkiye'nin caydırıcılığını artırdığını belirtti. Türkiye'nin karada, denizde ve havada her geçen gün daha güçlü hale geldiğini ifade eden Büyükataman, "Denizde, karada ve havada Türk Asrı'nın mührü mutlaka vurulacaktır." dedi. Muhalefete Eleştiriler Konuşmasının ilerleyen bölümünde bazı siyasi partilere yönelik eleştirilerde bulunan Büyükataman, İYİ Parti'nin "Terörsüz Türkiye" hedefini desteklemediğini öne sürdü. CHP'nin ise yaşanan gelişmeleri milli bakış açısıyla değerlendirme kabiliyetini kaybettiğini savunan Büyükataman, partinin son dönemde kamuoyunda rüşvet, yolsuzluk ve liyakat tartışmalarıyla gündeme geldiğini iddia etti. "Kutlu Bir Geleceğe Yürüyoruz" Konuşmasının sonunda Cumhur İttifakı ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin milletle birlikte güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda ilerlediğini belirten Büyükataman, şu değerlendirmeyi yaptı: "Cumhur İttifakı ve Milliyetçi Hareket Partisi, aziz milletimizle omuz omuza kutlu bir geleceğe yürümektedir. Bu yürüyüş, Türkiye Cumhuriyeti'ni ilelebet payidar kılacak, ülkemizi Süper Güç Türkiye hedefine ulaştıracaktır." Bugüne kadar teşkilatlarda görev yapan tüm dava arkadaşlarına teşekkür eden Büyükataman, yeni dönemde görev üstlenecek teşkilat mensuplarına başarı dileklerini iletti. Konuşmasını "Ne Mutlu Türküm Diyene!" sözleriyle tamamlayan Büyükataman, kongrenin Karacabey'e, Bursa'ya ve Milliyetçi Hareket Partisi teşkilatlarına hayırlı olmasını temenni etti. Karacabey 15. Olağan İlçe Kongresi, yeniden göreve seçilen Mehmet Mahken ve yönetiminin mazbata sürecine ilişkin iyi dileklerin paylaşılması, teşkilat mensuplarının birlik ve beraberlik mesajları vermesi ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.

BURKON’dan Ankara’da Güçlü Bursa Çıkatması: Siyasetin Zirvesinde Bursa İçin Ortak Akıl Buluşması Haber

BURKON’dan Ankara’da Güçlü Bursa Çıkatması: Siyasetin Zirvesinde Bursa İçin Ortak Akıl Buluşması

Bursa Dernekler Konfederasyonu (BURKON), Bursa’nın geleceği, kentin sorunları ve vatandaşların beklentilerini dile getirmek amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ve siyasi partilerin genel merkezlerine çıkarma yaptı. BURKON çatısı altındaki federasyon ve dernek başkanlarının katılımıyla gerçekleşen geniş kapsamlı Ankara programında, farklı siyasi partilerden Bursa milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları ile bir araya gelinerek tam bir birlik ve beraberlik mesajı verildi.Siyasetin Farklı Renkleri Bursa Ortak Paydasında Buluştu BURKON heyeti, Ankara temasları kapsamında ilk olarak AK Parti Bursa milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç, Ahmet Kılıç, Mustafa Yavuz, Refik Özen, Muhammet Müfit Aydın ve Osman Mesten ile Gazi Meclis çatısı altında bir araya geldi. Heyet ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezini ziyaret ederek CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ile görüştü. Ankara’daki temaslar, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu ile İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ve İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Turhan Çömez ziyaretleriyle devam etti. BURKON yönetimi ayrıca, bir önceki dönem bakanlarından AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik’i de makamında ziyaret ederek istişarelerde bulundu.Gündem: Kentin Geleceği ve Toplumsal Dayanışma Ziyaretlerde kentin sosyo-ekonomik yapısı, hemşerilerin talepleri ve Türkiye'nin içinden geçtiği güncel süreçler masaya yatırıldı. Ortak akıl, toplumsal dayanışma ve millet iradesinin önemine vurgu yapılan görüşmelerde, BURKON’un Bursa’nın hak ettiği değeri görmesi adına yürütülecek her türlü projede köprü görevi üstlenmeye kararlı olduğu ifade edildi. 24 Temmuz'daki Büyük Geceye Davet BURKON heyeti, gerçekleştirdiği ziyaretler vesilesiyle görüştüğü tüm milletvekillerine ve parti yöneticilerine, 24 Temmuz’da düzenlenecek olan "BURKON Tanıtım ve Birlik Gecesi" davetiyelerini takdim etti. Konfederasyon yönetiminden ziyaretler sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:"Bursa’mızın sorunlarını ve hemşerilerimizin beklentilerini aktardığımız bu anlamlı buluşmalarda, bizleri son derece samimi ve sıcak bir şekilde misafir eden, Bursa’mız için her zaman elini taşın altına koyan kıymetli milletvekillerimize kalbi teşekkürlerimizi sunarız. Birlikte daha güçlüyüz." Burkon Konfederasyonu yönetimi

"Yurt Dışındaki Vatandaşlar Ehliyet Mağduriyeti Yaşıyor" Haber

"Yurt Dışındaki Vatandaşlar Ehliyet Mağduriyeti Yaşıyor"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının sürücü belgelerinin dönüştürülmesi sürecinde yaşadıkları mağduriyetleri gündeme taşıdı. Kayışoğlu, Avrupa ülkelerinde ehliyetlerini bulundukları ülkenin sürücü belgesiyle değiştiren vatandaşların Türkiye'deki resmi sistemlerde hâlâ eski tip Türk ehliyeti sahibi olarak görünmeleri nedeniyle haksız cezalarla karşı karşıya kaldığını belirterek, kurumlar arası koordinasyon eksikliğinin acilen giderilmesi çağrısında bulundu. TBMM Genel Kurulu'nda Gündeme Geldi CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında, Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşlarının sürücü belgelerinin dönüştürülmesi sırasında yaşanan idari sorunların ciddi mağduriyetlere neden olduğunu söyledi. Avrupa ülkelerinde yaşayan birçok Türk vatandaşının, bulundukları ülkelerin mevzuatı gereği Türkiye'den aldıkları sürücü belgelerini ilgili makamlara teslim ederek yerel sürücü belgesi almak zorunda kaldığını hatırlatan Kayışoğlu, bu işlemlerin Türkiye'deki resmi kayıt sistemlerine doğru şekilde yansıtılamamasının vatandaşları mağdur ettiğini ifade etti. "Vatandaşlarımızın Hiçbir Kusuru Yok" Yaşanan sorunun vatandaşlardan değil, kamu kurumları arasındaki koordinasyon eksikliğinden kaynaklandığını dile getiren Kayışoğlu, mağduriyetin tamamen idari süreçlerde yaşanan aksaklıklardan doğduğunu belirtti. "Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız, kendi kusurlarından kaynaklanmayan, koordinasyon eksikliğinden kaynaklanan ciddi bir mağduriyetle karşı karşıyadırlar." diyen Kayışoğlu, Avrupa ülkelerinde yaşayan vatandaşların Türk sürücü belgelerini teslim ederek yaşadıkları ülkenin ehliyetini aldıklarını, ancak buna rağmen Türkiye'deki sistemlerde hâlâ eski tip Türk ehliyetine sahipmiş gibi göründüklerini söyledi. "Geçerli Ehliyetlerine Rağmen Ceza Alıyorlar" Kayışoğlu, ehliyet değişikliğine ilişkin bilgilerin Türkiye'deki ilgili kurumların sistemlerine aktarılmaması nedeniyle vatandaşların hukuki açıdan zor durumda kaldığını ifade etti. Türkiye'de yapılan kontrollerde, sistemlerde eski tip ehliyet sahibi olarak görünen vatandaşların, geçerli yabancı sürücü belgelerine sahip olmalarına rağmen çeşitli cezai yaptırımlarla karşı karşıya kaldıklarını belirten Kayışoğlu, bunun kabul edilemez bir durum olduğunu dile getirdi. "Dijitalleşme ve Kurumlar Arası Entegrasyon Sorunu" Konuşmasında yaşanan mağduriyetin devlet kurumları arasındaki veri paylaşımı ve dijital entegrasyon eksikliğini ortaya koyduğunu savunan CHP'li Kayışoğlu, sorunun uzun süredir devam ettiğine dikkat çekti. "Bu değişim bilgisi Türkiye'deki sistemlere işlenmediği için vatandaşlarımız geçerli yabancı ehliyetlerine rağmen eski tip ehliyeti varmış gibi cezai yaptırımlara maruz kalıyorlar. Bu kabul edilemez bir tablodur. Devletin dijitalleşme ve kurumlar arası entegrasyon konusundaki zafiyetini ortaya koymaktadır." ifadelerini kullanan Kayışoğlu, ilgili kurumların soruna kalıcı çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. İktidara Çağrı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, hükümete ve ilgili kamu kurumlarına çağrıda bulunarak, kurumlar arasındaki koordinasyonun hızla sağlanması gerektiğini ifade etti. Vatandaşların idari eksikliklerden kaynaklanan mağduriyetlerinin sona erdirilmesini isteyen Kayışoğlu, gerekli teknik ve hukuki düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. "İktidar bu sorunu görmezden gelemez. Derhâl gerekli adımlar atılmalı, kurumlar arasındaki koordinasyon sağlanmalı ve vatandaşlarımızın maruz kaldığı bu haksız cezalar bir an önce sona erdirilmelidir." dedi. Yurt Dışındaki Vatandaşların Sorunları Gündemde Yurt dışında yaşayan milyonlarca Türk vatandaşının kamu hizmetlerine erişimi, resmi işlemleri ve Türkiye'deki dijital sistemlerle ilgili yaşadığı sorunlar zaman zaman TBMM gündemine taşınıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu'nun Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı son açıklama da, özellikle Avrupa ülkelerinde ehliyet değişimi yapan vatandaşların karşılaştığı idari sorunların çözülmesi ve kurumlar arası veri paylaşımının güçlendirilmesi yönündeki talepleri yeniden gündeme taşıdı.

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor” Haber

Yeşil Sol Parti’den CHP Bursa İl Örgütüne Dayanışma Ziyareti: “Demokrasiye Saldırılar Hepimizi İlgilendiriyor”

Bursa siyaset sahnesinde dikkat çeken bir dayanışma örneği yaşandı. Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin, yürütme kurulu üyeleriyle birlikte CHP Bursa İl Örgütü’nü ziyaret etti. Ziyarette CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve il yönetimi ile bir araya gelinerek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede öne çıkan başlıklar arasında, Mutlak Butlan kararına ve kayyum yönetimine karşı dayanışma mesajı yer aldı. Yeşil Sol Parti temsilcileri, CHP’nin Özgür Özel yönetimiyle birlikte demokratik hukuk ve siyaset alanını savunma iradelerini vurguladılar. Demokrasiye Yönelik Baskılar Eleştirildi Ziyaret sırasında açıklama yapan Yeşil Sol Parti Bursa İl Eş Sözcüleri, mevcut siyasi durumla ilgili endişelerini paylaştı: “CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırı, yalnızca CHP’ye değil, demokratik siyasetin bütününe yönelmiş açık bir baskıdır. Siyasi partilerin genel merkezleri, demokratik yaşamın meşru alanlarıdır. Bu alanlara yapılan saldırılar, hukuk devleti, halk iradesi ve demokrasi ile bağdaşmaz.” Parti yöneticileri, Türkiye’deki mevcut iklimin muhalefeti bastıran, yargı ve polis eliyle siyaseti dizayn eden bir anlayış üzerine kurulduğunu belirterek, ülkenin ihtiyaç duyduğu siyasal ortamın demokratikleşmeyi, hukuku, barışı ve halk iradesini esas alan bir iklim olduğunu vurguladılar. Ortak Mücadele Çağrısı Yeşil Sol Parti yetkilileri, CHP Genel Merkezi’ne yönelik saldırıyı açıkça kınayarak tüm demokrasi güçlerini dayanışmaya davet etti: “Baskı ve zor siyasetinin karşısında demokratikleşme için ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.” Ziyaretin, iki parti arasında demokrasi, hukuk ve halk iradesi eksenli bir dayanışmayı güçlendirmesi ve Bursa’daki demokratik siyasetin görünürlüğünü artırması hedefleniyor.

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme Haber

CHP’nin 103. Yılına İlişkin Dikkat Çeken Değerlendirme

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkan Yardımcısı Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluşunun 103’üncü yılı kapsamında gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde yaptığı konuşmada, partinin tarihsel misyonu, kuruluş felsefesi ve son yıllarda yaşanan dönüşüm süreçlerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bir siyasi parti değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş iradesinin ve milli mücadele ruhunun siyasal temsilcisi olduğuna vurgu yaparak başlayan Akdoğan, partinin temellerinin resmi kuruluş tarihinden çok daha önce, 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan “Aydınlanma Yürüyüşü” sırasında atıldığını ifade etti. Akdoğan, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kökleri, Kurtuluş Savaşı’nı zafere ulaştıran Kuvayı Milliye ruhuna dayanmaktadır. Bu büyük siyasi çınar, tarih boyunca çeşitli zorluklar ve çalkantılar yaşamış olsa da, milletin bağımsızlık ve çağdaşlaşma idealinden aldığı güçle her zaman ayakta kalmayı başarmıştır” dedi. Son yıllarda parti içerisinde yaşanan gelişmelere de değinen Akdoğan, özellikle son 13 yıllık süreçte CHP’nin kuruluş ilkeleri ve temel değerleri üzerinde ciddi aşınmalar yaşandığını savundu. Yaşananların kendileri açısından sürpriz olmadığını belirten Akdoğan, 3-4 Kasım 2010 tarihinden itibaren partide bir “eksen kayması” yaşandığını dile getirdiklerini ve bu konuda sürekli uyarılarda bulunduklarını söyledi. Cumhuriyet’in devrimci ve çağdaş karakterini, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışını temsil eden CHP’nin zaman zaman “Y-CHP” olarak adlandırılan anlayışların etkisi altına sokulmaya çalışıldığını ileri süren Akdoğan, partinin simgesi olan Altı Ok’un değiştirilmesini savunan yaklaşımların ortaya çıktığını ifade etti. Akdoğan açıklamasında, “Partimizin onurlu geçmişine yabancı, kuruluş felsefesine mesafeli ve Atatürk devrimleriyle sorunlu bazı çevreler, danışmanlıklar ve çeşitli görevler aracılığıyla parti içerisinde etkili olmaya çalışmıştır. Atatürk’e yönelik saygısız ifadeler kullananlar, ikinci cumhuriyetçi anlayışlar, neoliberal politikaları savunan gruplar, sağ siyasetten transfer edilen isimler ve hatta bölücü yapılara yakın duran çevreler zaman içerisinde parti içerisinde alan bulmuş, ne yazık ki belirli ölçülerde etkili olabilmiştir” ifadelerini kullandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Benim iki büyük eserim vardır; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir” sözünü hatırlatan Akdoğan, CHP’nin Cumhuriyet kadar önemli bir emanet olduğunu belirterek, Atatürk’ün devrimci ve antiemperyalist çizgisine bağlı üyelerin bu emaneti koruma sorumluluğunu taşıdığını söyledi. Atatürk’ün Bursa Nutku’nda ortaya koyduğu bilinç ve sorumluluk anlayışını rehber edindiklerini ifade eden Akdoğan, “Bizler kişisel hesaplar ve beklentiler içerisinde olmadan, yalnızca Cumhuriyet’e ve partimizin kuruluş ilkelerine bağlılıkla hareket ettik. Geçmişte nasıl uyarı görevimizi yerine getirdiysek, bundan sonra da Cumhuriyet’in ve partimizin temel değerlerine yönelik her türlü olumsuz gidişe karşı aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Partinin uzun yıllardır sistemli bir dönüşüm sürecine maruz bırakıldığını öne süren Akdoğan, yıllar önce dile getirdikleri uyarıların bugün daha net görüldüğünü savundu. “13 yıl önce ‘parti işgal ediliyor’ dediğimizde bizi eleştirenler ve sessiz kalanlar, bugün yaşanan gelişmeler karşısında o sürecin sonuçlarını daha açık şekilde görmektedir. Oysa yaşananlar bir anda ortaya çıkmamış, adım adım planlanarak ilerlemiştir. Biz dün nerede duruyorsak bugün de aynı noktadayız” değerlendirmesinde bulundu. Konuşmasının sonunda CHP’nin kuruluş ilkelerini temsil eden Altı Ok’a bağlılıklarını vurgulayan Akdoğan, partiyi dönüştürme ve başkalaştırma girişimlerine karşı mücadele etmeyi sürdüreceklerini belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi’ni kuruluş rotasından uzaklaştırmaya yönelik her türlü girişim, kumpas ve müdahale sonuçsuz kalacaktır” diyen Akdoğan, CHP’nin tarihsel kimliğini, Cumhuriyet devrimlerini ve Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık hedefini savunan kadroların kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır Haber

Ağıralioğlu: Hükümet İktidarda kalmak için her şeyi yapacaktır

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralması anlamına gelen ‘mutlak butlan’ kararı sonrası Cüneyt Özdemir YouTube kanalındaki canlı yayına telefonla bağlanarak önemli açıklamalarda bulundu. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, gazeteci Kenan Taş’a “Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum” ifadelerini kullanarak, özetle şunları söyledi: BU KARARI KESİNLİKLE MAKUL BULMUYORUZ! “Karar uzun zamandır yargının siyasetin üstünde baskı yaptığının söylendiği bir zamanda çıktı. Yüksek Seçim Kurulu’nu ve kurallarını titizlikle korumamız lazım. Eğer bugün bu yapılanı, yani mahkemeler vasıtasıyla siyasete bu tarz müdahaleleri makul ve meşru görürsek, Türkiye’de artık demokrasiyi de sandığı da konuşabilme imkânımız kalmaz. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları mahkeme denetimine kapalı kararlardır; seçme iradesini tam anlamıyla korumak için sistem böyle dizayn edilmiştir. Yüksek Seçim Kurulu’nun kurumsal varlığının iradesini boşa düşüren ve geriye dönük yürütülen bu tarz kararlar, geçmişteki pek çok kararı da boşa düşürüp büyük bir kaosa sebep olur. Böyle bir şeye meşruiyet tanımak, o anlamda bundan sonra yapılacak bütün seçimleri şaibeli ve özürlü hale getirir. Dolayısıyla biz bu kararı; demokrasiye, millet iradesine ve devletin kurumsal varlığına yapılmış açık bir müdahale gibi algıladık. Bu yüzden kesinlikle makul bulmuyoruz. YARGI SİYASETİN GÖLGESİNDE KALIYOR! Bu durum uzunca bir zamandır zaten konuşuluyor: Türk siyasetinde yargının siyasetin gölgesinde kaldığı, özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne bağlı olarak siyasetin tesiri ve etkisi altında kalan bu mekanizmanın, iktidara siyasi avantajlar sağladığı sıklıkla dile getiriliyordu. Bu tip bir karar, beraberinde Cumhuriyet Halk Partisi’nde de bir takım ciddi komplikasyonlara sebep olacaktır. Hükümet bu süreci uzunca bir zamandır şöyle yönetiyor; ‘Ben yapabilirim’ diyerek değil, ‘Muhalefet yapamaz’ diyerek; ‘Ben başarabilirim’ üzerinden değil de ‘Muhalefet başaramaz’ söylemi üzerine bir propaganda aksı oluşturmaya çalışıyor. Parçalı bir muhalefet yapısı, bütünüyle dağılmış bir muhalefet her zaman hükümetin avantajınadır. Dolayısıyla hükümet, buradaki tüm ekonomik dezavantajlarına rağmen süreci yönetebileceği bir avantaj görürse, erken seçimi anında gündeme getirebilir. Ben bu gelişmeyi açıkçası bir erken seçim işareti gibi görürüm. Yani bunu bir erken seçim avantajına dönüştürmek isteyeceklerini düşünüyorum. Bugün basın toplantısında da açıkça ifade ettim; Türkiye’de tertip ettikleri her şey, bu ‘terörsüz Türkiye’ meselesi de dahil olmak üzere, hükümetin geçen dönem milletten yetki almadığı, yetkisinin olmadığını düşündüğü gündemleridir. Geçen seçimde milletin karşısına çıkıp ‘Öcalan’ın canına okuyacağız’ diye seçildiler. Geçen seçimde ‘Biz bu memleketin bölücülere teslim edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz, bu Altılı Masa memleketi şöyle yapacak, böyle parçalayacak’ dediler. Ama bugün geldikleri noktada, meydanlarda halka söylediklerinin tam hilafına davranıp, bunu tamamen bir seçim avantajına tahvil etmeye çalışıyorlar. Geçen seçim masanın altında DEM var diyorlardı; şimdi ise bizzat DEM ile beraber yürümeyi tercih ettiler. Dolayısıyla biz bu popülizmden çok net şöyle bir sonuç çıkarıyoruz: Hükümet, iktidarda kalabilmek için her şeyi ama her şeyi yapacaktır.”

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek! Haber

CHP'li Orhan Sarıbal'dan Kılıçdaroğlu'na destek!

Özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu etrafında şekillenen yeni parti yönetimine karşı eleştirel isimler arasında gösterilen eski genel başkan yardımcısı Sarıbal’ın bu hamlesi, “mesaj mı veriyor?” yorumlarına neden oldu. Kurultay sürecinde PM’ye giremeyerek yedek listede kalan Sarıbal’ın paylaşımı, CHP’de eski yönetim ile yeni yönetim arasındaki görüş ayrılıklarının sürdüğünü ortaya koydu. Kılıçdaroğlu’nun mesajına sahip çıkan Sarıbal’ın, parti içinde “değişim” ekibi olarak anılan Özgür Özel-İmamoğlu çizgisine mesafeli durduğu siyasi kulislerde uzun süredir konuşuluyordu. CHP kulislerinde, Bursa örgütünde de etkili bir isim olan Sarıbal’ın bu çıkışının, önümüzdeki süreçte parti içi muhalefetin yeniden hareketlenebileceğinin işareti olabileceği değerlendiriliyor. Parti tabanında ise paylaşım iki farklı yorum aldı. Bir kesim Sarıbal’ın “partinin hafızasına sahip çıktığını” savunurken, diğer kesim ise bunun mevcut yönetime karşı dolaylı bir mesaj olduğu görüşünde. CHP’de kurultay sonrası birlik görüntüsü verilmeye çalışılsa da, yaşanan gelişmeler parti içindeki krizin tam anlamıyla sona ermediğini gösteriyor. DİĞER İSİMLER ÖZGÜR ÖZEL'E DESTEK VERDİ Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Hasan Öztürk, Özgür Özel lehine paylaşım yaparak tarafını açıkça ilan ettiler. Kayıhan Pala'nın paylaşımı ise net bir duruş ortaya koymaktan uzak olarak değerlendirildi .

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor Haber

Osmangazi Belediyesi: Memnuniyet Yüksek, Tartışmalar Sürüyor

Son dönemde kamuoyuyla paylaşılan ilçe belediyeleri memnuniyet anketleri, Osmangazi Belediyesi özelinde dikkat çekici veriler ortaya koyuyor. Açıklanan rakamlara göre belediyenin memnuniyet oranı %59,7 olarak bildirildi. Yaklaşık 900 bin nüfusu bulunan ilçede bu oran, 530 bini aşkın vatandaşın üretilen hizmetten memnun olduğunu gösteriyor. Uzmanlar ve siyaset analistleri, oransal olarak küçük nüfuslu ilçelerde yüksek memnuniyet oranlarının daha kolay görülebileceğini belirtiyor. Buna karşın, Osmangazi’de yarım milyonu aşkın memnun vatandaş sayısı, sahadaki operasyonel başarının somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Öte yandan belediyeye yönelik eleştiriler de gündemde. Bazı vatandaşlar ve siyasi gözlemciler, Osmangazi Belediyesi’nin özellikle Pınarbaşı Mahallesi’nde, Zindan Kapı Caddesi üzerindeki sebze ve meyve pazarında hayvan satışına ilişkin usulsüz uygulamalarda bulunduğunu iddia ediyor. İddialara göre, ilgili meclis kararı olmaksızın ve belediye bütçesine gelir kaydı yapılmadan bazı kişi ve gruplara pazar alanının kullanımı sağlanıyor. Eleştirilerde, bu tür uygulamaların belediye kaynaklarının hukuka aykırı şekilde kullanılması anlamına geldiği ifade ediliyor. Konuyla ilgili partili kaynaklar, CHP Osmangazi örgütüne düşen görevin, Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanında durmak ve yapılan eksiklikleri gidermek olduğunu vurguluyor. Ancak diğer bir kısım gözlemci ise bu uygulamaların partinin itibarını zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca bazı eleştirmenler, belediyenin yönetiminde geçmiş siyasi aktörlerin etkisinin sürdüğünü ve güç zehirlenmesi yaşandığını öne sürüyor. Anket verileri ve eleştiriler bir arada değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablo, belediyenin geniş bir nüfusu yönetirken hem başarı hem de dikkat gerektiren alanlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, Osmangazi Belediyesi’nin sahadaki başarısını sürdürmek ve hukuki süreçleri şeffaf şekilde yürütmek durumunda olduğunu belirtiyor.

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler Haber

Süleyman Ayyılmaz’dan Fırtına Gibi İstifa: Nilüfer Belediyesi Yönetimine Ağır Eleştiriler

Nilüfer Belediyesi’nde uzun yıllardır kritik görevler üstlenen Süleyman Ayyılmaz, Nilkoop ve bağlı kuruluşlardaki tüm görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Ayyılmaz, belediye yönetimini ve CHP Nilüfer İlçe Örgütü’nü sert ifadelerle hedef alarak, yıllardır süren “kamucu-toplumcu” misyonun tamamen göz ardı edildiğini iddia etti. Ayyılmaz, açıklamasında şunları söyledi: “Uzun yıllar birlikte yol yürüdüğümüz, Nilüfer tarihinin en başarılı seçim sonuçları ile iş başına gelen belediye yönetiminde, Nilkoop başkanı olarak kamucu, toplumcu ve halkçı bir anlayışı egemen kılmak için büyük çabalar sarf ettim. Ancak süreç içinde örgütle ters düşüldü, hatta zıtlaşmalar başladı. Çabalarımız sistematik olarak değersizleştirildi, itibarımız hedef alındı.” Süleyman Ayyılmaz, belediye yönetiminde yaşanan yapısal değişimlere dikkat çekerek, “Başkanın çevresi tamamen değiştirilmiş, yola çıktıkları vizyon yerine bulduklarına öncelik verilmiş. Kamucu-toplumcu yaklaşım yerine, ‘tüccar’ zihniyeti ve kişisel çıkarlar ön plana çıkmaya başlamış. Artık birlikte yol yürümenin hiçbir imkânı kalmadı” dedi. Ayyılmaz, bu nedenlerle Nilüfer Sanat ve Kültür Derneği (NİLSADER) üyeliği, Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİKOOP) ortaklığı ve yönetim kurulu başkanlıkları ile Nilüfer16 Tarım Gıda ve Peysaj Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönetim kurulundaki görevlerinden istifa ettiğini açıkladı. Süleyman Ayyılmaz’ın istifası, Nilüfer Belediyesi’nde kamucu ve halkçı çizgi ile ticari ve kişisel çıkar odaklı yönetim anlayışı arasındaki çatışmayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ayyılmaz’ın ifadeleri, belediye yönetiminde sistematik bir değişim ve örgütle açık çatışmanın yaşandığını ortaya koyuyor. Belediye çevresinden konuyla ilgili resmi bir açıklama ise henüz gelmiş değil. Siyasi gözlemciler, Ayyılmaz’ın sert açıklamalarını, CHP Nilüfer İlçe Örgütü ile belediye yönetimi arasındaki derin kırılmanın açık bir göstergesi olarak değerlendiriyor. Uzmanlara göre, istifa, yalnızca bireysel bir karar değil, uzun süredir devam eden yönetim krizinin ve partideki kamucu-toplumcu anlayış ile ticari çıkar odaklı uygulamalar arasındaki çatışmanın üst perdeye taşınması anlamına geliyor. Nilüfer’deki bu istifa, yerel yönetimdeki krizin boyutlarını ve partinin belediye vizyonunda yaşanan gerilimi yeniden gündeme taşıdı. Kamuoyu, belediye yönetiminin gelecek dönemde nasıl bir rota çizeceğini merakla bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.