Hava Durumu

#Chp

- Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada Haber

Ümit Özdağ: Zafer Partisi sahada

Bursa programı kapsamında Genel Merkez heyetiyle birlikte temaslarda bulunduklarını belirten Özdağ, İnegöl’ün ardından Bursa merkez ve farklı illerde ziyaretlerini sürdüreceklerini ifade etti. Parti olarak sahada aktif olduklarını vurgulayan Özdağ, “Zafer Partisi olarak biz sahadayız ve sahada çalışmalarımızı yüksek bir tempoyla sürdürüyoruz” dedi. Son dönemde okullarda yaşanan şiddet olaylarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Özdağ, bu tür olayların yalnızca güvenlik önlemleriyle açıklanamayacağını belirtti. Basın ve sosyal medyada olay görüntülerinin paylaşılmasının doğru olmadığını savunan Özdağ, “Basının otokontrolle bu konuya yaklaşması gerekiyor. Asla görüntü olmamalı” ifadelerini kullandı. Eğitim ortamlarında şiddet riskine ilişkin akademik çalışmalara değinen Özdağ, sorunun çok boyutlu olduğunu ve sosyolojik ile psikolojik faktörlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Partisinin oy oranına ilişkin anket sorusunu da yanıtlayan Özdağ, anketlerin güvenilirliği konusunda tartışmalar bulunduğunu belirterek, “Ben anketler üzerinden konuşmaktan çok sahadaki canlılık üzerinden değerlendirme yapmayı tercih ediyorum” dedi. CHP ile olası siyasi iş birliğine yönelik soruya da değinen Özdağ, herhangi bir partiyle ittifaktan ziyade ilkesel bir birliktelikten söz ettiklerini ifade etti. Özdağ, “Biz herhangi bir siyasi partiyle ittifaktan bahsetmiyoruz, bir ilke etrafında birleşmekten bahsediyoruz. O ilke Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür” diye konuştu. CHP’ye yönelik değerlendirmelerde de bulunan Özdağ, “Bizim CHP’ye yaptığımız çağrı kamuoyu önünde çok açıktır” ifadelerini kullandı. Özdağ, konuşmasının sonunda İnegöl’ün ekonomik yapısına da değinerek ilçenin ihracat başarısını ve sanayi çeşitliliğini övdü. İnegöl’ün önemli bir ekonomik başarıya imza attığını belirten Özdağ, bölge halkını tebrik etti.

Bursa Kent Konseyi’nden Sert Bildiri ve Toplu İstifa: “Halkın İradesi Gasp Edildi” Haber

Bursa Kent Konseyi’nden Sert Bildiri ve Toplu İstifa: “Halkın İradesi Gasp Edildi”

Bursa Kent Konseyi, Bursa siyasetinde geniş yankı uyandıracak çok sert bir açıklamayla Başkanlık ve Yürütme Kurulu üyeliklerinden toplu istifa kararı aldığını duyurdu. Yapılan kapsamlı açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan görev değişikliği süreci “halk iradesine müdahale”, “demokratik meşruiyetin ortadan kaldırılması” ve “yerel yönetime çökülmesi” ifadeleriyle değerlendirildi. Açıklamada, iki yıl önce Bursa halkının oylarıyla seçilen Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması, ardından tutuklanması ve aynı gün görevden uzaklaştırılmasının hukuki değil siyasi bir süreç olduğu savunuldu. Konsey yönetimi, soruşturmanın sonucu önceden belirlenmiş bir siyasi operasyon niteliği taşıdığını öne sürdü. “Kayyım Atandı, Halkın Seçimi Yok Sayıldı” Bildiride, İçişleri Bakanlığı tarafından belediye yönetimine vali yardımcısının kayyım olarak atanmasının ardından gerçekleşen belediye meclis oturumuna da sert tepki gösterildi. Bursa Valisi’nin davetiyle, Oktay Yılmaz yönetiminde düzenlenen meclis toplantısında, CHP ve İYİ Partili meclis üyeleri ile milletvekillerinin salona alınmadığı iddia edildi. Bu ortamda yapılan oylamayla, Cumhur İttifakı üyelerinin kendi aralarında yeni büyükşehir belediye başkanını belirlediği ifade edilen açıklamada, 31 Mart 2024 seçimlerinde halkın büyük oy farkıyla seçtiği yönetimin meclis çoğunluğu eliyle devre dışı bırakıldığı savunuldu. Konsey açıklamasında şu görüş öne çıktı: “861 bin 295 oy alarak yüzde 47,67 oy oranıyla seçilen bir başkanın yerine, yalnızca meclis içi oylarla belirlenen bir ismin getirilmesi, halk iradesinin kapalı kapılar ardında yok sayılmasıdır.” “Bu Sadece Bir Görev Değişikliği Değil” Bursa Kent Konseyi, yaşananların yalnızca bir belediye başkanlığı değişimi olmadığını, bunun doğrudan demokrasiye ve seçme hakkına yönelik ağır bir müdahale olduğunu savundu. Açıklamada, seçilmiş bir yöneticinin siyasallaşmış yargı eliyle görevden uzaklaştırıldığı ve yerel demokrasinin tasfiye edildiği öne sürüldü. Konsey yönetimi, kent konseylerinin; merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarını ortak akılda buluşturan demokratik yapılar olduğuna dikkat çekerek, mevcut süreçte bu zeminin tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. 22 Ayda Yüzlerce Faaliyet Gerçekleştirildi İstifa açıklamasında yalnızca siyasi eleştiriler değil, görev süresince yapılan çalışmalar da ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşıldı. 30 Haziran 2024 ile 10 Nisan 2026 tarihleri arasındaki 22 aylık süreçte: Çocuk, gençlik, kadın, engelli ve çevre meclisleri kuruldu 20 farklı çalışma grubu ve gönüllülerle çok sayıda proje yürütüldü 3 genel kurul, 43 yürütme kurulu toplantısı yapıldı Bursa’nın 17 ilçesinde “Hayalimizdeki Bursa’yı Konuşuyoruz” çalıştayları düzenlendi 6 alanda 30 çalıştay gerçekleştirildi 2 saha analiz raporu hazırlandı 25 yürüyüş ve çok sayıda farkındalık etkinliği düzenlendi 8 yayın çıkarıldı Onlarca panel ve söyleşi organize edildi Toplam 568 toplantı ve etkinliğe imza atıldı Dijital Alanda da Büyük Büyüme Konsey, dijital iletişim alanında da dikkat çekici veriler paylaştı. Açıklamaya göre göreve geldiklerinde yaklaşık 3 bin olan Instagram takipçi sayısı 14 bine yükseldi. Süreç boyunca: 260 reels videosu 2 bin gönderi Aylık ortalama 100 içerik paylaşımı Toplam 1,5 milyon görüntüleme Aylık ortalama 125 bin kişiye erişim sağlandı. “Bursa’da Artık Demokratik Bir Ortam Kalmamıştır” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise şu cümle oldu: “Bursa’da artık demokratik bir ortam kalmamıştır.” Konsey yönetimi, hukuktan ve adaletten yoksun bir anlayıştan şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir yönetim beklenemeyeceğini ifade ederek, bu koşullarda görevlerini sürdürmenin mümkün olmadığını duyurdu. Toplu İstifa Kararı Açıklandı Tüm bu gerekçeler doğrultusunda, Bursa Kent Konseyi Başkanlığı ile Yürütme Kurulu üyeliklerinden istifa edildiği resmen açıklandı. Açıklamanın sonunda ise mücadele mesajı verildi. Konsey üyeleri, bundan sonraki süreçte de kent haklarını, doğal varlıkları, demokratik değerleri ve sosyal hukuk devleti ilkesini savunmaya devam edeceklerini bildirdi. Bursa’da yeni dönemin nasıl şekilleneceği ve bu istifaların kent yönetimine nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.

Bursa’da Meclis Krizi: Gazioğlu’ndan Sert Açıklama Haber

Bursa’da Meclis Krizi: Gazioğlu’ndan Sert Açıklama

Gazioğlu, söz konusu gün saat 10.50 sularında 6-7 CHP’li meclis üyesiyle birlikte toplantı salonuna giriş yaptıklarını belirterek, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın meclis başkanlığı koltuğuna oturarak oturumu başlatma girişiminde bulunduğunu öne sürdü. Bu duruma karşı çıktıklarını vurgulayan Gazioğlu, bazı meclis üyelerinin binaya girişine izin verilmediğini ve bu nedenle sürecin sağlıklı ilerlemediğini dile getirdi. Açıklamada, bina dışında polisle yaşanan arbede iddialarına da değinildi. Gazioğlu, yaşanan gerginliği gözlemlemek amacıyla dışarı baktığı sırada görüntülerin kaydedildiğini, ardından ise diğer meclis üyeleriyle birlikte hareket ettiğini söyledi. Yaşananları “Bursa’nın iradesine müdahale girişimi” olarak nitelendiren Gazioğlu, sürece sert sözlerle yüklenerek, “Meclise girmeye çalışan üyelerimiz engellenirken, içeride iradeyi yok sayan bir anlayışla karşı karşıya kaldık” ifadelerini kullandı. Açıklamasında siyasi göndermelere de yer veren Gazioğlu, “Gücün el değiştirdiği her dönemde pozisyon alanlar olmuştur” diyerek yaşananların siyasi boyutuna dikkat çekti. Sürecin, “gerçek dost ile karşıtların ayrıştığı bir sınav” olduğunu savundu. Gazioğlu, açıklamasını kararlılık mesajıyla tamamladı: “Bursa’nın gasp edilmeye çalışılan milli iradesini sonuna kadar savunacağız. Hiçbir hemşehrimizin endişesi olmasın.”

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: YÜZDE KAÇ OY ALIRIZ İÇİN DEĞİL; TÜRK MİLLETİNE NE SAĞLAYABİLİRİZ ŞUURUYLA BİR ARADAYIZ Haber

YAVUZ AĞIRALİOĞLU: YÜZDE KAÇ OY ALIRIZ İÇİN DEĞİL; TÜRK MİLLETİNE NE SAĞLAYABİLİRİZ ŞUURUYLA BİR ARADAYIZ

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Tolga Akalın ile geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz. Biz Anahtar Parti’de yüzde kaç oy alırız için değil; yüzde kaç oy alırsak ne buluruz için de değil, Türk milletine ne sağlayabiliriz gibi bir şuurla bir aradayız” dedi. Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da düzenlenen basın toplantısı ve partiye katılım töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Ağıralioğlu, Anahtar Parti’ye katılan Mehmet Tolga Akalın için “Geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz” dedi. Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, İran’da yaşanan savaştan seçim tartışmalarına kadar yaptığı değerlendirmede özetle şunları söyledi: “Güçlü bir Türkiye’ye inandık, yola çıktık. Türk milletinin güçlü yarınları için yola çıktık. Memleketimizin umudunu her gün büyütelim, evlatlarımıza bulduğumuzdan daha iyi bir memleket bırakalım diye yola çıktık. Devletimizin bize ne pahasına bırakıldığını, vatanımızın ne pahasına kurtarıldığını, Cumhuriyet’in ne bedelle kurulduğunu, evlatlarımıza neyi ne bedel ödeyerek bırakacağımızı bilebildiğimiz bir hatta mücadeleye söz verdik milletimize. Daha iyisi mümkündür diye çıktığımız memleket yolculuğumuzun her gününe, umudun ve daha fazlasının mümkün olabileceğine dair irademizin kuvvetli sinelerle buluştuğu günler ekledik. Bugün aramıza, daha önce beraber mücadele ettiğimiz, daha önce memleket mücadelesinde omuz omuza olduğumuz; Türk milletinin hak ettiği yeri alabilmesi için sinesinde, şuurunda taşıyabildiği her şeyi ömrü boyunca memleketine borçlu bildiği bir hatta milletine vermeye kastetmiş, gayret etmiş bir mücadele arkadaşımızı partimize katarak yolculuğumuza devam edeceğiz. TÜRKİYE VİCDANIN SÖZCÜSÜ, ÖNCESİ OLABİLMELİ… İran Savaşı’nda sürecin başından itibaren çatışmanın dışında kalabilmeyi başarabilmek Türkiye açısından kıymetlidir. Bölgede bu kadar sıcak savaşın ve kuralsızlığın bölgeyi huzursuz ettiği zamanlarda Türkiye’nin çatışmaların dışında tutulabilmesi kıymetlidir. Lakin Türkiye bir bölge ülkesidir. Türkiye, dünyada bozulan dengede oyun kurucu olarak yeni düzen ve yeni denge teklif edebilecek bir rol üstlenmelidir. Bölgede İstanbul; dünyanın bozulan dengesine yeni denge teklif etme inisiyatifimizin merkezi hâline getirilmelidir. ‘Dünya beşten büyüktür’ diyen makul ve haysiyetli bir çıkışın, dünyayı altüst eden azgınlığa ve keyfiliğe çok daha gür ve güçlü seslerle itiraz edebilmesi gerekir. Amerika Birleşik Devletleri’nde yedi-sekiz milyon kişinin ‘kral istemiyoruz’ diye bağırabildiği; İspanya’nın ‘bu dünya İsrail’in azgınlığına kurban gidecek bir dünya değildir’ diye itiraz edebildiği; İtalya’nın ‘hava sahamızı kullandırmayacağız’ diye bu keyfiliğe karşı durabildiği; İngiltere’nin ‘bu savaş bizim savaşımız değildir’ diye ikaz edebildiği; Almanya’nın ‘biz bu kuralsızlık içerisinde var olmak istemiyoruz’ diye konumlanabildiği yerde Türkiye, sesini sadece savaşın dışında kalmak istikametinde değil; bu dünyadaki hâkim büyük vicdanın sözcüsü ve öncüsü olabilmek noktasına taşıyabilmeliydi. ‘BİZ OLMAZSAK…’ KÖTÜ YÖNETİM DEMEKTİR! Siyasetin pratiğini, kendilerine siyasetin imkânlarını kendi maharetlerine bağlayan yönetimi ikaz ediyorum. AK Parti kurmaylarını, AK Parti’yi ikaz ediyorum, ihtar ediyorum. ‘Biz olmazsak ne olacaksınız?’ demek, devletinizi kötü yönetiyorsunuz demektir. ‘Tayyip Erdoğan olmazsa yıkılırız’ demek, devletinizin büyüklüğüne itimatsızlık demektir. Kim giderse gitsin, kim gelirse gelsin Türkiye Cumhuriyeti Devleti yıkılamaz. Çünkü devlet kapasitesi vardır. Bin yıllardır bu topraklardayız. Bizi bu topraklarda şahıslar değil; aklımız, kurumlarımız, devlet etme kapasitemiz ayakta tutuyor diyebilmeniz gerekir. Bu kadar yıldır hükümet edip sonra bizi kendi şahsınıza, varlığınıza, hayatınıza bağlı hâle getirmeniz, vazifelerinizi doğru yapamadığınız anlamına gelmektedir. Trump’ta muhasebesini yapmak zorunda olduğumuz şey budur. Kocaman bir devlettir Amerika Birleşik Devletleri ama oyuncak olmuş gitmiştir. Amerika hem bölgenin hem NATO’nun hem Orta Doğu’nun hem de insanlığın huzurunu kaçırmıştır. TÜRKİYE DAHA GÜÇLÜ HALE GELMELİ Anahtar Parti, öngörülebilir bir dünya teklif ediyor. Öngörülebilir bir dünyada hem insanlığa çalışabilir, çatışmaları engelleyebilir, barışı sağlayabilir; hem de güvenlik konseptini çatışmalar olmadan tesis edebilecek bir vizyon teklif ediyor Anahtar Parti ve bunun meşalesi olacak bir yönetim mahareti ortaya koyuyor. Dolayısıyla Türkiye güçlü hâle gelmelidir. Güçlü hâle gelebilecek Türkiye’nin güç standartları belli değildir. “Savaş bizi teğet geçti, kriz bizi teğet geçti” diye teselli siyasetinden vazgeçilmelidir. Savaşları engellemek, krizlere rağmen güçle ve kudretle ayakta kalabilecek bir yönetim mahareti sergilenmelidir. Buralar ıskalanmıştır. NATO’nun güney kanadını besleyen, NATO’nun güney kanadında attığı bütün imzalara harfiyen uyarak vazifelerini yerine getiren bir ülke; Amerika Birleşik Devletleri’nin keyfiyetiyle zora sokulmuştur. Parasını verdiğimiz F-35’ler bize verilmemiştir. Modernizasyon anlamında anlaşmalarını yaptığımız silahlar bize teslim edilmemiştir. Bölgemizde, bizim güvenlik endişelerimizi büyütecek şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin düşmanlarına TIR’lar dolusu silah verilmiştir. Güney kanadını beklediğimiz yerde, güney kanadı tehlikeye sokulmuştur. Akdeniz’de; ‘Mavi Vatan’daki varlığımızı ve menfaatlerimizi tehlikeye sokacak şımarıklıklara destek verilmiştir. Adalarda ve Yunanistan’daki üslenme ve mevzilenme heveslerinin hepsini gördük. Gözümüzün önünde bunlar yapılmıştır. Türkiye ile NATO üyesi olduğu için çatışamayacaklarını bildikleri için; Türkiye’yi NATO’dan çıkaramayacakları için de kendilerinin NATO’dan çıkacağına dair birtakım değerlendirmeler yapılmaktadır. Biz, olup biteni gözleyen; olup bitene konumlanabilen, yapması gereken her şeyi yapabilmek için elinde imkân olan bir ülkeyiz. Güçlü siyasete, güçlü devlet yönetimi nezaret etmelidir. Güçlü siyaset, güçlü devlet; memleketi tek cephe hâline getirebilme imkânını oluşturabilmelidir. 86 milyonu bir arada tutabilecek bir yönetim mahareti sergileyeceksiniz. MİLLET İRADESİNE SAYGISIZLIK… Cumhuriyet Halk Partisi, Bursa Belediyesi’nde biliyorsunuz bir soruşturma dolayısıyla süreç yaşadı; belediyede oylama yapılmış, AK Parti’ye geçmiştir. Başından itibaren bu süreçle alakalı ilkesel bir duruşumuz var, biliyorsunuz. O da şudur: Sandıkta milletin iradesine saygı duymak zorundadır siyaset.Sandıkta alamadığınızı belediye encümenleri marifetiyle almak, millet iradesine saygısızlıktır. Bunu bugün siz yapıyorsanız size diyoruz; CHP yapıyor olsaydı CHP’ye derdik. Biz olsaydık “Biz böyle bir şey yapmayız, ayıptır” derdik.Sandıkla alınmış belediyeleri, yargı süreçlerinin size sağladığı imkânla belediye encümenleri üzerinden almaya kalkmanız; memleketi tek cephe yapacağız diye başladığınız güya “terörsüz Türkiye” gündemindeki sözlerinizi bile boşa düşürecek mahiyettedir. MEMLEKETİ BİRLEŞTİRME DEĞİL, BÖLME ADIMI PKK’lılarla memleketi tek cephe yapacağız diye görüşüp, CHP’lilerle cepheleşmek ve bu cephe siyasetini yargının sağladığı alanı kullanarak belediyelerde size verilmemiş oyları gasp etmeye dönüştürmek; memleketi birleştirmeye değil, bölmeye hizmet eder.Cumhurbaşkanımız, eğer AK Parti Genel Başkanı olarak memleketi bu cepheleşmeden kurtarmak istiyorsa, yapması gereken şudur: Cumhurbaşkanlığı makamına yaslanmalı, AK Parti Genel Başkanlığı makamından konuşmamalıdır bu meselede. Cumhurbaşkanlığı makamından konuşmalıdır.Cumhuriyet Halk Partililer onu şöyle derken duymalıdır: “Biz yolsuzluk soruşturmalarına karışmıyoruz. Yolsuzluk soruşturmaları vesilesiyle doğan avantajı partimiz lehine kullanmayı millet iradesine saygısızlık sayıyoruz. Böyle bir hakkımız kanunen olsa bile, böyle bir imkân doğsa bile; bunu kullanmayı, belediye başkanlığı seçiminde tercihini bu yönde kullanmış millete saygısızlık sayıyoruz.” SEÇİMLER ZAMANINDA YAPILMALI… Bir de erken seçim gündemi var… Bu gündemle alakalı bizim pozisyonumuzun, durduğumuz yerin şöyle bilinmesini istiyoruz: Eğer illa seçim yapılacaksa, mecrasında ve zamanında yapılmalıdır.Çünkü mecrasından çıkarılmış bir memlekette, mecrasına otursun diye gayretlerimizi oldu bittiye getirmeyi millet iradesine bu anlamda da hürmetsizlik sayıyoruz. Bu gündem içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi, demokrasinin kendisine vermiş olduğu imkânları kullanmak isteyecektir. Ama Anahtar Parti’nin hayali; mecrasında siyaset, zamanında seçim ve her şeyin yerli yerine oturduğu bir memlekettir. ANAHTAR PARTİ SİYASAL OLARAK DA BÜYÜYOR Her geçen gün büyüyoruz. Sadece sayısal olarak değil, siyasal olarak da büyüyoruz. Türkiye’de bugün “kararsızlar” diye ifade edilen en büyük kitlenin kararlı alternatifi hâline geliyoruz.Araştırmacılar, en büyük oy grubunun ‘kararsızlar’ olduğunu söylüyor. Anahtar Parti, bu kararsızlığa sebep olan sorunları çözme iradesine sahip bir partidir. Kararsızlar bilsinler ki biz kararlıyız. Adaletsizlikten kararsız hâle geldiler. İsraftan kararsız hâle geldiler. Öngörülemez bir memlekette ticaret yaptıkları için kararsız hâle geldiler. Ürettiklerini satamaz, sattıklarının yerine yenisini koyamaz hâle geldikleri için kararsız hâle geldiler. HERKES PARTİM DİYOR; BİZ MİLLETİM DİYORUZ… Tolga Akalın ile geçmişte beraberdik. Bugün beraberiz. Yarın da beraberiz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne varlığıyla, Türk milletine sevdamızla beraberiz.Biz Anahtar Parti’de yüzde kaç oy alırız için değil; yüzde kaç oy alırsak ne buluruz için de değil, Türk milletine ne sağlayabiliriz gibi bir şuurla bir aradayız.Anahtar Parti, her partiden bir parti olarak değil; her partinin hakikatine yürüyen bir mesuliyet hattında, Türk milletinin 86 milyonunun güçlü, zengin, müreffeh yarınları için çalışanların partisidir.Herkes ‘partim’ diyor, biz ‘milletim’ diyoruz. Herkes ‘liderim’ diyor, biz ‘devletimiz’ diyoruz. Herkes karizmatik liderlik ve kadro diyor, biz büyük milletin evlatlarıyız diyoruz. Dolayısıyla herkesin partisinde ne kıymet varsa, biz onları milletimiz için sahipleniyoruz. AKALIN: TÜRK SİYASETİNE BİR HEDİYE… Anahtar Parti’ye katılan Mehmet Tolga Akalın ise, “Anadolu’dan yeni bir ses yükseliyor. Uzun yıllar beraber mücadele ettik. Yavuz Başkanın parti totemciliği yapmaması, 21. yüzyılda Türk siyasetine bir hediyedir. Türk siyaseti yeni bir dönemle tanışacak. Bu Türkiye’nin geleceği. Bu gelecekte sizinle omuz omuza mücadele etmekten ve edecek olmaktan dolayı iftihar ediyorum. Sinenizde bana da bu yeri açtığınız için her birinize ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Mehmet Tolga Akalın’a parti rozeti takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.