Hava Durumu

#Bursa Büyükşehir Belediyesi

- Bursa Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?” Haber

“Bursa’da Yerli Teknoloji Varken Neden Yabancıya 2 Milyar Dolar?” DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk’ten Çok Sert Tepki: “Bursa Üvey Evlat mı?”

DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin Çinli CRRC Zhuzhou Locomotive firmasından tramvay alımıyla ilgili kararına sert sözlerle tepki gösterdi. Yaklaşık 2 milyar dolarlık dış alım üzerinden yapılan anlaşmayı eleştiren Öztürk, Bursa’da geliştirilen yerli teknoloji ve raylı sistem üretim kapasitesine rağmen yabancı firma tercih edilmesini “ekonomik ve stratejik bir çelişki” olarak değerlendirdi. Öztürk, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da üretilen, dünyaya ihraç edilen, mühendisliği ve AR-GE gücüyle kendini ispatlamış bir teknoloji varken; neden 2 milyar dolarlık bir kaynak Çinli bir firmaya aktarılıyor? Bu şehir bu ülkenin vitrini değil mi? Yoksa Bursa sizin gözünüzde üvey evlat mı?” “YERLİ ÜRETİM VARKEN DIŞA BAĞIMLILIK TERCİH DEĞİL, TERCİH EDİLMİŞ BİR POLİTİKADIR” Bursa’nın raylı sistemler alanında Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Öztürk, şehirdeki sanayi altyapısının görmezden gelinmesini eleştirdi. Bursa’da Durmazlar Makine’nin raylı sistem markası Durmaray tarafından geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli alçak tabanlı tramvayı İpekböceği’nin üretildiğini hatırlatan Öztürk, yerli üretim ekosisteminin gücüne rağmen dış alım yapılmasını sorguladı. Kentteki BURAY Raylı Sistemler Kümelenmesi sayesinde birçok yerli firmanın fren sistemlerinden kabin ekipmanlarına kadar kritik parçaları ürettiğini belirten Öztürk, “Bursa artık sadece üretmiyor, teknoloji ihraç ediyor” dedi. “BU ŞEHİR RAYLI SİSTEMDE DÜNYA İLE REKABET EDİYOR” Öztürk açıklamasında, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde geliştirilen AR-GE ve UR-GE projelerinin Türkiye’nin raylı sistem teknolojisinde önemli bir kırılma noktası oluşturduğunu da vurguladı. Polonya’ya yapılan ilk tramvay ihracatının Bursa’dan gerçekleştiğini hatırlatan Öztürk, şunları söyledi: “Bu şehir sadece üretim yapmıyor, ihracat yapıyor, rekabet ediyor, dünya pazarına giriyor. Böyle bir ekosistem varken dışarıdan alım yapmak ekonomik değil, stratejik bir zafiyettir.” “BURSA’NIN POTANSİYELİ YOK SAYILIYOR” Bursa’nın lojistik konumu, sanayi gücü ve mühendislik altyapısının Türkiye’nin en güçlü endüstri merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Öztürk, alınan kararın yerli sanayi açısından moral bozucu etkiler oluşturduğunu savundu. Kentteki üretim kapasitesinin yıllardır geliştirildiğini vurgulayan Öztürk, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bursa, raylı sistemler alanında sadece Türkiye’nin değil, bölgenin üretim üssü olabilecek potansiyele sahip. Buna rağmen dışarıdan yapılan devasa alımlar, yerli üreticiyi görmezden gelmek anlamına gelir.” “50 MİLYAR EUROLUK KAYNAK NEREDE KALACAK?” Raylı sistem projelerinin ekonomik büyüklüğüne de dikkat çeken Öztürk, Türkiye’de bu alanda yapılan yatırımların yüz milyarlarca euroluk bir ekonomik hacme karşılık geldiğini ifade etti. Yerli katkı şartının daha güçlü uygulanması gerektiğini belirten Öztürk, şu ifadeleri kullandı: “Eğer yerli üretim desteklenmezse, milyarlarca euroyu dışarıya göndermeye devam ederiz. Oysa doğru politikalarla bu kaynak Türkiye’de kalabilir, sanayi büyür, istihdam artar.” “BURSA’YA BAKIŞ AÇISI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ” Açıklamasının sonunda merkezi ve yerel yönetime çağrıda bulunan Tayfun Öztürk, Bursa’nın üretim gücünün stratejik bir değer olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Öztürk, “Bu şehir üretiyor, geliştiriyor, ihraç ediyor. Buna rağmen yerli firmalar yerine yabancı şirketlerin tercih edilmesi kabul edilebilir değildir. Bursa’nın emeği ve potansiyeli görmezden gelinmemelidir” dedi. SONUÇ: YERLİ SANAYİ Mİ, DIŞA BAĞIMLILIK MI? Bursa’da raylı sistemler alanında gelişen güçlü sanayi altyapısı ve yerli üretim kapasitesi, son yapılan alım kararlarıyla yeniden tartışma konusu oldu. DEVA Partisi İl Başkanı Tayfun Öztürk’ün açıklamaları, şehirdeki sanayi ekosisteminin geleceği ve kamu alım politikalarının yönü hakkında yeni bir tartışma başlattı. Kamuoyunda şimdi en çok sorulan soru ise şu oldu: “Bursa, kendi teknolojisini üreten bir şehir mi olacak, yoksa kendi üretimini görmezden gelen bir pazar mı?”

Bursa'dan Konfederasyon Yönetimine: Ünal Kılıç'a Önemli Görev Haber

Bursa'dan Konfederasyon Yönetimine: Ünal Kılıç'a Önemli Görev

Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde uzun yıllardır görev yapan, aslen Gümüşhaneli olan Ünal Kılıç, sendikal alandaki çalışmalarını konfederasyon yönetimine taşıdı. Devlet Memurları Konfederasyonu'na bağlı Kamu Birliği Belediyeler Sendikası Bursa Şube Başkanlığı görevini sürdüren Kılıç, 30 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda Devlet Memurları Konfederasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Kamu çalışanlarının haklarının korunması ve geliştirilmesi adına sendikal faaliyetlerde aktif rol üstlenen Kılıç'ın, yeni görevinde belediye çalışanları başta olmak üzere tüm kamu görevlilerinin sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalara katkı sunması bekleniyor. Genel kurulun ardından açıklamada bulunan Ünal Kılıç, kendisini bu göreve layık gören delegelere ve teşkilat mensuplarına teşekkür ederek, "Bu görev sadece şahsıma verilmiş bir unvan değil, kamu çalışanlarının hak ve hukukunu daha güçlü şekilde savunma sorumluluğudur. Birlik ve dayanışma anlayışıyla, tüm kamu çalışanlarımızın sesi olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Kılıç, yeni dönemde kamu görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmesi, çalışma barışının güçlendirilmesi ve sendikal mücadelenin daha etkin hale gelmesi için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Devlet Memurları Konfederasyonu'nun 30 Haziran'da gerçekleştirilen genel kurulunda oluşan yeni yönetimle birlikte, önümüzdeki dönemde kamu çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarına yönelik çalışmaların artırılması hedefleniyor.

Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki Yaya Köprüsü Tartışması: “Gerekçe Güvenlik mi, Abartı mı?” Nilüfer Deresi Üzerindeki Köprüde Geçiş Yasağı Tepki Çekti Haber

Hüdavendigar Kent Parkı’ndaki Yaya Köprüsü Tartışması: “Gerekçe Güvenlik mi, Abartı mı?” Nilüfer Deresi Üzerindeki Köprüde Geçiş Yasağı Tepki Çekti

Hüdavendigar Kent Parkı içerisinde yer alan ve Nilüfer Çayı üzerinden Nilüfer ile Osmangazi ilçelerini birbirine bağlayan çelik yaya köprüsünün güvenlik gerekçesiyle kapatılması, bölge halkı arasında tartışma yarattı. Köprünün, “toplu geçişlerde aşırı sallandığı” gerekçesiyle yaya kullanımına kapatıldığı belirtilirken, vatandaşlar bu karara tepki göstererek günlük ulaşımın uzadığını ifade etti. Vatandaşlar: “1,5 Kilometre Fazladan Yürümek Zorunda Kalıyoruz” Köprünün kapatılmasıyla birlikte iki ilçe arasında park içinden doğrudan geçiş yapamayan vatandaşların yaklaşık 1,5 kilometrelik alternatif güzergâhı kullanmak zorunda kaldığı belirtiliyor. Bölge sakinleri, özellikle yaşlılar ve çocuklu aileler için bu durumun ciddi bir zorluk oluşturduğunu ifade ediyor. “Köprünün Sallanması Normal, Güvenlik Sistemi Çalışır” Teknik değerlendirmelerde ise çelik yaya köprülerinin belirli seviyede esneme ve salınım yapmasının mühendislik açısından normal olduğu vurgulanıyor. Dinamik yükler, rüzgâr etkisi ve yoğun yaya trafiği altında köprülerin kontrollü şekilde hareket etmesinin yapısal güvenlik açısından tasarımın bir parçası olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, bu tür salınımların çoğu modern köprüde enerji sönümleme sistemi olarak görev yaptığını ve tek başına “tehlike” anlamına gelmediğini belirtiyor. Ahşap Kaplama ve Yıpranma Tartışması Köprü zemininde kullanılan emprenyeli ahşap kaplamalarda yer yer aşınmalar bulunduğu, ancak bunun oran olarak düşük seviyede olduğu yönünde değerlendirmeler de gündeme geldi. Bölge halkı, bu durumun bakım-onarım çalışmalarıyla çözülebileceğini savunuyor. Belediyeden “Yoğun Yük” Gerekçesi Bursa Büyükşehir Belediyesi teknik ekiplerinin ise köprünün yoğun yaya trafiği nedeniyle taşıma kapasitesinin zorlandığını ve uzun vadede güvenlik riski oluşabileceğini değerlendirdiği ifade ediliyor. Bu kapsamda köprünün geçici olarak kapatıldığı, ilerleyen süreçte teknik inceleme ve bakım çalışmaları sonrası yeniden değerlendirme yapılabileceği belirtiliyor. “Liyakat ve Yönetim” Tartışması da Gündemde Kararın ardından bazı vatandaşlar uygulamayı “gereksiz ve aşırı tedbir” olarak değerlendirirken, yerel yönetimlerin teknik karar alma süreçlerine yönelik eleştiriler de gündeme geldi. Özellikle ulaşım kolaylığı sağlayan bir bağlantı noktasının kapatılmasının şehir yaşamını olumsuz etkilediği görüşü öne çıkıyor. Bölge sakinleri, köprünün tamamen kapatılması yerine kontrollü bakım, güçlendirme ve periyodik denetimlerle açık tutulabileceğini savunuyor. Gözler Teknik İnceleme Sürecinde Köprünün geleceğiyle ilgili nihai kararın teknik raporlar doğrultusunda netleşmesi beklenirken, vatandaşlar hem güvenlik hem de günlük yaşamı kolaylaştıracak bir çözüm talep ediyor.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Büyük Tasfiye İddiası: Bozbey Döneminde Alınan Personellerin İşine Son Veriliyor Haber

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde Büyük Tasfiye İddiası: Bozbey Döneminde Alınan Personellerin İşine Son Veriliyor

Mustafa Bozbey yönetimindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi, kamuoyunu sarsan personel operasyonu iddialarıyla gündemin merkezine oturdu. Belediyede yaşanan görev değişiklikleri ve işten çıkarmalar kentte büyük tepkiye neden olurken, yüzlerce çalışanın kapı önüne konulduğu yönündeki iddialar Bursa siyasetinde adeta deprem etkisi yarattı. İddialara göre, Mustafa Bozbey döneminde belediye bünyesine alınan çok sayıda personelin görevine son verildi. Belediye koridorlarında konuşulan rakamların her geçen gün arttığı belirtilirken, işten çıkarılan çalışanların önemli bir bölümünün herhangi bir tatmin edici gerekçe gösterilmeden işsiz bırakıldığı öne sürülüyor. Özellikle ekonomik krizin vatandaşın belini büktüğü bir dönemde gerçekleştiği iddia edilen bu toplu işten çıkarmalar, kamu vicdanında ciddi rahatsızlık oluşturdu. Belediyede yıllardır emek verdiğini ifade eden çalışanların bir gecede işsiz bırakıldığı iddiaları, “liyakat mı, siyasi hesaplaşma mı?” sorularını da beraberinde getirdi. Kulislerde konuşulan iddialar bununla da sınırlı değil. Belediye içerisindeki bazı birimlerde geniş çaplı kadro değişimlerinin sürdüğü, yeni bir yapılanma adı altında sistemli bir personel tasfiyesinin yürütüldüğü ileri sürülüyor. İş akitleri sona erdirilen personellerin yaşadığı mağduriyetin her geçen gün büyüdüğü belirtilirken, ailelerin ciddi ekonomik çıkmaza sürüklendiği ifade ediliyor. Sosyal medyada çok sayıda kullanıcı yaşananlara tepki gösterirken, “emek kıyımı”, “belediyede büyük tasfiye” ve “çalışanlar neden hedefte?” yorumları dikkat çekiyor. İşten çıkarıldığı öne sürülen bazı personellerin hukuki süreç başlatmaya hazırlandığı da iddialar arasında yer aldı. Tüm bu gelişmeler yaşanırken gözler şimdi Bursa Büyükşehir Belediyesi yönetimine çevrilmiş durumda. Kamuoyu, iddiaların doğru olup olmadığına ilişkin net ve kapsamlı bir açıklama bekliyor. Belediye yönetiminin sessizliğini koruması ise tartışmaları daha da büyütüyor. Bursa’da yaşanan bu gelişmenin önümüzdeki günlerde siyasi ve hukuki boyutuyla daha da büyümesi bekleniyor.

DEVA PARTİSİ NİLÜFER İLÇE BAŞKANI Fatih Kayıkçı’DAN SERT ÇIKIŞ: “BURSA KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ GÖZ GÖRE GÖRE ÇÜRÜTÜLÜYOR!” Haber

DEVA PARTİSİ NİLÜFER İLÇE BAŞKANI Fatih Kayıkçı’DAN SERT ÇIKIŞ: “BURSA KÜÇÜK SANAYİ SİTESİ GÖZ GÖRE GÖRE ÇÜRÜTÜLÜYOR!”

Bursa’nın üretim damarlarından biri olan Bursa Küçük Sanayi Sitesi için uzun süredir dile getirilen sorunlar, artık görmezden gelinemez bir noktaya ulaştı. Fatih Kayıkçı, Nilüfer ilçesinin Çalı Yolu üzerinde, Ataevler ve Üçevler mahalleleri arasında konumlanan bu kritik üretim merkezinin adeta kaderine terk edildiğini belirterek, hem Nilüfer Belediyesi’ni hem de Bursa Büyükşehir Belediyesi’ni sert sözlerle hedef aldı. Yaklaşık 40 yıllık geçmişe sahip olan sanayi sitesinin bugün “sahipsizlik ve ilgisizlik yüzünden döküldüğünü” vurgulayan Kayıkçı, bölgedeki çarpıcı dönüşüme dikkat çekti. Bir yanda altyapısı çökmüş, yolları parçalanmış, bakım yüzü görmemiş bir sanayi alanı; diğer yanda ise hızla yükselen çok katlı lüks rezidanslar… Bu çelişkinin kabul edilemez olduğunu belirten Kayıkçı, “Üreten kesim çürümeye terk edilirken, rant odaklı yapılaşma teşvik ediliyor” ifadelerini kullandı. Bölgedeki nüfus yoğunluğunun şimdiden 200 bine yaklaştığını hatırlatan Kayıkçı, bu büyümenin plansız ve dengesiz ilerlediğini söyledi. “Bu kadar yoğunluğun olduğu bir alanda, ekonomiye can suyu veren küçük sanayinin altyapı ihtiyaçlarını görmezden gelmek, yalnızca ihmalkârlık değil, aynı zamanda ekonomik akla ihanettir” diyerek tepkisini yükseltti. Sanayi sitesinin ulaşım açısından da önemli bir noktada bulunduğunu belirten Kayıkçı, Çalı Yolu üzerindeki bu alanın, metro erişimi açısından Ataevler Metro İstasyonu gibi kritik bir durağa yakınlığına rağmen gerekli ulaşım ve yol iyileştirmelerinden mahrum bırakıldığını dile getirdi. “Yollar, yılların yorgunluğunu iliklerine kadar hissediyor. Çukurlar, bozulmuş asfalt, altyapı eksiklikleri üretimi sekteye uğratıyor” dedi. Ayrıca sanayi sitesinin, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) ile komşu konumda olmasına rağmen aynı ilgi ve planlamadan yararlanamadığını belirten Kayıkçı, bölgedeki potansiyelin heba edildiğini ifade etti. 1.243 dekar alana kurulu ve 1.563 işyerine ev sahipliği yapan Beşevler Küçük Sanayi Sitesi’nde 10 bini aşkın kişinin istihdam edildiğini hatırlatan Kayıkçı, bu büyüklükte bir ekonomik gücün bu denli ihmal edilmesini “akıl dışı” olarak nitelendirdi. Kayıkçı açıklamasını sert bir çağrıyla noktaladı: “Buradan açıkça uyarıyorum; bu ilgisizlik sürdürülebilir değildir. Küçük sanayi esnafı bu kentin omurgasıdır. Eğer bugün bu çürümeye göz yumulursa, yarın bunun bedelini tüm Bursa öder. Nilüfer Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi derhal harekete geçmeli, altyapıdan ulaşıma, planlamadan bakım çalışmalarına kadar kapsamlı bir iyileştirme programını acilen devreye almalıdır.” Bursa Küçük Sanayi Sitesi’nde yükselen bu tepki, yalnızca bir bölgenin değil, üretimle ayakta duran tüm kesimlerin sesi olarak yankılanmaya devam ediyor.

Bursa Kent Konseyi’nden Sert Bildiri ve Toplu İstifa: “Halkın İradesi Gasp Edildi” Haber

Bursa Kent Konseyi’nden Sert Bildiri ve Toplu İstifa: “Halkın İradesi Gasp Edildi”

Bursa Kent Konseyi, Bursa siyasetinde geniş yankı uyandıracak çok sert bir açıklamayla Başkanlık ve Yürütme Kurulu üyeliklerinden toplu istifa kararı aldığını duyurdu. Yapılan kapsamlı açıklamada, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan görev değişikliği süreci “halk iradesine müdahale”, “demokratik meşruiyetin ortadan kaldırılması” ve “yerel yönetime çökülmesi” ifadeleriyle değerlendirildi. Açıklamada, iki yıl önce Bursa halkının oylarıyla seçilen Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması, ardından tutuklanması ve aynı gün görevden uzaklaştırılmasının hukuki değil siyasi bir süreç olduğu savunuldu. Konsey yönetimi, soruşturmanın sonucu önceden belirlenmiş bir siyasi operasyon niteliği taşıdığını öne sürdü. “Kayyım Atandı, Halkın Seçimi Yok Sayıldı” Bildiride, İçişleri Bakanlığı tarafından belediye yönetimine vali yardımcısının kayyım olarak atanmasının ardından gerçekleşen belediye meclis oturumuna da sert tepki gösterildi. Bursa Valisi’nin davetiyle, Oktay Yılmaz yönetiminde düzenlenen meclis toplantısında, CHP ve İYİ Partili meclis üyeleri ile milletvekillerinin salona alınmadığı iddia edildi. Bu ortamda yapılan oylamayla, Cumhur İttifakı üyelerinin kendi aralarında yeni büyükşehir belediye başkanını belirlediği ifade edilen açıklamada, 31 Mart 2024 seçimlerinde halkın büyük oy farkıyla seçtiği yönetimin meclis çoğunluğu eliyle devre dışı bırakıldığı savunuldu. Konsey açıklamasında şu görüş öne çıktı: “861 bin 295 oy alarak yüzde 47,67 oy oranıyla seçilen bir başkanın yerine, yalnızca meclis içi oylarla belirlenen bir ismin getirilmesi, halk iradesinin kapalı kapılar ardında yok sayılmasıdır.” “Bu Sadece Bir Görev Değişikliği Değil” Bursa Kent Konseyi, yaşananların yalnızca bir belediye başkanlığı değişimi olmadığını, bunun doğrudan demokrasiye ve seçme hakkına yönelik ağır bir müdahale olduğunu savundu. Açıklamada, seçilmiş bir yöneticinin siyasallaşmış yargı eliyle görevden uzaklaştırıldığı ve yerel demokrasinin tasfiye edildiği öne sürüldü. Konsey yönetimi, kent konseylerinin; merkezi yönetim, yerel yönetimler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarını ortak akılda buluşturan demokratik yapılar olduğuna dikkat çekerek, mevcut süreçte bu zeminin tamamen ortadan kaldırıldığını belirtti. 22 Ayda Yüzlerce Faaliyet Gerçekleştirildi İstifa açıklamasında yalnızca siyasi eleştiriler değil, görev süresince yapılan çalışmalar da ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşıldı. 30 Haziran 2024 ile 10 Nisan 2026 tarihleri arasındaki 22 aylık süreçte: Çocuk, gençlik, kadın, engelli ve çevre meclisleri kuruldu 20 farklı çalışma grubu ve gönüllülerle çok sayıda proje yürütüldü 3 genel kurul, 43 yürütme kurulu toplantısı yapıldı Bursa’nın 17 ilçesinde “Hayalimizdeki Bursa’yı Konuşuyoruz” çalıştayları düzenlendi 6 alanda 30 çalıştay gerçekleştirildi 2 saha analiz raporu hazırlandı 25 yürüyüş ve çok sayıda farkındalık etkinliği düzenlendi 8 yayın çıkarıldı Onlarca panel ve söyleşi organize edildi Toplam 568 toplantı ve etkinliğe imza atıldı Dijital Alanda da Büyük Büyüme Konsey, dijital iletişim alanında da dikkat çekici veriler paylaştı. Açıklamaya göre göreve geldiklerinde yaklaşık 3 bin olan Instagram takipçi sayısı 14 bine yükseldi. Süreç boyunca: 260 reels videosu 2 bin gönderi Aylık ortalama 100 içerik paylaşımı Toplam 1,5 milyon görüntüleme Aylık ortalama 125 bin kişiye erişim sağlandı. “Bursa’da Artık Demokratik Bir Ortam Kalmamıştır” Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise şu cümle oldu: “Bursa’da artık demokratik bir ortam kalmamıştır.” Konsey yönetimi, hukuktan ve adaletten yoksun bir anlayıştan şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir yönetim beklenemeyeceğini ifade ederek, bu koşullarda görevlerini sürdürmenin mümkün olmadığını duyurdu. Toplu İstifa Kararı Açıklandı Tüm bu gerekçeler doğrultusunda, Bursa Kent Konseyi Başkanlığı ile Yürütme Kurulu üyeliklerinden istifa edildiği resmen açıklandı. Açıklamanın sonunda ise mücadele mesajı verildi. Konsey üyeleri, bundan sonraki süreçte de kent haklarını, doğal varlıkları, demokratik değerleri ve sosyal hukuk devleti ilkesini savunmaya devam edeceklerini bildirdi. Bursa’da yeni dönemin nasıl şekilleneceği ve bu istifaların kent yönetimine nasıl yansıyacağı merakla bekleniyor.

Üçüncü turda seçim sonuçlandı! Bursa Büyükşehir'in başkan vekili belli oldu Haber

Üçüncü turda seçim sonuçlandı! Bursa Büyükşehir'in başkan vekili belli oldu

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından başkan vekili seçimini gerçekleştirdi. Toplantı, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz başkanlığında yapıldı. Meclis üyeleri tek tek kürsüye davet edilerek kapalı zarf yöntemiyle oy kullandı. İlk iki turda çoğunluk sağlanamadı Tasnif heyeti, 61 meclis üyesinin katıldığı ilk tur oylamada Cumhur İttifakı adayı Şahin Biba’nın 61 oy aldığını açıkladı. Ancak üçte iki çoğunluk sağlanamadığı için seçim ikinci tura kaldı. İkinci turda da gereken çoğunluk oluşmayınca oylama üçüncü tura taşındı. Üçüncü turda Şahin Biba seçildi Üçüncü tur oylamada salt çoğunluk arandı. 61 meclis üyesinin tamamının oy kullandığı üçüncü turda Şahin Biba, salt çoğunluğun desteğini alarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili seçildi. Oktay Yılmaz, sonucu şu şekilde açıkladı: “3. tur oylamasında Şahin Biba 61 oy aldı. Üye tam sayısının salt çoğunluğu sağlandığından, Bursa Büyükşehir Belediyesi başkan vekilliği görevine Şahin Biba seçildi.” Şahin Biba’dan ilk açıklamalar Seçilmesinin ardından kürsüye çıkan yeni Başkan Vekili Şahin Biba şu mesajları verdi: “Başkan vekili seçiminin hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Destek veren tüm meclis üyelerimize teşekkür ediyorum. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde üye dağılımı bellidir ve çoğunluk Cumhur İttifakı’ndadır. Herkesi hukuk içinde işleyen demokratik sürece saygı duymaya davet ediyorum. Bursa sıradan bir şehir değildir; tarih, medeniyet ve emanet şehridir. Bizim anlayışımızda görev unvan değil, sorumluluktur. Yetki ayrıcalık değil, millete hizmet vesilesidir. Hiçbir bahaneye sığınmadan, hiçbir mazeretin arkasına saklanmadan tüm enerjimizi Bursa’ya hizmete ayıracağız. Siyaset anlayışımızın merkezinde mazeret değil hizmet, polemik değil eser üretmek vardır. Tek gündemimiz Bursa olacak, tek önceliğimiz Bursalı hemşehrilerimizin refahı olacaktır. Gerçek belediyecilik anlayışıyla 17 ilçemize ayrım yapmadan hizmetlerimizin kesintisiz sürmesi için hep birlikte çalışacağız. Nerede gönül varsa ona dokunmanın gayreti içinde olacağız.” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yeni dönemde yönetim, Başkan Vekili Şahin Biba sorumluluğunda yürütülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.