Hava Durumu

#Belediyeler

- Belediyeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediyeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“İMAR DÜZENLEMESİ DEĞİL, ÜLKEYİ TOPTAN KISKACA ALAN HUKUKİ SIKIYÖNETİM” TEPKİSİ Haber

“İMAR DÜZENLEMESİ DEĞİL, ÜLKEYİ TOPTAN KISKACA ALAN HUKUKİ SIKIYÖNETİM” TEPKİSİ

Türkiye'de imar ve arazi düzenlemesine ilişkin yeni yasa maddeleri, sahada büyük bir infial yaratılış sırasında, İmar yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu düzenlemeyi sert sözlerle hedef aldı ve “Bu bir düzenleme değil, uluslararası vatandaş potansiyel suçlu olan topyekûn bir hukuki kıskacın suçudur” kullandı. Hacıoğlu'na göre kanun metninde özellikle “izin alınmadan yapılmış her türlü yapı ve tesis” şeklinde yer alan ifade, kayıtlı şekilde düzensiz bırakılmış, ucu açık ve her yapıyı hedef alabilecek kadar geniş bir çerçeve oluşur. “TEK CÜMLEYLE ÜLKEDEKİ YAPILARIN ÜZERİNE BOMBALAMA ETKİSİ YARATILIYOR” Düzenlemenin en sert eleştirisi, kapsamın belirsizliğine yönelik oldu. Hacıoğlu, bu ifadenin teknik bir düzenleme değil, doğrudan “yıkıcı yorumlara açık bir hukuk metni” şeklinde değerlendirme yaptığını belirtti: Bu düzenleme katı yorumlandığında; tarım arazileri üzerindeki yapılar, hobi bahçeleri, kooperatif adı altında yapılan konutlar, köylerde yıllardır kullanılan ruhsatsız evler ve Büyükşehir Yasası sonrası planlama karmaşasında kalan tüm kırsal yapılar bir anda hedef haline getirilebilecek. Bu tablo, sahada “kaçak yapı” tartışmasından çok daha öte, doğrudan “yaşam alanlarının kriminalize edilmesi” anlamına geliyor. ABONELİK KRİZİ: “ELEKTRİK, SU, DOĞALGAZ ÜZERİNDEN YAŞAM KESME TEHDİDİ” Düzenlemenin en tartışmalı ve en sert başlıklarından biri ise abonelik sistemi oldu. Kanun metninde mevcut aboneliklerin iptal edileceğine dair açık bir hüküm bulunmamasına rağmen, yalnızca “abonelik tesis edilmez” ifadesinin yer alması ciddi bir hukuki kaos yorumunu beraberinde getirdi. Hacıoğlu bu noktada çok net konuştu: Bir yorum mevcut sistemin devam edeceğini söylerken, diğer yorum doğrudan mevcut elektrik, su ve doğalgaz aboneliklerinin bile “illegal” sayılarak iptal edilmesinin önünü açıyor. Bu belirsizlik, milyonlarca insanın yaşam hakkını idari yorumlara teslim etmek demektir. “KURUMLARA CEZA YAĞDIRAN, VATANDAŞA YAŞAM KAPATAN SERT MEKANİZMA” Yeni düzenlemenin 23, 24 ve özellikle 25. maddeleri, “en sert müdahale paketi” olarak değerlendiriliyor. Kooperatifler Kanunu kapsamındaki kooperatiflerin tarım arazilerinde mülkiyet edinmesinin neredeyse imkânsız hale getirilmesi, özellikle hobi bahçesi ve kırsal yapı projelerini doğrudan hedef alan bir adım olarak yorumlanıyor. Para cezalarının artırılması ise “caydırıcılık değil, finansal baskı mekanizması” olarak nitelendiriliyor. “EN AĞIR DARBE ABONELİKTE: 100 BİN TL’LİK CEZA SİSTEMİ” Düzenlemenin en sert ve en tartışmalı hükmü Madde 25 olarak öne çıkıyor. Bu maddeye göre izinsiz yapılmış yapılara elektrik, su ve doğalgaz bağlanması tamamen yasaklanıyor. Buna rağmen abonelik tesis eden kurumlara her işlem için 100 bin TL ceza uygulanacak. Daha da ağır olanı ise şu: Abonelik 30 gün içinde iptal edilmezse, her ay için yeniden 100 bin TL ceza kesilecek. Bu düzenleme, sahada “idari baskı makinesi” olarak yorumlanırken, belediyeler ve dağıtım şirketleri üzerinde ciddi bir uygulama baskısı oluşturuyor. “MİLYONLARCA İNSAN KENDİ DEVLETİYLE KARŞI KARŞIYA BIRAKILIYOR” Hacıoğlu, düzenlemenin en kritik riskinin mevcut yapı stokunu belirsizliğe mahkûm etmesi olduğunu vurguladı. Ona göre mesele kaçak yapı değil, yıllardır çözülmeyen planlama hataları, belediyelerin geciken imar uygulamaları ve sistematik boşluklar nedeniyle oluşmuş devasa bir hukuki gri alan. Bu düzenleme ise çözüm üretmek yerine, bu gri alanı daha da büyütüyor. “SORUN VATANDAŞ DEĞİL, DEVLETİN PLANLAMASIZLIĞI” Açıklamada en sert vurgulardan biri de sorumluluk tartışmasına ilişkin oldu. Hacıoğlu’na göre milyonlarca yapı vatandaşın keyfi inşası değil; belediyelerin yıllarca süren imar ihmalleri, planlama eksiklikleri ve Büyükşehir Belediyesi Kanunu sonrası oluşan yapısal boşlukların sonucudur. “ÇÖZÜM CEZA DEĞİL, YIKIM DEĞİL; TOPLU PLANLAMA MECBURİYETİDİR” Hacıoğlu, bütçenin yalnızca yasak koyma ve cezayı artırmanın bir kapsamının toplumsal krizin derinleştirileceğini belirterek, çözümün ancak mevcut yapı stokunun kayıt yerinde tutulması, güvenli yapıların korunması ve çalıştırılma yapıların dönüşüm süreciyle mümkün kılınabileceğini söyledi. SONUÇ: “BELİRSİZLİK DEĞİL, DOĞRUDAN HUKUKİ FIRTINA” Sahadaki değerlendirmelere göre düzenlemenin en büyük sorunu, sunulan yaptırımlardan tercihli, nasıl uygulanacağına dair netlikten tamamen yoksun olması. Uzmanlara göre bu tablo, Türkiye'de imar alanında yeni bir kriz dalgasını tetikleyebilir ve çok sayıda yapıyı doğrudan idari tasarruflara açık hale getirebilir.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş’tan Sert Uyarı: Hobi Bahçelerine Müdahale Kabul Edilemez Haber

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş’tan Sert Uyarı: Hobi Bahçelerine Müdahale Kabul Edilemez

İYİ Parti GİK Üyesi ve Bursa Milletvekili Hasan Toktaş, Türkiye'nin vatandaşını ilgilendiren hobi bahçeleri konusunda iktidara sert ve net mesajlar verdi. Toktaş, hobi bahçelerinin sadece bir ihtiyacı değil, vatandaşın adeta bir sığınağı olduğunu vurgulayarak, bakanlık ve belediyeleri uyardı. Hobi Bahçeleri Ciddi Bir İhtiyaç ve Fayda Alanıdır Toktaş, pandemi sürecinde vatandaşın hobi bahçelerinde güvenli ve sağlıklı bir nefes alanı bulduğunu belirterek şunları söyledi: "Pandemi döneminde hobi bahçeleri, vatandaşımızın adeta bir sığınağı hâline gelmiştir. Bu alanlar, Türkiye genelinde evrensel doğrudan ilgilenmektedir. Hobi bahçeleri ciddi anlamda ihtiyaçtır ve tartışılmaz." Standartlara Bağlanmalı, Yok Sayılamaz Milletvekili Toktaş, hobi bahçelerinin hukuki ve planlama boyutuna dikkat çekti. Orman, mera, dere yatağı ve kumsal gibi özel mülkiyete konu edilemeyen alanların kalan hobi bahçelerinin dışında mutlaka bir standarta bağlanması ifade etti: “Kişilerin kendi bahçelerine ya da mutlak tarım arazileri dışında oluşturulan hobi bahçeleri, planlı ve düzenli bir şekilde bir araya getirilmesi ele alınmalıdır. Bu konuda acilen bir standart olarak belirlenmelidir.” Toktaş, bakanlık ve belediyelere de net bir çağrıda şunları söyledi: “1/100.000 izin çevre düzenlerine ve 1/25.000 ile 1/5.000 ile 1/5.000 çocukların nazım imar planlarına hobi bahçelerinin yapılabileceği uygulamalara mutlaka katılmalı. Özellikle düşük, genellikle dördüncü sınıf tarım arazileri olan 'marjinal tarım arazileri' ya da 'tarım bölgeleri' diye tabir ettiğimiz, bunlarla ilgili hobi planıyla planlanmalı ve bu programlar net olarak olmalı." “Yıkacağız” Sözü kesinlikle Kabil Edilemez Toktaş, bakanlık toplantılarının bazı açıklamalarına sert tepki gösterdi: “Bugüne kadar yapılan hobi bahçeleri bu bölüme uyulsa ruhsata bağlanmalıdır. Milyonlarca vatandaşla ilgilenen yüzbinlerce hobi bahçesini, Sayın Bakan'ın ifade ettiği gibi 'Yıkacağız.' Böyle kesin, kati ifadelerle tehdit kabul edilemez. Bu, sanki vatandaşın emeği, alın teri yokmuş gibi bir davranıştır, vatandaşın hakkıdır; İktidardan Acil Düzenleme Talebi Toktaş, son olarak yönetim ve belediyeleri uyararak, acilen gerekli düzenlemelerin başvurularını talep etti: "Bakanlık ve belediyeler öncelikle gerekli düzenlemeleri yapmalı, vatandaşın hak ve bölünmeleri yok saymamalıdır. Hobi bahçeleri hayatta olan insanların yerleşmiş bir ihtiyaçtır; buna müdahale edilmesi Türkiye'nin toplumsal dengeleri açısından da ciddi bir yanlıştır."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.