Hava Durumu

#Belediye

- Belediye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da yağış ve fırtına için ekipler hazır bekliyor Haber

Bursa’da yağış ve fırtına için ekipler hazır bekliyor

Bursa’da beklenen olumsuz hava koşulları nedeniyle belediye birimleri alarma geçti. Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) üzerinden yürütülen hazırlıklar kapsamında ekipler, 14 Ekim’i 15 Ekim’e bağlayan gece boyunca kent genelinde hazır bekledi. BUSKİ, itfaiye, yol bakım, zabıta, park ve bahçeler ile Tarım Peyzaj A.Ş. ekipleri, olası ihbarlara müdahale edebilmek için araç ve iş makineleriyle sahada konuşlandırıldı. Biba, hazırlıkları yerinde inceledi Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, meteorolojik gelişmeleri ve kentteki durumu AKOM’dan takip etti. Daha sonra BUSKİ Genel Müdürlüğü ile İhsaniye İtfaiye İstasyonu’nu ziyaret eden Biba, görevli personelden hazırlıklar hakkında bilgi aldı. Olumsuz hava koşulları sürdüğü müddetçe ekiplerin görev başında olacağını belirten Biba, vatandaşlara dikkatli ve tedbirli olmaları çağrısında bulundu. Yağmur suyu hatlarında gece mesaisi Yağış öncesi önlemler kapsamında belirlenen bölgelerde kanalizasyon ve yağmur suyu hatları temizlendi. Gece boyunca sürdürülen çalışmalarla hatlardaki tıkanıklıkların giderilmesi ve su baskını riskinin azaltılması amaçlandı. Belediyenin paylaştığı bilgilere göre hazırlıklarda en fazla personel, 458 kişiyle Tarım Peyzaj A.Ş. ve Park ve Bahçeler birimlerinde görev aldı. Yol bakımda 350, itfaiyede 134, BUSKİ’de 130 personel görevlendirilirken zabıta, çağrı merkezleri ve sahil planlama ekipleri de çalışmalara katıldı. İhbar hatları günün her saati hizmet veriyor Vatandaşlar su ve kanalizasyon sorunlarını BUSKİ Alo 185’e, diğer belediye taleplerini ise 444 16 00 ve Alo 153 hatlarına iletebiliyor. Acil yardım gerektiren durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurulabiliyor.

Anahtar Parti'den belediyeye ironik öneri: "Biz çözelim, reklamı siz yapın" Haber

Anahtar Parti'den belediyeye ironik öneri: "Biz çözelim, reklamı siz yapın"

– Anahtar Parti Kestel İlçe Başkanı Serhan Aşar, ilçe merkezindeki tek yeşil alan olan Aile Parkı’nda başlatılan inşaat çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Aşar, projeyi sert dille eleştirirken, belediyeye teknik destek sunmaya hazır olduklarını belirterek dikkat çeken bir işbirliği önerisinde bulundu: "Biz çözelim, reklamı siz yapın." Anahtar Parti İlçe Başkanı Aşar, ilçenin imar planlamasında sosyal donatı alanlarının yıllardır ihmal edildiğini belirterek, mevcut durumda halkın ailece vakit geçirebileceği tek alanın Aile Parkı olduğuna dikkat çekti. Aşar, “Özellikle yaz aylarında yaşlılarımızın, emeklilerimizin ve ailelerin nefes alabildiği tek yer olan Aile Parkı’nda, bitiş tarihi belli olmayan ve mimari projesi anlaşılmayan bir inşaat süreci başlatılmıştır” dedi. Parkın küçük dokunuşlarla yenilenebileceğini ifade eden Aşar, mevcut uygulamayı “hazin” olarak nitelendirerek, “Millet bahçesi adı altında parkın bu hale getirilmesini hayret ve üzüntüyle izliyoruz” diye konuştu. "Belediye teknik anlamda aciz duruma düşürüldü" Açıklamada, belediyenin iki teknik başkan yardımcısı bulunmasına karşın süreci doğru yönetemediği savunuldu. Anahtar Partili Aşar, bu duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı: > “İki teknik başkan yardımcısının yüksek rakamlarla maaş alarak görev yaptığı bir belediyenin, milletimize hizmet etme makamlarının bu denli aciz duruma düşürülmesi bizleri derinden üzmüştür.” Aşar, muhalefet ve iktidar kanadındaki tüm meclis üyelerinin de çözüm üretmekte zorlandığını belirterek, belediye yönetimine eleştirilerini yineledi. Anahtar Parti'den flaş teklif: "Biz çözelim, reklamı siz yapın" Partisinin ilçe menfaatlerini siyasi çıkarların üzerinde gördüğünü vurgulayan Aşar, belediyeye işbirliği önerisinde bulundu. Aşar, açıklamasının devamında şu çağrıyı yaptı: > “Bizler ilçemizin sorunlarını tespit etmiş durumdayız. Teknik destek başta olmak üzere her alanda yardıma hazırız. Biz destek verelim, reklamı siz yapın, yeter ki Kestel kazansın.” Aşar, belediyenin bu tür bir desteğe ne kadar ihtiyaç duyduğunun herkesin malumu olduğunu da sözlerine ekledi. "Kestel daha iyisine layık" Anahtar Parti Kestel İlçe Başkanı Aşar, açıklamasını “Kestel daha iyisine layıktır” sözleriyle tamamlarken, partisinin konuyu takip edeceğini ve vatandaşların daha yaşanabilir bir çevreye kavuşması için mücadele edeceklerini bildirdi.

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu” Haber

“Vali Erol Ayyıldız’a Minnetle: Emanet Topraklar Kurtuldu”

Karacabey Hürriyet Köyü'nde 1800 dönümlük mera için “kamu orta malı” tescili: Köylülerden sevinçli karşılamayla açıklama Bursa'nın Karacabey ilçesine bağlı Hürriyet Köyü'nde uzun süredir devam eden mera ve arazi mücadelesinde önemli bir hukuki sonuç ortaya çıktı. Yaklaşık 1800 kayıtlı kayıt defteri “kamu orta malı” olarak köy halkı tarafından yeniden tescil edilerek “tarihi kaydedilebilir” olarak değerlendirildi. Süreçte, köylülerin ortak kullanım alanı olarak görülen arazilerdeki olaylara ilişkin hukuki süreçlerin ardından netleşirken, kararın köyde geniş yankı uyandırdığı bildirildi. “Emanet toprakların yeniden köyün kullanımında” Köyde yürütülen hak arama yöntemiyle yöneten Bayram Efe, alınan kararı “köylün emeğinin ve mücadelesinin sonucu” olarak nitelendirdi. Efe, mera teknolojisinin yeniden kamu orta malların alınmasının, köyün ortak kullanım haklarının güvence altına alınmasını ifade etti. Açıklamalarda, söz konusu arazilerin köydeki ortak kullanımının açık olduğu, bireysel mülkiyet ya da satışa konulamayacak olduğu vurgulandı. Köylüler, kararın uzun süredir devam ettiğini devam eden belirsizliği ortadan kaldırdığını belirttiği duygularını dile getirdi. Devlet kurumlarına teşekkür edildi, süreçte destek veren kamu sağlayıcılarına teşekkür edildi. Özellikle Erol Ayyıldız başta olmak üzere, süreç boyunca katkı teklifleri belirtilen kurum temsilcilerine ve ilgili idari birimlere teşekkür ifadeleri aldı. Köylüler, sürecin hukuki yapısının yapısının öneminin dikkat edilmesi, kamu kurallarının ihlalinin “sorunun çözümünde bileşiminde rol oynadığını” ifade etti. “Mera köyünün ortak yaşam alanıdır” vurgusu Köy sakinlerinin, meraların yalnızca bir arazi parçası olmadığını, hayvancılık ve kırsal yaşanabilirlik açısından kritik ortak bir alan olduğunu belirtti. Kararın, köyde üretim programının devamı ve kırsal ekonominin korunmasının önemli olduğu ifade edildi. Tartışmalar ve beklentiler Köydeki açıklamalarda, geçmişte yaşanan iddiaların bazı ayrıcalıkları ve kullanım değişikliklerine da değinilirken, bundan sonraki sürecin benzer şekilde yaşanmaması için hukuki durumunun korunması vurgulandı. Bazı köylüler, kararın yalnızca mera alanında olmadığını, köydeki diğer taşınmazlara ilişkin sorunlarla ilgili yeniden gündeme getirildiğini ifade etti. Ancak resmi, mevcut kararın yalnızca mera yöntemleriyle ilgili olduğunu hatırlattı. “Süreç hukuki zeminde devam edecek” Köydeki açıklamalarda, bundan sonraki adımlarda hukuk çerçevesinin sürdürüleceği, tüm taleplerin mercilere iletilmeye devam edeceği belirtildi. Köylüler, ortak kullanım süresinin korunması konusunda kararlılık mesajı verdi. Hürriyet Köyü'ndeki gelişme, Karacabey gezisinde uzun süredir devam eden gündemde olan arazi ve mera kullanım tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. “Dedelerimizin Helal Mirasını Koruduk” Mücadelenin sadece bir toprak davası olmadığını vurgulayan Bayram Efe, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Bizim mücadelemiz, sadece bir avuç toprak mücadelesi değil sevgili dostlar… Bizim mücadelemiz; geçmişin hafızasını, geleceğin umudunu kurtarma mücadelesidir. ‘Biz hazır bir köye gelmedik; bir arazi satın aldık, alın terimizle orayı köy yaptık’ diyen dedelerimizin helal mirasını ve emanetini koruma gayretidir. Çok şükür, adalete olan inancımız ilk büyük meyvesini verdi. İnandık, hukuka güvendik ve meralarımızın bir kısmını —yaklaşık 1800 dönüm yerimizi— yeniden devletimizin eliyle ‘Kamu Orta Malı’ olarak tescillettik.” Toprak Tamamen Köylünün Kullanımındadır” Kafalardaki “Tapu kimde?” sorusuna da açıklık getiren Efe, arazilerin belediye işgalinden kurtarıldığını belirterek köylüyü bilgilendirdi: “Sevgili Hürriyet Köylüleri, meraların tapusu Hürriyet Köyü adına çıktı! Ancak bu tapu şahsi malımız gibi cebimize girmeyecek, çünkü buralar tüm köyün ortak malıdır. Devlet bu yerleri belediyenin elinden aldı ve üzerine ‘Hürriyet Köyü halkının ortak malıdır’ mührünü vurdu. Tarım İl Müdürlüğü buraları bizim adımıza koruma altına aldı. Artık Karacabey Belediyesi buraya dokunamaz, satamaz. Fiziki olarak tapu senetleri devlet arşivinde durur; ancak üzerinde bu mühür olduğu müddetçe o toprağı köylümüzden başka hiç kimse kullanamaz, çivi çakamaz. Kâğıt devlettedir ama toprağın tüm sahipliği hukuken köylüdedir. Huzurla uyusun babalarınız, annelerimiz, dedelerimiz…” Devlet Yetkililerine ve Basına Teşekkür Bu süreçte köylünün sesini duyan ve destek olan isimleri unutmayan Bayram Efe, başta Bursa Valisi Erol Ayyıldız olmak üzere tüm destekçilere teşekkürlerini sundu: “Bu haklı davada bizi yalnız bırakmayan; başta bize babalık yapan Bursa Valimiz Sayın Erol Ayyıldız’a ve değerli vali yardımcılarımıza, Ankara’da TBMM kürsülerinde sesimizi duyan kıymetli milletvekillerimize, Tarım İl Müdürümüz İbrahim Acar’a, mera komisyon müdürlerimize, sesimiz olan Bursa basınımıza ve her zaman yanımızda duran köylülerimize yürekten teşekkür ederim.” “Menzile Varana Kadar Bir Adım Geri Atmayacağız!” Zaferin bir başlangıç olduğunu ve Hürriyet Köyü’nün tüm hakları iade edilene kadar yürüyüşün süreceğini belirten Efe, birlik ve beraberlik mesajı vererek meydan okudu: “Eksiklerimizi tamamlamak için yürüyüşümüz nezaketle ve kararlılıkla devam edecektir. Kooperatif yerimizi, satılan 850 dönüm arazimizi, kahvehanemizi, köy konağımızı ve konserve fabrikamızı da hukuk çerçevesinde geri alana kadar bu haklı talebimizi sürdüreceğiz. Biz, köylerimizde kooperatifçiliğe dayalı o eski, bereketli üretim modeli yeniden filizlensin istiyoruz. Korkmadan, yılmadan, haksızlığa karşı dimdik durarak bu yolda bizimle yürüyenler, Hürriyet Köyü'nün gücünde inşa eden gerçek kahramanlardır. Bizimle olmayanlar kendi vefasızlıklarına üzülün, hayıflansın! Birlik olmak yerine ayrılık tohumu ekenlere, bu onurlu vakar karşısında vefasızlığın seçenlere zul olsun! Biz inananlarla yola çıktık, inananlarla da o menzile varacağız! Yanımızda duran da, karşımızda duran da bilsin ki; Hürriyet Köyü hakkının alanına kadar bu davanın peşini bırakmayacaktır. O boyun bükük kalmış topraklar yeniden dikilene, sokaklarımız çocuk sesleriyle dolana kadar bu çabamızdan vazgeçmeyeceğiz.”

“AYNI DEVLETİN İKİ AYRI YÜZÜ: KAÇAK DİYOR, ABONELİK VERİYOR!” Haber

“AYNI DEVLETİN İKİ AYRI YÜZÜ: KAÇAK DİYOR, ABONELİK VERİYOR!”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan sert çıkış: “Bu çarpıklık değilse nedir?” Türkiye’de yıllardır kangren haline gelen imar ve yapı kayıt sorunları, kamu yönetimindeki derin çelişkileri bir kez daha gözler önüne serdi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, kamuoyuna yansıyan çarpıcı bir örnek üzerinden sert ifadelerle yüklenerek, devlet kurumları arasındaki uygulama tutarsızlığını adeta yerden yere vurdu. Görüntülerde bir yapının giriş kapısına asılmış “Yapı Tatil Zaptı” belgesi açıkça görülüyor. Bu belge, ilgili yapının belediye tarafından imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız ya da kaçak yapı olarak tespit edildiğini ortaya koyuyor. Ancak skandal bununla sınırlı değil. Aynı yapıda elektrik aboneliği aktif, tesisat çalışıyor ve doğalgaz bağlantısı kullanılıyor. Yani bir kamu kurumu “kaçak” dediği yapıya, diğer kamu kurumları eliyle yaşamın en temel altyapı hizmetleri sağlanıyor. Bu tabloyu “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir yönetim zaafı” olarak nitelendiren Hacıoğlu, sert sözlerle şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir yapı ya kaçaktır ya değildir! Eğer kaçaksa elektrik, su, doğalgaz nasıl veriliyor? Eğer bu hizmetler veriliyorsa, o zaman vatandaşa yıllar sonra dönüp ‘sen kaçak yapıdasın’ demek hangi hukuk anlayışına sığar? Bu, vatandaşı tuzağa düşürmektir!” “VATANDAŞ ÖDÜYOR, DEVLET CEZALANDIRIYOR” Hacıoğlu’nun dikkat çektiği en kritik noktalardan biri de vatandaşın sistem içinde çifte yük altında bırakılması. Yıllarca vergi ödeyen, abonelik ücretlerini yatıran ve tüm resmi işlemleri yaptığını düşünen vatandaş, bir anda “kaçak yapı” gerekçesiyle ağır cezalar, yıkım kararları ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Bu çarpık sistemin yalnızca bireysel mağduriyetler doğurmadığını vurgulayan Hacıoğlu, meselenin artık toplumsal bir kriz haline geldiğini ifade etti: “Bu sorun tek tek yapıların meselesi değildir. Bu, milyonlarca insanın barınma hakkını doğrudan ilgilendiren sosyal bir gerçekliktir. İnsanlar devletin verdiği hizmete güvenerek yaşam kuruyor, sonra aynı devlet tarafından cezalandırılıyor. Bu kabul edilemez!” BÜYÜKŞEHİR YASALARI VE PLANSIZLIK KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ Özellikle büyükşehir yasaları sonrası kırsal alanların imar planlarına dahil edilmesinde yaşanan eksiklikler, kontrolsüz yapılaşmayı artırırken; pandemi sürecinde hızlanan köye dönüş dalgası ve artan konut ihtiyacı, sorunu daha da büyüttü. Plansızlık, denetimsizlik ve kurumlar arası koordinasyon eksikliği, bugün ortaya çıkan bu çelişkili tabloyu adeta kaçınılmaz hale getirdi. Uzmanlara göre, mevcut durumda aynı yapı farklı kurumlar tarafından farklı statülerde değerlendiriliyor. Belediyeler yıkım ve ceza sürecini başlatırken, altyapı kurumları abonelik vermeye devam ediyor. Bu durum, kamu yönetiminde ciddi bir bütünlük sorunu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. “CEZA DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETİN!” Hacıoğlu, sert eleştirilerinin ardından çözüm çağrısını da net bir şekilde dile getirdi. Sorunun cezalandırma odaklı yaklaşımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Hacıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Devletin görevi vatandaşı köşeye sıkıştırmak değil, çözüm üretmektir. Yapılması gereken bellidir: Bu yapıları kayıt altına almak, denetlemek, güvenli hale getirmek ve vatandaşın mağduriyetini gidermek. Aksi halde bu çarpıklık büyüyerek devam eder.” GERÇEĞİN FOTOĞRAFI: SİSTEM ÇÖZÜM BEKLİYOR Ortaya çıkan bu çarpıcı görüntü, aslında Türkiye’deki imar sorunlarının küçük bir özeti niteliğinde. Bir kapıda “Yapı Tatil Zaptı”, aynı yapıda aktif elektrik ve doğalgaz… Bu tablo, yalnızca bir çelişki değil; sistemsel bir kırılmanın açık göstergesi. Vatandaş ise net: Devletin farklı yüzleri arasında sıkışmak değil, adil, tutarlı ve sürdürülebilir bir çözüm istiyor.

Yıldırım’da “Temizlik” Çalışması Tartışma Yarattı: Budama Yerine Kirlilik! Haber

Yıldırım’da “Temizlik” Çalışması Tartışma Yarattı: Budama Yerine Kirlilik!

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde belediye ekiplerinin gerçekleştirdiği çevre düzenleme ve temizlik çalışmaları, beklenenin aksine tepki çekti. Özellikle Turgay Ciner İlköğretim Okulu çevresinde, 1. Cadde üzerinde yapılan budama ve kesim işlemlerinin ardından ortaya çıkan görüntü, “temizlik” adı altında çevrenin daha da kirletildiği yönünde eleştirilere neden oldu. İddiaya göre, belediyeye bağlı temizlik ve park-bahçeler ekipleri tarafından yürütülen çalı kırpma ve kaldırım kenarlarındaki çim budama çalışmaları sırasında gerekli teknik hassasiyet gösterilmedi. Budanan dalların, kesilen çimlerin ve bitki atıklarının gelişigüzel şekilde kaldırımlara ve yol kenarlarına bırakılması, hem çevre kirliliğine yol açtı hem de yaya geçişini zorlaştırdı. Vatandaşlar, özellikle bir okul çevresinde bu denli özensiz bir çalışma yapılmasına sert tepki gösterdi. Öğrencilerin yoğun olarak kullandığı güzergâhta oluşan dağınık görüntünün hem güvenlik riski oluşturduğu hem de kamusal alan estetiğine zarar verdiği ifade edildi. Veliler ve mahalle sakinleri, “Temizlik yapılıyor ama ortaya çıkan manzara daha kötü. Çocukların geçtiği yolda bu ihmalkârlık kabul edilemez” diyerek duruma isyan etti. Çalışmaların ardından uzun süre toplanmayan bitki atıkları, rüzgârın da etkisiyle çevreye yayılırken, toz ve polen oluşumunun arttığı ve bunun da özellikle hassas gruplar için sağlık riski oluşturabileceği dile getirildi. Ayrıca kaldırımlarda biriken atıkların yağışlı havalarda çamura dönüşerek daha büyük bir sorun yaratabileceği uyarısında bulunuldu. Uzmanlar ise bu tür budama ve çevre düzenleme çalışmalarının belirli teknik standartlara uygun şekilde yapılması gerektiğini vurguluyor. Kesim sonrası atıkların hızlı bir şekilde toplanması, alanın temizlenmesi ve yaya güvenliğinin sağlanmasının belediyelerin asli sorumlulukları arasında olduğu hatırlatılıyor. Yıldırım’da yaşanan bu tablo, yerel yönetimlerin sahadaki uygulamalarının denetimi ve hizmet kalitesi konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Vatandaşlar, yetkililerden sadece çalışma yapmak değil, yapılan işin arkasını da temizlemek gerektiğini belirterek daha planlı, daha titiz ve gerçekten “temiz” bir hizmet anlayışı talep ediyor.

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!” Haber

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!”

Orhangazi kamuoyunda yankı uyandıran su tarifesi tartışmaları, Demokrat Parti cephesinden gelen çok sert açıklamayla yeni bir boyut kazandı. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, seçimden önce verilen vaatlerin tam olarak hareket ettiğini belirtti, yerel yönetim ağır sözlerle eleştirdi. Bekar, yaptığı açıklamalarda özellikle Mustafa Bozbey üzerinden yürürken kamuoyuna sunulan “indirim” söylemlerinin gerçeğini yansıttığını savundu. Seçim döneminde vatandaşın ekonomik kaybıyla vaadiyle oy talep edildiğini hatırlatan Bekar, şu ifadelerle tepki gösterdi: "Ne oldu o vaatlere? Hani suya indirim yapıldı mı? Hani vatandaşın cebine nefes aldırılacak mıydı? Daha koltuğa otururken yüzde 16 zamla karşı karşıya kalan bir halk var! Bu mudur sosyal belediyecilik, bu mudur verilen sözlerin yanında mı?" Bekar, açıklamada zam kararının yalnızca ekonomik bir düzenleme olmadığını, aynı zamanda siyasi bir güven oluştuğunun belirtildiğini vurguladı. Vatandaşın artan hayatının pahalılığı altında ezildiğini söyleyen Bekar, su gibi temel bir ihtiyaç üzerinden yapılan patlamaların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. "Bugün Orhangazi'de yaşayan bir vatandaşı, faturalarına baktığında verilen sözlerle karşılaşılan gerçek arasındaki uçurumu net olarak görüyor. Bu zaman, sadece bir fiyat artışı değil; aynı zamanda seçmene karşı açık bir hayal gerçekleştiriliyor. Seçim meydanlarında alkış almak, ama o sözlerin arkasında sorumluluk ister." Parti Demokrat İlçe Başkanı, yerel yönetimde şeffaflıktan uzak, da eleştirerek, alınan kararların gerekçelerinin kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatılması ifade etti. Bekar, belediye yönetiminin halktan kopuk bir anlayış sergilediğini öne sürerek, şu sert sözlerle açıklamasını sürdürdü: "Vatandaşın sırtına yük bindirerek yönetim olmaz! Bu anlayış, milletin aklıyla alay etmektir. Eğer gerçekten halkçı bir belediyecilik iddiası varsa, önce verilen sözler tutulur, sonra yeni adımlar atılır. Ama görür ki, sözler bir kenara bırakılmış, zamlar hız kesmeden devam ediyor." Açıklamanın sonunda resmi çağrıda bulunan Bekar, zaman kararının yeniden gözden geçirilmesini talep etti ve şu şekildelerle tamamladı: "Orhangazi halkı bunu hak etmiyor. Bu yanlıştan dönülmeli, verilen sözlerin olması gerekir. Aksi halde bu yardım kaybının siyasi bedeli ağır olacaktır." Bu sert açıklama, Orhangazi'de su tarifeleri üzerinden büyüyen tartışmanın bugünlerde daha da alevleneceğine işaret ediyor.

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir” Haber

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir”

Yıldırım Belediye Meclisi'nde görüşülen 2025 Yılı Faaliyet Raporu, sert tartışmalara sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, belediye yönetimine yönelik kapsamlı ve dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Raporla ilgili konuşmasında şeffaflık, bütçe yönetimi, parlaklık hataları ve tamamlanamayan projeler üzerinden yönetime yüklenen Yıldız, faaliyet raporunu reddettiklerini açıkladı. “Rapor görselleriyle Dolu, İçeriği Eksik” Konuşmasında tüm meclis üyelerini selamlayarak Yıldız'ı selamlayan Yıldırım, yaptığı hizmetin değerli olduğunu vurguladı. Ancak sunulan faaliyet raporunun dönüştürülmesi gösterilebilir, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymadığını ifade etti. Yıldız, raporlarda bol görsellerle süslendiğini ancak içerik bakımından yetersiz bırakıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Birim faaliyetleri ve maliyetleri açık şekilde ortaya konmamıştır. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerin hangi bedelle ve hangi firmalara verildiğini bu raporda görmek isterdik. Talep etmemize rağmen bu bilgiler raporda yer almıyor. Şeffaflık diyorsunuz ama en temel veriler bile yok.” “Her Yıl Aynı Uyarıları Yapıyoruz” Muhalefet olarak yıllardır aynı sorunlara dikkat çektiklerini söyleyen Yıldız, eleştirilerin dikkate alınmadığını savundu. “Bu artık tesadüf değil, yönetim tercihidir. Sorun değişmiyorsa söz de değişmez.” Gelir Hedefi Tutmadı, Reklam Harcaması Zirve Yaptı Yıldız’ın en sert eleştirilerinden biri belediyenin mali tablosuna yönelik oldu. 2025 yılı için 5 milyar 760 milyon TL gelir ve gider bütçesi öngörüldüğünü hatırlatan Yıldız, yıl sonunda gelir gerçekleşme oranının yalnızca %56,18 seviyesinde kaldığını söyledi. Mal ve hizmet alım giderlerinin yaklaşık 3 milyar 280 milyon TL ile toplam giderlerin büyük bölümünü oluşturduğunu ifade eden Yıldız, bu hizmetlerin önemli kısmının taşeron ve dış kaynak yoluyla yürütüldüğünü kaydetti. Buna karşılık basın ve yayın harcamalarındaki artışa dikkat çekti: Basın ve yayın bütçesi: 22,5 milyon TL’den 55 milyon TL’ye çıkarıldı Harcanan tutar: 53 milyon TL Faiz giderleri: 75 milyon TL’den 105 milyon TL’ye yükseldi “Reklama 55 Milyon, Afete 2 Milyon” Deprem ve iklim krizinin gölgesinde afet hazırlıklarına ayrılan bütçeyi de eleştiren Yıldız, Afet İşleri Müdürlüğü’ne yalnızca 10 milyon TL ayrıldığını, bunun da sadece 2 milyon TL’sinin kullanıldığını söyledi. Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Yıldız: “Sayın Başkan, Allah muhafaza deprem gibi bir afet durumunda sizin reklamınızı paylaşırız artık, ne diyelim!” dedi. Yıldız, bütçe önceliklerinin halk güvenliği açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. “Gelir Tahsilatında Büyük Başarısızlık” Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde de ciddi sapma olduğunu belirten Yıldız, 891 milyon 840 bin TL olarak öngörülen gelirin yıl sonunda yalnızca 149 milyon 505 bin TL olarak tahsil edildiğini açıkladı. Gerçekleşme oranının yalnızca %16,76 olduğunu belirten Yıldız: “Bir yandan reklama milyonlar harcayıp, diğer yandan kendi gelirini tahsil edemeyen bir belediye yönetimi ile karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Savunma Hizmetleri Bütçesi Neden Düştü? Raporda yer alan “02 kodlu Savunma Hizmetleri” kalemine de dikkat çeken Yıldız, bu bütçenin 2024 yılında 3 milyon 753 bin TL iken 2025’te 2 milyon 664 bin TL’ye düşürüldüğünü belirtti. Bu kodun hangi birime ait olduğunun açıklanmadığını ifade eden Yıldız, düşüşün gerekçesini sordu. “Belediyecilik Reklam Yapmak Değil, Kenti Geleceğe Hazırlamaktır” Bütçe sapmaları ve yıl içindeki sürekli aktarmaların plansız yönetimi gösterdiğini söyleyen CHP Sözcüsü, deprem riski varken tanıtım bütçelerinin neredeyse tamamen kullanılmasını kabul edilemez bulduklarını ifade etti. “Belediyecilik; reklam yapmak değil, kenti geleceğe hazırlamaktır.” Binek Araç Sayısı 9’dan 15’e Çıktı Taşıt ve iş birimleri bölümü de eleştiren Yıldız, geçen yıl 9 olan binek otomobillerin bu yıl 15'e yükseldiğini söyledi. "Ambulanslar, cenaze aracı, otobüs ve iş makineleri gibi gerçek ihtiyaçlar varken bu kadar çok binek araç hazırlama ciddi bir parlaklık hatasıdır. Bu araçlar kimlere hizmet veriliyor?" diye sordu. Yıllardır Bitmeyen Projeler Konuşmada belediyenin yıllardır tamamlayamadığı projeler gündeme geldi: Yavuzselim Kapalı Pazar Alanı – 2023'ten beri devam ediyor, tamamlanıyor %28 Duaçınarı Kültür Merkezi – 7 yılda bitmedi Engelli Yaşam Merkezi – 7. yılda tamamlandı Afet Acil Durum Merkezi – Hedef %50, gerçekleşme %30 Değirmenönü Orman Parkı – Hedef %50, gerçekleşme %10 İmar ve Kentsel Dönüşüm Hedefleri de Tutmadı Yıldız, 2025 yılı imar uygulama hedefinin 360 hektar olduğunu ancak 300 hektarda kaldığını söyledi. Yıkımı hedeflenen ruhsatsız ve metruk yapı süreleri 1.250 adet olarak belirlendiğini, gerçekleşmenin ise 992 adet olduğunu ifade etti. Çevre ve Kültür Projelerinde Geride Kalındı Faaliyet raporundaki çevre ve kültür faaliyetlerine ilişkin dikkat çekici rakamlar paylaşıldı: Sıfır Atık ve Enerji Verimliliği Ofisi: Hedef %40, gerçekleşme %20 Toplanan Ambalaj Atığı: Hedef 7100 ton, gerçekleşme 5316 ton Yıldırım Külliyesi: Hedef %50, gerçekleşme %25 Cumalıkızık Çarşısı: Hedef %50, gerçekleşme %10 Yıldırım Sanat Galerisi: Hedef %50, gerçekleşme %30 Yıldırım Tiyatro Otobüsü: Hedef %100, gerçekleşme Yıldız, bu tabloyu değerlendirirken: “Bu da sanat ve tiyatroya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.” dedi. “Tapu Sayısı Artıyor Ama Şeffaflık Artmıyor” Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat, Ulus, Mevlana ve Yavuz Selim mahallelerinde binlerce tapu dağıtıldığını hatırlatan Yıldız, asıl meselenin sayısının sürdürülemediğinin adil ve şeffaf olduğunu vurguladı. "Kime verildi? Hangi kritere göre verildi? Vatandaşın eski hakkı korundu mu? Bunların hiçbirine dair somut veri yok. Rakamlar artıyor ama şeffaflık artmıyor." “Faaliyet Raporu Reklam Broşürü Değildir” Raporda sayfalar dolusu fotoğraf, kroki ve “çalışma başladı”, “askı süreci devam ediyor” gibi muğlak ifadeler yerleştirerek Yıldız, somut sonuçların açıklanmadığını savundu. "Fotoğraf yayınlamak hizmet üretildiği anlamına gelmez. Önemli olan planların sahadaki özetidir. Önümüze konulan rapor, rakamdan çok görsel, özetlenmiş ve çok amaçlandırılmıştır." “Bu Rapor Kabul Etmiyoruz” Konuşmasının sonunda faaliyet raporunu sert sözlerle değerlendiren CHP'li Yıldız, şunları söyledi: "Bu faaliyet raporu; şeffaflıktan uzak, hesap verebilirlikten kaçan ve gerçekleri gizleyen bir anlayışın ürünüdür. Yıldırımın yapacağı; reklamla, algıyla değil, şeffaflıkla ve gerçek hizmetle yönetilmeyi hak etmektedir. Bu nedenle bu faaliyet raporunu kabul etmiyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.