Hava Durumu

#Belediye

- Belediye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“AYNI DEVLETİN İKİ AYRI YÜZÜ: KAÇAK DİYOR, ABONELİK VERİYOR!” Haber

“AYNI DEVLETİN İKİ AYRI YÜZÜ: KAÇAK DİYOR, ABONELİK VERİYOR!”

İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu’ndan sert çıkış: “Bu çarpıklık değilse nedir?” Türkiye’de yıllardır kangren haline gelen imar ve yapı kayıt sorunları, kamu yönetimindeki derin çelişkileri bir kez daha gözler önüne serdi. İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı İbrahim Hacıoğlu, kamuoyuna yansıyan çarpıcı bir örnek üzerinden sert ifadelerle yüklenerek, devlet kurumları arasındaki uygulama tutarsızlığını adeta yerden yere vurdu. Görüntülerde bir yapının giriş kapısına asılmış “Yapı Tatil Zaptı” belgesi açıkça görülüyor. Bu belge, ilgili yapının belediye tarafından imar mevzuatına aykırı, ruhsatsız ya da kaçak yapı olarak tespit edildiğini ortaya koyuyor. Ancak skandal bununla sınırlı değil. Aynı yapıda elektrik aboneliği aktif, tesisat çalışıyor ve doğalgaz bağlantısı kullanılıyor. Yani bir kamu kurumu “kaçak” dediği yapıya, diğer kamu kurumları eliyle yaşamın en temel altyapı hizmetleri sağlanıyor. Bu tabloyu “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bir yönetim zaafı” olarak nitelendiren Hacıoğlu, sert sözlerle şu değerlendirmeyi yaptı: “Bir yapı ya kaçaktır ya değildir! Eğer kaçaksa elektrik, su, doğalgaz nasıl veriliyor? Eğer bu hizmetler veriliyorsa, o zaman vatandaşa yıllar sonra dönüp ‘sen kaçak yapıdasın’ demek hangi hukuk anlayışına sığar? Bu, vatandaşı tuzağa düşürmektir!” “VATANDAŞ ÖDÜYOR, DEVLET CEZALANDIRIYOR” Hacıoğlu’nun dikkat çektiği en kritik noktalardan biri de vatandaşın sistem içinde çifte yük altında bırakılması. Yıllarca vergi ödeyen, abonelik ücretlerini yatıran ve tüm resmi işlemleri yaptığını düşünen vatandaş, bir anda “kaçak yapı” gerekçesiyle ağır cezalar, yıkım kararları ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kalıyor. Bu çarpık sistemin yalnızca bireysel mağduriyetler doğurmadığını vurgulayan Hacıoğlu, meselenin artık toplumsal bir kriz haline geldiğini ifade etti: “Bu sorun tek tek yapıların meselesi değildir. Bu, milyonlarca insanın barınma hakkını doğrudan ilgilendiren sosyal bir gerçekliktir. İnsanlar devletin verdiği hizmete güvenerek yaşam kuruyor, sonra aynı devlet tarafından cezalandırılıyor. Bu kabul edilemez!” BÜYÜKŞEHİR YASALARI VE PLANSIZLIK KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ Özellikle büyükşehir yasaları sonrası kırsal alanların imar planlarına dahil edilmesinde yaşanan eksiklikler, kontrolsüz yapılaşmayı artırırken; pandemi sürecinde hızlanan köye dönüş dalgası ve artan konut ihtiyacı, sorunu daha da büyüttü. Plansızlık, denetimsizlik ve kurumlar arası koordinasyon eksikliği, bugün ortaya çıkan bu çelişkili tabloyu adeta kaçınılmaz hale getirdi. Uzmanlara göre, mevcut durumda aynı yapı farklı kurumlar tarafından farklı statülerde değerlendiriliyor. Belediyeler yıkım ve ceza sürecini başlatırken, altyapı kurumları abonelik vermeye devam ediyor. Bu durum, kamu yönetiminde ciddi bir bütünlük sorunu olduğunu açıkça ortaya koyuyor. “CEZA DEĞİL, ÇÖZÜM ÜRETİN!” Hacıoğlu, sert eleştirilerinin ardından çözüm çağrısını da net bir şekilde dile getirdi. Sorunun cezalandırma odaklı yaklaşımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Hacıoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Devletin görevi vatandaşı köşeye sıkıştırmak değil, çözüm üretmektir. Yapılması gereken bellidir: Bu yapıları kayıt altına almak, denetlemek, güvenli hale getirmek ve vatandaşın mağduriyetini gidermek. Aksi halde bu çarpıklık büyüyerek devam eder.” GERÇEĞİN FOTOĞRAFI: SİSTEM ÇÖZÜM BEKLİYOR Ortaya çıkan bu çarpıcı görüntü, aslında Türkiye’deki imar sorunlarının küçük bir özeti niteliğinde. Bir kapıda “Yapı Tatil Zaptı”, aynı yapıda aktif elektrik ve doğalgaz… Bu tablo, yalnızca bir çelişki değil; sistemsel bir kırılmanın açık göstergesi. Vatandaş ise net: Devletin farklı yüzleri arasında sıkışmak değil, adil, tutarlı ve sürdürülebilir bir çözüm istiyor.

Yıldırım’da “Temizlik” Çalışması Tartışma Yarattı: Budama Yerine Kirlilik! Haber

Yıldırım’da “Temizlik” Çalışması Tartışma Yarattı: Budama Yerine Kirlilik!

Bursa’nın Yıldırım ilçesinde belediye ekiplerinin gerçekleştirdiği çevre düzenleme ve temizlik çalışmaları, beklenenin aksine tepki çekti. Özellikle Turgay Ciner İlköğretim Okulu çevresinde, 1. Cadde üzerinde yapılan budama ve kesim işlemlerinin ardından ortaya çıkan görüntü, “temizlik” adı altında çevrenin daha da kirletildiği yönünde eleştirilere neden oldu. İddiaya göre, belediyeye bağlı temizlik ve park-bahçeler ekipleri tarafından yürütülen çalı kırpma ve kaldırım kenarlarındaki çim budama çalışmaları sırasında gerekli teknik hassasiyet gösterilmedi. Budanan dalların, kesilen çimlerin ve bitki atıklarının gelişigüzel şekilde kaldırımlara ve yol kenarlarına bırakılması, hem çevre kirliliğine yol açtı hem de yaya geçişini zorlaştırdı. Vatandaşlar, özellikle bir okul çevresinde bu denli özensiz bir çalışma yapılmasına sert tepki gösterdi. Öğrencilerin yoğun olarak kullandığı güzergâhta oluşan dağınık görüntünün hem güvenlik riski oluşturduğu hem de kamusal alan estetiğine zarar verdiği ifade edildi. Veliler ve mahalle sakinleri, “Temizlik yapılıyor ama ortaya çıkan manzara daha kötü. Çocukların geçtiği yolda bu ihmalkârlık kabul edilemez” diyerek duruma isyan etti. Çalışmaların ardından uzun süre toplanmayan bitki atıkları, rüzgârın da etkisiyle çevreye yayılırken, toz ve polen oluşumunun arttığı ve bunun da özellikle hassas gruplar için sağlık riski oluşturabileceği dile getirildi. Ayrıca kaldırımlarda biriken atıkların yağışlı havalarda çamura dönüşerek daha büyük bir sorun yaratabileceği uyarısında bulunuldu. Uzmanlar ise bu tür budama ve çevre düzenleme çalışmalarının belirli teknik standartlara uygun şekilde yapılması gerektiğini vurguluyor. Kesim sonrası atıkların hızlı bir şekilde toplanması, alanın temizlenmesi ve yaya güvenliğinin sağlanmasının belediyelerin asli sorumlulukları arasında olduğu hatırlatılıyor. Yıldırım’da yaşanan bu tablo, yerel yönetimlerin sahadaki uygulamalarının denetimi ve hizmet kalitesi konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Vatandaşlar, yetkililerden sadece çalışma yapmak değil, yapılan işin arkasını da temizlemek gerektiğini belirterek daha planlı, daha titiz ve gerçekten “temiz” bir hizmet anlayışı talep ediyor.

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!” Haber

Baki Bekar’dan Sert Çıkış: “Söz Verdiniz, Zamla Geldiniz!”

Orhangazi kamuoyunda yankı uyandıran su tarifesi tartışmaları, Demokrat Parti cephesinden gelen çok sert açıklamayla yeni bir boyut kazandı. Demokrat Parti Orhangazi İlçe Başkanı Baki Bekar, seçim öncesi verilen vaatlerin tam tersine hareket edildiğini belirterek, yerel yönetimi ağır sözlerle eleştirdi. Bekar, yaptığı kapsamlı açıklamada özellikle Mustafa Bozbey üzerinden yürüyen süreçte kamuoyuna sunulan “indirim” söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Seçim döneminde vatandaşın ekonomik yükünü hafifletme vaadiyle oy talep edildiğini hatırlatan Bekar, şu ifadelerle tepki gösterdi: “Ne oldu o vaatlere? Hani suya indirim yapılacaktı? Hani vatandaşın cebine nefes aldırılacaktı? Daha koltuğa oturur oturmaz yüzde 16 zamla karşı karşıya bırakılan bir halk var! Bu mudur sosyal belediyecilik, bu mudur verilen sözlerin karşılığı?” Bekar, açıklamasında zam kararının yalnızca ekonomik bir düzenleme değil, aynı zamanda siyasi bir güven erozyonu anlamına geldiğini vurguladı. Vatandaşın artan hayat pahalılığı altında ezildiğini belirten Bekar, su gibi temel bir ihtiyaç üzerinden yapılan artışların kabul edilemez olduğunu dile getirdi. “Bugün Orhangazi’de yaşayan her bir vatandaş, faturalarına baktığında verilen sözlerle karşılaştığı gerçek arasındaki uçurumu net şekilde görüyor. Bu zam, sadece bir fiyat artışı değil; aynı zamanda seçmene karşı açık bir hayal kırıklığıdır. Seçim meydanlarında alkış almak kolay, ama o sözlerin arkasında durmak sorumluluk ister.” Demokrat Parti İlçe Başkanı, yerel yönetimi şeffaflıktan uzak olmakla da eleştirerek, alınan kararların gerekçelerinin kamuoyuna açık ve net bir şekilde anlatılması gerektiğini ifade etti. Bekar, belediye yönetiminin halktan kopuk bir anlayış sergilediğini öne sürerek, şu sert sözlerle açıklamasını sürdürdü: “Vatandaşın sırtına yük bindirerek yönetim olmaz! Bu anlayış, milletin aklıyla alay etmektir. Eğer gerçekten halkçı bir belediyecilik iddiası varsa, önce verilen sözler tutulur, sonra yeni adımlar atılır. Ama görüyoruz ki, sözler bir kenara bırakılmış, zamlar hız kesmeden devam ediyor.” Açıklamasının sonunda yetkililere çağrıda bulunan Bekar, zam kararının yeniden gözden geçirilmesini talep etti ve şu ifadelerle sözlerini tamamladı: “Orhangazi halkı bunu hak etmiyor. Bu yanlıştan derhal dönülmeli, verilen sözlerin gereği yapılmalıdır. Aksi halde bu güven kaybının siyasi bedeli ağır olacaktır.” Bu sert açıklama, Orhangazi’de su tarifeleri üzerinden büyüyen tartışmanın önümüzdeki günlerde daha da alevleneceğine işaret ediyor.

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir” Haber

CHP Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız’dan Sert Çıkış: “Bu Rapor Hizmetin Değil, Algı Yönetiminin Belgesidir”

Yıldırım Belediye Meclisi’nde görüşülen 2025 Yılı Faaliyet Raporu, sert tartışmalara sahne oldu. Cumhuriyet Halk Partisi Yıldırım Meclis Sözcüsü Nimet Yıldız, belediye yönetimine yönelik kapsamlı ve dikkat çeken eleştirilerde bulundu. Rapora ilişkin konuşmasında şeffaflık, bütçe yönetimi, öncelik hataları ve tamamlanamayan projeler üzerinden yönetime yüklenen Yıldız, faaliyet raporunu reddettiklerini açıkladı. “Rapor Görsellerle Dolu, İçeriği Eksik” Konuşmasına tüm meclis üyelerini selamlayarak başlayan Yıldız, Yıldırım için yapılan her hizmetin değerli olduğunu vurguladı. Ancak hazırlanan faaliyet raporunun yasal çerçevede olması gereken açıklık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine uymadığını ifade etti. Yıldız, raporun bol görsellerle süslendiğini ancak içerik bakımından yetersiz bırakıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Birim faaliyetleri ve maliyetleri açık şekilde ortaya konmamıştır. 2025 yılı içinde yapılan ihalelerin hangi bedelle ve hangi firmalara verildiğini bu raporda görmek isterdik. Talep etmemize rağmen bu bilgiler raporda yer almıyor. Şeffaflık diyorsunuz ama en temel veriler bile yok.” “Her Yıl Aynı Uyarıları Yapıyoruz” Muhalefet olarak yıllardır aynı sorunlara dikkat çektiklerini söyleyen Yıldız, eleştirilerin dikkate alınmadığını savundu. “Bu artık tesadüf değil, yönetim tercihidir. Sorun değişmiyorsa söz de değişmez.” Gelir Hedefi Tutmadı, Reklam Harcaması Zirve Yaptı Yıldız’ın en sert eleştirilerinden biri belediyenin mali tablosuna yönelik oldu. 2025 yılı için 5 milyar 760 milyon TL gelir ve gider bütçesi öngörüldüğünü hatırlatan Yıldız, yıl sonunda gelir gerçekleşme oranının yalnızca %56,18 seviyesinde kaldığını söyledi. Mal ve hizmet alım giderlerinin yaklaşık 3 milyar 280 milyon TL ile toplam giderlerin büyük bölümünü oluşturduğunu ifade eden Yıldız, bu hizmetlerin önemli kısmının taşeron ve dış kaynak yoluyla yürütüldüğünü kaydetti. Buna karşılık basın ve yayın harcamalarındaki artışa dikkat çekti: Basın ve yayın bütçesi: 22,5 milyon TL’den 55 milyon TL’ye çıkarıldı Harcanan tutar: 53 milyon TL Faiz giderleri: 75 milyon TL’den 105 milyon TL’ye yükseldi “Reklama 55 Milyon, Afete 2 Milyon” Deprem ve iklim krizinin gölgesinde afet hazırlıklarına ayrılan bütçeyi de eleştiren Yıldız, Afet İşleri Müdürlüğü’ne yalnızca 10 milyon TL ayrıldığını, bunun da sadece 2 milyon TL’sinin kullanıldığını söyledi. Bu tabloyu sert sözlerle eleştiren Yıldız: “Sayın Başkan, Allah muhafaza deprem gibi bir afet durumunda sizin reklamınızı paylaşırız artık, ne diyelim!” dedi. Yıldız, bütçe önceliklerinin halk güvenliği açısından ciddi risk taşıdığını vurguladı. “Gelir Tahsilatında Büyük Başarısızlık” Teşebbüs ve mülkiyet gelirlerinde de ciddi sapma olduğunu belirten Yıldız, 891 milyon 840 bin TL olarak öngörülen gelirin yıl sonunda yalnızca 149 milyon 505 bin TL olarak tahsil edildiğini açıkladı. Gerçekleşme oranının yalnızca %16,76 olduğunu belirten Yıldız: “Bir yandan reklama milyonlar harcayıp, diğer yandan kendi gelirini tahsil edemeyen bir belediye yönetimi ile karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Savunma Hizmetleri Bütçesi Neden Düştü? Raporda yer alan “02 kodlu Savunma Hizmetleri” kalemine de dikkat çeken Yıldız, bu bütçenin 2024 yılında 3 milyon 753 bin TL iken 2025’te 2 milyon 664 bin TL’ye düşürüldüğünü belirtti. Bu kodun hangi birime ait olduğunun açıklanmadığını ifade eden Yıldız, düşüşün gerekçesini sordu. “Belediyecilik Reklam Yapmak Değil, Kenti Geleceğe Hazırlamaktır” Bütçe sapmaları ve yıl içindeki sürekli aktarmaların plansız yönetimi gösterdiğini söyleyen CHP Sözcüsü, deprem riski varken tanıtım bütçelerinin neredeyse tamamen kullanılmasını kabul edilemez bulduklarını ifade etti. “Belediyecilik; reklam yapmak değil, kenti geleceğe hazırlamaktır.” Binek Araç Sayısı 9’dan 15’e Çıktı Taşıt ve iş makineleri bölümünü de eleştiren Yıldız, geçen yıl 9 olan binek otomobil sayısının bu yıl 15’e yükseldiğini söyledi. “Ambulans, cenaze aracı, otobüs ve iş makineleri gibi gerçek ihtiyaçlar varken bu kadar çok binek araç alınması ciddi bir öncelik hatasıdır. Bu araçlar kimlere tahsis edildi?” diye sordu. Yıllardır Bitmeyen Projeler Konuşmada belediyenin yıllardır tamamlayamadığı projeler de gündeme geldi: Yavuzselim Kapalı Pazar Alanı – 2023’ten beri devam ediyor, tamamlanma %28 Duaçınarı Kültür Merkezi – 7 yılda bitmedi Engelli Yaşam Merkezi – 7. yılında hâlâ tamamlanmadı Afet Acil Durum Merkezi – Hedef %50, gerçekleşme %30 Değirmenönü Orman Parkı – Hedef %50, gerçekleşme %10 İmar ve Kentsel Dönüşüm Hedefleri de Tutmadı Yıldız, 2025 yılı imar uygulama hedefinin 360 hektar olduğunu ancak 300 hektarda kaldığını söyledi. Yıkımı hedeflenen ruhsatsız ve metruk yapı sayısının 1.250 adet olarak belirlendiğini, gerçekleşmenin ise 992 adet olduğunu ifade etti. Çevre ve Kültür Projelerinde de Geride Kalındı Faaliyet raporundaki çevre ve kültür projelerine ilişkin de dikkat çekici rakamlar paylaşıldı: Sıfır Atık ve Enerji Verimliliği Ofisi: Hedef %40, gerçekleşme %20 Toplanan Ambalaj Atığı: Hedef 7100 ton, gerçekleşme 5316 ton Yıldırım Külliyesi: Hedef %50, gerçekleşme %25 Cumalıkızık Çarşısı: Hedef %50, gerçekleşme %10 Yıldırım Sanat Galerisi: Hedef %50, gerçekleşme %30 Yıldırım Tiyatro Otobüsü: Hedef %100, gerçekleşme sıfır Yıldız, bu tabloyu değerlendirirken: “Bu da sanat ve tiyatroya ne kadar önem verildiğinin göstergesidir.” dedi. “Tapu Sayısı Artıyor Ama Şeffaflık Artmıyor” Arabayatağı, Çınarönü, Hacivat, Ulus, Mevlana ve Yavuz Selim mahallelerinde binlerce tapu dağıtıldığını hatırlatan Yıldız, asıl meselenin sayı değil dağıtımın adil ve şeffaf olup olmadığı olduğunu vurguladı. “Kime verildi? Hangi kritere göre verildi? Vatandaşın eski hakkı korundu mu? Bunların hiçbirine dair somut veri yok. Rakam artıyor ama şeffaflık artmıyor.” “Faaliyet Raporu Reklam Broşürü Değildir” Raporda sayfalar dolusu fotoğraf, kroki ve “çalışma başladı”, “askı süreci devam ediyor” gibi muğlak ifadeler yer aldığını belirten Yıldız, somut sonuçların açıklanmadığını savundu. “Fotoğraf yayınlamak hizmet üretildiği anlamına gelmez. Önemli olan planların sahadaki karşılığıdır. Önümüze konulan rapor, rakamdan çok görsel, sonuçtan çok niyet içermektedir.” “Bu Raporu Kabul Etmiyoruz” Konuşmasının sonunda faaliyet raporunu sert sözlerle değerlendiren CHP’li Yıldız şunları söyledi: “Bu faaliyet raporu; şeffaflıktan uzak, hesap verebilirlikten kaçan ve gerçekleri gizleyen bir anlayışın ürünüdür. Yıldırım halkının iradesi; reklamla, algıyla değil, şeffaflıkla ve gerçek hizmetle yönetilmeyi hak etmektedir. Bu nedenle bu faaliyet raporunu kabul etmiyoruz.”

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR Haber

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR

Bursa’da parti içi tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Osmangazi’de ilçe başkan adaylığı sürecinde öne çıkan isimlerden Erdoğan Kaçar, hazırladığı kapsamlı ihbar ve disiplin savunma raporunu genel merkeze sunarak il yönetimine yönelik dikkat çeken iddialarda bulundu. Kaçar, Bursa İl Örgütü’nde “tüzük ihlalleri, belediye vesayeti, liyakatsiz kadrolaşma ve ideolojik savrulma” yaşandığını öne sürdü. “SANDIK İRADESİ GASP EDİLDİ” İDDİASI Kaçar, Osmangazi İlçe Başkanlığı sürecinde üye iradesinin yok sayıldığını iddia ederek, 4 Şubat 2024 tarihli ön seçimde 764 oy almasına rağmen liste sıralamasında geriye düşürüldüğünü belirtti. Bu durumu “açık bir yetki gaspı” olarak nitelendiren Kaçar, il yönetiminin ilçe örgütünü devre dışı bıraktığını savundu. OLAĞANÜSTÜ KONGREYE “BASKI VE ŞANTAJ” SUÇLAMASI 2 Şubat 2025 tarihinde gerçekleştirilen Osmangazi Olağanüstü İlçe Kongresi’ne de değinen Kaçar, süreçte belediye etkisinin belirleyici olduğunu iddia etti. Kaçar’ın raporunda, Erkan Aydın ve bazı yerel yöneticilerin taraf olduğu, delegeler üzerinde baskı kurulduğu ve iş vaadi ya da işten çıkarma tehdidiyle oy yönlendirmesi yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca mevcut ilçe yönetiminin belediye imkanlarıyla desteklendiğini savunan Kaçar, adaylık sürecinde tehdit edildiğini de iddia etti. DİSİPLİN KURULUNA “TARAFSIZLIK” ELEŞTİRİSİ Kaçar, Bursa İl Disiplin Kurulu’nda verdiği savunma sırasında kendisine yöneltilen “Kimin adamısınız?” sorusunun kurulun tarafsızlığına gölge düşürdüğünü belirtti. İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk’ü de eleştiren Kaçar, kurulun hukuki değil siyasi saiklerle hareket ettiğini iddia etti. MİLLETVEKİLİNE YÖNELİK TUTUM TARTIŞMA YARATTI Raporda ayrıca, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’a yönelik tutum da eleştirildi. Kaçar, bir ziyaret üzerinden milletvekiline yönelik “kınama” ifadeleri kullanıldığını öne sürerek, bunun parti hiyerarşisine aykırı olduğunu savundu. “AKRABA VE HEMŞEHRİ KADROLAŞMASI” İDDİASI Kaçar’ın en dikkat çekici iddialarından biri de il yönetimindeki kadrolaşma üzerine oldu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş başta olmak üzere bazı yöneticilerin hemşehrilik ve akrabalık ilişkileri üzerinden görevlendirildiğini öne süren Kaçar, liyakat ilkesinin ortadan kalktığını iddia etti. “BELEDİYE ÜZERİNDEN SİYASİ İKBAL” SUÇLAMASI Raporda, bazı il yöneticilerinin belediye iştiraklerinde görev aldığı ve bunun etik dışı olduğu ileri sürüldü. Kaçar, bu durumu “maaşlı örgüt” olarak nitelendirerek, parti emekçilerinin dışlandığını savundu. İDEOLOJİK ELEŞTİRİLER VE “SAVRULMA” VURGUSU Kaçar, il yönetiminin partinin temel ilkelerinden uzaklaştığını da öne sürerek, özellikle laiklik ve parti ideolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. Açıklamasında, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün eleştiri ve iç denetim konusundaki sözlerine atıfta bulundu. “İNTİKAM AMAÇLI DİSİPLİN SÜRECİ” İDDİASI Kendisi hakkında başlatılan disiplin sürecinin “intikam amacı taşıdığını” savunan Kaçar, eleştirilerinin ardından hedef alındığını ileri sürdü. Kaçar, Bursa’daki bazı isimlerin disipline sevk edilmezken kendisinin hedef alınmasının “çifte standart” olduğunu iddia etti. SONUÇ VE TALEP 10 Nisan 2026 tarihli raporunda Kaçar, hakkında yürütülen ihraç talebinin reddedilmesini isterken; başta İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk olmak üzere bazı yöneticiler hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma başlatılmasını talep etti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran bu kapsamlı raporun ardından gözler genel merkezin atacağı adımlara çevrildi. Parti içindeki bu gerilimin önümüzdeki günlerde daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor.

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı Haber

İlkar Servis Yeni Hizmet Binasını Görkemli Törenle Açtı

Bursa iş dünyası, otomotiv sektörü ve kent protokolünü bir araya getiren anlamlı bir organizasyona sahne oldu. İlkar Grup bünyesinde faaliyet gösteren İlkar Servis, modern teknolojiyle donatılmış yeni hizmet binasını yoğun katılımla gerçekleştirilen görkemli bir törenle resmen hizmete açtı. Sektördeki yükselişini yeni yatırımlarla taçlandıran firma, gerçekleştirdiği açılış programıyla hem vizyonunu ortaya koydu hem de Bursa ekonomisine verdiği katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi. Nilüfer Üçevler Mahallesi’nde hizmete giren yeni tesisin açılışına siyaset, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, akademi, spor ve iş dünyasından çok sayıda isim katıldı. Programa, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren başta olmak üzere büyükşehir ve ilçe belediye meclis üyeleri, siyasi parti temsilcileri, STK başkanları, farklı ilçelerden müftüler, akademisyenler, sektör temsilcileri, sporcular, iş insanları ve yüzlerce davetli iştirak etti. 2016’da Küçük Adımlarla Başlayan Hikâye, Bugün Dev Bir Tesise Dönüştü Açılış programı, İlkar Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nemidar’ın konukları tek tek selamlamasıyla başladı. Samimi ve vizyoner bir konuşma yapan Nemidar, 2016 yılında mütevazı imkânlarla çıktıkları yolda bugün örnek gösterilen modern bir tesisin kapılarını açmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Nemidar konuşmasında, başarıya giden yolun yalnızca ticari hedeflerden değil; güven, dürüstlük, istikrar ve müşteri memnuniyetinden geçtiğini vurgulayarak, “Bugün burada sadece bir bina açmıyoruz. Aynı zamanda yılların emeğini, alın terini, inancını ve geleceğe dair hedeflerimizi taçlandırıyoruz” mesajını verdi. Bursa’da Stellantis Markalarına Profesyonel Çözüm Merkezi Yeni hizmet binasıyla dikkatleri üzerine çeken İlkar Servis, Bursa’da Stellantis Grubu markalarına yönelik özel servis hizmeti sunuyor. Firma; Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles kullanıcılarına tamirat, bakım, mekanik onarım, elektronik arıza tespiti ve kaporta-boya alanlarında profesyonel çözümler sunuyor. Alanında uzman teknik personeliyle hizmet veren tesis, son teknoloji cihazlarla donatılmış servis alanları, hızlı bakım üniteleri, müşteri bekleme alanları, yedek parça departmanı ve operasyonel kapasitesiyle bölgenin önemli otomotiv merkezlerinden biri olmaya aday gösteriliyor. Müşteri Memnuniyeti ve Şeffaf Hizmet Anlayışı Ön Planda İlkar Servis’in temel çalışma prensibini güvenilirlik, şeffaflık ve kalite oluşturuyor. Firma bünyesinde yapılan tüm işlemlerde orijinal ve eşdeğer yedek parçalar kullanılırken, gerçekleştirilen bakım ve onarımlar garanti kapsamı altında sunuluyor. Arıza tespitinden teslimata kadar tüm süreçlerin titizlikle yönetildiği işletmede, araç sahiplerinin ihtiyaçlarına hızlı ve kalıcı çözümler üretiliyor. Firma yetkilileri, gelişen otomotiv teknolojisini yakından takip ederek her geçen gün hizmet standartlarını daha yukarı taşımayı hedeflediklerini belirtti. En Duygusal An: İlk Üç Müşteriye Vefa Plaketi Açılış töreninin en anlamlı ve duygusal bölümlerinden biri ise İlkar Servis’in kuruluşundan bu yana firmayı yalnız bırakmayan ilk üç müşteriye plaket takdim edilmesi oldu. Yıllardır süren güven ilişkisini simgeleyen bu özel anlarda salonda duygusal atmosfer yaşandı. Firmanın geçmişine sadakat gösteren müşterilere teşekkür edilmesi, ticari başarının temelinde insan ilişkileri ve vefa duygusunun yer aldığını bir kez daha gösterdi. Pasta Kesildi, İkramlar Yapıldı, Dostluk Mesajları Verildi Program kapsamında 10. yıl pastası kesilirken, katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Davetliler yeni tesisi gezerek servis alanlarını yerinde inceleme fırsatı buldu. Açılış organizasyonu boyunca sıcak ve samimi görüntüler yaşanırken, sektör temsilcileri de yatırımın Bursa adına önemli bir kazanım olduğunu dile getirdi. İlkar Spor Kulübü de Tanıtıldı Organizasyon yalnızca ticari başarıya değil, sosyal sorumluluk ve spor alanındaki yatırımlara da sahne oldu. Programda İlkar Spor Kulübü bünyesinde faaliyet gösteren sporcular tanıtıldı ve kulübe verilen destekler hakkında bilgilendirme yapıldı. Özellikle oryantiring branşında yürütülen çalışmalar dikkat çekti. Harita, pusula, strateji ve fiziksel dayanıklılığı bir araya getiren oryantiring sporunun gençler açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Kulüp bünyesinde sporculara zaman ölçümü sistemleri, navigasyon teknikleri, harita okuma becerileri ve profesyonel yarış hazırlıkları konusunda eğitimler verildiği belirtildi. Bu yönüyle İlkar Grup’un yalnızca ticarette değil; gençliğe, spora ve toplumsal gelişime de yatırım yapan örnek bir kurum kimliği taşıdığı vurgulandı. Bursa Ekonomisine ve İstihdama Yeni Katkı Yeni tesisin devreye alınmasıyla birlikte istihdam kapasitesinin artacağı, servis hizmet sürelerinin kısalacağı ve daha fazla müşteriye aynı anda kaliteli hizmet sunulacağı ifade edildi. Bu yatırımın hem Bursa ekonomisine hem de otomotiv yan sanayi ekosistemine önemli katkılar sağlayacağı değerlendiriliyor. “Bu Daha Başlangıç” Açılışta konuşan firma temsilcileri, yeni binanın yalnızca bir yatırım değil, gelecekte atılacak daha büyük adımların başlangıcı olduğunu belirterek, büyüme hedeflerinin devam ettiğini kaydetti. Teşekkür Mesajı İlkar Grup yetkilileri program sonunda yaptıkları açıklamada, “Bizlere değer katan, bu özel günümüzde yanımızda olan tüm misafirlerimize, dostlarımıza, müşterilerimize ve destek veren herkese teşekkür ediyoruz” ifadelerine yer verdi. Hafızalarda Yer Edecek Açılış Modern mimarisi, güçlü teknik altyapısı, uzman kadrosu ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla sektörde iddiasını büyüten İlkar Servis’in yeni hizmet binası, Bursa’da uzun süre konuşulacak yatırımlardan biri olarak kayıtlara geçti. Görkemli açılış organizasyonu ise iş dünyasının birlik, dayanışma ve vizyon buluşmasına dönüştü.

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ” Haber

ZAFER PARTİSİ’NDEN BURSA YERELİNDE SERT ÇIKIŞ: “NERDE KALDIĞINIZI EN İYİ SİZ BİLİYORSUNUZ”

Bursa yerel siyasetinde tansiyon yükselirken, Zafer Partisi Keles İlçe Başkanı Bahçet Arı’ndan dikkat çeken ve sert ifadeler içeren bir açıklama geldi. Yerel yönetimlere yönelik eleştirilerini peş peşe sıralayan Arı, geçmiş uygulamalar üzerinden yüklendiği açıklamasında “algı değil icraat” vurgusu yaptı. “NERDE KALDIĞINIZI HATIRLATMAYA GEREK YOK” Son dönemde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Nerede kalmıştık?” söylemine gönderme yapan Arı, bu ifadeye sert bir karşılık vererek, “Siz nerede kaldığınızı çok iyi biliyorsunuz” dedi. Açıklamasında özellikle geçmişte alınan bazı kararların bugün görmezden gelindiğini savunan Arı, belediye yönetimlerini çifte standartla suçladı. SU ZAMMI ÜZERİNDEN YÜKLENDİ: “ÇOĞUNLUK SİZDEYDİ, HİÇ DÜŞÜNMEDEN GEÇİRDİNİZ” Arı’nın en sert eleştirilerinden biri, su fiyatlarına yapılan zamlar üzerinden geldi. Belediye meclisinde çoğunluğun kendilerinde olduğu dönemde alınan kararları hatırlatan Arı, bu artışların sorgulanmadan kabul edildiğini öne sürdü: “Mecliste çoğunluk sizdeyken, vatandaşı düşünmeden suya zam yaptınız. Şimdi çıkıp farklı söylemler üretmenin bir anlamı yok. Samimiyseniz, önce o zammı geri alın.” ULAŞIM ZAMLARI TARTIŞMASI: “DÜN ELEŞTİRDİĞİNİZİ BUGÜN SAVUNACAK MISINIZ?” Açıklamada ulaşım zamları da geniş yer buldu. Bursa genelinde yapılan zamların geçmişte sert şekilde eleştirildiğini hatırlatan Arı, bugünkü tutumun ne olacağını sorguladı: “Dünya genelinde akaryakıt fiyatları artmışken bile Bursa’daki ulaşım zamlarını siyasete malzeme yaptınız. Bugün aynı koşullar geçerliyken ne yapacaksınız? Aynı tepkiyi gösterebilecek misiniz?” LİYAKAT TARTIŞMASI: “YILLARCA SESSİZ KALDINIZ” Yerel yönetimlerdeki kadrolaşma tartışmalarına da değinen Arı, liyakat söylemleri üzerinden sert eleştirilerde bulundu. Geçmişte yapılan atamalara sessiz kalındığını iddia eden Arı, bugün aynı konunun gündeme taşınmasını “samimiyetsizlik” olarak nitelendirdi: “Yıllarca kendi kadrolarınızı en kritik noktalara yerleştirirken tek kelime etmediniz. Aynı durum size yapılınca ortalığı ayağa kaldırıyorsunuz. Bu millet bu çelişkiyi görüyor.” “ARTIK BAHANE YOK”: DAĞ YÖRESİ VURGUSU Bursa’nın dağ yöresine ilişkin sorunlara da dikkat çeken Arı, iki yıldır “büyükşehir destek vermiyor” gerekçesiyle çözüm üretilmediğini savundu. Artık bu söylemin geçerliliğini yitirdiğini belirten Arı, bölge halkının beklentilerinin karşılanması gerektiğini vurguladı: “İki yıldır aynı bahaneyi dinliyoruz. Artık oyalama dönemi bitti. Dağ yöresindeki vatandaşın beklentisini karşılamak zorundasınız.” “ALGILARLA DEĞİL, İCRAATLA KONUŞUN” Açıklamasının genelinde sert ve meydan okuyan bir dil kullanan Arı, yerel yönetimlere açık çağrıda bulundu: “Algı operasyonlarıyla değil, somut icraatlarla konuşun. Bu millet artık neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.” YARGI VURGUSU: “HERKES EŞİT ŞEKİLDE HESAP VERMELİ” Açıklamasının sonunda dikkat çeken bir not paylaşan Arı, herhangi bir siyasi figürün destekçisi olmadığını özellikle belirterek, yargı süreçlerine ilişkin net bir tavır ortaya koydu. Mustafa Bozbey isminin geçtiği tartışmalara dolaylı gönderme yapan Arı, şu ifadeleri kullandı: “Kim olursa olsun, aynı dosyada adı geçen herkes eşit şekilde yargılanmalıdır. Yandaş ya da muhalif ayrımı kabul edilemez.” BURSA SİYASETİNDE GERİLİM YÜKSELİYOR Bu sert çıkış, Bursa yerel siyasetinde yeni bir tartışma dalgasının fitilini ateşledi. Özellikle zam politikaları, liyakat tartışmaları ve bölgesel hizmet eksiklikleri üzerinden yürüyen polemiklerin önümüzdeki günlerde daha da sertleşmesi bekleniyor.

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok” Haber

Gemlik’te Kent Konseyi Tartışması: “Şaibeli İsimlere Yer Yok”

İYİ Parti Gemlik İlçe Başkanı Orhan Karaduman, yaklaşan Gemlik Kent Konseyi seçimleri öncesinde yaptığı sert açıklamayla adaylık süreçlerine dair önemli uyarılarda bulundu. Karaduman, sürecin basit bir görev yarışı olmadığını vurgulayarak, bunun Gemlik’in geleceğini doğrudan etkileyecek ciddi bir “ahlaki ve yönetsel sınav” olduğunun altını çizdi. Adaylık başvurularının başlamasıyla birlikte sahada yoğun temasların sürdüğünü belirten Karaduman, Kent Konseyi gibi doğrudan halkın temsilini üstlenen bir yapıda görev alacak kişilerin geçmişlerinin tartışmasız şekilde temiz olması gerektiğini ifade etti. Açıklamasında özellikle kamu vicdanına dikkat çeken Karaduman, geçmişinde şaibe bulunan, akçeli işlerle anılan ya da güven zedeleyen ilişkilerle gündeme gelmiş kişilerin bu tür görevlere talip olmaması gerektiğini net bir dille dile getirdi. Karaduman, yalnızca seçim sürecinde değil, seçim sonrasında belediye bünyesinde görevlendirilecek sekreterya ve benzeri pozisyonlar için de aynı hassasiyetin geçerli olduğunu belirtti. Bu görevlerde bulunacak kişilerde aranması gereken temel kriterleri ise “temiz geçmiş, şeffaf duruş ve kamu yararına bağlılık” olarak sıraladı. Aksi bir durumda ortaya çıkacak tablonun Gemlik adına ciddi riskler barındıracağını söyleyen Karaduman, şaibeli isimlerden oluşacak bir Kent Konseyi’nin halkın sorunlarına çözüm üretmek yerine belirli çevrelerin çıkarlarına hizmet edeceğini ve toplumda güven yerine şüphe yaratacağını ifade etti. Tüm adaylara açık çağrıda bulunan Karaduman, “Ya tertemiz bir kadro ile ortaya çıkın ya da bu milletin karşısına çıkmayın” diyerek, Gemlik halkının artık siyasi hesaplar, çıkar ilişkileri ve kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları görmek istemediğini vurguladı. Gemlik halkının beklentisinin açık olduğunu belirten Karaduman, şehrin şeffaflık, dürüstlük ve namuslu yönetim talep ettiğini ifade etti. Bu ilkelerin göz ardı edilmesi halinde kurulacak bir Kent Konseyi’nin umut olmak yerine toplumdaki güven duygusunu daha da zedeleyeceğini belirten Karaduman, kamuya hesap vermeyen yapıların kamu yararına hizmet edemeyeceğini dile getirdi. Açıklamasının sonunda bir kez daha çağrısını yineleyen Karaduman, Gemlik Kent Konseyi’nin yalnızca temiz, dürüst ve liyakat sahibi kişilerden oluşması gerektiğini vurguladı. Süreci yönetenlere ve adaylara “kamu vicdanına kulak verme” çağrısı yapan Karaduman, Gemlik halkının olup biteni yakından takip ettiğini ve geçmişi şaibeli kişilerin artık bu şehirde kendilerine yer bulamayacağını ifade etti. Karaduman açıklamasını, “Gemlik sahipsiz değildir. Bu şehirde artık kimse geçmişini saklayarak geleceğini inşa edemez” sözleriyle tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.