Hava Durumu

#Basın Açıklaması

- Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YEŞİLTAŞ’TAN HALK TV KARARINA SERT TEPKİ: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİNİN TEMELİDİR” Haber

YEŞİLTAŞ’TAN HALK TV KARARINA SERT TEPKİ: “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ DEMOKRASİNİN TEMELİDİR”

YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen ortak basın açıklaması kapsamında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Halk TV’ye kayyım atanması kararına tepki gösteren Yeşiltaş, demokratik değerlerin korunması ve vatandaşların tarafsız bilgiye ulaşabilmesinin önemine vurgu yaptı. “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK HER ADIM TOPLUMU İLGİLENDİRİR” Halk TV hakkında alındığı belirtilen kayyım kararını eleştiren Yeşiltaş, basın kuruluşlarına yönelik müdahalelerin yalnızca medya sektörünü değil, toplumun tamamını etkilediğini savundu. Özgür basının demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirten Yeşiltaş, farklı düşüncelerin kamuoyunda yer bulabilmesi ve gazetecilerin herhangi bir baskı altında kalmadan görevlerini sürdürebilmesi gerektiğini ifade etti. İMAMOĞLU DAVASININ ZAMANLAMASINA DİKKAT ÇEKTİ Açıklamasında Ekrem İmamoğlu hakkında devam eden yargı sürecine de değinen Yeşiltaş, Halk TV'ye ilişkin kararın İmamoğlu'nun savunma sürecinin başladığı döneme denk gelmesini eleştirdi. Yeşiltaş, yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, bağımsızlık ve tarafsızlık ilkeleri çerçevesinde yürütülmesinin toplumun adalete olan güveni açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. FON KRİZİ VE VATANDAŞLARIN MAĞDURİYETİ GÜNDEMDEYDİ Ekonomik gelişmelere de değinen Yeşiltaş, kamuoyunda tartışılan fon krizi nedeniyle mağduriyet yaşadığını belirten vatandaşların haklarının korunması gerektiğini söyledi. Sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Yeşiltaş, şeffaflığın önemine dikkat çekti. “DIŞ POLİTİKADA MECLİSİN İRADESİ ESAS ALINMALI” Türkiye'nin dış politika ve savunma alanında atacağı adımlara ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yeşiltaş, ülkenin geleceğini ilgilendiren stratejik kararların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin denetim ve değerlendirmesi altında alınması gerektiğini ifade etti. Yeşiltaş, demokratik kurumların güçlendirilmesi, hukukun üstünlüğünün korunması ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması gerektiğini belirterek açıklamasını tamamladı.

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı Haber

İYİ Parti’den Banka Önünde Dolandırıcılık Protestosu: 5 Maddelik Çağrı

İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılık vakalarında banka müşterilerinin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla banka şubesi önünde basın açıklaması yaptı. İlçe teşkilatı adına konuşan Basın ve Tanıtım Başkanı Taner Saraç, bankacılık sistemindeki güvenlik uygulamaları ile mevcut mevzuatın yeniden ele alınması gerektiğini savundu. Açıklamanın, teşkilata başvurarak dolandırıcılık nedeniyle mağduriyet yaşadığını bildiren bir vatandaşın durumu üzerine gerçekleştirildiği belirtildi. Saraç, benzer vakaların yalnızca bireysel mağduriyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek bankalar, denetleyici kurumlar ve mevzuata ilişkin eleştirilerde bulundu. Bankaların güvenlik önlemlerini eleştirdi Saraç, bankaların müşterilerin hesap güvenliğini sağlamak için daha güçlü ve çok aşamalı kontrol mekanizmaları uygulaması gerektiğini söyledi. Dolandırıcılık vakalarında olağan dışı para transferleri ile kredi işlemlerinin daha etkin biçimde denetlenmesi gerektiğini savunan Saraç, bazı olaylarda dolandırıcıların mobil bankacılık üzerinden kredi kullanıp parayı farklı hesaplara aktarabilmesinin güvenlik sistemlerinin sorgulanmasına neden olduğunu belirtti. Saraç ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun tüketicilerin korunması açısından yeniden düzenlenmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. BDDK ve başvuru süreçleri gündeme getirildi Basın açıklamasında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) denetim süreçleri de eleştirildi. İYİ Parti heyeti, dolandırıcılık mağdurlarının savcılığa başvurmasının ardından Türkiye Bankalar Birliği Hakem Heyeti sürecinde karşılaştığı öne sürülen sorunların giderilmesini istedi. Mevcut uygulamalarda vatandaşların hak arama yolları arasında çelişkiler bulunduğunu savunan Saraç, mağdurların hem adli makamlara başvurabilmesinin hem de diğer hak arama mekanizmalarından yararlanabilmesinin önünün açık tutulması gerektiğini söyledi. Meclis için 5 maddelik düzenleme çağrısı İYİ Parti Bakırköy İlçe Teşkilatı, telefon ve siber dolandırıcılıkla mücadele kapsamında beş başlık altında taleplerini açıkladı: Bankacılık sistemindeki dolandırıcılık iddialarının şeffaf biçimde incelenmesi,Veri güvenliği konusunda ihmali veya sorumluluğu bulunanların araştırılması,5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nda hesap sahiplerinin korunmasını güçlendirecek düzenlemeler yapılması,Savcılığa yapılan suç duyurularının TBB Hakem Heyeti'ne başvuru hakkının önünde engel oluşturmaması,Dolandırıcılık nedeniyle zarara uğrayan banka müşterilerinin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir mekanizma oluşturulması. Saraç, taleplerin yasal düzenlemeye dönüştürülmesi için konunun TBMM gündemine taşınmasını istediklerini belirtti. Basın açıklamasının ardından protesto sloganlarla sona ererken İYİ Parti heyeti, telefon ve siber dolandırıcılık mağdurlarının yaşadığı sorunları gündemde tutacaklarını ve konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

Bursa’da Öldürülen Avukat Hatice Kocaefe Davasında Sanıklar Hakim Karşısında Haber

Bursa’da Öldürülen Avukat Hatice Kocaefe Davasında Sanıklar Hakim Karşısında

Bursa’da öldürülen Avukat Hatice Kocaefe’nin ölümüne ilişkin yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı. Bursa Barosu, duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yaparak davanın takipçisi olacaklarını bildirdi. BURSA – Bursa’da hayatını kaybeden Avukat Hatice Kocaefe’nin ölümüne ilişkin açılan davada yargılama süreci devam ediyor. Olayla ilgili haklarında dava açılan sanıklar, duruşma kapsamında hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde Bursa Adliyesi önünde bir araya gelen Bursa Barosu üyeleri ve avukatlar, basın açıklaması gerçekleştirdi. BURSA BAROSU’NDAN ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA Bursa Barosu tarafından gerçekleştirilen açıklamada, Avukat Hatice Kocaefe’nin öldürülmesine ilişkin yürütülen yargı sürecinin yakından takip edildiği belirtildi. Adliye önündeki açıklamaya avukatların yanı sıra davayı takip etmek üzere gelen hukukçular da katıldı. Baro tarafından yapılan açıklamada, meslektaşlarının yaşamını yitirdiği olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve yargılamanın etkin biçimde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi. “SAVUNMAYI SAVUNUYORUZ” Duruşma öncesindeki açıklamada avukatlara yönelik şiddet konusu da gündeme getirildi. “Savunmayı savunuyoruz” mesajının öne çıktığı açıklamada, avukatların mesleki faaliyetlerini güvenli koşullarda sürdürebilmesi gerektiği vurgulandı. Bursa Barosu ve davayı takip eden avukatlar, Hatice Kocaefe dosyasındaki hukuki süreci takip etmeyi sürdüreceklerini ifade etti. SANIKLAR HAKİM KARŞISINDA Basın açıklamasının ardından gözler duruşmaya çevrildi. Hatice Kocaefe’nin ölümüne ilişkin haklarında dava açılan sanıkların yargılanmasına devam edilirken, mahkemenin sanık ve taraf beyanlarını dinlemesi ve dosyadaki delilleri değerlendirmesi bekleniyor. Duruşmanın ardından mahkemenin vereceği ara karar ve yargılamanın bundan sonraki sürecine ilişkin gelişmeler kamuoyu tarafından takip ediliyor. Bursa Barosu ise davanın yalnızca bir meslektaşlarının öldürülmesine ilişkin ceza yargılaması olmadığını, aynı zamanda avukatlara yönelik şiddet konusunda da önem taşıdığını belirterek sürecin takipçisi olacağını bildirdi.

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor" Haber

İYİ Parti'den Gürsu'da Sert Çıkış: "Beş Dönemdir Aynı İktidar, Aynı Sorunlar... Gürsu Hizmet Değil, İhmal Görüyor"

İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanlığı, ilçede yıl boyunca çözüme kavuşturulamayan kronik sorunların kapsamlı bir şekilde ele alınması amacıyla dikkat çeken bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada; ulaşım düzenlemelerinden terminal problemine, plansız kentleşmeden mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarına, altyapı yetersizliklerinden belediyecilik anlayışına kadar pek çok konuda mevcut yönetim sert bir dille eleştirildi. İYİ Parti Gürsu İlçe Başkanı Orhan Sevinç, Gürsu'nun uzun yıllardır benzer siyasi anlayışlarla yönetilmesine rağmen temel problemlerin giderilmediğini savunarak, "Gürsu gözlemlenmeyi değil, gerçek hizmetleri bekliyor" mesajını verdi. Basın açıklamasına İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Yıldırım İlçe Başkanı İsmail Seyis, Kestel İlçe Başkanı Hamza Gözüküçük, parti yöneticileri ve çok sayıda partili katıldı. Açıklamanın ardından heyet, ilçe merkezinde bir araya gelerek sorunları yerinde inceledi ve çözüm önerilerini paylaştı. "Beş Dönemdir Aynı İktidar Var, Ama Gürsu'nun Sorunları Yerinde Sayıyor" Basın açıklamasında konuşan İlçe Başkanı Orhan Sevinç, Gürsu'nun yıllardır iktidar partisine güçlü destek verdiğini hatırlatarak, buna rağmen ilçenin hak ettiği yatırımların gerçekleştirilmediğini öne sürdü. Sevinç, seçim dönemlerinde büyük vaatlerin sıralandığını ancak sandıklar kapandıktan sonra bu sözlerin unutulduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı: "Bilindiği üzere Gürsu'muz beş dönemdir iktidara oy veriyor. Her seçim döneminde büyük vaatlerle vatandaşımızın karşısına çıkılıyor. Devletin ve iktidarın tüm imkanları üzerinden güven isteniyor. Ancak seçimler bittiğinde Gürsu halkı neredeyse unutuluyor. Bugün ilçemizde yapılanların büyük bölümü rutin belediyecilik hizmetleridir. Oysa vatandaş artık kalıcı çözümler bekliyor." Belediyeciliğin sadece asfalt dökmek, park temizlemek ya da rutin işleri yürütmek olmadığını belirten Sevinç, gerçek belediyeciliğin vatandaşın yaşam standardını yükseltecek kalıcı projeler üretmek olduğunu vurguladı. Hızla Büyüyen Gürsu'nun Altyapısı Aynı Hızla Gelişmedi Açıklamada, Gürsu'nun son yıllarda Bursa'nın en hızlı büyüyen ilçelerinden biri haline geldiğine dikkat çekildi. Yaklaşık 100 bin nüfusa ulaşan ilçenin özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Ahıska Türklerinin yoğun olarak yaşadığı önemli bir yerleşim merkezi olduğu belirtilirken, artan nüfusa rağmen ulaşım, sosyal donatı alanları ve altyapı yatırımlarının aynı hızda geliştirilmediği ifade edildi. İYİ Parti heyeti, mevcut düzenin devam ettiğini ancak vatandaşın günlük yaşamını kolaylaştıracak adımların hayata geçirilmediğini savundu. Terminal Sorunu Yıllardır Çözülmüyor: "Vatandaş Çifte Masraf Yapıyor" Basın açıklamasının en dikkat çekici başlıklarından biri şehirlerarası ulaşım ve terminal sorunu oldu. İYİ Parti, Gürsu'da yaşayan binlerce vatandaşın memleketlerine giderken veya dönerken ciddi mağduriyetler yaşadığını belirtti. Şehirlerarası otobüslerin ilçeye girmemesi nedeniyle vatandaşların önce Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali'ne gitmek zorunda kaldıkları, ardından Gürsu'ya ulaşmak için ikinci kez ulaşım ücreti ödedikleri vurgulandı. Sevinç, özellikle yaşlıların, çocuklu ailelerin, engellilerin ve ağır yük taşıyan kişilerin büyük zorluklar yaşadığını ifade ederek şunları ekledi: "İnsanlarımız zaten ekonomik kriz altında yaşam mücadelesi veriyor. Uzun saatler süren yolculukların ardından bir de terminalden Gürsu'ya ulaşabilmek için yeniden araç parası ödemek zorunda kalıyorlar. Bu durum vatandaşımıza hem maddi hem de manevi yük oluşturuyor." Açıklamada, geçmiş yıllarda Kestel'de şehirlerarası otobüslerin yolcu indirip bindirdiği noktaların kaldırıldığı ancak bunun yerine yeni bir sistemin oluşturulmadığı da hatırlatıldı. İYİ Parti; Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ulaştırma Bakanlığı ve ilgili kurumların ortak bir çalışma yürüterek Gürsu, Kestel ve doğu ilçelerini kapsayan yeni bir ulaşım planlamasını hayata geçirmesi gerektiğini savundu. Sorun Sadece Gürsu'nun Değil: Yıldırım'ın Doğusu ve Kestel de Aynı Mağduriyeti Yaşıyor Orhan Sevinç, terminal ve ulaşım probleminin yalnızca Gürsu ile sınırlı olmadığını ifade ederek, Yıldırım'ın doğu mahalleleri ile Kestel'de yaşayan vatandaşların da benzer sıkıntılarla karşı karşıya olduğunu söyledi. Bölgede yüz binlerce kişinin aynı ulaşım sorununu yaşadığını belirten Sevinç, konunun bireysel değil, bölgesel bir planlama eksikliği olduğunu dile getirdi. İYİ Parti heyeti, doğu aksındaki ulaşım yükünün artık sürdürülemez hale geldiğini ve kalıcı bir çözüm üretilmesi gerektiğini ifade etti. Mevsimlik Tarım İşçileri İçin İnsan Onuruna Yakışır Yaşam Alanları İstendi Basın açıklamasında sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında mevsimlik tarım işçilerinin yaşadığı sorunlar da gündeme getirildi. Gürsu'nun önemli bir tarım üretim merkezi olduğuna dikkat çeken Orhan Sevinç, her yıl yüzlerce mevsimlik işçinin ilçeye çalışmak için geldiğini ancak bu insanların sağlıklı barınma koşullarından yoksun bırakıldığını söyledi. Sevinç, yaşanan durumun yalnızca işçileri değil, ilçe halkını da etkileyen sosyal sorunlara dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı: "Bu insanlar da bu ülkenin insanıdır. İnsan onuruna yakışır şartlarda yaşayabilecekleri güvenli ve sağlıklı yaşam alanlarının oluşturulması artık zorunluluktur." İYİ Parti, geçici çözümler yerine sosyal konut niteliğinde kalıcı projelerin geliştirilmesi gerektiğini savunurken, plansız çadır alanlarının hem sağlık hem güvenlik hem de sosyal yaşam açısından ciddi riskler oluşturduğunu dile getirdi. "Gürsu Gözlemlenmeyi Değil, Gerçek Hizmeti Bekliyor" Açıklamanın en sert bölümlerinden biri ise belediyenin son dönemde yürüttüğü tanıtım faaliyetlerine yönelik eleştiriler oldu. Orhan Sevinç, belediyenin düzenlediği "Gürsu'yu Gözlüyoruz" programlarına göndermede bulunarak, kamu kaynaklarının öncelikle vatandaşın sorunlarını çözmek için kullanılması gerektiğini söyledi. Sevinç açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı: "Belediye 'Gürsu'yu gözlüyoruz' diyerek çeşitli organizasyonlar düzenliyor. Biz de soruyoruz; bu faaliyetler belediye adına mı yapılıyor, yoksa bir siyasi partinin organizasyonu mu yürütülüyor? Belediye tüm vatandaşların kurumudur. Hiçbir siyasi partinin seçim ofisi değildir." Kamu kaynaklarının tarafsız kullanılmasının önemine dikkat çeken Sevinç, belediyelerin tüm vatandaşlara eşit hizmet götürmekle yükümlü olduğunu ifade etti. İYİ Parti: "Gürsu'nun Sorunlarının Takipçisi Olacağız" Basın açıklamasının ardından değerlendirmelerde bulunan Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu ile Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Gürsu'da dile getirilenlerin yalnızca yerel siyasetin değil, Bursa'nın genel kalkınmasının da önemli bir parçası olduğunu ifade etti. Heyet; ulaşım, altyapı, şehir hizmetleri, tarım politikaları, sosyal yaşam, belediye hizmetleri ve kamu yatırımlarıyla ilgili eksikliklerin takipçisi olacaklarını belirterek, konuyu hem yerel yönetimlere hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşımaya devam edeceklerini açıkladı. Vatandaşlarla yaptıkları saha ziyaretlerinin ardından program toplu hatıra fotoğrafıyla sona ererken, İYİ Parti teşkilatı Gürsu'nun yıllardır çözülemeyen kronik sorunlarının takipçisi olduklarını ve ilçenin yapısal sorunlarını her platformda dile getirmeyi sürdüreceklerini vurguladı. İYİ Parti'nin açıklaması; özellikle ulaşım, terminal, sosyal belediyecilik ve kamu hizmetlerine yönelik sert eleştirileriyle Gürsu siyasetinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşlerken, gözler şimdi yerel yönetimlerden gelecek olası açıklamalara çevrildi.

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!” Haber

“İznik Gölü Kuruyor, Halk ve Çiftçi Tehlike Altında!”

İYİ Parti İznik İlçe Başkanlığı başkanlığında özetlenen bir basın açıklaması ve saha programı, İznik Gölü'nün içinde kritik durum ve bölgesel ekonomik gelişmelerin yaşandığı görüldü. İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız tarafından düzenlenen etkinliğe, Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDP üyesi Mustafa Küçük, geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ve il ile ilçenin bulunduğuyla birlikte kaldığı yerden devam eden kuruma dikkat çekildi. İznik Gölü'nün Alarm Veren Durumu İYİ Parti, İznik Gölü'nden yapılan yıllık su çekimi ile göle doğal olarak gelen su miktarı arasındaki dramatik fark küreselna duyurdu. Açıklamada öne çıkan veriler şöyle: Gemlik Gübre (Azot Sanayi) tesisi , gölden tek başına, 16 kilometrelik boru hattı üzerinden yıllık 10 milyon metreküp su çekiyor. Gölden yapılan toplam yıllık su çekimi 79,51 milyon metreküp , buna karşılık göle yıllık doğal su girişi yalnızca 23,28 milyon metreküp . İznik İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, düşüşün bu hızla kurumasının, bölgede tarım, hayvancılık ve zeytin üretimi için ciddi bir tehdit oluştuğunu vurguladı. Yıldız, sert bir tonla şu soruyu yöneltti: “Her yıl 56 milyon metreküplük devasa bir su açığı varsa, bu göl kurulmaz mı?” Bu uyarı, İznik Gölü'nün ve patlak veren tarım arazilerinin sürdürülebilirliği konusundaki ciddi endişeleri gündeme taşıdı. Esnaf ve Tarım Çalışmaları İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, İznik Teşkilatı'nın ilçedeki programlar kapsamında esnaf ziyaretlerinde bulundu. Türkoğlu, küçük bireylerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları dinleyerek, ticaret yapanların can damarı olan esnafın toplayıcılarına aktardı. Program kapsamında ayrıca İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız, Orhangazi İlçe Başkanı Bülent Bakış, MDK Üyesi Av. Mustafa Küçük ve geçmiş dönem GİK üyesi Müberra Çakır ile birlikte İznik Ziraat Odası ziyaret edildi. Ziyarette, çiftçilerin, hayvancıların ve özellikle zeytincilerin karşılaştığı sorunlar ele alındı. İznik Gölü'nün tarımdaki rolü ve mevcut su yönetimi ile ilgili sorunlar ayrıntılı bir şekilde değerlendirildi. Oda Başkanı Vedat Çakar ve yönetimi, İYİ Parti ekibini organize ederken, programda artan oranlar, düşen alım gücü ve ekonomik kazançlar gibi konularda da kriz geldi. Ekrem Yıldız, esnafın sıkıntılarını ve yaygın olarak genişlemeye devam edeceklerini vurguladı. Ekonomik Kriz ve Tarım Uyarısı İl Başkanı İsmail Kaya, İlçe Başkanı Ekrem Yıldız ve beraberindeki heyet, program boyunca ekonomik krizler ve İznik Gölü'nün kurumasının bir araya getirildiğine dikkat çekti. Açıklamada, esnafın nefes alamadığı bir ekonomi ülke genelinde refahın sürdürülemeyeceği uyarısı yapıldı: “Esnafın nefes alamadığı yerde, ülke ekonomisi ayakta kalamaz.” İYİ Parti'nin İznik programı, sadece bir basın açıklaması değil, aynı zamanda bölgedeki saha çalışmalarıyla ekonomik ve büyümenin yerinde tespit edildiği bir platform olarak öne çıktı. İYİ Parti'nin İznik Vurgusu Ekrem Yıldız ve İYİ Parti heyeti, hem bölünmenin korunmasını hem de ekonomik istikrarın yönetimi için bölge yöneticilerine çözüm operasyonu yaptı. Yıldız, İznik Gölü'nün kurumasına izin verilmemesine ve bölgesel olarak ortaya çıkanların her zaman düzenli olduğunu belirtti. Program, standart ve üreticinin sesi olma misyonunu bir kez daha pekiştiren kapsamlı bir etkinlik olarak tamamlandı.

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi Haber

İYİ Parti’nde Bursa Depremi Derinleşiyor: Hüseyin Bozkurt Kaplan’dan Sert İstifa ve İhraç Tepkisi

İYİ Parti Bursa teşkilatlarında son günlerde yaşanan krizler giderek büyürken, Osmangazi'de başlayan istifa ve yayılan tartışmaları parti içinde yeni bir kırılmayı daha da beraberinde getirdi. İYİ Parti Osmangazi'nin seçilen son ilçe başkanı Avukat Hüseyin Bozkurt Kaplan, hakkında ihraç edilen talebin ardından partisinden istifa ettiğini açıkladı. Kaplan'ın kamuoyuyla paylaştığı açıklama, parti yönetimine yönelik sert eleştiriler ve dikkat çeken ifadeler içerdi. Özellikle “Şeref Nişanem” sözleriyle tanındığı ihraç talebi, Bursa siyasetinde geniş yankı uyandırdı. Kaplan, açıklamada, İl Başkanlığı önünde gösterilen basın açıklamasının gerekçesi gösterilerek ihracının talep edildiğini belirterek, bunun yalnızca şahsına olmadığını, parti içi demokrasiye ve muhaliflerin iradesine yönelik bir köy olduğunu savundu. Açıklamada, "Zulme karşı dayanıklılığı gösterdiğim, Cumhuriyet değerlerimizi, parti değerlerimizi, davamızı ve davalarımızı satmadığım için; İl Başkanlığımız tarafından basın önünde açıklama gösterilerek ihracın talep edilmesi 'Şeref Nişanem' tarafıma ulaştırılmıştır” ifadelerine yer veren Kaplan, süreç boyunca yaşananların hukuka uygun olmaması ileri sürdü. Kaplan, daha önce gerçekleşen İl Seçimleri ile görevden alınma sürecinin hukuki zeminden uzak olduğunu savunarak, tüm bu gelişmelere rağmen yargı işlemlerine başvurup başvurmayacağını açıkladı. Bu kararın gerekçesini ise Türkiye'deki muhalefet partileri üzerinde yeni siyasi kriz olasılıklarına bağlıyor. Açıklamada dikkat çeken “mutlak butlan” gönderilmesiyle Kaplan, diğer muhalif partilerde yaşanan siyasi ve hukuki tartışmaların benzerlerinin İYİ Parti'de yaşanmasının bölgesel zarar gördüğünü ifade etti. Kaplan, "Sırf diğer muhalif partilere uygulanan siyasi 'mutlak butlan' tarifesinin bir muhalefet partisine daha fazla kan ve bunun sonucunda zarar ihtimali ihtimaline dair taşıdığım endişe nedeniyle; bu talebe karşı hukuki yollara başvurulamıyor, ilk günden beri emek harcadığımız İYİ Parti'den istifa ediyorum" dedi. İstifasının siyasiden geri çekileceğinin işaret edilmediğini özellikle vurgulayan Kaplan, Cumhuriyet değerleri ve meşru siyaset anlayışına bağlı süreceğini ifade etti. Kaplan açıklamasının sonunda, "Bu ilanım, vatanımızı müdafaa etme aşkımı söndürmeyecek ve tarafımda meşru siyaset sistemine karşı herhangi bir küskünlük oluşturulmayacaktır. Tüm gerçek dava kardeşlerden haklarını helal etmelerini diliyorum. Allah'a emanet olun" ifadesini kullandı. “Kahrolsun istibdat, yaşasın hürriyet!” Sözleriyle açıklamasını değiştirdiğini Kaplan'ın istifası, Bursa teşkilatlarında süregelen iç tartışmaların daha da derinleştiği yorumlara neden oldu. Özellikle Osmangazi ve Mudanya'da peş peşe gelen istifalar sonrasında satışlar şimdi İYİ Parti Bursa İl Teşkilatı'na dönerken, parti yönetiminin yaşanan gelişmeleri nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu.

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ” Haber

“SAĞLIK HAKKI SATIŞA ÇIKARILAMAZ”

Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) Bursa İl Başkanı Halil Ağırgöl, özelleştirme kapsamına alınan kamu hastaneleriyle ilgili son gelişmelere yönelik son derece sert ifadeler içeren kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, iktidarın sağlık alanındaki politikaları ağır sözlerle eleştirilirken, söz konusu satış girişimleri “halkın en temel hakkına doğrudan müdahale” olarak nitelendirildi. Ağırgöl, açıklamasında iktidarı “kamu varlıklarını sistematik biçimde tasfiye etmekle” suçlayarak, Türkiye’de yıllardır sürdürülen özelleştirme politikalarının ülkenin ekonomik ve sosyal yapısında derin tahribat yarattığını savundu. “Halk düşmanı, talancı ve vurguncu anlayış; halkımızın alın teriyle kurulan Cumhuriyet değerlerini bir bir elden çıkarmaktadır” ifadeleriyle tepkisini dile getiren Ağırgöl, sağlık kurumlarının satışa çıkarılmasını ise “kabul edilemez bir kırılma noktası” olarak tanımladı. “KAMU VARLIKLARI TEK TEK ELDEN ÇIKARILIYOR” Açıklamada, bugüne kadar gerçekleştirilen özelleştirmelere de değinilerek, doğal kaynaklardan altyapı yatırımlarına kadar pek çok stratejik alanın özel sermayeye devredildiği belirtildi. Ağırgöl, “Derelerden ormanlara, madenlerden köprülere kadar her şey satıldı. Şimdi sıra halkın en temel hakkı olan sağlığa gelmiştir” diyerek sürecin geldiği noktaya dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı kararıyla Bursa’da bazı taşınmazların satışa çıkarıldığını hatırlatan Ağırgöl, özellikle sağlık alanındaki bu adımların toplum açısından ağır sonuçlar doğuracağını ifade etti. BURSA’DA SATIŞ LİSTESİNE GİREN SAĞLIK KURUMLARI HKP’nin açıklamasında, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından satış planına dahil edildiği belirtilen sağlık kuruluşları da tek tek sıralandı: Eski Bursa Devlet Hastanesi Bursa Ağız ve Diş Hastanesi Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi Ümran Sönmez Medikal Onkoloji Kliniği Mustafakemalpaşa Tepecik 7 Nolu Aile Sağlığı Merkezi Ağırgöl, bu kurumların yalnızca birer bina değil, halkın sağlık güvencesinin somut karşılığı olduğunu vurgulayarak, “Bu kurumlar satılamaz; çünkü bunlar ticari meta değil, kamusal haktır” dedi. “HALKIN SAĞLIK HAKKI HEDEFTE” Basın açıklamasında, mevcut ekonomik koşullarda vatandaşların zaten ciddi bir geçim krizi yaşadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesinin yoksulluğu daha da derinleştireceği ifade edildi. Ağırgöl, “İşsizlik, pahalılık ve yoksullukla mücadele eden halkımızın şimdi de sağlık hakkı elinden alınmak istenmektedir. Bu, sosyal devlet ilkesinin açıkça yok sayılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu. “ÇÖZÜM ÖRGÜTLÜ MÜCADELEDİR” Ağırgöl, açıklamasının devamında bu sürecin ancak toplumsal örgütlenme ve ortak mücadeleyle durdurulabileceğini savundu. Halkı mücadeleye çağıran HKP Bursa İl Başkanı, “Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan güç, örgütlü halkın kendisidir” dedi. HKP’NİN SAĞLIK VİZYONU: PARASIZ VE KAMUSAL SİSTEM Açıklamada ayrıca Halkın Kurtuluş Partisi’nin programında yer alan sağlık politikalarına da geniş yer verildi. Buna göre; Sağlık hizmetlerinin tamamen kamusal bir hak olarak yeniden yapılandırılacağı, Tüm sağlık hizmetlerinin parasız olacağı, Sağlıktan kâr elde edilmesinin yasaklanacağı, Koruyucu hekimliğin esas alınacağı ve aile hekimliği sisteminin yaygınlaştırılacağı, Hastanelerin halkın ve sağlık emekçilerinin söz sahibi olduğu demokratik bir yapıyla yönetileceği vurgulandı. “HASTANELER HALKINDIR” Ağırgöl, açıklamasını güçlü sloganlarla tamamladı: “Sağlık haktır, satılamaz! Hastaneler halkındır, satılamaz!” HKP Bursa İl Örgütü tarafından yapılan bu açıklama, Bursa’da sağlık alanındaki özelleştirme tartışmalarını yeniden alevlendirirken, konunun önümüzdeki günlerde siyasi gündemin üst sıralarında yer alacağını gösteriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.