Hava Durumu

#Atatürk

- Atatürk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atatürk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖZDAĞ’DAN ADANA’DA SERT MESAJLAR: “SINIRLARDA VE SOKAKLARDA DEVLET HÂKİM OLACAK” Haber

ÖZDAĞ’DAN ADANA’DA SERT MESAJLAR: “SINIRLARDA VE SOKAKLARDA DEVLET HÂKİM OLACAK”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Adana’da düzenlenen “Atatürk’ün Kızları Buluşuyor” programında konuştu. Sığınmacı politikası, kadınların güvenliği, uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığı ile kadına yönelik şiddete değinen Özdağ, “Türk milleti daha fazla sığınmacı ve kaçakların yükünü taşımamalı” dedi. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Adana’da gerçekleştirilen programda partisinin güvenlik, göç ve kadın politikalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. SIĞINMACI POLİTİKASINA SERT ELEŞTİRİ Türkiye’de bulunan Suriyelilerin sayısına ilişkin açıklanan resmi rakamları sorgulayan Özdağ, sığınmacıların geri dönüşü yerine entegrasyon politikasının gündeme getirilmesini eleştirdi. Özdağ, Türkiye’de eğitim gören Suriyeli öğrenci sayısından hareketle açıklanan toplam nüfus rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savundu. Sığınmacı meselesinin yalnızca ekonomik değil, güvenlik ve demografik açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “SOKAKLARDA DEVLETİN HÂKİM OLDUĞU TÜRKİYE SÖZÜ VERİYORUZ” Kadınların ve gençlerin sokaklarda kendilerini güvende hissetmeleri gerektiğini belirten Özdağ, çeteler ve organize suç yapılanmalarıyla daha güçlü mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Özdağ, “Sınırlarda devletin hâkim olduğu, sokaklarda devletin hâkim olduğu, polisin, jandarmanın hâkim olduğu, kadın erkek bütün vatandaşların kendilerini güvende hissettiği bir Türkiye sözü veriyoruz” ifadelerini kullandı. “KURŞUN GEÇİRMEZ OKUL ÇANTASI” TEPKİSİ Sosyal medyada gördüğünü belirttiği kurşun geçirmez okul çantası reklamını örnek gösteren Özdağ, toplumdaki güvenlik kaygısının geldiği noktayı eleştirdi. “Türkiye’yi kurşun geçirmez okul çantası üretecek noktaya getirdiler” diyen Özdağ, çocukların ve ailelerin güvenlik endişesi yaşamadan hayatlarını sürdürebileceği bir düzen oluşturulması gerektiğini söyledi. UYUŞTURUCU VE SANAL KUMARLA MÜCADELE MESAJI Uyuşturucu ve sanal kumar bağımlılığına da değinen Özdağ, partisinin “Tertemiz Türkiye Projesi” kapsamında bağımlılıkla mücadelede zorunlu tedavi modelini savunduğunu açıkladı. Özdağ, uyuşturucu ve kumar bağımlılığının yalnızca bireysel değil, aileleri ve toplumun tamamını etkileyen ciddi bir sorun haline geldiğini belirtti. KADINA ŞİDDET İÇİN YENİ DÜZENLEME ÇAĞRISI Kadına yönelik şiddetin arttığını savunan Özdağ, eğitimden ceza hukukuna kadar kapsamlı değişiklikler yapılması gerektiğini söyledi. Ortaokul ve lise müfredatlarında şiddete karşı bilinçlendirici eğitim verilmesini öneren Özdağ; boşanma davalarının daha kısa sürede sonuçlandırılması, uzaklaştırma kararlarının ihlalinde ise daha ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini ifade etti. Konuşmasının sonunda partisinin Türkiye genelindeki çalışmalarına devam edeceğini belirten Özdağ, Cumhuriyet’in kuruluş ilkeleri ve Atatürk çizgisinden taviz vermeyeceklerini söyledi.

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER Haber

ÜMİT ÖZDAĞ’DAN GÜNDEME İLİŞKİN SERT MESAJLAR: EKONOMİDEN TERÖRLE MÜCADELEYE PEŞ PEŞE ELEŞTİRİLER

KKTC’DEKİ DENİZ KAZASINA “İHMAL” TEPKİSİ Konuşmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana gelen ve can kayıplarına neden olan deniz kazasına değinerek başlayan Özdağ, olayın ciddi şekilde araştırılması gerektiğini savundu. Kazanın ihmaller zincirinin sonucu olduğunu öne süren Özdağ, Türkiye ile KKTC arasında böyle bir facianın yaşanmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Özdağ, “21. yüzyılda Türkiye ile KKTC arasında gemi batar mı? Evet, battı ve birçok insan hayatını kaybetti” ifadelerini kullandı. CHP’YE “ABD PLANI” ELEŞTİRİSİ Özdağ’ın gündemindeki başlıklardan biri de CHP Genel Merkezi’nde gerçekleştirildiğini söylediği bir toplantı oldu. Toplantıda il başkanları ve belediye başkanlarına Türkiye’nin siyasi geleceğine ilişkin bir sunum yapıldığını öne süren Özdağ, sunumda Türkiye’de gelecekte dört siyasi partinin kalacağı ve bunun ABD ile iktidarın istediği bir yapı olduğu yönünde değerlendirmeler bulunduğunu iddia etti. CHP yönetimini bu iddialar üzerinden sert sözlerle eleştiren Özdağ, partinin kuruluş değerlerinden uzaklaştığını savundu. MUHARREM İNCE’YE YANIT: “KURDUĞUN PARTİDEN KAÇMAMAK DA CİDDİ BİR İŞTİR” Muharrem İnce’nin kendisi ve Zafer Partisi’nin siyasi harcamalarına ilişkin açıklamalarına da yanıt veren Özdağ, İnce’nin “Parti kurmak turşu kurmak değildir” sözlerine karşılık verdi. Özdağ, “Parti kurmanın çok ciddi bir iş olduğunu biz biliyoruz ama parti kurmak ciddi bir iş olduğu kadar insanın kurduğu partiden kaçmaması da ciddi bir iştir” dedi. Zafer Partisi’nin mali hesaplarının devlet denetiminde olduğunu ifade eden Özdağ, partinin çalışmalarının öğrencilerden, memurlardan ve esnaftan gelen bağışlarla sürdürüldüğünü belirtti. “AK PARTİ’NİN EKONOMİNİN AYARINI DÜZELTME İMKÂNI YOK” Ekonomide yaşanan gelişmelere de değinen Özdağ, hükümetin mevcut ekonomik sorunları çözebilecek kapasiteyi kaybettiğini savundu. Özdağ, “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti’nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok” sözleriyle ekonomi yönetimini hedef aldı. Türkiye’nin geçmiş yıllarda oluşturduğu ekonomik değerlerin ve kamu varlıklarının elden çıkarıldığını ileri süren Özdağ, “Milletin AKP iktidara gelene kadar dişinden tırnağından artırarak inşa etmiş olduğu zenginlikler pazarlanıyor” ifadelerini kullandı. TERÖRLE MÜCADELE VE ÖCALAN TARTIŞMASI Özdağ, terör örgütü PKK ve Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin de dikkat çeken açıklamalarda bulundu. “PKK silah bırakmayacak, silahlarının yerini değiştirecek” iddiasını dile getiren Özdağ, terör örgütüne yönelik olası hukuki düzenlemelere karşı olduklarını ifade etti. Futbol karşılaşmalarında Abdullah Öcalan’a yönelik tezahüratlar nedeniyle taraftarların soruşturulması ihtimalini de eleştiren Özdağ, “PKK’lılar serbest bırakılırken, vatansever futbol seyircisi Abdullah Öcalan’a küfretti diye içeri mi alınacak?” diye sordu. Özdağ ayrıca PKK’ya yönelik konuşmasında, örgütün farklı toplumsal kesimlere yönelik saldırılarını hatırlatarak, “Sizin elinizde Alevilerin, Bektaşilerin, Türklerin, Zazaların, Kürtlerin, herkesin kanı var. Bu ne küstahlık?” ifadelerini kullandı. GÖÇ POLİTİKALARINA SEÇİM ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ Türkiye’nin göç ve sığınmacı politikalarına ilişkin görüşlerini de yineleyen Özdağ, iktidarın bu politikasını seçim hesapları üzerinden eleştirdi. Özdağ, “Türk halkını ihraç edip yerine başka halk getirmedikçe bu seçimi kaybedersiniz” sözleriyle hükümete tepki gösterdi. YUNANİSTAN VE İSRAİL’E MESAJ Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Zafer Partisi lideri, Yunanistan’a Türkiye ile gerilimi artıracak adımlardan kaçınması çağrısında bulundu. “Atina’ya tekrar sesleniyoruz: Türkiye’ye karşı bir maceraya girmeyin” diyen Özdağ, bölgesel gelişmeler ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu üzerinden yaptığı değerlendirmede ise “Türkiye Netanyahu’ya çok büyük gelir” ifadelerini kullandı. ADLİ YIL AÇILIŞINDA ATATÜRK VURGUSU Yeni adli yılın başlamasına da değinen Özdağ, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in açılış konuşmasını gündemine aldı. Kerkez’in konuşmasında Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz” sözünü hatırlatmasına dikkat çeken Özdağ, hukuk ve yargı bağımsızlığı konusundaki değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaştı. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın açıklamalarında ekonomi, terörle mücadele, göç politikaları ve dış politika öne çıkarken; iktidar ve muhalefete yönelik sert mesajları konuşmasının ana gündemini oluşturdu.

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir" Haber

İYİ Partili Özcan Gönülal'dan Gagavuzya Uyarısı: "Türk Dünyası En Zor Günde Dayanışmasını Göstermelidir"

İYİ Parti Osmangazi İlçe Yönetim Kurulu Üyesi, Türk Dünyası ve Yurt Dışı Türklerden Sorumlu Başkan Yardımcısı ve İYİ Parti Bursa İl Başkanlığı Turizm Komisyonu Üyesi Özcan Gönülal; Türk Dünyası'nın istikbali, Gagavuz Türklerinin karşı karşıya kaldığı süreçler ve Türkiye'nin üstlendiği tarihi sorumluluklar hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Gönülal, Gagavuz Türklerinin sadece Moldova sınırları içerisinde yaşayan bir grup olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu toplumun Türk kültür coğrafyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Türk Dünyası'nın son yıllarda uluslararası mecralarda daha sık gündeme geldiğini ifade eden Gönülal, gerçek bir birlikteliğin yalnızca zirveler, deklarasyonlar veya sembolik buluşmalarla sağlanamayacağını; ortak tarih ve kültür mirasına sahip toplulukların haklarının korunmasına yönelik somut dayanışmanın esas olduğunu belirtti. "Türk Dünyası, Türkiye Sınırlarından Çok Daha Geniş Bir Medeniyet Alanıdır" Açıklamasında Türk milletinin varlığının yalnızca Türkiye Cumhuriyeti sınırları ile kısıtlı olmadığını ifade eden Gönülal; Adriyatik kıyılarından Orta Asya'ya, Balkanlar'dan Sibirya'ya kadar uzanan uçsuz bucaksız bir coğrafyada soydaşların ortak tarihi, dil ve kültür bağlarını yaşatmaya devam ettiğini dile getirdi. Balkanlar, Kırım, Kerkük, Ahıska, Batı Trakya, Doğu Türkistan ve Gagavuzya gibi bölgelerde ortak medeniyetin temsilcilerinin yaşadığını belirten Gönülal, bu topluluklarla kurulacak ilişkilerin sadece dış politika perspektifiyle değil, kültürel diplomasi ve gönül bağları çerçevesinde yürütülmesinin önemini vurguladı. Gagavuz Türkleri Kimliklerini Asırlardır Koruyorlar Gönülal, Moldova'da yaşayan yaklaşık 250 bin Gagavuz Türkünün Türk Dünyası içerisinde çok özel bir konuma sahip olduğuna dikkat çekti. Hıristiyan inancına mensup olmalarına rağmen geleneklerini yaşatmayı ve kültürel kimliklerini muhafaza etmeyi başaran Gagavuzların, dünyadaki en dikkat çekici Türk topluluklarından biri olduğunu belirten Gönülal, bu durumun kültürel dayanışmanın sadece ortak inançla sınırlı kalmadığını kanıtladığını söyledi. Gagavuzların günlük yaşamdan düğün adetlerine, misafirperverlik anlayışından halk kültürüne kadar pek çok noktada Anadolu kültürüyle büyük benzerlikler taşıdığını belirten Gönülal, bu bağların canlılığını koruduğunu ifade etti. Atatürk Döneminde Başlayan Kültürel Bağ Açıklamalarında Türkiye ile Gagavuz Türkleri arasındaki ilişkilerin Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayandığını söyleyen Gönülal, Gazi Mustafa Kemal Atatürk döneminde Türk dili ve kültürünün korunmasına yönelik atılan adımların çok kıymetli olduğunu belirtti. Bu sürecin yalnızca eğitim faaliyetlerinden ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Gönülal, söz konusu dönemlerin kültürel hafızanın korunmasına yönelik uzun vadeli bir devlet politikası taşıdığını ifade etti. "Kardeşlik Sadece Söylemle Yaşamaz" Gagavuz Türklerinin Türkiye'ye duyduğu sevginin sadece mevcut resmi bağlardan kaynaklanmadığını dile getiren Gönülal, Kurban Bayramı'nda sergilenen dayanışmanın bunun en somut örneklerinden biri olduğunu belirtti. Hıristiyan inancına sahip olmalarına rağmen Türkiye'den gelen yardım organizasyonlarına gönüllü destek veren Gagavuzların; ihtiyaç sahibi ailelerin belirlenmesinden lojistik sürece kadar birçok alanda aktif rol üstlendiklerini ifade eden Gönülal, bu tablonun farklı inançların ortak insanlık değerlerinde buluşabileceğini gösterdiğini kaydetti. Gagavuzya'daki Son Hukuki Süreçler Dikkat Çekiyor Gönülal, son dönemde Gagavuzya'da meydana gelen siyasi ve hukuki gelişmeleri uluslararası kamuoyuyla birlikte yakından takip ettiğini belirtti. Özellikle Başkân Yevgenia Gutsul hakkında yürütülen yargılama süreci ile Moldova Anayasa Mahkemesi'nin 9 Temmuz 2026 tarihindeki kararının ve Gagavuz Özerk Statüsü'nün bazı hükümlerine ilişkin değerlendirmelerin, bölgenin geleceği açısından önemli tartışmalar yaratacağını söyledi. Bu gelişmelerin uluslararası hukuk normları çerçevesinde akademik çevrelerce de değerlendirildiğini belirten Gönülal, sürecin titizlikle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye Tarihi ve Kültürel Sorumluluğu Unutmamalıdır" Türkiye'nin egemen devletlerin iç işlerine müdahale etmeksizin, uluslararası hukuk ve teamüller çerçevesinde tarihî bağlara sahip olduğu soydaş topluluklarla gelişmeleri takip ettiğini belirten Gönülal, kültürel diplomasinin daha etkin kullanılmasının önemine dikkat çekti. Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere uluslararası platformlarda Türk Dünyası vizyonunun daha güçlü şekilde şekillenmesi gerektiğini vurgulayan Gönülal; eğitim projeleri, gençlik değişim programları ve ekonomik iş birliklerinin bu sürecin temel parçaları olduğunu söyledi. "Türk Dünyası Fotoğraf Karelerinden İbaret Değildir" Açıklamasının en dikkat çekici kısmında Türk Dünyası sunumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gönülal, ortak geleceğin yalnızca söylemlerle inşa edilemeyeceğini ifade etti. "Türk Dünyası yalnızca zirvelerde çekilen aile fotoğraflarıyla ya da güçlü sözlerle büyümez. Asıl birliktelik, kardeş toplulukların zor günlerinde yanlarında durmakla anlam kazanır." değerlendirmesinde bulunan Gönülal, gönül bağlarının korunması ve geliştirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. "Bursa'dan Gagavuzya'ya Uzanan Kardeşlik" Bursa'nın tarih boyunca Balkanlar ve Türk Dünyası ile güçlü bağları olan şehirlerden biri olduğunu hatırlatan Gönülal, kentin kültürel diplomasi çalışmalarında daha aktif rol üstlenebileceğini ifade etti. Bursa'dan Bakü'ye, Üsküp'ten Kerkük'e, Kırım'dan Gagavuzya'ya kadar uzanan coğrafyanın ortak bir tarihe ve hafızaya sahip olduğunu söyleyen Gönülal, bu bağların gelecek nesillere aktarılmasının sadece devlet kurumlarının değil; sivil toplum kuruluşlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin ve tüm toplum kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Gönülal, açıklamasını şu değerlendirmeyle tamamladı: "Türk Dünyası'nın gerçek gücü, sadece ortak köklerden değil; ortak sorumluluk bilincinden doğar. Tarih, milletlerin yalnızca kazandıkları zaferleri değil, sahip oldukları değerleri ve kardeşlerini ne ölçüde koruyabildiklerini de yazar. Bugün Gagavuzya'da yaşananlar, Türk Dünyası'nın geleceği adına değerlendirilmesi gereken kritik bir süreçtir."

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR Haber

BURSA SİYASETİNDE KRİZ: ERDOĞAN KAÇAR’DAN İL YÖNETİMİNE AĞIR SUÇLAMALAR

Bursa'daki parti içi tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Osmangazi'de ilçe başkan adaylığı sürecinde öne çıkan isimlerden Erdoğan Kaçar, hazırlanan kapsamlı rapor ve disiplinli savunma raporunu genel merkeze sunarak yönetime yönelik dikkat çekici iddialarda bulundu. Kaçar, Bursa İl Örgütü'nde “tüzük ihlalleri, belediye vesayeti, liyakatsız kadrolaşma ve ideolojik savrulmanın” yaşandığını öne sürdü. “SANDIK İRADESİ GASP EDİLDİ” İDDİASI Kaçar, Osmangazi İlçe Seçimi sürecinde üye gücünün yok sayıldığı iddiasıyla, 4 Şubat 2024 tarihli ön seçimde 764 oy aldığına rağmen listede sıralandığında geri çekildiğini belirtti. Bu durumu “açık bir yetki gaspı” olarak nitelendiren Kaçar, il yönetiminin bölgesel devre dışı devre dışı bırakılmasını savundu. OLAĞANÜSTÜ KONGREYE “BASKI VE ŞANTAJ” SUÇLAMASI 2 Şubat 2025 tarihinde ortaya çıktığı Osmangazi'nin ilk İlçe Kongresi'ne de değinen Kaçar, bu süreçte belediyenin hasar gördüğünü iddia etti. Kaçar'ın raporunda, Erkan Aydın ve bazı yerel kaynaklar tarafında olduğu, delegeler üzerinde baskı kayıtları ve iş vaadi ya da odadan çıkma tehdidiyle oy yönlendirmesi yapıldığı öne sürüldü. Ayrıca mevcut ilçe yönetiminin belediye hizmetleriyle desteklendiğini savunan Kaçar, adaylık sürecinde tehdit edildiğini de iddia etti. DİSİPLİN KURULUNA “TARAFSIZLIK” ELEŞTİRİSİ Kaçar, Bursa İl Disiplin Kurulu'nda savunma sırasında kendisine yöneltilen “Kimin adamısınız?” kişilerin kuruluşunda gölge düşürdüğünü belirtti. İl Disiplin Yönetim Kurulu Başkanı Adil Öztürk'ü de eleştiren Kaçar, kuruluşun hukuki değil siyasi saiklerle hareket ettiğini iddia etti. MİLLETVEKİLİNE YÖNELİK TUTUM TARTIŞMA YARATTI Raporda ayrıca, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal'a yönelik tutum da eleştirildi. Kaçar, bir ziyaret üzerinden milletvekiline yönelik “kınama” ifadelerinin yayınlanmasını öne sürerek, bunun partinin iddialarına aykırı olduğunu savundu. “AKRABA VE HEMŞEHRİ KADROLAŞMASI” İDDİASI Kaçar'ın en dikkat çekici iddialarından biri de il yönetimindeki kadrolaşma üzerine oldu. İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, başta olmak üzere bazılarını dinleyen hemşehrilik ve akrabalık ilişkileri üzerinden görevlendirildiğini öne süren Kaçar, liyakat ilkesinin ortadan kalktığını iddia etti. “BELEDİYE ÜZERİNDEN SİYASİ İKBAL” SUÇLAMASI Raporda, bazı il ücretlerinin belediye iştiraklerinde görev aldığı ve bunun etik dışı olduğu ileri sürüldü. Kaçar, bu durumu “maaşlı örgüt” olarak nitelendirerek, parti emekçilerinin dışlandığını savundu. İDEOLOJİK ELEŞTİRİLER VE “SAVRULMA” VURGUSU Kaçar, il yönetiminin partinin temel değerlerinden uzaklaştığını da öne sürerek, özellikle laiklik ve parti ideolojisi konusunda eleştirilerde bulundu. Açıklamasında, partinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün eleştirisi ve iç denetim konusundaki sözlerine ilişkin açıklamalarda bulunuldu. “İNTİKAM AMAÇLI DİSİPLİN SÜRECİ” İDDİASI kendisinin hakkında sürekli disiplin sürecini “intikam amacını taşıdığını” savunan Kaçar, eleştirilerinin ardından hedefin alındığını ileri sürdü. Kaçar, Bursa'daki bazı isimlerin disipline sevk edilmezken bizzat hedef alınmasının “çifte standart” olduğunu iddia etti. SONUÇ VE TALEP 10 Nisan 2026 tarihli raporda Kaçar, hakkında ihraç edilen talebin reddedilmesini isterken; İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İl Disiplin Kurulu Başkanı Adil Öztürk olmak üzere bazı yöneticiler hakkında kesin ihraç talebiyle soruşturma talebini talep etti. Bursa siyasetinde yankı uyandıran bu özet raporun ardından gözler genel merkezin atılacağı adımlara çevrildi. Kısmen bu gerilimin önümüzdeki günlerde daha da derinleşebileceği değerlendiriliyor.

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu Haber

DSP Osmangazi’de Yeni Dönem: Nalan Usta’dan Birlik, Demokrasi ve Cumhuriyet Vurgusu

Demokratik Sol Parti (DSP) Osmangazi İlçe Başkanlığı'nda yeni bir dönem resmi olarak başladı. Olağan genel kurulunun ardından ilçe başkanlık görevine seçilen Nalan Usta, yaptığı kapsamlı konuşmayla hem parti tabanına hem de kamuoyuna önemli mesajlar verdi. Yoğun katılımın gözlendiği genel kurulda birlik, demokrasi ve Cumhuriyet değerleri ön plana çıktı. “Zor Bir Süreçten Geçiyoruz” Konuşmasına genel kurula katılan partililere ve destekçilere teşekkür ederek başlayan Nalan Usta, Türkiye'nin içinde toplumsal ve siyasal süreyi kapsadığına dikkat çekti. Ülkenin kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Usta, bu süreçteki sorumluluklarının daha da arttığını vurguladı. DSP'nin bu zorlu dönemdeki ilkesiyle kapanmasıyla öne çıkmasını söyleyen Usta, siyasetin çözüm üretme sorumluluğuna işaret etti. Cumhuriyet ve Ecevit Vurgusu Usta'nın konuşmasının en dikkat sarf etmekten biri, Cumhuriyet değerlerine getirdiği güçlü vurgu oldu. DSP'nin siyaset anlayışının Atatürk ilkesi ve inkılaplarının yerleştiği Usta, merhum Başbakan Bülent Ecevit'i de rahmet ve minnetle andı. “Cumhuriyetimizin temel değerlerinden sapmalardan, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bir anlayışla siyaset yapmaya devam ediyoruz” diyen Usta, DSP'nin ideolojik çizgisinin net ve kararlı olduğunu ortaya koydu. Osmangazi'de “Samimi Siyaset” Dönemi Yeni dönem Osmangazi'de nasıl bir yönetim anlayışı benimseyeceklerine de değinen Usta, “samimi, ilkeli ve dürüst siyaset” vurgusu yaptı. Vatandaşın iç mekanda, kayıt ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışını hedeflediklerini belirten Usta, yerel siyasette güvenin yeniden inşa edilmesi dileğini dile getirdi. Demokrasinin önemine dikkat çeken Usta, siyasi partilerin iradesini temsil etmeyen temel yapıların olduğunu ifade ederek, açıklamalar ve şeffaf bir yönetim anlayışı sergileyeceklerini söyledi. “Bize İnanın, Bize Güvenin” Konuşmasının sonunda Bursa'ya doğrudan seslenen Nalan Usta, “Bize inanmanın, bize güvenin” sözleriyle destek programında bulundu. Bu mesaj, yeni yönetim hem iddialı hem de sorumluluk bilinci yüksek bir yaklaşımla göreve piyasaya sürüldü. Usta ayrıca kendisini bu göreve layık gören DSP Genel Başkanı Önder Aksakal'a ve DSP Bursa İl Başkanı Mehmet Seskir'e teşekkür ederek parti içi dayanışmaya vurgu yaptı. DSP Osmangazi'de Yeni Yönetim Kadrosu Açıklandı Genel kuruluşun ardından yalnızca ilçe başkanı değil, yönetim kadrosu da netlik kazandı. Tek aday olarak seçime giren Nalan Usta'nın öğretisinde yeni yönetim kurulu, farklı meslek gruplarından ve toplumsal kesimlerden isimleri bir araya getirildi. Yönetim Kurulu Asil Üyeleri: Enes Seskir Tayfun Dinçer Hakan Uslu Emine Yılmaz Berrin Torun Çağlar Karagöz Elif Borçbakan Abdul Burak Güler Elif Uslu Ahmet Aslan Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri: Zekeriya Seskir Mustafa Seskir Cesur Bayram Abdullah Kurt Erhan Özçerçel Yeni yönetim, DSP'nin Osmangazi'deki örgütlenmesini güçlendirmeyi ve yerel siyasette daha etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Yeni Dönemin Mesajı DSP Osmangazi İlçe Seçimi'nde Nalan Usta'nın başlangıçtaki bu yeni dönemde, parti içinde yenilenme ve sahada daha görünür olma hedefiyle şekilleniyor. Cumhuriyet değerlerine bağlılık, demokratik katılım ve halkla doğrudan iletişim, yeni yönetimin ana başlıkları arasında yer alıyor. Osmangazi gibi Bursa'nın en büyük ve dinamik ilçelerinden birinde, DSP'nin nasıl bir performans sergileyeceği önümüzdeki süreçte sürekli takip edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.