Hava Durumu

#Anayasa

- Anayasa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anayasa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özdağ’dan fon krizi açıklaması: “Zarar vatandaşın sırtına yüklenmemeli” Haber

Özdağ’dan fon krizi açıklaması: “Zarar vatandaşın sırtına yüklenmemeli”

Kocaeli’ndeki temasları kapsamında gazetecilerle bir araya gelen Prof. Dr. Ümit Özdağ, ekonomi, seçimler ve olası ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının ana gündemini fon piyasasında yaşanan gelişmeler ve yatırımcıların kayıpları oluşturdu. Fon krizine ilişkin işaretlerin kamu kurumlarına daha önce ulaştığını öne süren Özdağ, müdahalede neden gecikildiğinin açıklanması gerektiğini belirtti. Şubat 2025 tarihli bir savcılık yazısına atıfta bulunan Özdağ, ilgili kurumların hangi aşamada bilgilendirildiğini ve hangi önlemleri aldığını sordu. Zararın 20 milyar doları aştığını ve 500 binden fazla kişiyi etkilediğini ileri süren Özdağ, soruşturmanın yalnızca sorumluların tespitiyle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Usulsüz yollarla elde edildiğini iddia ettiği paranın geri alınmasını isteyen Özdağ, “Bu para kaybolmadı. Bu para çalındı. Bu çalınan paranın geri verilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Küçük yatırımcıların mağduriyetlerinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Özdağ, bunun maliyetinin topluma yüklenmesine karşı çıktı. Zararların, sorumluların para ve mal varlıklarından karşılanması gerektiğini söyledi. Bazı geri ödemelere ilişkin kamuoyuna yansıyan haberlerin resmî belgelerle açıklığa kavuşturulmasını da isteyen Özdağ, Zafer Partisi bünyesinde gelişmeleri takip etmek üzere bir komisyon oluşturduklarını açıkladı. Sürecin finansal kurumlara duyulan güveni zedelediğini savunarak soruşturmanın şeffaf biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuya ilişkin açıklamaları sorulan Özdağ, değerlendirmesini soruşturmanın ilerleyişine göre yapacağını belirtti. “Gerçekten suçlar ortaya çıkartılacak mı görelim. Ondan sonra görüşümüzü açıklarız” dedi. Sanayi politikalarında planlama vurgusu Türkiye’de sanayicilerin yüksek finansman ve yatırım maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Özdağ, mevcut koşulların üreticilerin rekabet gücünü zayıflattığını savundu. Tekstil sektöründeki üretimin yurt dışına yönelmesini de bu çerçevede değerlendirdi. Devlet Planlama Teşkilatının kapatılmasını eleştiren Özdağ, iktidara gelmeleri hâlinde ilk adımlarından birinin teşkilatı yeniden kurmak olacağını ifade etti. Döviz kuruna ilişkin soruya da yanıt veren Özdağ, kurun baskılandığını düşündüğünü ve sanayicilerden bu konuda talepler geldiğini söyledi. Kurun gelecekteki seviyesine ilişkin kesin bir tahminde bulunmadı. “Seçim yarın olacakmış gibi çalışıyoruz” Seçim takvimine ilişkin açıklamaları değerlendiren Özdağ, tarihin siyasi koşullara bağlı olarak şekilleneceğini belirterek partisinin hazırlıklarını sürdürdüğünü söyledi. “Biz parti olarak seçim yarın olacakmış gibi çalışıyoruz” diye konuştu. İttifak konusunda ise mevcut siyasi sistemin partileri iş birliğine yönelttiğini ifade eden Özdağ, Zafer Partisinin temel ölçütünün millî, üniter ve laik Cumhuriyet ilkelerine bağlılık olduğunu vurguladı. Olası ittifakların bu ilkeler üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Anayasa tartışmalarına da değinen Özdağ, önceliğin yürürlükteki anayasanın uygulanması olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in üniter, laik ve millî devlet niteliğini zayıflatacağını düşündükleri düzenlemelere karşı çıkacaklarını ifade etti.

Ağıralioğlu’ndan “erken seçim veya referandum” çağrıs Haber

Ağıralioğlu’ndan “erken seçim veya referandum” çağrıs

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, TBMM'de görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin ilgili partinin Rize İl Başkanlığı'nda açıklamalarda yer aldı. Ağıralioğlu, düzenlemedeki bazı ifadeleri hükümeti güçlendirerek “Yetkinizi yenileyin ya da millete sorun” mesajı verdi. “Suça bulaşmamış terör rejimi mensubu” tanımının hukuken şöhret olduğunu savunan Ağıralioğlu, terör rejimlerine doğrudan saldırı gerçekleştiremeyen ancak lojistik, finans veya istihbarat desteği sağlayan kişilerin de ayrıln göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. PKK ile Kürtlerin birbirinden ayırdıklarını vurgulayan Ağıralioğlu, “Biz Kürtlerle küs değiliz, PKK'yla mücadele ediyoruz” dedi. YPG, PYD ve PJAK gibi varlıkların varlığına da dikkat eden Ağıralioğlu, Türkiye'nin sınır güvenliği konusunda taviz verilmemesi gerektiğini savundu. “Ya erken seçim ya referandum” 2023 seçimlerinde terörle mücadele konusunda aktarılan mesajları hatırlatan Ağıralioğlu, mevcut süreçte seçimlerde alınan yetkiyle örtüşmediğini öne sürdü. Ağıralioğlu, "Milletle yaptığınız sözleşme bozuldu. Şimdi bunu yapmaya yetkiniz yok. Ya yetkinizi yenileyeceksiniz ya da yaptığınızı milletinize soracaksınız" diyerek erken seçim veya referandum programında bulundu. Öcalan'ın Kürtlerin lideri olmadığını savunan Ağıralioğlu, Türkiye'nin birim yapısı ve resmi dilinin tartışmaya açılamayacağını belirterek, “Resmi dil Türkçedir”i kullandı. CHP'nin ve diğer siyasi aktörlerin yasa teklifine yönelik tutumlarını da eleştiren Ağıralioğlu, siyasi partilerin milletin özelliklerini dikkate almadıklarını söyledi. Ağıralioğlu, açıklamanın sonunda “Vatanı, devleti, Cumhuriyeti, sınırları, Türk milletini, ulus devleti ve üniter yapıyı koruyacağız” mesajını verdi.

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi: Haber

MHP Bursa Teşkilatından Güç Gösterisi:

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bursa İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Geleneksel Kurban Bayramı Bayramlaşma Programı, yoğun katılım ve sert siyasi mesajlarla faaliyet gösteriyor. Merinos Atatürk Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu'nda düzenlenen programda, hem Türkiye'nin siyasi ilişkilerine ilişkin dikkat çekici açıklamalar yapıldı hem de MHP'nin “devletin bekası” durumunda durduğu vurgulandı. Günün ikinci kez taşınması programa partililer büyük ilgi gösterirken, salonun tamamen dolması dikkat çekti. Programda sık sık “Lider Devlet Bahçeli”, “Ne mutlu Türküm diyene” ve “Ülkücü hareket engellenemez” sloganları atıldı. MHP teşkilatları, birlik ve kararlılık mesajının anlatıldığı, konuşmalarda özellikle “Terörsüz Türkiye” vurgusu ön plana çıktı. MHP'nin Bursa Kadroları Tam Kadro Katıldı MHP Bursa İl Başkanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen programa MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa Milletvekili Fevzi Zırhlıoğlu, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Vekili Şahin Biba, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, il ve ilçe teşkilatları, ülkü ocakları temsilcileri ve çok sayıda partili katıldı. Programda teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi dikkat çekerken, özellikle genç ülkücülerin salondaki coşkulu atmosferi öne çıktı. Bayramlaşma programı adeta siyasi bir gövde gösterisine dönüşürken, MHP'nin Bursa teşkilatlarının saha gücünün bir kez daha gözler önünde serildi. İsmet Büyükataman'dan Sert ve Net Mesajlar Programın en dikkat konuşmasını MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman yaptı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasına selamlarını ileterek başlayan Büyükataman, ülkücü hareketin yalnızca siyasi bir yapı olmadığını, tarihi bir dava hareketi olduğunu söyledi. “Bin yıllık kardeşlik bağlarımızın perçinlendiği bu güzel bayramlar ortaya çıktıkça birlikte bulunabilmeyi sürdürmeyi ifade ediyor, her birinize Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin selamlarını ve bayram kutlamalarını iletiyorum.” Konuşmasında MHP'nin Türkiye'nin geleceğe yönelik üstlendiği role dikkat çeken Büyükataman, partinin siyasi çizgisinin hiçbir dönemde değişmediğini belirtti. “Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca bir siyasi partinin çok ötesinde Türklük davasının merkezidir.” “MHP, 19 Mayıs Ruhunun Taşıyıcısıdır” Büyükataman, MHP'nin tarihsel misyonuna vurgu yaparak partiyi Türkiye'nin milli direniş hareketinin devamı olarak tanımladı. “Milliyetçi Hareket Partisi, 19 Mayıs 1919'da yanan mesafe meşalesinin taşıyıcısı, 3 Mayıs 1944'te direnen milli ruhun yöneticisidir.” Bu sözlerle MHP'nin yalnızca seçim odaklı bir siyasi hareket olmadığını ifade eden Büyükataman, partinin Türk milliyetçiliğinin siyasi ve ideolojik merkezi olduğunu savundu. Konuşma sırasında salonda sık sık alkışlar yükselirken, partililerin “Bozkurtlar burada” sloganlarına dikkat çekildi. 27 Mayıs ve Ülkücü Şehitler Vurgusu Konuşmanın önemli bir bölümü ülkücü şehitlere ayıran Büyükataman, 27 Mayıs'ta ise ülkücü hareketin kayıplara değindi. "Başta Gümrük ve Tekel Bakanımız Gün Sazak Bey olmak üzere ebediyete intikal eden bütün şehitlerimizin rahmeti, minnet ve şükranla bir kez daha yad etmek istiyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun inşallah." MHP'nin tarih boyunca baskılara, suikastlara ve siyasi operasyonlara rağmen geri adım atmadığını söyleyen Büyükataman, ülkücü hareketin “bedel ödeyerek büyüdüğünü” ifade etti. “Önce Ülkem ve Milletim” MHP'nin siyasi anlayışını özetleyen en önemli ilkesinin “Önce ülkem ve milletim” olduğunu belirten Büyükataman, partinin Türkiye'nin çıkarları konusunda tavizsiz bir çizgi izlediğini söyledi. "Partımız 'önce ülkem ve milletim' durmasını son nefese kadar sürdürmeye kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi dün olduğu gibi bugün de Türkiye'nin güvencesinde kalmaya devam edecek." Büyükataman'ın bu sözleri salonda uzun süre alkışlanırken, MHP'nin Cumhur İttifakı içindeki rolüne ilişkin güçlü bir mesaj olarak değerlendirildi. “Terörsüz Türkiye Teslimiyet Değildir” Konuşmanın en sert koşullarının biri ise “Terörsüz Türkiye” hedefiyle ilgili değerlendirmeler oldu. Son dönemde kamuoyunda tartışılan tartışmalara değinen Büyükataman, MHP'nin terörle mücadele tutumunun net olduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye teslimiyet değildir, taviz değildir. Terörsüz Türkiye tarihi bir dönüm noktasıdır." MHP'nin etnik ayrımcılığa ve mezhep siyasi anlayışına karşı olduğunu vurgulayan Büyükataman, milli birlik mesajı verdi. “Terörsüz Türkiye; etnik ve mezhep kardeşlik değişimlerinin karşısında milli birliğimizi ve bin yıllık kardeşliğimizi koruma seçeneğidir.” Bu açıklamalar, özellikle son dönemdeki terörle mücadeleleri üzerinden yürütülen tartışmalara doğrudan yanıt olarak yorumlandı. “MHP Devletin Kırmızı Çizgisidir” Mesajı Program boyunca yapılan konuşmalarda MHP'nin yalnızca bir siyasi parti değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerleri savunan bir “devlet refleksi” olduğu vurgusu dikkat çekti. Özellikle milli güvenlik, üniter yapı ve Türk milliyetçiliği oranları tavizsiz durma mesajları verildi. Parti kaynakları, MHP'nin ilerleyen süreçte özellikle güvenlik politikaları, göç meselesi, anayasa tartışmaları ve terörle mücadeleyle mücadelenin daha sert ve bir siyasi dil kullanılacağını ifade ediyor. Bayramlaşma Programı Güçlü Birlik Mesajıyla Sona Erdi Konuşmaların ardından partililer tek bayramlaşırken, program yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla sona erdi. Salondaki birlik görüntüsü, MHP Bursa teşkilatlarının seçim hedeflerine yönelik hazırlıklarını hızlandırdığı şekilde yorumlandı. MHP cephesinde verilen net mesaj şu oldu: "Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye'nin milli birliğinin teminatıdır. Bedel ödeyen ama asla teslim olmayan bir harekettir."

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız! Haber

Yavuz Ağıralioğlu: Eğitimsiz başaramayız, üretimsiz kalkınamayız!

Afyonkarahisar İl Başkanlığı boşaltma ve halk buluşması yoğun katılımla gerçekleşti. Programda genel başkan yardımcıları, MYK ve Kurucular Kurulu Üyeleri, il başkanlarının yer aldığı Bursa İl Başkanı Fikret Aslan ve Bursa teşkilatı da katılmasını sağladı. Yavuz Ağıralioğlu, Afyonkarahisar'da düzenlenen basın toplantısında, "Önümüzdeki dönemde herkesin kapısını açabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kola Türk milletinin üretilebileceği bir partiyiz. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına ulaşabileceği prangalardan milletin kurtarının yolundan, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı aln altında Cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlandırılmış güçlü geleceğe zengin bir ülke kurabilmeye yerleşebilmesi” diye konuştu. MEMLEKETTE KAVGAYA İHTİYAÇ YOK Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi: “Anahtar Parti, bir parti hevesinin, ‘bir tane de bizim olsun’ duygusunun değil; bizim olan milletin olsun, milletin olan bizim olsun, 86 milyon partilimiz, partilimiz 86 milyonun mesuliyetini duyabilsin diye yeni bir siyasi merkez inşa etmeye karar verdik ve öyle kurulduk. Bu kadar parti varken bir parti niye olsun diye bir soruya muhatap olacağımızı biliyorduk. Bu partiyi partiden daha fazla bir şeye tekabül etsin diye çok ciddi bir siyasi muhasebeden sonra milletin teveccühüne takdim edebildik. Dolayısıyla memlekete parti lazım mı? ‘Değil; plan lazım’. Memlekette partilerin birbirini yenmesine ihtiyaç var mı? ‘Hayır’. Memlekette memleketin sorunlarını yenecek bir yönetim maharetine ihtiyaç var. Memlekette bir mezhep, meşrep, aidiyet, değerler etrafında bir kavgaya ihtiyaç var mı? ‘Hayır.’ ANAYASA İÇİN HÜKÜM ÖNERİSİ… 6 yıldır Sayın Cumhurbaşkanı enflasyonu tek haneli rakamlara düşürmekten bahsetmektedir. O yüzden baktık ki düşmüyor. Bu kadar başarısızlığa rağmen seçimde de başarılı olunamıyorsa, birtakım müeyyideler konulmalıdır. Lüzumsuz lakırdıya gerek yoktur. 8 çeyrekte enflasyonu tek haneli rakamlara düşüremeyen hükümet, 90 gün içinde seçime gider diye bir madde anayasaya yazılmalıdır. Başarısız hükümet seçime gider diye bir karineyi biz Anayasaya yazmalıyız. Yani 8 çeyrekte, 2.5 senede Anayasaya bir hüküm yazalım ki başımıza ne geleceğini bilelim! Kuruluşumuzdan bugüne canhıraş sahalardayız. Çok zor olan bir mücadeleyi verdik, başardık. Bütün illerimizle teşkilatlandık. Birkaç ilçemiz tamamlanınca da 900 olacak. Yani Türkiye’nin tamamında teşkilatlandık. 161. parti olarak kurulduk. Şu anda ilk beşteyiz. Baraj problemi olmayan bir partiyiz! Anahtar Parti, Türk milletinin önümüzdeki dönemi için merkez namzedidir. Siyasetin merkezine bir yönetim teklif ediyoruz. Kimlik tartışması, değer tartışması yapmayacağız. Merkezine adaleti koyduğumuz, hesap verilebilirliği önemsediğimiz, öncelediğimiz, şeffaflığı bir sisteme dönüştürdüğümüz, parlamentoyu etkin hâle getireceğimiz, yargıyı tam bağımsız olarak milletin sığınacağı liman hâlinde planlayacağımız, eğitimin kalitesini, üretimin niteliğini, millete nitelikli gıda yedirme hassasiyetini, kendi kendine yeten bir ülke diye bir söz vardı. Sözde kalmasın da Türk milletinin yine övüncü olsun diye kendi kendine yetebilen bir ülkeyi yeniden ayağa kaldıracağız. Eğitimsiz mümkün değil, üretimsiz mümkün değil parolası Anahtar Parti’nin parolasıdır. Eğitimsiz kalkınamayız, üretimsiz başaramayız. SAHADA TEBESSÜM VE GÜVEN VAR… Önümüzdeki dönem herkesin kapısını çalabilecek, herkesten oy isteyebilecek, herkesle omuz omuza, kol kola Türk milletinin geleceğini inşa edebilecek bir partiyiz. Bizdendi değildi demeden 86 milyonun kapısını tek tek çalabilecek, bizim mezhep, sizin meşrep demeden ay yıldızlı al bayrağın altında olan herkesle omuz omuza Türk milletinin yarınlarını inşa edecek en mühim potansiyele sahip partiyiz. Tebessüm görüyoruz sahada, güven duyuluyor bize. Aleviydi, Sünniydi, sağcıydı, solcuydu, Türkmendi, Kürttü diye milletin ayaklarına bağlanmış prangalardan milletin kurtarılmasının yolunun, 86 milyonun aile olarak görülebildiği, ay yıldızlı al bayrağın altında cumhuriyetimizin demokrasi ve hukukla taçlanmış güçlü geleceğine, zengin bir ülke kurabilmeye inanıyorum. SİYASETTE AKRABAYA KONUŞUR GİBİ KONUŞULMALI… Siyasette nezaket bir mecburiyettir. Yani beğenmeyebilirsiniz insanları ama insanların huzurunu kaçıramazsınız. Hususiyetle şöyle davranılmasını çok arzu ederim ben; herkesin evinde, hanesinde, akrabasında her partiden insan vardır. Akrabalarınıza nasıl konuşuyorsanız parti konuşmasını öyle yapmak zorundasınız. CHP’li akrabalarınız varsa, akrabalarınıza küfretmiyorsanız, hakaret etmiyorsanız, akrabalarınızı rencide etmiyorsanız CHP’ye oy verenleri de, CHP’lileri de rencide etmeyeceksiniz. AK Partili akrabalarınız varsa AK Partililere akrabalarınızla konuşur gibi konuşacaksınız. MHP’li akrabalarınız varsa, MHP’liyseniz onlarla nasıl konuşuyorsanız öyle konuşacaksınız. Bu Güneydoğu’da da böyledir. Çokları vardır ki işte kendisi MHP ilçe başkanı, amcasının oğlu diyelim, işte HDP’de yönetici. Böyleleri de vardır. Bölücülük hariç, devlet-millet düşmanlığı hariç partililiğin aileye konuşulur gibi konuşulması gerektiğine çok inanırım. Çünkü kendi ailemizden başka partiye oy veriyorlar diye kimsenin kalbini kırmıyorsanız, milletinizi de aile sayacaksınız. Siyasetin terbiyesi bence bunu mecbur hâle getiriyor. Bence böyle olmak zorunda. Akrabayı korur gibi. Ailenizi korur gibi; Anahtar Parti’nin memleket hizmet parolasında bu duygu çok hâkimdir. O olsun diye arkadaşlarımı da çok tembihliyorum. Biz evini, hanesini toplamak isteyen gurbetten gelmiş evlat gibi olalım. Ailesini toplamak zorunda olan, aileyi ayağa kaldırmak zorunda olan evlat gibi. TÜRKLER KENDİSİ GİBİ OLMADIĞINDAN DÜNYA BU HALDE! Türk milleti yerinde duramadığı için dünyanın bozulmasına inanıyorum. Türk milletini küçültmek için çekmek için çalışmak üzere dünyanın muvazenesinin bozulduğuna inanırım. Herkes kendisidir. Türk milleti kendisi gibi olamadığı için dünyanın bu hâlde olduğuna inanıyorum. Bize karşı Üstünlük sağlayamadığı günlerden itibaren Türk milletini güçlü yapan her şeyi bozmaya kastetmiş bir hesabın Türk milletine bu finali yaşattığına inanıyorum. İnsanlığın yükünün eşitlenmesi şu şekildedir: Türk milletini yerine getirmek. Gazze'ye merhametin eşiti bende şu: Türk milletini eski kudretli zamanlarına aktarıyor. Doğu Türkistan'a bir şeyler sunabilirin eşiti: Türk devletini kudretli hâle getirmek. Musul'a, Kerkük'e, Karabağ'a, Azerbaycan'a, neremiz varsa, nerede hicrana düşmüşsek, insanlar ufkunda nerede Sevgiler varsa, ufuk karardıysa orada şifa için Türk milletini bilimlere ufkuna teklif etmek. Dolayısıyla benim Türkçülük Günü vesilesiyle Türklüğüm adına, Müslümanlığım adına, Cumhuriyetçiliğim adına muhafaza arzularının açık Türk milletini ortaya koyuyorum. Çünkü Türk milleti yerinde değil diye dünyanın bu hâlde olduğu yerde ben. KİMSEYE; KÜRTSÜN, ALEVİSİN, SÜNNİSİN DENİLMEZ Cumhuriyeti şöyle bir nimet biliyorum: Ben Trabzon'da doğdum, Yozgat'ta büyüdüm. Cumhurbaşkanlığı dahilinde bütün makamlara hayal kurabiliyorsam bana bunu cumhuriyet veriyor. Hakkâri'den bir cumhurbaşkanı gelir; Kürt de olur, Zazaca da olur, Alevi de olur, Sünni de olur, Tunceli'den gelir, her yerden gelir. Bu toprakların evlatları her makama talip olur, her makama gelir. Kimseye 'Sen tutmazsın, Kürtsün, Alevisin, Sünnisin' denilmez. Herkes her yerden gelir. Cumhuriyet de zaten bunun imkânı demektir. Tayyip Erdoğan Rize'den katılmış yarışmaya, yönetim ve üst makamına gelinmişti. Abdullah Bey Kayseri'den katılmış yarışmaya, Demirci Ahmet'in oğlu cumhurbaşkanı olmuş. Binali Bey Erzincan'dan. Kara Kuvvetleri Komutanımız var, Genelkurmay Başkanlarımız var. Hava Kuvvetleri Komutanı Malatya'dan. Cumhurbaşkanı çıkarmışız, Bayburt'tan kuvvet komutanını çıkarmışız. Kürt cumhurbaşkanımız da olmuş. Kimin gelmiş bu Kürt'tür? Kim diyebilir bu Kürt'tür, bu Türkmen'dir? Ne demek yani, ne münasebetsiz laflar bunlar? O yüzden biz 85 milyon bir aileyiz ve bu aile bütünümüz içerisinde kimsenin yardımını, ekâliyetini hizmet etmiyoruz; hürmetsizlik yok. Ama terör ve terörizme müsamaha asla yok, asla. Böyle bir durumda bırakamayız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.