Hava Durumu

#Aile

- Aile haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” Haber

Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı’ndan Önemli Panel: “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar”

BURSA – Son yıllarda özellikle çocuklar ve gençler arasında giderek artan akran zorbalığı vakaları, eğitimcilerden ailelere, hukukçulardan sosyal bilimcilere kadar toplumun tüm kesimlerini yakından ilgilendiren önemli bir sorun haline gelirken, Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen anlamlı bir panelde konu çok yönlü olarak ele alındı. Zafer Partisi Nilüfer İlçe Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen 7. Kadın Buluşması kapsamında düzenlenen “Akran Zorbalığına Sosyolojik Temelde Bakış ve Başvurulabilecek Hukuki Yollar” başlıklı panel, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda akran zorbalığının nedenleri, bireyler üzerindeki psikolojik etkileri, ailelerin ve eğitim kurumlarının sorumlulukları ile mağdurların başvurabileceği hukuki yollar detaylı şekilde değerlendirildi. Etkinliğin ev sahipliğini yapan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, günümüzde çocuklar ve gençler arasında yaşanan akran zorbalığının yalnızca okul sınırları içerisinde kalan bir problem olmadığını, sosyal medya ve dijital platformların etkisiyle çok daha geniş bir boyuta ulaştığını belirterek bu konuda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti. Çocukların ve Gençlerin Geleceğini Etkileyen Sorun Panelde yapılan değerlendirmelerde, akran zorbalığının yalnızca fiziksel şiddetle sınırlı olmadığı; psikolojik baskı, dışlama, hakaret, tehdit, sosyal izolasyon ve dijital ortamda gerçekleştirilen siber zorbalık gibi farklı şekillerde ortaya çıkabildiği vurgulandı. Uzmanlar, zorbalığa maruz kalan çocukların özgüven kaybı, akademik başarısızlık, kaygı bozukluğu, depresyon ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalabildiğini ifade ederken, erken müdahalenin ve bilinçli yaklaşımın büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Hukuki Haklar ve Başvuru Yolları Anlatıldı Programın konuşmacıları arasında yer alan Avukat Elif Kaleli Acar, akran zorbalığı mağdurlarının ve ailelerinin sahip olduğu hukuki haklar konusunda kapsamlı bilgiler verdi. Özellikle okul ortamlarında yaşanan olaylarda idari süreçler, hukuki başvuru mekanizmaları ve mağdur çocukların korunmasına yönelik yasal düzenlemeler hakkında katılımcılar bilgilendirildi. Acar, zorbalık olaylarının çoğu zaman “çocuklar arasında yaşanan sıradan anlaşmazlıklar” olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dikkat çekerek, bazı vakaların ciddi psikolojik ve hukuki sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. Sosyolojik Boyutu Ele Alındı Panelde konuşan Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlusu Prof. Dr. Sibel Taş ise akran zorbalığının yalnızca bireysel davranışlardan kaynaklanan bir problem olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Taş, aile yapısı, sosyal çevre, eğitim sistemi, dijital medya kullanımı ve toplumsal değerlerin çocukların davranış biçimleri üzerindeki etkilerine değinerek, sorunun sosyolojik boyutunun göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Toplumda empati kültürünün güçlendirilmesi, çocukların sağlıklı iletişim becerileri kazanması ve ailelerin bilinçlendirilmesinin akran zorbalığıyla mücadelede kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Kadınların ve Sivil Toplumun Rolü Vurgulandı Programda ayrıca çocukların güvenli bir sosyal çevrede büyümesinde annelerin, kadınların ve sivil toplum kuruluşlarının üstlendiği role dikkat çekildi. Katılımcılar, ailelerin çocuklarıyla daha güçlü iletişim kurmasının ve okullarla iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemine işaret etti. Toplantının organizasyonunda görev alan Zafer Partisi Nilüfer Kadın Komisyonu ile Bal-Göç Kadın Komisyonu'nun çalışmaları da katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Işıl Esgin’den Teşekkür Mesajı Etkinlik sonrasında değerlendirmede bulunan Zafer Partisi Nilüfer İlçe Başkanı Işıl Esgin, toplumun geleceği olan çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmesinin herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, programa katkı sunan konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti. Esgin, “Akran zorbalığı günümüzde ailelerin, eğitimcilerin ve toplumun birlikte mücadele etmesi gereken önemli bir sosyal sorundur. Bu konuda farkındalık oluşturmak, çocuklarımızın yaşadığı sorunları görünür kılmak ve çözüm yollarını konuşmak büyük önem taşıyor. Programımıza katkı sağlayan Avukat Elif Kaleli Acar’a, Genel Merkez Eğitim Komisyonu Sorumlumuz Prof. Dr. Sibel Taş’a, Nilüfer Kadın Komisyonumuza, Bal-Göç Kadın Komisyonu’na ve tüm katılımcılarımıza teşekkür ediyoruz” dedi. Toplumun her kesimini ilgilendiren akran zorbalığı konusunda gerçekleştirilen panel, katılımcıların soruları ve karşılıklı görüş alışverişleriyle sona ererken, çocukların ruhsal ve sosyal gelişimini tehdit eden bu soruna karşı farkındalığın artırılması gerektiği mesajı öne çıktı.

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar Haber

Bursa'da sır ölüm... Aileden olayın seyrini değiştirecek iddialar

HABER: ERCAN ÇALIŞIR Olay, Osmangazi ilçesi Soğanlı Mahallesi Avrupa Konseyi Bulvarı üzerindeki Nilüfer Çayı'nda meydana geldi. Bölgede devriye görevi yapan güvenlik görevlileri, çay içerisinde hareketsiz yatan bir kişiyi fark ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde şahsın hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan incelemede cesedin, pazartesi günü evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan ve ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan 25 yaşındaki Yunus Emre Tünk'e ait olduğu tespit edildi. Acı haberi alarak olay yerine gelen Tünk'ün yakınları gözyaşlarına boğulurken, bazı aile fertleri sinir krizi geçirdi. Aileden dikkat çeken iddialar Aile yakınlarından edinilen bilgilere göre Yunus Emre Tünk, olay öncesinde üç kişiyle birlikteydi. İddiaya göre birlikte uyuşturucu madde kullandıktan sonra fenalaşan genç, kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Yanında bulunan üç kişinin ise durumu sağlık ekiplerine bildirmek yerine olay yerinden kaçtığı öne sürüldü. Polis ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında olay yerinden kaçtığı iddia edilen 3 kişinin kimliklerinin tespit edildiği öğrenildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki! Haber

Eğitim Bir-Sen'den okul saldırılarına sert tepki!

Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yaşanan saldırıya ilişkin Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde gerçekleştirdiği açıklamasında, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “ŞİDDET OLAYLARI, TOPLUMSAL SORUN HALİNE GELMİŞTİR” Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, “Bugün buraya Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen menfur saldırıyı protesto etmek üzere toplanmış bulunuyoruz. Bir kez daha görülmüştür ki; okullarımızda eğitimcilerimize ve öğrencilerimize yönelen şiddet olayları münferit eylemler olmaktan çıkmış, yaygın bir toplumsal sorun haline gelmiş, toplumsal çürümeyi gün yüzüne çıkarmıştır” dedi. “ÇÖZÜM ÜRETMEKTE İSTEKSİZ DAVRANILIYOR” Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak; daha iyi bir eğitim, daha iyi bir müfredat, pedagojik yöntemler, daha ileri amaçlar üzerine kafa yormamız gerekirken eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarını konuşmak durumunda kaldıklarını belirten Acar, hal böyle iken yetkililerin çözüm üretmekte yetersiz kaldığını veya isteksiz davrandığını söyledi. “CAN GÜVENLİĞİ, EĞİTİM-ÖĞRETİMİN ÖNÜNE GEÇTİ” Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i adiyeden bir hale geldiğini ifade eden Acar, eğitim çağındaki çocukların şiddete başvurduğu, silaha kolayca ulaşarak pervasızca suç işlediği bir zaman diliminde olunduğunu belirtti. Aklına esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliğinin eğitim-öğretimin önüne geçtiği bir zemine doğru hızla yol alındığını ifade eden Acar, eğitimciye şiddetin bireysel suç vakaları olmaktan çıkarak eğitim, aile ve toplum politikalarının sorgulanmasını gerektiren bir iş güvenliği sorununa dönüştüğünü söyledi. “GEREKLİ TEDBİRLER ALINMALI” Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi çerçevesinde devletin ölüme, yaralanmaya ve zarara sebebiyet verilmesini önleme yükümlülüğü olduğunu ifade eden Acar, devletin vatandaşlarını korumak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu söyledi. Aynı şekilde devletin okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmek durumunda olduğunu belirten Acar, MEB’in birinci önceliğinin eğitim kurumlarında güvenlik olması gerektiğini vurguladı. Acar, eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının yalnızca güvenlik boyutuyla değil; sosyal, psikolojik, eğitsel ve değerler yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Okulların temizlik ve güvenlik personeli ihtiyacı karşılanmalı.Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri daha etkin ve daha erişilebilir hale getirilmeli, öğrenci sayısına bakılmaksızın her okula rehber öğretmen verilmeli, riskli okulların rehber öğretmen normu artırılmalı.Okul-aile iş birliği, okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Riskli durumların erken tespiti ve önlenmesine yönelik mekanizmalar, daha işlevsel hale getirilmeli.Öğretmene saygıyı yeniden tesis etmek için hem millî-manevî değerlerimizden, köklü geleneklerimizden hem de dünyadaki örnek uygulamalardan faydalanmalıyız.Öğretmenliğin itibar kazanması ve eğitim sistemimizin istendik seviyeye gelmesi için öğretmenlik mesleğinin öncelikle tercih edilmesini sağlayacak maddî-manevî koşulları oluşturmalı, millî-manevî eğitime önem vermeliyiz.Eğitim süreçlerinde öğrencilerin yalnızca akademik değil; sosyal, duygusal ve psikolojik gelişimlerini de destekleyen bütüncül bir yaklaşıma daha fazla ağırlık verilmeli.Okula aidiyet duygusunu geliştirecek, insana saygıyı artıracak tedbirler alınmalı.Emniyet iş birliği ile okul giriş ve çıkışlarında ve okul çevresinde daha etkin denetimler yapılmalı.MEB’in merkez ve taşra teşkilatında okul güvenliği ile alakalı ayrı bir birim kurulmalı.Tüm okul türlerinde disiplin mevzuatı okul güvenliği ekseninde yeniden ele alınmalı.Cezai ehliyet yaşı düşürülmeli.” “SALDIRIYI BİR KEZ DAHA LANETLİYORUZ” Acar, Siverek’te yaşanan menfur olayın eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin son örneği olması gerektiğini belirterek, eğitimcilerin her türlü şiddet ve saldırı karşısında savunmasız bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Acar, “Eğitimciye yönelik şiddeti protesto ettiğimiz, yetkilileri daha etkin tedbirler almaya davet ettiğimiz açıklamamız burada sona ermiştir. Siverek’te, menfur saldırıda yaralanan 16 canımıza Cenab-ı Allah’tan acil şifalar diliyor, menfur saldırıyı bir kez daha lanetliyor, eğitimde şiddetin takipçisi olmaya devam edeceğimizi ilan ediyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.