Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem beklediği yeri açıkladı!
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem beklediği yeri açıkladı!
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yedisu Fayı ve Kuzey Anadolu hattına ilişkin deprem senaryolarını eleştirdi. Risk analizlerinin güncel verilerle yeniden yapılması gerektiğini söyledi.
Haber Giriş Tarihi: 03.05.2026 17:14
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 21:26
Kaynak:
Bülten
Yeniçağ haberine göre, deprem uzmanı Şener Üşümezsoy, Türkiye'de yeniden gündeme gelen Yedisu Fayı tartışmalarına dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. YouTube kanalında konuşan Üşümezsoy, mevcut deprem senaryolarının önemli bölümünün eski modellere dayandığını savundu
Özellikle Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yapılan değerlendirmelere değinen Üşümezsoy, Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki risk analizlerinin güncel fay segmentleri ve stres transfer modelleriyle yeniden ele alınması işlemini ifade etti.
Üşümezsoy, kamuoyunda yaygın olarak dile getirilen "Yedisu Fayı 1784'ten beri kırılmadı" söyleminin tek başına yeterli olmadığını belirterek, deprem riskinin doğru değerlendirilebilmesi için güncel verilerin kaydedilmediğini vurguladı.
1939 Erzincan depremi sonrasında oluşan stres yığılmalarının farklı kesitlerinde etkili olması dile getirildi.
2012 yılında yaptığı değerlendirmelere de değinen Üşümezsoy, o dönem dikkat çekiminin yapıldığı Sivrice Fayı ve Silivri hattında meydana gelen depremleri hatırlatarak bazı öngörülerinin yapıldığını savundu.
Yedisu Fayı için daha detaylı incelemelerde ihtiyaç olduğunu belirten Üşümezsoy, özellikle 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan segmentlerin detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kırılmamış fay uzunluğu net olarak ortaya konmadan olası deprem büyüklüğü hakkında kesin değerlendirmenin yapılamayacağını ifade etti.
Açıklamada, deprem analizlerinin büyük bölümünün geçmişe dönük olarak stres transfer modellerine dayandığını belirten Üşümezsoy, bu modellerin yıllardır tekrarlandığını ancak yeni segment analizlerinin yeterince yapılmadığını dile getirdi.
Kuzey Anadolu Fayı'nın Erzincan'dan başlayarak Tokat, Bolu, Sakarya ve Marmara'ya uzanan kırılma zincirine dikkat edilmesi Üşümezsoy, Ovacık ve Yedisu hattındaki stresin yeniden gösterilmesinin yeniden yapıldığını söyledi.
Marmara Denizi içindeki fay hatlarına da değinen Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde yer alan Adalar Fayı ile ilgili bazı yaygın görüşlere katılmadığını belirtti. 1894 depremi nedeniyle bölgede önemli derecede stres boşalımı yaşandığını ifade etti.
Üşümezsoy, deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde genel söylemler yerine somut ve güncel segment analizlerinin esas olarak hazırlanmasının gerektiğini vurguladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, deprem beklediği yeri açıkladı!
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Yedisu Fayı ve Kuzey Anadolu hattına ilişkin deprem senaryolarını eleştirdi. Risk analizlerinin güncel verilerle yeniden yapılması gerektiğini söyledi.
Yeniçağ haberine göre, deprem uzmanı Şener Üşümezsoy, Türkiye'de yeniden gündeme gelen Yedisu Fayı tartışmalarına dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. YouTube kanalında konuşan Üşümezsoy, mevcut deprem senaryolarının önemli bölümünün eski modellere dayandığını savundu
Özellikle Kuzey Anadolu Fayı üzerinde yapılan değerlendirmelere değinen Üşümezsoy, Bingöl, Erzincan ve Karlıova hattındaki risk analizlerinin güncel fay segmentleri ve stres transfer modelleriyle yeniden ele alınması işlemini ifade etti.
Üşümezsoy, kamuoyunda yaygın olarak dile getirilen "Yedisu Fayı 1784'ten beri kırılmadı" söyleminin tek başına yeterli olmadığını belirterek, deprem riskinin doğru değerlendirilebilmesi için güncel verilerin kaydedilmediğini vurguladı.
1939 Erzincan depremi sonrasında oluşan stres yığılmalarının farklı kesitlerinde etkili olması dile getirildi.
2012 yılında yaptığı değerlendirmelere de değinen Üşümezsoy, o dönem dikkat çekiminin yapıldığı Sivrice Fayı ve Silivri hattında meydana gelen depremleri hatırlatarak bazı öngörülerinin yapıldığını savundu.
Yedisu Fayı için daha detaylı incelemelerde ihtiyaç olduğunu belirten Üşümezsoy, özellikle 1949 Karlıova kırığı ile 1992 Erzincan depremi arasında kalan segmentlerin detaylı şekilde incelenmesi gerektiğini söyledi.
Kırılmamış fay uzunluğu net olarak ortaya konmadan olası deprem büyüklüğü hakkında kesin değerlendirmenin yapılamayacağını ifade etti.
Açıklamada, deprem analizlerinin büyük bölümünün geçmişe dönük olarak stres transfer modellerine dayandığını belirten Üşümezsoy, bu modellerin yıllardır tekrarlandığını ancak yeni segment analizlerinin yeterince yapılmadığını dile getirdi.
Kuzey Anadolu Fayı'nın Erzincan'dan başlayarak Tokat, Bolu, Sakarya ve Marmara'ya uzanan kırılma zincirine dikkat edilmesi Üşümezsoy, Ovacık ve Yedisu hattındaki stresin yeniden gösterilmesinin yeniden yapıldığını söyledi.
Marmara Denizi içindeki fay hatlarına da değinen Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde yer alan Adalar Fayı ile ilgili bazı yaygın görüşlere katılmadığını belirtti. 1894 depremi nedeniyle bölgede önemli derecede stres boşalımı yaşandığını ifade etti.
Üşümezsoy, deprem riskine ilişkin değerlendirmelerde genel söylemler yerine somut ve güncel segment analizlerinin esas olarak hazırlanmasının gerektiğini vurguladı.
Kaynak: Bülten
En Çok Okunan Haberler