
Yeşil Sol Parti Bursa İl Örgütü, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü özetle kapsamlı bir açıklama yayımladı. İl eş sözcüleri İlminur Yiğitoğlu ve Sayım Gültekin'in imzasını bildirdiği, 2026 yılı 1 Mayıs'ının yalnızca bir anma günü değil, aynı zamanda emek, demokrasi, barış ve ekoloji mücadelesinin güçleneceği tarihsel bir dönemeç olması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, toplumsal muhalefetin ortak bir zeminde buluşmanın önemine dikkat çekilerek, tüm yurttaşlara birlikte mücadele yapıldı.
“Dünya ve Türkiye derin bir krizden geçiyor”
Açıklamada, küresel çapta artan eşitsizlikler, yaygınlaşan savaşlar ve güçlenen otoriter yönetimin emekçilerin üzerindeki etkilere değinildi. Bu işçi sınıfı açısından daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve hak kaybının yaşandığı ifade edildi. Türkiye'de de benzer bir tablonun ortaya çıktığı, geniş halk kesimlerinin ağır bir geçiş kriziyle karşı karşıya kaldığı kaydedildi.
2026 1 Mayıs'ının, bu koşullar altında emekçilerin kopyalanması daha güçlü dile getirilen ve ortak mücadele planlarını pekiştirdiği kritik bir eşik olduğu ifade edildi.
“Asgari ücret kıtlığı sınırının altında, emekliler yoksullukla karşı karşıya”
Metinde, Türkiye'de emek sömürüsünün esnek bir nitelik kazandığına dikkat çekildi. Asgari ücreti yaşam boyu çalışan için ortalama ücret konumunda geldiği ve bu ücretin açlık sınırının altında tutulduğu belirtilirken, emeklilerin de insanca koşullarından uzak olduğu ifade edildi. Kayıt dışı çalışan işleyişi ise denetimsizlik, güvencesizlik ve düşük ücret sarmalında ağır bir sömürüye maruz kalındığı vurgulandı.
Ayrıca esnek çalışma modelleri, taşeronlaşma ve dijital platformlar üzerinden yürüyen “platform ekonomileri”nin emek yerleşkesinde parçaladığı ve ortak hak mücadelesini gösterdiği değerlendirme yapıldı.
“Yeni örgütlenme modelleri şartı”
İşçi sınıfının esnek dönüşümü belirtilmekte olup, geçmişte daha örgütlü ve kolektif olan yerlerde bugün daha dağınık ve güvencesiz çalışma biçimlerinin kapsandığı ifade edilmiştir. Bu sınıfların dayanıklılığının birleştiği ve sermaye piyasasının bir tablo oluşturduğu belirtildi.
Bu nedenle mevcut biçimlerin yetersiz kaldığına dikkat edildi, kayıt dışı çalışanlar, platform işçileri, göçmen emekçiler ve güvencesiz tüm kesimleri kapsayan yeni bir sendikal yaklaşmanın oluşturulması vurgulandı. Açıklamada küresel çapta artan
savaş
riskine de geniş yer verildi. Savaşların, enerji kaynaklarının ve doğal varlıkların üzerindeki emperyalist rekabetten beslendiği oluşumlar, bu politikaların emekçiler için daha fazla yoksulluk, baskı ve sömürü belirtilerinin ortaya çıktığı ifade edildi. Emperyalist politikalara karşı mücadelenin, barış ve demokrasi talepleriyle birlikte ele alınmasının gerektiği kaydedildi.
“Emek, demokrasi ve barış birbirinden ayrı düşünülemez”
Yeşil Sol Parti, demokratik hakların güvencesinin alındığı bir emekçilerin kurtarılamayacağını vurguladı. Aynı şekilde savaş politikalarının sürdüğü bir düzende toplumsal refahın ve adaletin sağlanamayacağı ifade edildi. Bu nedenle mücadelenin hem emek sömürüsüne hem de otoriterleşme ve savaş politikalarına karşı bütünlüklü bir hat üzerinden sürdürüldüğü belirtildi.
“1 Mayıs ortak mücadelenin büyümesi için fırsat”
Açıklamanın sonunda, 2026 1 Mayıs'ının emekçilerinin bir güçlendirilmesi, toplumsal direnişin ortaklaştığı bir zemin haline getirilmesinin gerekli olduğu ifade edildi. Yeşil Sol Parti, tüm emekçileri, emeklileri, gençleri ve halk kesimlerini; emeğin haklarını, demokratik bir toplumsal düzeni ve kalıcı barışı birlikte savunmaya çağırdı.
“Emek, demokrasi, barış ve ekolojik bir yaşam için mücadeleyi birlikte büyüteceğiz” denilen açıklama, “Yaşasın 1 Mayıs” sloganıyla son buldu.